Uzaysal modülasyon sistemleri için düşük karmaşıklı sezim ve işbirlikli haberleşme
Is this your thesis?
This record came from a bulk archive import. If it’s yours, link it to your profile.
Abstract (TR)
Kanal sığasını ve güvenilirliğini artırmada etkili bir rol oynayan, verici ve alıcıda çok sayıda antenin bulunduğu çok-girişli çok-çıkışlı (Multiple-Input Multiple-Output, MIMO) sistemler yeni nesil iletişim sistemleri için en önemli yöntemlerden biridir. Bu nedenle, MIMO sistemler araştırmacılar tarafından üzerinde çokça çalışılmış konulardan olmuştur. Bu çalışmalar sonucunda iki önemli MIMO iletim tekniği geliştirilmiştir. Bunlar, uzay-zaman blok kodlama (space-time block coding, STBC) ve uzaysal çoğullamadır (spatial multiplexing). Uzaysal çoğullamanın en önemli kod çözme uygulaması olan V-BLAST (Vertical-Bell Lab Layered Space-Time) yönteminde tüm antenlerin iletimde olması nedeniyle yüksek derecede kanallar arası girişim (Inter-Channel Interference, ICI) oluşmakta, bu da hata performansı açısından optimum olan en büyük olabilirlikli (Maximum Likelihood, ML) sezim yönteminin performansından uzaklaşılmasına neden olmaktadır. Yine aynı şekilde STBC'nin alıcı karmaşıklığı işaret kümesinin boyutu ile üstel şekilde artmaktadır. Son yıllarda bahsedilen bu çoğullama yöntemlere alternatif olarak uzaysal modülasyon (Spatial Modulation, SM) tekniği geliştirilmiştir. SM'in temel prensibi iki boyutlu sinyal kümesine üçüncü bir boyut olarak uzayın (anten indisi) da eklenmesidir. Sinyal sadece klasik genlik/faz modülasyonu (amplitude/phase modulation, APM) ile degil aynı zamanda anten indisi ile de taşınmaktadır. Böylece belirli bir anda vericide sadece tek bir anten aktif oldugundan ICI tamamen ortadan kaldırılmış olmakta, aynı zamanda da yine vericide tek bir radyo frekans katı yeterli olmaktadır. Jeganathan ve arkadaşları tarafından ise SM'in özel bir hali olan uzay kaydırmalı anahtarlama (space shift keying, SSK) yöntemi ortaya atılmıştır. Burada ise klasik APM işaretleri gönderilmemekte, sadece anten indisi ile bilgi taşınmaktadır. Böylelikle sistem karmaşıklığı azaltılmakta ancak aynı anten sayısı için SM'e göre veri hızı düşük kalmaktadır. SM ve SSK'da tek bir antenin aktif olması aynı anten sayısı için diger çoğullama tekniklerine göre veri hızında düşüşe neden olmaktadır. Veri hızını artırmak amacıyla genelleştirilmiş uzaysal modülasyon (generalized SM, GSM) yöntemi geliştirilmişitir. GSM'de birden fazla anten aktif olmakta ve bilgi hem APM işaretleri ile hem de anten kombinasyonları ile taşınmaktadır. Ancak burada da birden fazla anten aktif olduğu için ICI söz konusu olacaktır. SM sisteminde bilgi hem anten boyutunda hem de APM boyutunda taşınması nedeniyle kanal sığasının hesaplanması da geleneksel yöntemlerden biraz daha farklı olacaktır. SM'de hem APM boyutu hem uzay boyutu olması nedeniyle, SM sığası bu iki boyutun sığalarının toplamı kadardır. Kesinti olasılığı da o sistemde kanalın veri hızını destekleyip desteklemeyecegi yani kanal sığasıyla ilintili olduğundan, SM'in kesinti olasılıgı analizi de yine klasik sistemlerden farklı olacaktır. Kesinti olasılığı hesaplanırken kanalın anlık sığasının bilinmesi gerekmektedir. Bu tezde ilk olarak, daha önce literatürde çalışılmamış olan kanalın anlık sığası verilmiştir. Bu sığaya bağlı olarak SM'in kesinti olasılığı analizi yapılmış ve kesinti olasılığı açısından SM sisteminin klasik sistemlere göre daha düşük hata başarımına sahip oldugu gösterilmiştir. SM sistemlerinde en uygun hata performansı ML kod çözücüler ile sağlanmaktadır. ML yönteminde olası tüm APM sembolleri ve anten indisleri taranacağından hesaplama karmaşıklıgı özellikle yüksek anten sayıları ve işaret