Medical SpecialtyOpen Access

Larinksin preinvaziv epiteliyal lezyonlarında uygulanan Dünya Sağlık Örgütü (1991) ve Ljubljana (1997) sınıflandırmalarının immundokukimyasal işaretleyiciler (Ki-67, p53, CD34) kullanılarak karşılaştırılması (54 olgu)

2001
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Uğur Pabuççuoğlu

Abstract (TR)

Giriş ve amaç: Larinksin invaziv karsinoma ilerleyebilen epiteliyal hiperplastik- displastik lezyonları en sık olarak kord vokal ve interaritenoid alanda izlenir. Bu lezyonlar daha çok orta-yaşlı sigara içen erkeklerde ortaya çıkmaktadır. Laringeal epiteliyal hiperplastik-displastik lezyonlar A farklı risk gruplarına göre derecelendirilmektedir. Ancak bu lezyonların histolojik özellikleri ve biyolojik davranışları arasındaki ilişkinin her zaman uyumlu olmamasına bağlı olarak bazı zorluklar ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle, kaynaklarda laringeal epiteliyal hiperplastik-displastik lezyonlarla ilişkili 20'den fazla sınıflandırma önerilmiştir. Çeşitli araştırmacılar farklı histomorfolojik ölçütleri kullanarak bu lezyonları sınıflandırmışlardır. Bu lezyonlar, DSÖ (1991) sınıflamasında hafif, orta, şiddetli displazi ve in situ karsinom olarak derecelendirilirken, 1997 yılında Ljubljana'da önerilen yeni sınıflamaya göre basit, anormal, atipik hiperplazi ve in situ karsinom olarak derecelendirilmiştir. Laringeal displastik lezyonların malign transformasyon oranı % 1.5 ile % 52.9 arasında değişmektedir. Displazinin yalnızca mikroskopik olarak derecelendirilmesi bazı yanlış pozitif ve daha çok da yanlış negatif sonuçlara yol açmaktadır. Daha nesnel bir değerlendirmeye ve lezyonların neoplastik potansiyelinin tahmin etmeye yardımcı olabilecek yeni histolojik belirleyicilere gereksinim vardır. Bu çalışmada laringeal epiteliyal hiperplastik-displastik lezyonlarda uygulanan başlıca sınıflamalar olan DSÖ ve Ljubljana sınıflandırmalarının karşılaştırılması amaçlanmıştır. Bu amaçla çalışma kapsamındaki hiperplastik ve displastik lezyonlarda anti Ki-67, p53 ve CD34 immundokukimyasal belirleyicileri kullanılarak proliferatif aktivite, genetik değişiklikler ve anjiogenezis hakkında nesnel verilerin sağlanması ve söz konusu sınıflandırmalardaki histolojik ölçütlerin geçerliliğinin bu nesnel verilerle değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve yöntemi DEÜTF Patoloji Anabilim Dalında 1990-2000 yılları arasında laringeal epiteliyal hiperplastik-displastik lezyon tanısı almış 108 olgudan 54'ü çalışma kapsamına alınmıştır. Bu olgulara ait H&E preparatların tümü 54yeniden gözden geçirilip, her bir olgu DSÖ ve Ljubljana sınıflamalarına göre yeniden derecelendirilmiştir. Daha sonra olgulara Ki-67, p53 ve CD34 antijenleri için immunhistokimya uygulanmıştır. Ki-67 antijeni için pozitif boyanan hücre yüzdesi, 1000 hücre sayılarak hesaplanmıştır. p53 antijeni için nükleer boyanma gösteren hücrelerin epitelin içindeki dağılımına göre skorlanma yapılmıştır. CD34 antijeni içinse subepiteliyal alandaki endotelyal hücreler görülebilir hale getirildikten sonra, her olgu için üç alandaki damar sayılarının ortalaması hesaplanmıştır. İstatistik: DSÖ ve Ljubljana sınıflamasına göre derecelendirilen olguların Ki-67 ve CD34 ekspresyonları artan histolojik dereceler bazında Kruskal Wallis testi ile karşılaştırılmıştır. Ki-67, p53 ve CD34 ekspresyqnlan ile her iki sınıflamadaki artan histolojik dereceler arasındaki korelasyon Spearman korelasyon testi ile araştırılmıştır. Ayrıca basit hiperplazi olguları kontrol grubu olarak ele alınıp, hiperplazi olgularındaki immundokukimyasal ekspresyonlar DSÖ sınıflamasındaki hafif displazi ve orta dereceli displazi olgularının immundokukimyasal ekspresyonları ile; ayrıca yine kontrol grubunun verileri Ljubljana sınıflamasındaki anormal hiperplazi olgularının immundokukimyasal verileri ile Mann-Whitney