Le mal radical et la possibilité du caractère moral bon chez Kant
2022
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Aliye Kovanlıkaya
Abstract (TR)
Bu çalışmada, Kant'ın ahlak felsefesi çerçevesinde insanın ahlaki karakterinin iyi olup olamayacağı araştırılmıştır. Soru, Kant'ın ahlak felsefesine yöneltildi ve orada birbirleriyle çelişiyorlarmış gibi gözüken üç tez ile karşılaşıldı; ahlakın ve özgürlüğün birbirlerini gerektirdiği tezi (2.3.), özgür nedenin zaman içinde olamayacağı tezi ("gayri zamansallık tezi") (2.2.), her insanın ahlaki karakterinin kötü olarak başladığı tezi ("radikal kötülük tezi") (2.4.). Tez içerisinde gayri zamansal olma tabiri bir şeyin zaman içinde olmaması anlamında kullanıldı. Eğer bütün bu tezler doğru ise, özgürlüğün ahlak tarafından gerekli kılınması gereği özgür olmak zorunda olan ahlaki karakter değişemez çünkü gayri zamansal olan şeyler değişebilir olarak düşünülemezler (2.5.); insanın ahlaki karakteri kötü olarak başlar (2.4.). Dolayısıyla, insanın ahlaki karakteri kötüdür ve değişemez. Sonuç olarak insan iyi ahlaki karaktere sahip olamaz. Ahlaki iyi ya da kötü olmaktan bahsetmek imkansızdır. Çünkü insanın ahlaki karakterini iyiye değiştirme imkanı yoktur ve (ilk teze göre) ahlak ve özgürlük birbirlerini gerektirir. İlk bakışta görünen o ki bu üç tezin hepsi aynı anda kabul edilemez. Çünkü üçüncü teze (radikal kötülük tezine) göre insanın ahlaki karakterinin kötü olmasına karşın insanın karakterinin hiç ahlaki olamayacağı sonucuna varılmalıdır. Zira (gayri zamansallık tezine göre) insanın karakteri ahlaki açıdan iyi olmak için değişme özgürlüğüne sahip değildir. Dolayısıyla bu çalışmada, ikinci (gayri zamansallık) veya üçüncü (radikal kötülük) tezlerin farklı şekilde ele alınıp alınamayacağı soruldu. İlk bölümde (1.) tezin ana sorularına giriş yapıldıktan sonra ikinci bölümde (2.) çalışmanın birçok yerinde kullanılan kavramlar ve önermeler detaylı olarak sunuldu. (2.1.)'de ve (2.2.)'de, Kant'ı gayri zamansallığın özgürlüğün zorunlu şartı olduğu fikrine götüren prensipler ortaya konuldu. Özellikle, nedensellik yasası (ki buna göre zamanda gerçekleşen olaylar nedenlerinin zorunlu etkileridir ve zaman içinde hiçbir özgür neden yoktur) ve zaman içinde olmayan nedenler düşünebilmemize imkan sağlayan kendinde şeyler ve tezahürler ayrımı sunuldu. Ancak bu düşünme ile kendinde şeylere dair bir belirleme yapılamayacağı belirtildi. (2.3.)'te, ahlakın ve özgürlüğün birbirini gerektirmesi ve Kant'ın insan iradesinin özgürlüğüne dair kanıtları sunuldu. (2.4.)'te, Kant'ın radikal kötülük tezi için sunduğu argümanları ve "üst maksim" (oberste Maxime) kavramı sunuldu. Kant'a göre üst maksim kavramı, bireyin pratik prensiplerinde şartlanmamış olanı (dolayısıyla özgür olanı) bulmak için zorunludur: Bir pratik prensip, seçiminin gerekçesi olması için başka bir pratik prensibe ihtiyaç duyar. Çünkü özgür bir seçimin gerekçesi materyal bir gerekçe olamaz. Bu diğer pratik prensip de başka bir pratik prensibe ihtiyaç duyar, vs. ad infinitum. Bu gereklilik, kendisi bir gerekçeye ihtiyaç duymayan ve daha ziyade kendisi dahil bireyin bütün pratik prensiplerinin gerekçesi olan bir pratik prensibin zorunluluğuna götürür. İkinci bölümün son kısmında (2.5.), Kant'ın ahlak karakterine ve özgür nedenselliğe dair farklı kavramlarının aralarındaki bağlantılar gösterildi. Ayrıca gayri zamansallık veya radikal kötülük tezlerinin özgürlüğün imkanını korumak için terk edip edilemeyeceği soruldu. Üçüncü bölümde (3.), gayri zamansallığın kendisinin Kant'ın felsefesinde özgür nedenselliğe atfedilip atfedilemeyeceği soruldu. Önce (3.1.), gayri zamansallığın kendisinin