Yüksek LisansAçık Erişim

Medeni usul hukukunda davaya vekalet ehliyeti

2010
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Doç. Dr. Refik Korkusuz

Özet (TR)

Davaya vekâlet; davada taraf olan kişi veya kişilerin, yetkili kılacağı birveya birden fazla vekil aracılığı ile davada kendilerini temsil ettirmesi olaraktanımlanabilir.Davanın vekil ile takip edilmesine ilişkin hususlar Hukuk UsulüMuhakemeleri Kanunu 59-71. maddeler arasında ve Avukatlık Kanunu 35.maddelerinde düzenlenmiştir. Türk Hukukunda ilke olarak, vekil aracılığı iledavayı takip etme zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak taraflardan biri vekil iletemsil edilmek isterse yalnız belirli kişileri vekil olarak seçebilir. Çünkü birkimseyi davada temsil etmek, icra işlemlerini yapmak ve diğer hukuksal işlemleriyapmak uzmanlık gerektiren işlerdendir. Bu işleri yapmakta belli bir eğitim vedeneyime dayanmaktadır. Ayrıca vekil tarafından yapılacak bu işlemler, müvekkiltarafından yapılmış gibi etki doğuracağından yani müvekkil açısından telafisimümkün olmayan sonuçlar doğurabileceğinden, davaya vekâlet ehliyetine sadecebelli kişilere verilmiştir. Buna göre; avukatlar, avukatlık ortaklığı, belli hallerde destajyer avukat, dava vekili ve dava takipçisi davayı vekil olarak takip edebilir.Ayrıca özel kanun hükümlerine göre de bazı kişilere davayı vekil sıfatı ile takipetme yetkisi verilmiştir.Davaya vekâlet ehliyeti dava şartıdır. Bu yüzdende hâkimin bizzatgözetmesi gereken bir husustur. Hâkimin, davada vekâlet ehliyeti eksikliğinigördüğü zaman davayı dava şartlarından ret etmesi gerekmektedir. Davayavekâlet ehliyeti olmayan bir kimse vekil sıfatıyla dava açarsa, o kimsenin geçerlibir dava vekâletnamesi bulunsa bile, davaya vekâlet ehliyeti olmadığından,mahkeme, davayı esasa girmeden dava şartı yokluğundan reddetmekleyükümlüdür. Dava, davaya vekâlet ehliyeti bulunmayan bir vekil tarafındanyürütülmüş ve karar verilmişse, bu karar usule aykırıdır. Bu açılmış bir davanındavaya vekâlet ehliyeti olmayan kimse tarafından vekil sıfatıyla takip edilmişolması şeklinde veya davaya vekâlet ehliyeti olmayan bir kimsenin vekil sıfatıylaIIdava açmış olması ve vekâlet ehliyetinin olmadığı fark edilmeden davayabakılmış ve karar verilmiş olması şeklinde olabilir. Her iki durumda da bu usuleaykırılık mutlak bozma sebebidir. Ayrıca davaya vekâlet ehliyeti olmadığı haldedavaya vekâlet ehliyetinin kapsamına dâhil isleri yapanlara Avukatlık Kanunundabir takım müeyyideler bağlanmıştır.Bir kişi, davaya vekâlet ehliyeti olan kişilerden birinin kendisini davadatemsil etmesini istiyorsa öncelikle bu kişiye vekâlet vermesi gerekmektedir.Vekâlet verme ise vekâletname ile olmaktadır. Verilecek olan vekâletin türünegöre vekilin yapabileceği işlemler değişecektir. Vekilin, müvekkil için özelsayılan işlemleri yapabilmesi için vekâletnamesinde bu konuda özel yetki verilmişolması gerekmektedir. Fakat özel yetki verilmemiş olsa dahi vekil, genelvekâletnamesi ile davanın takibi sırasında olağan tüm işlemleri yapabilecektir.Davaya vekâlet ve vekâlet ehliyeti belli şartlar altında son bulmaktadır.Vekilin ölümü, fiil ehliyetini kaybetmesi, iflası, azli veya müvekkilin ölümü,iflası, fiil ehliyetini kaybetmesi gibi haller davaya vekâleti sona erdirennedenlerdendir.

Yazar

Dr. Hüseyin Yürük

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Hüseyin Yürük (Yüksek Lisans Tezi). Medeni usul hukukunda davaya vekalet ehliyeti, 2010, Dicle University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Dicle University tezlerinden daha fazlası