kümeleri için çok fazla olacaktır. Aynı zamanda, GSM'de birden fazla antenin aktif olması nedeniyle antenler arası girişim oluşacagından, alıcı karmaşıklığı daha da artacaktır. Bu çalışmada, ikinci olarak, SM sistemleri için (özellikle GSM sistemi için) düşük karmaşıklığa sahip yeni bir kod çözme algoritması geliştirilmiştir. Algoritma iki evreye ayrılabilir: birinci evrede, anten kombinasyonlarının alt en uygun çözümünü bulmak için ML kod çözmede gönderilen işaretin en küçük kareler (least squares, LS) kestirimi kullanılır. Burada arama uzayını düşürmek için anten kombinasyonlarının hepsi değil sadece N adet en iyi kestirimi seçilir. İkinci evrede ise bu küçültülmüş küme ile bu kümeye baglı gönderilen işaretin LS kestirimi, doğru anten kombinasyonunu ve APM işaretini bulmak için ML kod çözücüye gönderilir. Benzetim sonuçları göstermiştir ki, geliştirilen bu yeni algoritma hem çok düşük bir karmaşıklığa sahiptir hem de hata olasılığı açısından en uygun çözüm olan ML sonucuna yakın sonuç vermektedir. Son yıllarda özellikle küçük boyutlu kablosuz cihazlara yönelim giderek artmaktadır. Aynı zamanda yine bir çok cihaz donanım karmaşıklığına sahiptir. Hem boyut, hem donanım karmaşıklığı, söz konusu cihazlara ancak tek bir antenin yerleştirilmesini zorunlu kılmaktadır. Yukarıda bahsedildiği gibi MIMO sistemlerin avantajlarını elde etmek için alıcı ve/veya vericide birden çok antene ihtiyaç duyulmaktadır. İşte bu dezavantajı avantaja çevirmek için çok kullanıcılı (veya röleli) ortamda anten paylaşımı esasına dayanan ve bir nevi sanal MIMO sistem oluşturmayı hedefleyen işbirlikli haberleşme (cooperative communication) ortaya atılmıştır. İşbirlikli haberleşme ile dağıtık anten dizisi oluşturularak bir esneklik kazanılmış ve aynı zamanda uzaysal çeşitlilik elde edilmiştir. Bir işbirlikli senaryoda, birinci aşamada, kaynak (source, S) kendi bilgisini röle (relay, R) ve hedefe (destination, D) göndermektedir. İkinci aşamada ise R aldıgı bu bilgiyi çeşitli yöntemlerle D'ye aktarır. R'nin kullandığı yöntem işbirlikli haberleşme sisteminin yapısını ve protokollerini oluşturmaktadır. Genel olarak iki yöntem ön plana çıkmaktadır. Birinci yöntemde, R aldığı bilgiyi sadece kuvvetlendirerek aktarır, kuvvetlendir-ve-aktar (amplify-and-forward, AF). Burada sinyalin gücü artırıldığı gibi gürültüde kuvvetlendirilecektir. İkinci yöntemde ise R aldığı bilgiyi çözüp tekrar kodlayarak D'ye aktarır, çöz-ve-aktar (decode-and-forward, DF). Burada ise R hata yaptığı durumda D'ye bu hatalı işaret gönderilecek ve bir hata yayılımı söz konusu olacaktır. Bu yöntemlere ilave olarak dinamik yöntemlerde kullanılmaktadır. DF yönteminde hata yayılımı nedeniyle D'de bir çeşitleme gelmeyecektir. O halde, DF yönteminde çeşitlemenin artması R'nin bilgiyi doğru çözmesine bağlıdır. Eğer S ve R arası kanal güvenirliği (anlık sinyal gürültü oranı, SNR) yeterli ise R iletime katılmakta aksi halde S kendi bilgisini tekrar göndermektedir. Seçmeli röle (selection relaying, SR) olarak adlandrılan bu yöntem ile röle her zaman iletimde olmamakta, böylelikle röleden kaynaklanacak hata yayılımı azalmaktadır. AF ve DF yöntemlerinde alınan işaret D tarafından doğru çözülecek olsa bile R aldıgı bilgiyi iletmektedir. Bu durum veri hızında düşüşe neden olmaktadır. Eğer S ve D arası kanalın güvenirliği yüksek ise R'nin yayın yapmama esasına dayalı olan ve artımlı röle (incremantal relaying, IR) olarak adlandırılan yöntemde ise, S ve D arası SNR'ın belirli bir eşik değerinden yüksek olması durumunda R iletime katılmamakta, eşik seviyesinden düşük ise R iletime katılmaktadır. Böylelikle, ikinci evre har zaman olmadığından veri hızı artırılmış olmaktadır. Bu tezde, hem SM'in