Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Kronik rinosinüzit olgularında resessus frontalis'in anatomik varyasyonlarının rolü

2008
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. H. Halis Ünlü

Özet (TR)

Rinosinüzit, immün sistem ve siliyer fonksiyonları etkileyen sistemik hastalıklarla birlikte ortaya çıkabilen, paranazal sinüs mukozasının enfeksiyöz ya da nonenfeksiyöz enflamasyonu ile karakterize multifaktöriyel bir hastalıktır. Sinüs hastalıklarının tedavisinde başarı elde etmek ve en az komplikasyon için sinüs anatomisinin ve fizyolojisinin tamamen anlaşılması gerekmektedir. Günümüzde endoskopik sinüs cerrahisi, paranazal sinüslerde mukosiliyer aktivitenin öneminin anlaşılması, endoskopların ve bilgisayarlı tomografinin kullanıma girmesi ile birlikte özellikle maksimal medikal tedaviden yanıt alınamayan kronik rinosinüzit olgularının cerrahi tedavisinde etkin olarak uygulanmaktadır. Endoskopik sinüs cerrahisinde, en sıkıntılı ve tartışmalı bölgelerin başında frontal sinüs gelmektedir. Frontal sinüs hastalıklarının değerlendirilmesi; resessus frontalisin yapısı, anatomik varyasyonların sıklığı ve anterior kraniyal fossa ile orbita gibi hayati organlara olan yakın komşuluğu nedeniyle oldukça zordur.Bu çalışmanın amacı, sık görülen hastalıklar arasında olan kronik rinosinüzit olgularında, literatürde tartışmalı ve tam olarak anlaşılmamış olan resessus frontalis bölgesinin detaylı bir şekilde radyolojik ve anatomik özelliklerini araştırmak ve bu olgulardaki anatomik varyasyonların, bu bölgenin inflamatuvar değişikliklerine ne tür etkisinin olduğunu ortaya koymak ve seçilecek tedavi yöntemine de yol göstermektir. Bu amaçla polikliniğimize başvuran sinonazal şikayeti ve frontal başağrısı şikayeti olanlardan hasta grupları ve kontrol grubu oluşturuldu. Grup I (kontrol grubu), sinonazal ve frontal başağrısı şikayeti olmayan hastalardan, Grup II (sinonazal semptomu olan), sinonazal şikayeti ve semptomları olan hastalardan, Grup III, sinonazal şikayeti ve frontal baş ağrısı şikayeti olan hastalardan oluşturuldu. Hastalara aksiyal planda paranazal sinüs bilgisayarlı tomografisi çekilerek koronal ve parasagittal rekonstrüksiyonlar yapıldı.Bu çalışmanın sonucunda resessus frontalis bölgesi ile ilgili olarak şu sonuçlara ulaşıldı: Sinonazal şikayeti ve başağrısı şikayeti olan grup III'te agger nazi hücresi ve intersinüs septum hücresi istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha yüksek oranda saptandı. Bulla frontalis, frontal hücre tip III ve tip IV'ün frontal sinüziti ve/veya frontal reses hastalığı olan hastalarda istatistiksel olarak anlamlı şekilde yüksek olduğu, özellikle frontal hücre tip III'ün diğer hücrelere kıyasla daha önemli bir rol oynadığı ortaya kondu.Sinonazal şikayeti olanlarda, resessus frontalisi posteriordan obstrükte eden hücrelerde de istatistiksel olarak anlamlı bir yükseklik belirlendi. Tüm bu verilerimiz göstermektedir ki, frontal sinüs ve/veya resesuss frontalise yönelik cerrahi girişimler öncesinde parasagittal planda bilgisayarlı paranazal tomografi ile değerlendirme, cerrahi başarı ve komplikasyondan kaçınmak için çok önemlidir.

Yazar

Dr. Belgin Küçükgünay

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Belgin Küçükgünay (Tıpta Uzmanlık Tezi). Kronik rinosinüzit olgularında resessus frontalis'in anatomik varyasyonlarının rolü, 2008, Manisa Celal Bayar University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Manisa Celal Bayar University tezlerinden daha fazlası