Yüksek LisansAçık Erişim

Mekânın özü: Maddesel gerçeklik ötesi, mekânsal aura

Bu tez size mi ait?

Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.

2016
0 görüntülenme
0 i̇ndirme

Özet (TR)

Tez, aurası olmayan, hissiz fakat görüntü odaklı, sayısal ve metalaşmış mekânlara olan rahatsızlıktan dolayı ortaya çıkan bir anlam arayışıdır. Mekânı salt fiziksellikle ele almaz, bütün maddesel ve maddesel olmayan bileşenleri araştırır. Bunların birleşimlerinden doğan enerjiyi yani aurayı inceler. Bu aura insanın mekânla fiziksel ötesi ilişki kurmasını sağlarken, aynı zamanda insanın mekânda bıraktığı izleri de içerir. Buna göre mekânla olan iletişimde (farkında olmadan veya farkındalıkla) bütün geçmişiyle bağlantı kurulur, bu mekândaki deneyimi yoğunlaştırır. Aurası olan bir mekân kişiyi kendine çeker, lineer düşünmenin aksine anlık duygusal algıyla onu etkiler. Böyle mekânlar dokunsal mekânlardır, motivasyonu fizikselliğin altında yatar. Dokunsal mekânlar bireyin ve toplumun var oluşunu anlamlandırır ve güçlendirirler, yaşanmışlıklar oluşturur ve hayalgücünü tetikler. Oysa tamamen fizikselliğe yönelen ve sadece görmeyi yücelten bir mimari yaklaşım, zamanla insanı yalnızlaştıran ve soyutlanan bir varlık haline getirir. Anlamını kaybeder. Halbuki insan sadece fiziksel bir varlık değildir, duyguları ve kendi aurası var olan bir bütündür. Mekânların insanlar üzerinde değişik etkileri vardır, bu insanın algısına, o anki ruh hâline, belleğine göre değişiklik gösterebilir. Fakat yine de mekânın aurası farklı kökten gelen bir çok insanı etkilemeyi başarabilir. Bu mekânın dokunsal olmasından peydahlanmış, fiziksel ve olgusal durumların, kaynaşmaların, çakışmaların toplamı yani aurasının sonucudur. Yani bu durumda mekânın aurası çok değişkenli, kısmen kontrol edilebilen bir olgudur denebilir. Bu olgu mekânsal deneyim, aidiyet oluştururken, duygusal tepkimeyi ve hayal gücünü tetikler. İnsan mekândan etkilenir, mekânı sever veya rahat hisseder, yer duygusu oluşur. Öyle ki mekân ve insan arasında oluşan bu etkileşim, insanların tavırlarının ve kıyafetlerinin mekândan mekâna farklılık göstermesine neden olur. Tezin çalışmasının ilk bölümünde aura kavramının bir kullanıcı olarak bireyler için ne ifade ettiği ve bireyleri nasıl etkilediği anket yöntemiyle araştırılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre bireyler, mekâna ait hissetmede, deneyimlemede, mekânda rahat olmada, mekânsal auranın önemli ölçüde etkili olduğunu düşünmektedir. Mekânsal auranın olmadığı yerlerde ise, mekânı terk etmek istediklerini belirtmişlerdir. Çalışmanın ikinci ve ana bölümünde aurası olan iki mekân, Vals Kaplıcası ve Sancaklar Camii Pallasmaa kavramları üzerinden, kişisel görüşmeyle elde edilen bireylerin deneyimi ve mimarların tasarım yaklaşımıyla desteklenerek incelenmiştir. Yapıların duyuları ve hisleri esas alan, özgün ve tevazu gösteren tasarım yaklaşımlarının, duyusal; dolayısıyla aurası yoğun mekân oluşturduğu, kişilerin hayal gücünü tetikleyen, duygularını, aidiyetini ve anılarını oluşturan mekânlar olduğu tespit edilmiştir. Özet olarak, tezde auranın dinamikleri incelenmiş, kişinin dünyasal varoluşunu anlamlı halde getirdiği vurgulanmıştır. Böyle bir mekânın ise mimarın deneyimlerinden, hislerinden, hayal dünyasından feyzaldığı görülmüştür. Tez, anlamın kaybolduğu mimarlığa aslında ilkel bir pencereden bakmayı ve anlam aramayı amaçlamıştır.

Yazar

Esra Ecem Öksüz

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Esra Ecem Öksüz (Yüksek Lisans Tezi). Mekânın özü: Maddesel gerçeklik ötesi, mekânsal aura, 2016, İstanbul Technical University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

İstanbul Technical University tezlerinden daha fazlası