Kızılırmak deltası göllerinin fitoplankton komünite yapısının çevresel faktörlerle karşılaştırılması
2025
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Tuğba Ongun Sevindik
Abstract (TR)
Göller ve rezervuarlar Dünya'nın tatlı suyunun önemli bir bölümünü oluşturur. Göller, kendilerine özgü fiziksel, kimyasal ve biyolojik özellikleriyle karakterize edilen benzersiz ekosistemlerdir. Göl sistemleri içerisinde yer alan ve ekolojik olarak öneme sahip olan lagünler genel olarak denizle bağlantısı olan, suları sığ ve çökelmeler sonucunda denizden ya da okyanustan tamamen veyahut kısmen olarak ayrılmış kıyısal olan sulak alanları kapsamaktadır. Kıyısal lagünler denizler ve kara yüzeyi arasında olup ekosistemleri denizel ve karasal faktörlerin özelliklerini taşımaktadır. Kızılırmak nehrinin taşıdığı alüvyonlar ile meydana gelen Kızılırmak Deltası ülkemizde yer alan en büyük deltalardan biridir. Karadeniz sahili içerisinde yer almaktadır ve doğal özelliklerini koruyabilmiş bir sulak alandır. Bataklık, sazlık, göl, deniz, orman ve tarım alanları gibi ekosistemlerin bir arada bulunması sebebiyle Bafra Kuş Cenneti'ne zenginlik ve çeşitlilik adına önemli bir biyolojik katkı sağlamaktadır. Bu çalışmada, Haziran, Temmuz, Eylül 2020 ve Şubat, Mayıs, Temmuz 2021 tarihlerinde Kızılırmak Deltası'nda bulunan yedi lagün gölünde belirlenen istasyonlardan örnekleme yapılmıştır. Karaboğaz Göl lagünü sığ bir lagündür. Gölün denize yakın kısmından (KB3) gölün ortasına yakın kısmından (KB2) ve gölün kanalla birleştiği noktadan (KB1) olmak üzere üç noktadan; Çernek Göl lagününün en derin noktasından (CER); Liman Göl lagününde en derin noktadan (LIM); Gıcı Göl lagününün en derin noktasından (GICI); Tatlı Göl lagününün en derin noktasından (TAT); Uzun Göl lagününde toplamda iki noktadan (UZ1 ve UZ2); Ulu Göl lagününden toplamda üç noktadan (ULU1, ULU2 ve ULU3) fitoplankton ve çevresel parametreler için su numuneleri alındı. Farklı çevresel değişkenlerin (Tuzluluk, sıcaklık, pH, çözünmüş oksijen, elektriksel iletkenlik, nitrat-azotu, nitrit-azotu, sülfat, çözünmüş silika, orto-fosfat, toplam azot, toplam fosfor) etkisiyle fitoplankton biyohacmi, tür zenginliği, çeşitliliği ve Reynolds fonksiyonel gruplarındaki (FG'ler) zamansal ve mekansal değişimler 2020 ve 2021 yıllarında Kızılırmak Deltası'nda (Samsun, Türkiye) bulunan Ulu Göl (ULU), Uzun Göl (UZ) Tatlı Göl (TAT), Gıcı Göl (GIC), Çernek Gölü (CER), Liman Gölü (LIM) ve Karaboğaz Gölü (KB) lagünlerinde mevsimsel olarak araştırıldı. Göllerin ortalama derinlikleri 5 metrenin altında olduğundan dolayı fiziko-kimyasal analizler ve fitoplankton teşhisleri için su örnekleri yüzeyin 0,5 metre altından alındı. Tuzluluk, sıcaklık, pH, çözünmüş oksijen, toplam çözünmüş katı madde ve elektriksel iletkenlik değerleri YSI Proplus su kalitesi ölçüm sondası ile su yüzeyinin 0,5 metre altından ölçüldü. Alınan su örneklerinden Orto-fosfat (PO4-P), Nitrit Azotu (NO2-N), Nitrat Azotu (NO3-N), Çözünmüş Silika (SiO2), Sülfat (SO4) Toplam Azot (TN) ve Toplam Fosfor (TP) analizleri laboratuvarda standart metotlara göre spektrofotometrik olarak yapıldı. Klorofil-a methanol ekstraksiyonu kullanılarak spektrofotometrik olarak ölçüldü. Fitoplankton sayımı Olympus IX81 marka inverted mikroskopta Utermöhl sedimentasyon çemberi kullanılarak yapıldı. Tür teşhisi için teşhis anahtarları kullanıldı ve teşhis edilen türler Algaebase tür listesinden kontrol edildi. Çevresel parametreler açısından göller arasında sıcaklık, pH ve çözünmüş oksijen açısından fark görülmezken (p > 0,05); elektriksel iletkenlik açısından LIM ve CER gölleri arasında; tuzluluk açısından LIM ve CER gölleri arasında; zmix/zeu oranında ULU ve CER gölleri arasında önemli derecede fark görüldü (p < 0,05). Ayrıca NO2-N, NO3-N, PO4-P ve TP açısından göller arasında önemli derecede farklılık görülmezken (p > 0,05); TN açısından CER ile GIC arasında, SO4 açısından CER