U ve Chi-Square testleri kullanılarak karşılaştırılmıştır. Ayrıca DSÖ sınıflamasındaki hafif displazi olguları ile orta dereceli displazi olgularının immundokukimyasal verileri aynı istatistik testler kullanılarak karşılaştırılmıştır. Bulgular: Çalışmada yer alan 54 olgunun 48'i (% 88.8) erkek, 6'sı (% 11.1) kadındır. Genel yaş ortalaması 52±12 (27-76) yıldır. DSÖ sınıflamasına göre 6 olgu basit hiperplazi, 22 olgu hafif displazi, 8 olgu orta derecede displazi, 12 olgu şiddetli displazi ve 6 olgu karsinoma in situ tanısı almıştır. Ljubljana sınıflamasına göre ise 6 olgu basit hiperplazi, 26 olgu anormal hiperplazi, 15 olgu atipik hiperplazi ve 7 olgu karsinoma in situ tanısı almıştır. Her iki sınıflamada olguların artan histolojik dereceleri ile Ki-67 ve CD34 ekspresyonları arasında anlamlı sonuç elde edilmiştir. Yine her iki sınıflamada olguların histolojik dereceleri ile Ki-67, p53 ve CD34 ekspresyonları arasında pozitif yönlü korelasyon saptanmıştır. Basit hiperplazi olguları kontrol grubu olarak ele alındığında, DSÖ sınıflamasına göre derecelendirilen hafif displazi ile basit hiperplazi olguları; orta derecede displazi ile basit hiperplazi olguları ve hafif displazi ile orta derecede displazi olguları Ki-67 ekspresyonları açısından karşılaştırıldığında anlamlı bir fark elde edilmiştir. Benzer sonuçlar Ljubljana sınıflamasına göre derecelendirilen anormal hiperplazi ile basit hiperplazi olguları arasında da elde edilmiştir. CD34 ile boyanan damar sayıları açısından, DSÖ sınıflamasına göre derecelendirilen hafif displazi olguları ile basit hiperplazi olguları; orta derece displazi olguları ile basit hiperplazi olguları karşılaştırıldığında anlamlı bir fark elde edilirken, hafif displazi olguları ile orta derece displazi olguları karşılaştırıldığında anlamlı bir fark elde edilmemiştir. Ljubljana sınıflamasına göre derecelendirilen anormal hiperplazi olguları ile basit hiperplazi olguları karşılaştırıldığında yine anlamlı bir fark elde edilmiştir. DSÖ sınıflamasına göre derecelendirilen orta dereceli displazi olguları ile basit hiperplazi olguları p53 ekspresyonları açısından karşılaştırıldığında anlamlı bir fark elde edilirken, hafif displazi olguları ile basit hiperplazi olguları ve hafif displazi olguları ile orta dereceli displazi olguları arasında anlamlı bir fark elde edilememiştir. Ljubljana sınıflamasına göre derecelendirilen anormal hiperplazi olguları ile basit hiperplazi olguları p53 ekspresyonu açısından karşılaştırıldığında ise anlamlı bir fark elde edilmiştir. Tartışma ve sonuç: Her iki sınıflamada da Ki-67, p53 ve CD34 ekspresyonları artan histolojik dereceler ile olumlu korelasyon göstermektedir. Ancak, p53 ve 1 CD34 ekspresyonları ile ilgili verilerimiz DSÖ sınıflamasından çok Ljubljana sınıflamasmdaki derecelerin daha nesnel ölçütlere dayandığı tezini desteklemektedir. Ortaya çıkan verilere göre, DSÖ sınıflamasında lezyonların hafif ve orta derece displazi şeklinde ayrılması p53 ve CD34 ekspresyonları ile tam bir paralellik göstermemektedir. DSÖ sınıflamasmdaki bu kategorilerin, Ljubljana sınıflamasında olduğu gibi tek bir başlık altında toplanması makul görünmektedir. Ancak çalışmamızda kullandığımız olgu serisinin çok geniş olmaması ve sınırlı sayıda belirleyicilerin kullanılmış olması nedeniyle, DSÖ ve Ljubljana sınıflamalarının yeterliliği ve nesnelliğini test etrne açısından daha geniş serilerde yapılan çalışmalara gereksinim vardır.

Author

Dr. Selma Şengiz

How to Cite

Selma Şengiz (Tıpta Uzmanlık Tezi). Larinksin preinvaziv epiteliyal lezyonlarında uygulanan Dünya Sağlık Örgütü (1991) ve Ljubljana (1997) sınıflandırmalarının immundokukimyasal işaretleyiciler (Ki-67, p53, CD34) kullanılarak karşılaştırılması (54 olgu), 2001, Dokuz Eylül University.

Keywords

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Dokuz Eylül University