Master'sOpen Access

L'analyse des processus de prise de décision dans l'intervention en Afghanistan et le retrait de l'Union Soviétique: Une approche poliheuristique

2023
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Erhan Şahap Büyükakıncı

Abstract (TR)

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin (SSCB) 1979 yılında Afganistan'a bir askeri müdahalede bulunması Soğuk Savaş'ın kırılma noktalarından biridir. Soğuk Savaş'ın 1970'li yıllarda süren détente dönemi, Sovyetler Birliği'nin bu müdahalesi sonucunda sona ermiştir. Böylece Soğuk Savaş'ın tırmanma süreci başlamış ve uluslararası sistemde yer alan iki blok arasındaki siyasi gerilim tekrar artmıştır. 1985 yılında Mihail Gorbaçov'un Sovyet lideri olmasının ardından ise Sovyetler Birliği'nde bir liberalleşme ve reform süreci başlamıştır. "Perestroyka" ve "Glasnost" olarak anılan politikalar başta olmak üzere Gorbaçov'un gündeme getirdiği "Yeni Siyasi Düşünce" sonucunda Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve SSCB arasındaki tansiyonun azaltılmasına yönelik girişimler başlamıştır. Bu bağlamda, Sovyetler Birliği Afganistan'dan çekilmeyi de gündemine almış ve 1988 yılında imzalanan Cenevre Anlaşması'nı müteakip Sovyet birlikleri Afganistan'dan çekilmeye başlamıştır. Sovyetler Birliği'nin Afganistan'dan tamamen çekilmesinin ardından ise kısa bir süre içinde SSCB dağılmış, takip eden zaman içinde ise sosyalist bir rejimle yönetilen Afganistan Demokratik Cumhuriyeti de yıkılarak Afganistan İslam Devleti kurulmuştur. Sonuç olarak, Soğuk Savaş sona ermiş ve iki kutuplu uluslararası sistem tek kutuplu bir sisteme dönüşmüştür. Soğuk Savaş tarihinde önemli bir yer tutan Afganistan müdahalesi literatürde çokça tartışılmış ve farklı boyutlarıyla değerlendirilmiştir. Bu çalışmada, Sovyetler Birliği'nin Afganistan müdahalesindeki ve Afganistan'dan çekilmesindeki karar alma süreçlerinin değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Dış politika analizi ve daha spesifik olarak dış politikada karar alma etütleri Uluslararası İlişkiler biliminin en yeni alt disiplinlerinden biridir. Bu çalışmaların temeli İkinci Dünya Savaşı'nın ardından ABD'de atılmıştır. Soğuk Savaş'ın başlamasının ardından devletler arasındaki ilişkilerin ve rekabetlerin artışı, dekolonizasyon süreciyle Birleşmiş Milletler'de temsil edilen devletlerin sayısının artışı gibi nedenler dış politika analizi ve karar alma etütleri üzerine yapılan çalışmalara olan ilgiyi artırmıştır. Devlet altı birimlere odaklanarak dış politikaların doğurduğu sonuçlardan ziyade dış politika yapım süreçlerine odaklanan karar alma yaklaşımlarında dış politika yapımının yek bütün bir devlet aygıtı tarafından oluşturulmadığının altı çizilmektedir. Buna göre, karar alma sürecinde yer alan aktörlere odaklanılarak aktör-genel bir yaklaşımın yerine aktör-spesifik bir bakış açısı benimsenmektedir. Dış politikada karar alma çalışmaları alanında, bu disiplinin inşa ve gelişim sürecinde, çeşitli yaklaşımlar söz konusu olmuştur. Bu yaklaşımlar başlıca olarak rasyonel seçim kuramına dayalı karar alma modelleri ve bilişsel seçim ekolüne dayanan karar alma modelleri olarak ikiye ayrılmaktadır. Bununla beraber, doksanlı yıllardan itibaren bu iki ekolü birleştiren multidisipliner kuramlar da ortaya çıkmaya başlamıştır. Bunlardan biri Alex Mintz'in kuramlaştırdığı polihöristik karar alma modelidir. Çalışmamızda teorik çerçeve olarak bu model kullanılmıştır. Bu modelin sunduğu hipotezlere göre dış politikada