ile LIM arasında, SiO2 açısından CER ile UZ arasında önemli derecede farklılık görüldü (p < 0,05). Bununla birlikte klorofil-a açısından CER ile ULU arasında önemli derecede farklılık görüldü (p < 0,05). Yapılan teşhis ve sayımlar sonrasında Kızılırmak Deltası Gölleri'nde 106 Bacillariophyta, 35 Charophyta, 165 Chlorophyta, 7 Cryptophyta, 87 Cyanobacteria, 77 Euglenozoa, 32 Miozoa, 15 Ochrophyta divizyolarına ait toplam 524 takson kaydedildi. İncelenen dönemlerde, toplam biyohacimde 14 Fonksiyonel Grup (FG) (Kodon-C, Kodon-D, Kodon-J, Kodon-Lo, Kodon-M, Kodon-MP, Kodon-P, Kodon-S1, Kodon-S2, Kodon-SN, Kodon-W1, Kodon-W2, Kodon-X1 ve Kodon-X2) belirgindi. Üç Fonksiyonel Grup (Kodon-C, Kodon-P ve Kodon-SN) yalnızca KB, GIC ve CER lagünlerinde baskın olarak bulundu. İncelenen dönemlerde, fitoplankton biyohacmi yedi lagün arasında önemli farklılık göstermese de, ortalama biyohacim değerleri en tuzlu Liman ve Karaboğaz göllerinde daha düşük bulunmuştur. Dahası, en tuzlu LIM, KB ve CER göllerinde takson sayısı daha düşük tespit edilmiştir ve tür kompozisyonları daha az tuzlu lagünlerden daha farklı olarak bulunmuştur. Ek olarak, Liman ve Cernek göllerinde tespit edilen toplam takson sayısı daha düşük olarak saptanmıştır ve daha yüksek oranda denizel tür içermektedirler. Bunun yanında fitoplankton biyohacmi ve takson sayısı genellikle ilkbahar dönemlerinde daha düşük olarak kaydedildi. Fitoplankton biyohacmi ve takson sayısı 2020'nin yaz ve sonbahar dönemlerinde ise daha yüksekti. Kümeleme analizi ve β-çeşitlilik endeksinin ikili karşılaştırmalarına dayanarak, birbirlerine yapay bir kanalla bağlı olan TAT ve GIC lagünlerinin fitoplankton topluluğu daha yakın bulundu. Aynı iki analizin sonuçlarına göre, birbirlerine kanallarla bağlı olan UZ ve ULU lagünlerinin fitoplankton topluluğu benzer bulundu. β-çeşitlilik endeksinin ikili karşılaştırmaları da ULU ve TAT lagünleri arasındaki fitoplankton topluluğunda yakın bir benzerlik tespit edildi. Artıklı Analizi (RDA) sonuçlarına göre çalışılan lagünlerde, FG'lerin kompozisyonu mevsimsellik ve hidrolojiden de etkilenmiş ve ilkbahar (taşkın), yaz (kurak) ve sonbahar (geçiş) dönemlerine ayrılmıştır. Buna göre; TN ve sıcaklık yaz aylarıyla ve kodon J, Lo, M ve X1 ile; NO3-N çoğunlukla ilkbahar dönemleriyle Kodon W1 ve P ile; Kodon W2 ile çözünmüş oksijen çoğunlukla sonbahar dönemleriyle; Si ile Kodon S2 ve SN sonbahar ve ilkbahar dönemleriyle ilişkiliydi. Dahası, FG'ler W1 ve P genellikle ilkbahar dönemlerinde, kodon J, Lo, M ve X1 genellikle yaz dönemlerinde tespit edilirken, kodon C, MP, W2 ve X2 sonbahar dönemlerinde baskın gruplardı. Öte yandan, S1, S2, SN ve D lagünlerde yaz, ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde bulunmuştur. FG'ler arasında baskın kod D, J, Lo, M, MP, S1, S2, W1, W2, X1 ve X2 lagünlerde daha yaygın olarak dağılmıştı. Ancak, KB'deki kodon C, GICI'deki kodon P ve GICI ve CER'deki kodon SN yalnızca belirtilen lagünlerde baskındı ve dağılımları pH, NO3-N ve düşük ışık mevcudiyetinden (yüksek zmix/zeu) etkilenmişti.
Author
Dr. Uğur Güzel
How to Cite
Uğur Güzel (Doktora Tezi). Kızılırmak deltası göllerinin fitoplankton komünite yapısının çevresel faktörlerle karşılaştırılması, 2025, Sakarya University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Sakarya University
- Yoğunluk fonksiyonel teorisi kullanılarak pil malzemelerinin hesaplamalı incelenmesi(2023)
- Hacı Ahmed b. Seyyid el-Bigavî ve Terceme-i Avârifu'l-maârif'i (22-43. bablar)(2024)
- Karbazol substıtüye 3,4-dihydropyrimidin-2(1h)-tion türevi bileşiklerin sentezi(2024)
- Geri dönüştürülebilir atıkların derin öğrenme modelleri ile sınıflandırılması: Veri seti boyutunun etkisi üzerine bir karşılaştırma(2024)
- Türk mitolojisinde kurban, kutsal şiddet ve günah keçisi motiflerinin hermeneutik incelemesi(2024)
- Tiyokalkon ile sübstitüe edilmiş metalli ftalosiyaninlerin sentezi ve karakterizasyonu(2018)