Kliniğimizde roux-y hepatikojejunostomi uygulanan olguların uzun dönem sonuçları
2017
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Atılgan Tolga Akçam
Abstract (TR)
2005 Ocak - 2017 Şubat tarihleri arasında safra yolu yaralanması, safra yolu anomalileri, safra yolu darlıkları ve safra yolu tümörleri nedeni ile ÇÜTF Genel Cerrahi Anabilim Dalı'nda Roux-y hepatikojejunostomi yapılan 135 olgunun kayıtları retrospektif olarak incelendi. Olguların yaşı, cinsiyeti, Roux-y hepatikojejunostomi endikasyonu, operasyon şekli, semptomları, semptomların süresi, özgeçmiş, soygeçmiş, muayene bulguları, preoperatif ve postoperatif laboratuar değerleri (tam kan sayımı, biyokimyasal parametreler, tümör marker ve kültür) yaralanma, darlık ve lezyonun yeri ve klasifikasyonu, vasküler yaralanma varlığı, yapılan cerrahi girişim, morbidite, mortalite, yatış süresi ve postoperatif takibi bulguları değerlendirildi. Hastaların ameliyat yaşı ortalama 52,9±13,6 (min:16 - maks: 81) idi. Hastaların 72 si erkek 63 ü kadın idi. Olguların 40'ında safra yolu yaralanması nedeni ile roux-y hepatikojejunostomi uygulanmış olup, en sık 37 olgu ile strassberg tip E yaralanma mevcut idi. Olguların 51 inde tümör nedeni ile roux-y hepatikojejunostomi uygulanmış olup 16 vaka ile klatskin tümör ilk sırayı almakta idi. Postoperatif bulguları etkileyen preoperatif parametreleri belirleyebilmek için her bir postoperatif bulgu için karşılaştırmalı istatistiksel analiz yapıldı. Bilier darlık gelişimi için preoperatif direkt bilüribin değerlerinin yüksek olması etkili faktör olarak bulundu (P=0,003). Anastomoz darlığı gelişimi için ise preoperatif ALT yüksekliği etkili bulunmuştur (P=0,039) . Tüm olgular için postoperatif dönemde kronik karaciğer hastalığına ilerlemesi için semptom sürelerinin 10 günden fazla olması (P=0,037) ve ALT yüksekliği (p=0,017) etkileyici faktörler olarak tespit edildi. Tümör olguları için CEA yüksek bulunması, nüks için risk faktörü olarak bulundu (P=0,009). Olguların asemptomatik seyredebilmesi için ALT düşüklüğü etkileyici faktör olarak bulundu (P=0,001). Anastomoz düzeyi, yapılan operasyon tipi veya tarihinin postoperatif bulgularla ilişkisi bulunamadı (p>0,005). Sağkalımı etkileyen preoperatif parametreleri belirleyebilmek için her bir postoperatif bulgu için karşılaştırmalı istatistiksel analiz yapıldı. Tüm olgular için erkek cinsiyet, ikter varlığı, semptomların süresinin 10 günden fazla olması, bilüribin yüksekliği, tümör olgularında ise Ca-19.9, CEA yüksekliği ve nüks varlığı survival etkileyen faktörler olarak görüldü (P<0,005). Uzun dönem takiplerimizde 2 bilier darlık ve 8 anastomoz darlığı tespit edildi. Bunların içinde benign nedenlere bağlı olan 5 olguya girişim yapıldı. 3 olguya hepatikojejunostomi revüzyonu ve 2 olguya PTK ile balon dilatasyon yapıldı. Diğer olgular medikal tedavi ile takibe devam edildi. Revüzyon yapılan 3 olguda sebep internal stent disfonksiyonu idi. 51 Tümör olgusu hariç bırakıldığında uzun dönem başarı oranı %94 olarak bulunmuştur. 135 olgunun sağaltımında postoperatif erken dönemde olguların 53 (%39,3)ünde komplikasyon ve 4 ünde (%3) mortalite görüldü. Anahtar Sözcükler: Safra fistülü, bilier darlık, Roux-y hepatikojejunostomi.
Author
Dr. Zeki Zereyak
How to Cite
Zeki Zereyak (Tıpta Uzmanlık Tezi). Kliniğimizde roux-y hepatikojejunostomi uygulanan olguların uzun dönem sonuçları, 2017, Çukurova University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Çukurova University
- Bankacılık sektöründe kredi riski yönetimi: Türk bankacılık sektöründe kredi riskini belirleyen değişkenler üzerine bir uygulama(2011)
- Kaplamalı ve kaplamasız iki farklı seramik braketin kompozit yapışma dayanıklılığının karşılaştırılması(2014)
- CMS detektörünün hf kalorimetresinin dört anotlu fotoçoğaltıcı tüplerinin kontrol testleri(2014)
- Lise öğrencilerinin denetim odaklarına göre mesleki olgunluklarının kariyer karar verme güçlüklerini yordama gücü(2017)
- Renal replasman tedavisi alan hastalarda SCUBE1 düzeyi ile elektrokardiyografi, ekokardiyografi bulguları, epikardiyal yağ dokusu ve karotis intima media kalınlığı arasındaki ilişki(2017)
- Sıcaklık şok proteinlerinin keçilerde bazı fizyolojik parametrelerle ilişkileri(2018)