özgürlük ile uyumlu olduğu öne sürüldü, zira eğer değişim bir ahlaki ödev değilse (ki ahlaki ödevin geçerli olabilmesi için o ödevi gerçekleştirme özgürlüğünün olması gerekir), değişimin imkansızlığı özgürlük için bir sorun olmayacaktır. Bu soruya cevap olarak değişimin bir ahlaki ödev olmadığı sonucuna ulaşıldı. Zira ahlaki ödev imkânsız olan bir eylemi emredemez ve özgür neden Kant'a göre değişebilir (zaman içinde) olamaz. Sonra (3.2.), Kant'ın özgür nedenselliğine dair bu çalışmada sunulan yoruma alternatif olarak gayri zamansallığın önemli yorumları sunuldu. Üç bakış açısına odaklanıldı (Palmquist (2016), Formosa (2007) ve Bernstein (2002)), ki üçünün hepsi Kant'ın kendinden şeyler ve tezahürlere dair yaptığı ayrımın bir alternatif yorumuna dayanıyor: "iki bakış açısı" yorumu. Tüm bu yorumlar ahlaki karakteri bir gayri zamansal şey olarak görmektense akli gerekçe olarak görüyor (3.2.1.). Bu görüş insanın bir kendinde şey olarak ahlaki karakterinin bir tezahür olarak insandan farklı olmadığını; ahlaki karakterin daha çok bir tahmin veya insanın bireysel pratik prensiplerinin ima ettiği bir üst pratik prensip olduğunu savunuyor. Tüm bu yorumlar ahlaki karakterin gayri zamansal olarak görülmesinin zorunlu olmadığını; insanın bir pratik prensibinin gerekçesinin diğer bir pratik prensibinin gerekçesinden farklı olabileceğini ve bunun için "değişmiş" veya zamansal olarak görülmesi gerekmediğini savunuyor. Fakat bu çalışmada ahlaki karakterin ele alınışının onu bir değişebilir neden olarak göremeyeceği savunuluyor, çünkü Kant'a göre özgürlük sadece bir gayri zamansal neden ve bir gayri zamansal şey olarak mümkün; ayrıca üst maksimin gerekliliği bize aynı insanın iki farklı üst maksime sahip olamayacağını gösteriyor (3.2.3.). Sonuç olarak, kendinde şeyler ve tezahürlere dair ayrımın hiçbir yorumunda özgür neden değişebilir olarak görülemez; bu yorumların hiçbiri meşru olarak ahlaki karakteri değişebilir olarak göremez (3.3.). Dördüncü bölümde (4.), bir önceki bölümün sonucu takip edildi: Gayri zamansallık tezi terk edilemediği için, özgürlüğün imkanını korumak adına radikal kötülük tezinin terk edilip edilemeyeceği soruldu. Önce (4.1.), Kant'ın radikal kötülük tezi için sunduğu kanıtların muğlak olduğu savunuldu, çünkü Kant önce radikal kötülüğün insan türündeki evrenselliğine dair a priori bir kanıt sunmak zorunda olduğunu söylemesine rağmen daha sonra bu kanıtı sunmak zorunda olmadığını çünkü insanlığa dair tecrübenin bu tezi kanıtlamak için yeterli olduğunu söylemektedir. Bunun için, radikal kötülük tezinin muhtemel kanıtları sunuldu (4.2.). Önce (4.2.1.) bu tarz bir kanıtın usulünün ne olması gerektiği soruldu. Bu kanıtın sentetik a priori bir kanıt olması gerektiği, çünkü radikal kötülüğün analitik olarak insanlık kavramından çıkmadığını ve radikal kötülük tezinin bu kötülüğün evrensel olarak tüm insanlarda olduğu iddiasında bulunduğu (ki Kant'a göre evrensellik a priori bir kanıt gerektirir) savunuldu. Daha sonra (4.2.2.) radikal kötülük tezinin geçerli olması mümkün kanıtları araştırıldı. Önce kötü ahlaki karakterin herhangi bir özgür ve ahlaki açıdan kötü eylemin gözleminden çıkarımının meşruiyeti gösterildi (4.2.2.1.). Daha sonra ahlaki kötülüğün insan türündeki evrenselliğine dair muhtemel kanıtları sunuldu: İnsanın gücünün eksikliği (ahlak yasası ile tamamen uyumun imkansızlığı), ki bu eksiklik insan türündeki ahlaki kötülüğe götürebilir (4.2.2.2.1.); insan türünün etik doğal halden kaçmak için etik topluluk kurma ödevi ve insanlığa dair tecrübedeki gözleme göre insan türünün etik doğal halde kaldığı (yani sonuç olarak ödevini gerçekleştirmediği ve ahlaki