Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Kliniğimizde takipli ailevi akdeniz ateşi ilişkili amiloidoz gelişmiş hastalarda anti interlökin-1 tedavinin gerçek hayat verileri

2021
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Dr. Öğr. Üyesi İsmail Doğan

Özet (TR)

Amaç: Ailevi Akdeniz Ateşi periyodik ateş sendromlarının en sık görülenidir. Türkiye AAA insidansının ve prevalansının yüksek olduğu ülkelerden birisidir. Hastalığın tedavisinde 1972 yılından beri kolşisin kullanılmaktadır. Ancak kolşisin tedavisinin direnç ya da intolerans nedeni ile yetersiz olduğu hastalarda, ileri basamak tedavi seçeneği olarak anti interlökin-1 ilaçlar kullanılmaktadır. Literatürde çok sayıda çalışma ile, anti IL-1 ilaçların AAA tanılı hastalar üzerindeki etkinliği ve güvenilirliği ispatlanmıştır. Bu çalışmada, merkezimiz özelinde takipli AAA ilişkili amiloidoz gelişen hastalarımızda anti IL-1 ilaçların etkinliği ve güvenilirliği ile ilgili gerçek hayat verilerinin elde edilmesi amaçlandı. Materyal ve Yöntem: Ankara Şehir Hastanesi, Atatürk ve Numune Eğitim ve Araştırma Hastaneleri romatoloji poliklinikleri verileri retrospektif olarak 2010 yılından 2020 yılına kadar tarandı ve AAA ilişkili amiloidoz tanısı ile anti IL-1 tedavi alan hastalar belirlendi. Hastaların her biri en az altı ay boyunca anti IL-1 tedavi almış, 18 yaşından büyük, Tel Hashomer kriterlerine göre AAA tanısı almış ve AAA ilişkili AA tipi amiloidoz gelişmiş hastalardı. Hastaların sadece kolşisin kullanımı altında atak sıklığı, eritrosit sedimentasyon hızı, C reaktif protein düzeyi, fibrinojen düzeyi, 24 saatlik idrar protein miktarı, kreatinin ve glomerüler filtrasyon hızı belirlendi. Sonra bu değerler en az altı aylık anti IL-1 tedavi sonrası kontrolde ve en son vizitteki kontrol değerlerle karşılaştırıldı. Ayrıca hastalarla telefon görüşmeleri yapılarak anti IL-1 tedaviye uyumları ve tedavinin yan etki profili, atak sayısı ve şiddetinde azalma da değerlendirmeye alındı. Elde edilen veriler SPSS veri tabanına yüklenip, istatistiksel olarak analiz edildi. Bulgular: Çalışmamızda toplam 26 hastaya ulaşıldı. Bu hastaların %34.6'sı kadın %65.4'ü erkekti. Hastaların yaş ortalamaları 41±9.5 (24-65) idi. Tüm hastalar tolere edebildikleri maksimum dozda kolşisin kullanıyorlardı ve bu tedavi üzerine anti IL-1 tedavi eklenmişti. Toplam 26 hastanın tamamına ilk olarak anakinra başlanmıştı, yedi hastada ise daha sonra kanakinumab tedavisine geçiş yapılmıştı. Hastaların son altı ay içindeki atak sıklıkları belirlendi. Anti IL-1 tedavisi öncesi atak sıklığı 5±3.3 (min:1-maks:12) iken altı aylık tedavi sonrası atak sıklığı 0.8±1.1 (min:0-maks:3) 'e gerilemişti ve bu değer istatistiksel olarak anlamlıydı (p<0.002). ESH, CRP, fibrinojen düzeylerindeki gerileme de istatistiksel olarak anlamlı saptandı (p<0.001). Sedimentasyon için anti IL-1 tedavisi öncesi değer 55±25.4 54 (min:7-maks:112) mm/sa iken altı aylık tedavi sonrası 24±22.3 14 (min:3-maks:76) mm/sa'e gerilemişti. Anti IL-1 tedavisi öncesi CRP değeri 31.4±36.7 19 (min:1-maks:159) mg/l iken altı aylık tedavi sonrasında 7.9±14 3 (min:0.3-maks:54) mg/l saptandı. Fibrinojende ise başlangıç ortalama değer 578±193 575 (min:286-maks:900) mg/l ölçülmüştü ve altı aylık tedavi sonrasında 379±173 342 (min:191-maks:884) mg/l değerlerine gerilemişti. Ayrıca hastaların 24 saatlik idrar proteinüri seviyeleri anti IL-1 tedavi öncesi 5 454±7 396 2 075 (min:229-maks:30 211)mg/gün'den altı aylık tedavi sonrası 2 703±3 179 1 175 (min:100-maks:10 759)'e gerilemişti ve bu değer de istatistiksel olarak anlamlıydı (p< 0.01). Hastalarımızın beyaz küre seviyelerindeki (p=0.007), platelet seviyelerindeki (p=0.002) ve nötrofil seviyelerindeki gerileme de (p=0.02) anti IL-1 tedavisi öncesi ve tedavi sonrası altıncı ay değerlendirmelerinde istatistiksel olarak anlamlıydı. Anti IL-1 tedavi altında böbrek fonksiyon testlerinde ise bozulma gözlendi. Tedavi öncesi kreatinin düzeyi 1.6±0.97 1.3 (min:0.52-maks:4.11) mg/dl iken tedavi sonrası 6. ayda 1.87±1.24 1.5 (min:0.5-maks:4.41) mg/dl düzeyine ilerlemişti (p=0.007). Bu veri ile uyumlu olarak GFR'de de azalma saptandı (p<0.05). Ortalama 44 aylık takip süresinin sonunda bir hasta amiloidoz ilişkisiz bir nedenle ex oldu, beş hastaya böbrek nakli yapıldı ve dokuz hastada son dönem böbrek yetmezliği nedeniyle hemodiyalize başlandı. Kalan 11 hastada kreatinin ve GFR düzeyinde anlamlı değişiklik saptanmazken 24 saatlik idrar protein düzeyindeki gerileme devam etmekteydi (p<0.05). Takip süresinin sonunda hastaların %50'sinde lokal reaksiyon, %11'inde allerjik döküntü, %23'ünde lökopeni ve %11'inde enfeksiyon sıklığında artış görüldü. Enfeksiyon sıklığında artış görülen hastaların ikisi yoğun bakım tedavisi görmüştü. Lökopeni gelişen hastalardan ikisine kemik iliği aspirasyon biyopsisi yapılmış ve malign dönüşüme rastlanmamıştı. Sonuç: Anti IL-1 tedavisi amiloidoz gelişmiş AAA hastalarında klinik, akut faz cevabı ve proteinüri seviyesi üzerinde etkin görünmektedir. Bir kısım hastada proteinüride gerileme sağlayarak kronik böbrek hastalığına ilerlemeyi geciktirebilir. Ancak bir kısım hastada ise, amiloidoz birikimin devam ettiği ve uzun dönemde amiloidozlu birçok hastanın renal replasman tedavisine ihtiyaç duyduğu görülmektedir. Anahtar kelimeler: Ailevi Akdeniz Ateşi, Amiloidoz, Anti IL-1 tedavi, Anakinra, Kanakinumab

Yazar

Şule Erel

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Şule Erel (Tıpta Uzmanlık Tezi). Kliniğimizde takipli ailevi akdeniz ateşi ilişkili amiloidoz gelişmiş hastalarda anti interlökin-1 tedavinin gerçek hayat verileri, 2021, Ankara Yıldırım Beyazıt University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Ankara Yıldırım Beyazıt University tezlerinden daha fazlası