karar verme süreci iki aşamalı ve hem bilişsel kısıtlarla çevrili hem de belirli bir rasyonaliteye dayalı kompleks bir süreçtir. Karar alıcılar dış politika alternatiflerini bilişsel kısayollar vasıtasıyla daraltırken nihai seçimlerini fayda-zarar analizine bağlı olarak yapmaktadır. Bu bağlamda, karar alma sürecinin değerlendirilmesi boyut tabanlı analiz olarak ifade edilen bir metotla yapılmakta ve dış politika alternatiflerinin her biri politik, diplomatik, ekonomik, askeri vb. boyutlar çerçevesinde değerlendirilerek optimum kararın hesaplanacağı bir karar matrisi oluşturulmaktadır. Polihöristik karar alma yaklaşımına göre iç politika gelişmeleri dış politika kararlarına baskın bir etkide bulunmaktadır. Çalışmamızda, Sovyetler Birliği'nin tek partili komünist bir rejime sahip olması nedeniyle kendi iç dinamiklerinin dış politika kararları üzerinde başat bir etkisinin olduğu varsayımıyla polihöristik teorik çerçeve kullanılmıştır. Çalışmamızın ilk bölümüne kullandığımız teorik perspektifin açıklanmasıyla başlanmıştır. Karar alma etütlerinin gelişimi hakkında bir literatür taraması sunulduktan sonra polihöristik karar alma modelinin hipotezleri ve vaka analizlerinde uygulanma metodu açıklanmıştır. Böylece bu modelin Sovyet dış politikasındaki karar alma süreçlerini değerlendirmek için nasıl kullanılacağı tartışılmıştır. Teorik değerlendirmelerin ardından Sovyet dış politikasındaki karar alma süreçlerine dair tarihsel bir sunuş yapılmıştır. Lenin döneminden Brejnev dönemine kadar olan süreçteki karar alma mekanizmaları ve karar birimleri değerlendirilerek Sovyet karar alma yapısına ilişkin tarihsel zemin aktarılmıştır. Ardından Margaret Hermann'ın "karar birimleri yaklaşımı" yardımıyla Sovyet karar alma birimleri değerlendirilmiştir. Böylece çalışmamızın ilerleyen bölümlerinde Sovyetler Birliği Komünist Partisi (SBKP) Politbürosu karar alma birimi olarak ele alınmıştır. Ardından, Afganistan müdahalesinden bu müdahalenin sonlandırılmasına kadar olan süreçteki karar birimleri ve mekanizmaları değerlendirilmiştir. Böylece bu yıllardaki Sovyet liderleri olan Leonid Brejnev, Yuri Andropov, Konstantin Çernenko ve Mihail Gorbaçov liderliklerindeki karar verme süreçlerinin dinamikleri aktarılmıştır. Çalışmamızın ikinci bölümünde ise Sovyetler Birliği'nin Afganistan'a müdahalesi değerlendirilmiştir. Öncelikle Afganistan'ın Sovyetler Birliği için neden önemli olduğunun tartışması yapılmıştır. Bu bağlamda, Afganistan'ın 1978 yılında sosyalist rejime geçişine dek mevcut olan yapısal sorunları ve SSCB-Afganistan ilişkileri değerlendirilmiştir. Ardından; Sevr Devrimi ile kurulan Afganistan Demokratik Cumhuriyeti'yle gündeme gelen sorunlar, Afganistan Demokratik Halk Partisi (ADHP) içindeki başlıca iki fraksiyon olan "Halk" ve "Perçem" hizipleri arasındaki çatışma ve bu çatışmanın etkileri, silahlı mücahitlerin bir güvenlik tehdidi olarak ortaya çıkışı ve ADHP rejiminin Sovyetler Birliği'ni asker göndermesi için Afganistan'a davet etmesiyle Sovyet müdahalesine giden süreç ele alınmıştır. Bu süreçler değerlendirilirken "Wilson Center" adlı düşünce kuruluşunun dijital arşivinde yer alan SBKP arşivlerine ilişkin dokümanlardan faydalanılmıştır. Afganistan hakkındaki değerlendirmelerin ve müdahaleye giden sürecin aktarılmasının ardından polihöristik model uygulanarak dış politika alternatiflerinin değerlendirilmesi yapılmıştır. Çalışmamızın bu bölümünde karar alma analizi iki farklı dış politika alternatifi üzerinden yapılmıştır: "Afganistan'a belirli sayıda askeri birlik göndererek Hafızullah Emin'i ortadan kaldırmak ve bölgedeki güvenliği sağlamak" veya "Yalnızca Emin'i ortadan kaldırmak için sınırlı sayıda özel birlik göndererek küçük çaplı bir operasyon gerçekleştirip geri dönmek". Analizimiz politik, diplomatik ve askeri boyutlar çerçevesinde yapılmıştır. Analizin sonunda birinci seçeneğin hem azami hem de ortalama fayda açısından bir numaralı opsiyon olduğu görülmüştür. Nitekim uygulanan karar da askeri birlik göndermek olmuştur. Çalışmamızın üçüncü ve son bölümünde SSCB'nin Afganistan'dan çekilmesindeki karar alma süreçleri ele alınmıştır. Bu amaçla, öncelikle, söz konusu askeri müdahalenin kısa vadeli bir operasyon olarak planlanmasına rağmen SSCB'nin kendisini dokuz yılı aşkın süren bir savaşın içinde bulmasının nedenleri tartışılmıştır. Bu bağlamda, savaş süreci dört farklı döneme ayrılarak incelenmiştir. Aralık 1979'dan Şubat 1980'e kadar olan dönem henüz yalnızca askeri operasyondan ibaret olan süreci kapsarken, bu tarihten Nisan 1985'e kadar olan zaman dilimi müdahalenin savaşa dönüştüğü ve çatışmaların hat safhada olduğu evredir. Savaşın bu ikinci evresinde, Brejnev'in ardından Sovyet lideri olan Andropov'un çeşitli barış girişimleri ve savaşı sonlandırma planları söz konusu olsa da kendisinin halefi olan Çernenko döneminde savaş yeniden tırmanmış ve barış planları askıya alınmıştır. Savaşı dönemsel olarak üçüncü safhaya taşıyan gelişme ise Çernenko'nun yerine Gorbaçov'un SSCB'nin yeni lideri olmasıdır. Reformist bir figür olan Gorbaçov göreve gelir gelmez Afganistan'dan çekilme planlarına koyulmuştur. Çekilme sürecinin dinamiklerini daha analitik olarak değerlendirebilmek için çalışmamızda savaşın ilk iki evresi değerlendirildikten sonra Gorbaçov'un Yeni Siyasi Düşüncesi üzerinde durulmuştur. Başlıca olarak Perestroyka ve Glasnost politikalarından oluşan bu yeni reformist politika anlayışı ile Sovyetler Birliği'nin siyasi, ekonomik, askeri ve toplumsal olarak yeniden yapılandırılması hedeflenmiş ve daha liberal politikalar benimsenmiştir. Buna bağlı olarak, dış politikada Batı bloku ile yakınlaşma eğilimi söz konusu olmuştur. Bu hedefin gerçekleştirilebilmesi için ise öncelikle Sovyet birliklerinin Afganistan'dan çekilmesi gündeme alınmıştır. Bu bağlamda, çalışmamızda Nisan 1985'ten 1987'ye kadar olan süreç savaşın üçüncü evresi olarak ele alınmıştır. Bu süreçte Sovyet liderliği bir yandan Afganistan'dan çekilme senaryoları üzerinde çalışırken öte yandan Babrak Karmal Afganistan liderliğinden alınmış ve yerine Muhammed Necibullah getirilerek "ulusal uzlaşma" politikası uygulanmaya başlanmıştır. Böylece 1987'den itibaren savaşın sona erme aşaması başlamış ve Şubat 1989'da Sovyet birliklerinin tamamı Afganistan'ı terk etmiştir. SSCB'nin Afganistan'dan çekilmesi 1988 yılında Afganistan ile Pakistan arasında imzalanan ve ABD ile SSCB'nin garantörü olduğu Cenevre Anlaşması neticesinde gerçekleşmiştir. Müdahaleden çekilmeye kadar olan sürecin değerlendirilmesinin ardından çekilme kararının polihöristik etüdü yapılmıştır. Bu etütte üç farklı karar alternatifi üzerinde durulmuştur: "ADHP rejiminin meşru varlığını bir uluslararası anlaşmayla garanti altına alarak birliklerin çekilmesi", "herhangi bir müzakerede bulunulmadan birliklerin kayıtsız şartsız olarak geri çekilmesi" veya "savaşı tırmandırarak sürdürmek ve kayda değer bir askeri başarı sağlandıktan sonra birliklerin geri çekilmesi". Bu bölümdeki analiz bir önceki vaka