açıdan kötü olduğu) (4.2.2.2.2.); insan tarafından ahlaki kötülük ihtimalinin özgürce seçildiği, ki bu seçim Palmquist'e (2016) göre insan iradesinde ahlaki kötülük olduğunu gösterebilir (4.2.2.2.3.); ve Formosa'nın (2007) radikal kötülük tezine ve ahlak yasası ile uyumun imkansızlığına itirazları sunuldu. (3.3.)'te, özgürlük ve radikal kötülük arasındaki uyuşmazlığı çözmek için radikal kötülük hakkında bu çalışmanın yorumu sunuldu. Palmquist (2016) ve Formosa (2007) yorumlarına karşı çıkıldı: Palmquist'in yorumu için ahlaki kötüyü seçme imkanının kendisinin insanı suçlu yapamayacağı söylendi (3.3.1.); Formosa'nın yorumu için insanın gücünün mükemmel olmamasına karşın ahlak yasasının mükemmeli istediği ve ahlak yasası ile tam uyumun imkânsız olduğu söylendi (3.3.2.). İnsanın dünyanın yaratıcısı olmadığı ve dolayısıyla istediği her şeyi gerçekleştiremeyeceği; bütün insanların negatif ahlaki umuda (yani ahlak yasasına aykırı etkilerin kendi planında olmadığının imkanına) ve negatif ahlaki umutsuzluğa (yani ahlak yasası ile uyumlu olsa da ahlak yasası ile uyumun bireysel çıkarına karşı olduğu bir koşul ile karşılaştığında ahlakı terk etmeyeceğinin garantisi olmadığının imkanına) sahip olması gerektiği; ve bu negatif ahlaki umutsuzluk radikal kötülük olarak alınırsa her insanda olduğu söylendi (3.3.3.). Başka bir deyişle, insanın kendi ahlak değerinin bilgisi ahlak için şart değildir. Sadece ilk olarak kendileriyle ilgilenen kişiler ahlak yasasına uymadan önce ahlaki karakterlerini bilmeyi şart koşarlar. Ancak ahlak yasasına uyum bireyin değerinden bağımsızdır. (3.4.)'te, bu çalışmanın radikal kötülük yorumuna karşı üç itiraz sunuldu. İlk itiraz özgür nedenlerin kısıtlanamayacağını öne sürdü (3.4.1.). Ona karşı savunma olarak buradaki yoruma göre kısıtlı olanın özgür insan iradesi değil, bu iradenin etkileri olduğunu söylendi (3.5.1.). İkinci itiraz negatif ahlaki umudun en kötü insan için bile ahlaki açıdan iyi olma iddiasını saklı tuttuğunu öne sürdü (3.4.1.). Başka bir deyişle, buradaki yoruma göre insan en dehşet verici eylemleri gerçekleştirmesine rağmen ahlaki olarak kötü olduğuna dair korkusundan kurtulabilir çünkü negatif ahlaki umuda sahip. Buna karşı umutsuzluğun da her insanda olduğu ve korkunun da olması gerektiği öne sürüldü (3.5.1.) Son olarak (3.4.2.)'de, bir bireyin seçimini bilmemesi durumunda özgür olamayacağı itirazı sunuldu. Buna karşı bu bilginin ahlak yasasının emrini bilmek için gerekli olmadığı ve Kant'ın özgürlüğü doğrudan bilmenin imkansızlığına dair görüşüyle çeliştiği ortaya konuldu (3.5.2.) Yine de bu itiraz (yani seçimin özgür olması için birey tarafından bilinmesi gerektiği itirazı) tamamen reddedilemedi. Buna karşın, negatif ahlaki umutsuzluğun radikal kötülüğün yorumu olarak tercih edildiği çünkü bu yorumun Kant'ın teorik sisteminin temel bir prensibiyle (yani kendinde şeylerin bilgisinin imkansızlığı ile) çelişkili olmadığı söylendi.
Author
Dr. Enes Ahmet Sökel
How to Cite
Enes Ahmet Sökel (Yüksek Lisans Tezi). Le mal radical et la possibilité du caractère moral bon chez Kant, 2022, Galatasaray University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Galatasaray University
- Devletin yeni uzay faaliyetlerinden doğan uluslararası sorumluluğu(2025)
- Sermaye şirketlerinde ortakların ve organların kamu borçlarından sorumluluğu(2022)
- Le supporterisme comme une identite contre culturelle : etude des modes de construction identitaire dans et autour des stades de football a istanbul(2014)
- Le nouveau roman: claude simon et william faulkner(2014)
- Yöneticilerin sorumluluk sigortası(2015)
- Langlands functoriality principle(2021)
