Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Laparoskopik histerektomide pelvik drenaj olarak vajinal cuff'a foley katater yerleştirilmesinin, abdominal dren yerleştirilmesiyle karşılaştırılması

2025
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Seda Ateş

Özet (TR)

Amaç: Enfekte pelvik hematom, histerektomilerin önemli bir komplikasyonudur. Pelvik drenaj uygulaması, bu komplikasyonların azaltılmasına katkı sağlayabilir. Bu çalışma laparosko-pik histerektomide pelvik drenaj olarak vajinal cuff'a Foley katater yerleştirilmesini, abdominal dren yerleştirilmesiyle karşılaştırarak; iki farklı drenaj yönteminin cerrahi ve postoperatif sonuç-lara etkisini değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu prospektif çalışmaya 2024–2025 yılları arasında Bezmialem Va-kıf Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'nde laparoskopik histerektomi yapılan toplam 77 hasta dâhil edildi. Hastalar dren yerleştirme yöntemine göre iki gruba ayrıldı: Vajinal Foley dren yerleştirilen 41 hasta vaka grubunu (Grup 1), abdominal dren yerleştirilen 36 hasta ise kontrol grubunu (Grup 2) oluşturdu. Hastaların yaşı, vücut kitle indeksi (VKİ), kronik hastalıkları, antikoagülan ilaç kullanım öyküsü, geçirilmiş batın cerrahisi, histerektomi endikas-yonu ile ooforektomi veya sentinel lenf nodu diseksiyonu yapılıp yapılmadığı kaydedildi. Grup-lar; ameliyat süresi, preoperatif ve postoperatif hemoglobin düzeyleri ile bu düzeylerin değişimi, postoperatif C-reaktif protein (CRP) düzeyi, transfüzyon ihtiyacı, febril morbidite, pelvik hema-tom, postoperatif komplikasyonlar, postoperatif ağrı skoru, dren çekimi sırasında ağrı skoru, mobilizasyon kısıtlılığı, taburculuk süresi ve cerrahi yara yerinin kozmetik sonuçları açısından karşılaştırıldı. Bulgular: 77 hastanın demografik özellikleri değerlendirildiğinde her iki grup; yaş, VKİ, kronik hastalık varlığı, geçirilmiş abdominal cerrahi sayısı ve antikoagülan ilaç kullanım süresi açısından benzerdi. Vajinal dren grubunda ortalama ameliyat süresi anlamlı şekilde daha kısa izlendi (p=0,034). Postoperatif hemoglobin düzeyi vajinal dren grubunda daha yüksek olup bu fark istatistiksel olarak anlamlıydı (p=0,048). Preoperatif/ postoperatif hemoglobin değişimi abdominal dren grubunda daha yüksek bulunmasına rağmen, fark istatistiksel olarak anlamlı değildi (p=0,070). Kan transfüzyon ihtiyacı abdominal dren grubunda daha sık gözlendi (Grup 1: %2,4; Grup 2: %13,9), ancak fark istatistiksel olarak anlamlı değildi (p=0,092). Postoperatif 1. gün CRP düzeyi vajinal dren grubunda daha düşük olmasına rağmen fark istatistiksel olarak anlamlı değildi (p=0,821). Dren çekimi sırasında hissedilen ağrı, vajinal dren grubunda anlamlı olarak daha düşük izlendi (p<0,001). Postoperatif ağrı skoru ve mobilizasyon kısıtlılığı skorları açısından gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı (postop ağrı skoru: p=0,596; mobilizasyon kısıtlılığı: p=0,793). Grup 1 hastalarının %87,8'i 1. veya 2. postoperatif günde taburcu olurken, Grup 2 hastalarının %58,3'ü bu süre içinde taburcu edildi. Vajinal dren uygulanan hastalar, ab-dominal dren uygulanan hastalara kıyasla anlamlı şekilde daha erken taburcu edildi (p=0,017). Gruplar arasında postoperatif komplikasyon oranları benzerdi (vajinal dren %9,8 vs. abdominal dren %13,9; p=0,726). Her iki grupta da birer hastada (%2,4 ve %2,8) reoperasyon gereksinimi görüldü (p=1,000). Sonuç: Bu prospektif çalışma, laparoskopik histerektomide vajinal Foley dren ile abdo-minal dren uygulamasının cerrahi ve postoperatif sonuçlarını karşılaştırmıştır. Vajinal dren uy-gulaması; ameliyat süresini kısaltması, postoperatif hemoglobin değerinin daha yüksek seyret-mesi, dren çekiminde daha az ağrıya neden olması, taburculuk süresini kısaltması, enfeksiyon riskini artırmaması ve benzer komplikasyon oranlarına sahip olması nedeniyle hasta konforunu ön planda tutan güvenli bir yöntemdir. Bulguların, abdominal dren grubunda daha karmaşık olguların yer almış olmasından etkilenmiş olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Elde edilen veriler, vajinal dren yönteminin minimal invaziv cerrahi prensiplerine uygun, hasta merkezli bir yaklaşım sunduğunu ve klinik uygulamada abdominal dren yerine güçlü bir alternatif olabilece-ğini göstermektedir. Bu sonuçların doğrulanması için daha geniş örneklemli, randomize çalışma-lara ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Laparoskopik histerektomi, dren uygulaması, vajinal dren, posto-peratif komplikasyonlar, pelvik hematom, ağrı

Yazar

Süreyya Betül Eker

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Süreyya Betül Eker (Tıpta Uzmanlık Tezi). Laparoskopik histerektomide pelvik drenaj olarak vajinal cuff'a foley katater yerleştirilmesinin, abdominal dren yerleştirilmesiyle karşılaştırılması, 2025, Bezmialem Vakıf University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Bezmialem Vakıf University tezlerinden daha fazlası