etüdünden farklı olarak politik, ekonomik, diplomatik ve askeri boyut olmak üzere dört kriter üzerinden yapılmıştır. Yapılan değerlendirmenin sonucunda birinci alternatifin her bir boyut açısından en yüksek faydayı sağladığı görülmüştür ve bu alternatif dış politika kararı olarak uygulanmıştır. Son olarak çalışmamızda bir vaka karşılaştırması yapılmıştır. Her iki olayda da uygulanmış olan dış politika kararları, bu kararlar doğrultusunda hedeflenen amaçlara ulaşmamıştır. Kısa vadeli olarak planlanan askeri müdahale uzun bir savaşa dönüşmüş; Sovyetler Birliği'nin bekası ve Afganistan'ın nötralize olması için planlanan çekilme kararının sonucunda ise hem Sovyetler Birliği dağılmış hem de Afganistan'daki sosyalist rejim yıkılarak yerine bir İslam devleti kurulmuştur. Bu bağlamda, müdahaleye ilişkin karar alma sürecinde ideoloji ve güvenlik kaygıları yönlendirici rol oynarken çekilme sürecinde Perestroyka politikası doğrultusundaki çıkar dengesi etkin olmuştur. Karar alma mekanizması bağlamında ise müdahale aşamasında güvenlik perspektifli aktörler lideri etkileyerek bu kararın alınması sağlamıştır. Buna karşın çekilme aşamasında liberal bir politika anlayışına sahip olan lider diğer aktörleri etkileyerek çekilme kararının alınmasına vesile olmuştur. Çalışmamızın sonucunda polihöristik karar alma yaklaşımının güncel bir perspektif olarak dış politikada karar verme süreçlerini analiz etmek için etkin bir teorik çerçeve sunduğu görülmüştür. Bu model çok boyutlu bir analiz çerçevesi sunduğu için karar alma süreçlerinde karar birimlerinin bakış açılarını şekillendiren farklı dinamiklerin spesifik olarak değerlendirilebilmesini sağlamaktadır. Ulaştığımız bir başka sonuç çalışmamızda kullandığımız modelin incelediğimiz vakaları açıklama kapasitesi hakkındadır. Literatürde genellikle liberal demokratik rejimlerdeki karar alma süreçlerine uygulanmış olan bu model, otoriter bir tek parti rejimiyle yönetilen SSCB'nin dış politikasındaki karar alma süreçlerinin açıklanması için etkin bir araç olmuştur. Zira polihöristik modelin varsayımına göre dış politikadaki karar alma süreçlerinde en baskın olan karar kriteri politik boyuttur. Üçüncü olarak, Afganistan'daki bu savaşın Sovyetler Birliği'nin dağılmasına ve Afganistan'ın İslamizasyonuna yol açan etkilerinin olduğu görülmüştür. Müdahale sonrasında uluslararası arenada bir sıkışmışlığa itilen Sovyet dış politikası, Gorbaçov'un ardından bir yumuşamaya girmiş ancak SSCB'nin kurumsal yapısında ve parti ile devlet arasındaki dengelerin değişmesi sonucunda nihai olarak Sovyetler Birliği dağılmıştır. Bu dengelerin bozulmasına yol açan nedenler arasında ise Afganistan'daki savaşta Sovyet ordusunun performansının da etkisiyle ordunun karar alma mekanizmasından dışlanması yer almaktadır. Sovyetler Birliği'ne bağımlı hâle gelmiş olan sosyalist Afganistan, Sovyetler Birliği'nin çekilmesinin ardından bir iç savaşa sürüklenmiş ve SSCB'nin dağılmasının ardından ADHP rejimi köktendincilere daha fazla direnemeyerek yıkılmıştır. Anahtar Kelimeler : Afganistan, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği, dış politikada karar alma, polihöristik model.

Author

Dr. Burak Hacıoğlu

Institution

How to Cite

Burak Hacıoğlu (Yüksek Lisans Tezi). L'analyse des processus de prise de décision dans l'intervention en Afghanistan et le retrait de l'Union Soviétique: Une approche poliheuristique, 2023, Galatasaray University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Galatasaray University