Yüksek LisansAçık Erişim

Kıta sahanlığının sınırlandırılmasında orantılılık ilkesinin rolü

Bu tez size mi ait?

Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.

2020
0 görüntülenme
0 i̇ndirme

Özet (TR)

Kıta sahanlığı kavramının ilk kez 1945 tarihli Truman Bildirisi ile ortaya atıldığı bilinmektedir. Ardından ise, 1958 tarihli Cenevre Kıta Sahanlığı Sözleşmesi ve 1982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'nde yerini almıştır. Kıta sahanlığının sınırlandırılmasının ise, özellikle kıyıları karşılık veya bitişik devletler arasındaki çakışan alanlar bakımından sorunlar barındırdığını belirtmek gerekir. Bu bağlamda, kıta sahanlığının sınırlandırılmasına yönelik ilkelerin önemi ortadadır. Bu ilkelerden biri olan orantılılık ilkesi, ilk olarak Uluslararası Adalet Divanı'nın 1969 tarihli Kuzey Denizi Kıta Sahanlığı Davaları'nda gündeme gelmiştir. Daha sonraki uluslararası yargı kararlarında ise orantılılık kavramının, coğrafi ve işlevsel olarak genişleyerek, uygulamasının arttığı görülmektedir. Günümüzde, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge sınırlandırmalarına dair pek çok uluslararası yargı kararında bu ilkeye rastlamak mümkündür. Türkiye bakımından ise, Ege Denizi ve Akdeniz'de olası bir kıta sahanlığı sınırlandırmasında bu ilkenin doğru bir biçimde uygulanması, Türkiye'nin haklarına halel gelmemesi bakımından önem arz etmektedir. Bu sebeple, Uluslararası Adalet Divanı, hakem mahkemeleri ve devlet uygulamalarında orantılılık ilkesinin hangi aşamalarda ne şekilde rol oynadığının incelenmesi yerinde olacaktır.

Yazar

Nesrin Singil

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Nesrin Singil (Yüksek Lisans Tezi). Kıta sahanlığının sınırlandırılmasında orantılılık ilkesinin rolü, 2020, İstanbul University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

İstanbul University tezlerinden daha fazlası