Kronik anestezik gaz maruziyeti olanlarda hipotroidi gelişiminin araştırılması
2013
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Remziye Gül Sıvacı
Özet (TR)
Hastalıkların tanı ve tedavisi amacıyla kullanılan metabolizmayı etkileyen ve organ harabiyeti yapan birçok ilaç ve kimyasal madde bulunmaktadır. Bu ajanların kullanımı hastalar için fayda sağlamasına rağmen, bunlara sürekli maruz kalan sağlık çalışanları açısından büyük riskler oluşturabilmektedir. Bu ajanların sağlık personelinde oluşturduğu riskleri belirlemek ve bu konuda önlem almak oldukça önemlidir. Günlük uygulamada kullanılan anestezik gazlar nitröz oksit, halotan, enfluran, izofluran, sevofluran ve desflurandır. Tam kapalı anestezi sisteminin kullanılmadığı durumlarda, atık gaz sistemlerinin olmadığı veya yetersiz olduğu ameliyathanelerde, anestezi sistemlerindeki gaz sızıntıları nedeniyle, anestezi indüksiyonu ve uyandırılması esnasında ameliyat odalarına atık gazlar yayılarak ortam kirliliği yaratmaktadır. Anestezik atık gazların hipotroidi ile direkt olarak ilişkili olduğunu bildiren bir klinik çalışma olmamasına rağmen, gazların çalışanlar üzerinde olumsuz etkilerinin olduğunu bildiren pek çok çalışma vardır. Biz de çalışmamızda, anestezik gazlara kronik olarak maruz kalan ameliyathane çalışanlarında hipotroidi gelişimini araştırmayı amaçladık. Çalışmamız; sT3, sT4, TSH, antitg, antitpo düzeylerini belirleyerek hipotroidi riskini belirlemek amacıyla benzer ameliyathane koşullarında, genellikle nitröz oksit, izofluran, sevofluran ve desfluran gibi inhalasyon anesteziklerine maruz kalan 60 ameliyathane çalışanıyla gönüllü olarak katılan 60 kişilik kontrol grubu üzerinde yapılmıştır. Alınan kan örnekleri santrifüj edilerek TSH, sT3 ve sT4 ölçümleri için elektrokemiluminesans immunoassay yöntemi ile Cobas 6000 cihazında Cobas® kitleri kullanılarak çalışıldı. Anti-TG Ab ve anti-TPO Ab ölçümü için troglobülin ve tiroid peroksidaz antijenleri emdirilmiş Euroassay kitleri kullanıldı. Titre limiti 1/101 olarak değerlendirildi. Anti-tg için referans değeri %2, anti-tpo için referans değeri %12 olarak kabul edildi. İnhalasyon anesteziklerine maruz kalan grubun kan örneklerinde ortalama sT3 ve sT4 değerleri, kontrol grubu ile kıyaslandığında istatistiksel olarak anlamlı düşük bulundu (sT3 için p=0,000; sT4 için p=0,018). Gaz maruziyeti grubunda kadınlarda ortalama sT3 ve sT4 değerleri, erkeklerde ortalama sT3 değerleri daha düşüktü bulundu ve istatistiksel olarak anlamlıydı (p<0,05). Kronik anestezik gaz maruziyetinin TSH yüksekliği, antitg pozitifliği ve hipotroidi gelişme sıklığı açısından da sağlık riski oluşturduğu hipotezini desteklemektedir. Bu sonuç anestetik atık gazların, ameliyathane çalışanları üzerine zararlı etkilerini açıklama yolunda bir ön çalışmadır. Kesin bir yargıya varabilmek için, daha ileri araştırmalara ve daha geniş kitlelerle yapılan çalışmalara ihtiyaç vardır. Bu çalışma sonucunda; ameliyathanelerin hepsine uygun havalandırma ve atık gaz sisteminin yapılması, anestezi cihazlarının kaçaklarının giderilmesi için düzenli bakımın yapılması, ortam havasındaki atık anestezik gazların ölçülüp maruziyet düzeyinin belli seviyelerde tutulması için en kısa zamanda gerekli önlemlerin alınmasını önermekteyiz. Yüksek akımlı anestezi yerine düşük akımlı anestezi uygulamak, hem hastanın hem de personelin maruziyetini sınırlandırır. Özellikle etkin havalandırma ve atık gaz sistemi yoksa inhalasyon anestezisi yerine, total intravenöz anestezi veya uygun durumlarda rejyonel anestezi tekniklerini uygulamak önemlidir. Anestezi personeli anestezik gazların potansiyel zararlı etkileri konusunda eğitilmelidir. Maruziyet düzeylerinin periyodik monitorizasyonu, çalışma koşullarının düzeltilmesini ve maruziyetin düşürülmesini sağlayacaktır. Bunlara ek olarak maske ve laryngeal maske anestezisi, açık anestezi devreleri kullanımı yerine total intravenöz anestezi ya da düşük akımlı anestezi gibi anestezi tekniklerini kullanmalarını önermekteyiz.
Yazar
Dr. Hacer Çıngıl Temiz
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Hacer Çıngıl Temiz (Tıpta Uzmanlık Tezi). Kronik anestezik gaz maruziyeti olanlarda hipotroidi gelişiminin araştırılması, 2013, Afyon Kocatepe University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Afyon Kocatepe University tezlerinden daha fazlası
- SURFACE ACCURACY MEASUREMENTS OF A FOLDABLE COMPOSITE REFLECTOR(2012)
- İnsan radius kemiğinin farklı medikal programlarla oluşturulan üç boyutlu modellerinin geometrik olarak karşılaştırılması(2023)
- Fermente sucuk kalite özellikleri üzerine farklı tür propolis türlerinin etkisinin araştırılması(2024)
- Byung-Chul Han'ın performans öznesinden sosyal intihar olgusuna dair fenomenolojik bir araştırma(2025)
- Termiyonik vakum Ark(TVA) tekniği kullanarak bor karbür(B4C) ince filmlerin oluşturulması ve bazı fiziksel özelliklerinin incelenmesi(2017)
- Escherichia coli ve klebsiella pneumoniae izolatlarında karbapenem direnci ve dirençten sorumlu enzimlerin araştırılması(2018)