hem de işbirlikli haberleşmenin avantajları birleştirilerek yeni bir sistem yapısı ortaya konulmuş ve önceki bölümlerde verilmiş olan SM'in kesinti olasılığı analizi bir aşama daha ileriye taşınarak işbirlikli SM sisteminin kesinti olasılığı analizi yapılmıştır. Sabit AF ve DF yöntemlerine ek olarak literatürdeki diğer yöntemler olan DF-SR, DF-IR ile AF-IR yöntemlerinin de kesinti olasılığı analizleri yapılmıştır. Yine burada da kesinti olasılığı açısından işbirlikli SM sistemi klasik işbirlikli sistemlerle karşılaştırılmış ve daha düşük kesinti olasılıkları elde edilmiştir. Ayrıca, SM'in ve işbirlikli haberleşmenin avantajlarının kullanıldığı, daha önce literatürde olmayan tüm noktalarda (S, R ve D) çoklu antenlerin kullanıldığı yeni bir işbirlikli SM sistemi hem AF hem de DF tekniği açısından incelenmiştir. Literatürde bulunan önceki çalışmalar genel olarak SM'i değil SSK'yi kullanmış aynı zamanda bu çalışmaların çoğu R ve D'de tek alıcı ve/veya verici anten olduğu varsayımını yapmıştır. Bilindiği gibi, SM/SSK bilgi bitlerini anten indisine eşlemek için en az iki antene ihtiyaç duyar. Ayrıca, R'de tek bir anteni bulunan DF işbirlikli SM sistemi, S'den aldığı bilgiyi R'nin çözüp tekrar SM sembolüne kodlayamayacak olmasından dolayı eksik bir işbirlikli SM sistemi olacaktır. Bunun yanında, SM'in klasik yöntemlere göre hata başarımının daha iyi olması için alıcıda en az iki antenin olması gerekmektedir. Bilindiği kadarıyla, literatürde hem R hem de D'de çok antenin bulunduğu kapsamlı bir işbirlikli SM çalışması yoktur. Bu çalışmada, MIMO-DF SM sistemi ile gönderilen işaret R tarafından çok sayıdaki alıcı anten ile alınarak çözülür. İkinci evrede R çözülen işareti tekrar SM işaretine eşler ve D'ye gönderir. D ise çok sayıdaki alıcı anteni ile hem S'den gelen hem de R'den gelen işaretleri alarak ML kod çözme uygular. MIMO-AF SM sistemi ile de birinci evrede S'den gönderilen SM işareti R'de tüm antenlerden alınır, kuvvetlendirilir ve yine tüm antenlerden D'ye akatarılır. D'de yine S ve R'den gelen işaretler için ML kod çözme uygulanarak karar verilir. Çalışmada hem MIMO-AF hem de MIMO-DF sistemleri için ortalama bit hata olasılığı çıkarılmış ve bilgisayar benzetimleri ile doğruluğu sınanmıştır. Ayrıca, bu iki yöntem M'li modülasyon kullanan klasik işbirlikli haberleşme sistemleri ile de bit hata olasılığı açısından karşılaştırılmıştır. Bilgisayar benzetimleri göstermiştir ki, çıkarılan analitik bit hata olasılığı ifadeleri ile bilgisayar benzetim sonuçları örtüşmektedir. Aynı zamanda, işbirlikli SM sistemleri klasik işbirlikli sistemlere göre dikkate değer ölçüde hata performansında iyileştirme sağlamıştır. Son olarak, MIMO-AF ile MIMO-DF SM sistemlerinin karşılaştırmaları verilmiştir.
Author
Gökhan Altın
Institution
İstanbul Technical University
Telekomünikasyon Mühendisliği Bilim Dalı
How to Cite
Gökhan Altın (Doktora Tezi). Uzaysal modülasyon sistemleri için düşük karmaşıklı sezim ve işbirlikli haberleşme, 2018, İstanbul Technical University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from İstanbul Technical University
- Investigation Of Stretching Effect With Mixed Finite Element Formulations For Laminated Beams And Plates(2023)
- Moebius elektrolizi anot çamurlarından platin grubu metallerin uzaklaştırılması ve geri kazanımı(2015)
- Metrolarda yangın güvenlik önlemleri(2015)
- Bir eylem/eğlen[ce] laboratuvarı olarak fun palace: Mekansal deneyim açılımları ve yansımaları(2015)
- Dynamic analysis of adaptive aircraft wings modelled as thin-walled composite beams(2015)
- Darpa Suboff denizaltı modeli ile bu modelden yeni türetilen formların hesaplamalı akışkanlar dinamiği (HAD) ile sayısal direnç hesabı(2015)