Konvansiyonel ve pulse radyofrekans termokoagulasyon tekniklerinin nöroablatif etkilerinin karşılaştırılması
2007
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Doç.dr. İdil Tekin Mirzai
Özet (TR)
VII- ÖZETRF yöntemi kronik ağrı tedavisinde nöroablasyon yaratarak ağrı iletiminidurdurmak amacıyla uzun zamandır kullanılmaktadır. Ancak yüksek ısı ileyaratılan bu ablasyon deafferantasyon sekeline yol açabilmektedir. Uygulamalarsırasında komşu sinir dokusunda oluşacak hasar, uzun sürebilecek hatta geridönüşümsüz olabilecek duysal ve motor fonksiyon kaybı riskine sahiptir.Bunun üzerine ısı fizyolojik sınırlarda tutularak ağrı iletimini durdurabilenradyofrekans yöntemleri üzerinde çalışılmaya başlanmış ve pulse RF (PRF)tekniği geliştirilmiştir. Konvansiyonel RF (KRF) tekniğindeki devamlı akım,saniyede 2 frekans olacak şekilde pulse hale getirilerek yöntemin etkinliğiartırılmış ve ısının konvansiyonel yöntemdeki kadar yüksek olmasınagereksinim kalmamıştır. Böylece RF uygulamaları daha önce sadece duysallifleri olan sinirlere yönelik iken artık motor lifleri olan periferik sinirler için de RFteknikleri uygulanabilir hale gelmiştir. Biz de çalışmamızda motor, duysal veotonom liflerin tümünü içeren bir periferik sinir olan siyatik sinir üzerindeçalışarak, periferik sinirlerde PRF uygulamalarının nöroablatif etkilerininkonvansiyonel RF yöntemleri ile karşılaştırılmasını amaçladık.Çalışmada yetişkin erkek Wistar sıçanlar kullanılarak 6 denekten oluşangruplar oluşturuldu. Kontrol grubundaki deneklere hiçbir işlem yapılmadı. Genelanestezi uygulamasının ardından RF elektrotu, siyatik sinire hasar vermeyecekşekilde çok yakınına yerleştirildi. Sham grubunda RF enerjisi verilmedi. KRF40grubunda, 90 saniye süreyle 40ºC KRF uygulandı. KRF80 grubunda, 90 saniyesüreyle 80ºC KRF uygulandı. PRF grubunda, 240 saniye süreyle, 45 V, 42ºC'yigeçmeyecek şekilde PRF uygulandı.İki gün bekleme sonunda %2,5'luk fosfat tamponlu gluteraldehidsolüsyonu intrakardiak perfüzyon ile tespit için kullanıldı. Alınan örnekler uygunfiksatiflerde tutularak hem ışık hem de elektron mikroskobu (EM) takibineyönlendirildi.Yapılan ışık mikroskobunda HE ve Toluidin mavisi boyamalarda KONTROLgrubu örneklerinde sinir hücrelerinde herhangi bir patolojiye rastlanmadı. SHAMgrubu örneklerinde özellikle miyelinli liflerde miyelin kılıfında az miktarda43deformasyon ve konfigürasyonlar ile endonöral ödem görüldü. KRF40 grubuörneklerinde siyatik sinir miyelinli liflerde bozulma, konfigürasyonlar veprotrüzyonlar gözlendi. Endonöryum ve perinöryumda ödem, aksoplazmadaayrışmalar izlendi. KRF80 grubu örneklerinde siyatik sinir kesitinde miyelinliliflerde bozulma ve protrüzyonlar gibi bozuklukların KRF40 grubuna göre dahaartmış olduğu saptandı. PRF grubu örneklerinde diğer RF uygulamalarındabulunan patolojilere benzer bulgular göreceli olarak daha az oranda görüldü.Büyük büyütmeli incelemelerde küçük büyütmeler ile paralel bulunan patolojilerdaha detaylı olarak izlendi. SHAM grubunda görülen bozuklukların sırasıylaPRF, KRF40, KRF80 gruplarında giderek arttığı saptandı.Elektron mikroskobu çalışmalarında ışık mikroskobu ile paralellikgösteren bulgular yanısıra, RF ugulamalarının hücre organellerinde veiskeletinde hasar meydana getirdiği bulundu. Bulguların ışık mikroskobisi ile sonderece benzer şekilde ve çok daha detaylı izlenmek üzere yapılan EMincelemede hasarın aslında en az şekilde olsa bile kontrolde de görüldüğü,SHAM grubunda arttığı, sırasıyla PRF, KRF40, KRF80'de giderek belirginleştiğisaptandı.Sonuç olarak bu çalışmada RF uygulamalarının bir örnek olarak siyatiksinir üzerinde oluşturduğu hasar kontrol ve sham grubu ile karşılaştırmalı olarakincelendi ve PRF uygulamaları ile oluşan ödem, hücre ve miyelin patolojilerininmikroskobik ve morfometrik incelemeleri yapılarak KRF40 ve 80 uygulamalarınagöre daha güvenli olduğu saptandı.Kontrol grubunda saptanan minimal hasar, sinir dokusunun gerekenincelemeler için yapılan işlemler sırasında bile etkilendiğini, SHAM grubundagörülen kontrole göre artan hasar ise sinir dokusunun cerrahi işlemden deetkilendiğini düşündürdü. Konvansiyonel RF uygulamalarının ısıya bağlı belirginhasar oluşturduğu ve PRF uygulaması ile bu hasarın engellenemediği ancakazaltılabildiği kanısına varıldı.44
Yazar
Dilek Vatansever
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Dilek Vatansever (Tıpta Uzmanlık Tezi). Konvansiyonel ve pulse radyofrekans termokoagulasyon tekniklerinin nöroablatif etkilerinin karşılaştırılması, 2007, Manisa Celal Bayar University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Manisa Celal Bayar University tezlerinden daha fazlası
- Lise öğrencilerinin internet bağımlılığı düzeyinin anne baba tutumları ile ilişkisinin incelenmesi: Manisa örneği(2019)
- Çokkültürcü sosyal hizmet bağlamında ezidi mülteci gençlerin sosyal bütünleşme sürecinin incelenmesi(2016)
- Türkiye'nin Adalar (Ege) denizi güvenliği meselesi(2007)
- Türkiye'de sürdürülebilir büyüme kaynakları açısından orta gelir tuzağı sorunu(2023)
- Fitness merkezi yöneticilerinin krize karşı örgütsel tepkilerine göre liderlik stillerinin incelenmesi: Covid-19 salgını vakası(2023)
- Yeşil lojistik kapsamında çevre etkinlik VZA yöntemleri ile AB ülkeleri ve Türkiye'nin lojistik-çevre etkileşimli performanslarının değerlendirilmesi(2023)
