Medical SpecialtyOpen Access

Meslek hastalığı sürecinin kalitatif değerlendirilmesi

2020
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Bülent Kılıç ; Prof. Dr. Arif Hikmet Çımrın

Abstract (TR)

Giriş ve Amaç Meslek hastalıkları için modern zamanların "sessiz salgını" ifadesi de kullanılmaktadır. Dünyada hergün 7500 insanın, 6500'ü iş-ilişkili hastalıklar ve 1000'i iş kaza ve yaralanmalarından olmak üzere, iş nedeniyle öldüğü tahmin edilmektedir. Ülkemizde meslek hastalıkları açısından gerek tanı gerek sürveyans sisteminde ciddi bir açık olduğu birçok yayında vurgulanmaktadır. Bu tanı ve sürveyans açığına bağlı olarak, tanı ve sürveyans dışında kalan çalışanların ve ailelerinin maddi ve manevi kaybı tazmin edilememekte ve sosyal korumadan mahrum kalmaktadırlar. Gerek koruma ve önleme programlarının gerekse tanı, tedavi ve rehabilitasyon programlarının oluşturulması ve sürdürülmesinde, ihtiyaç duyulacak bilgiyi arttırmak ve kanıt oluşturarak bu süreçlere olumlu katkı yapabilmek için yeterli İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) araştırma geliştirme finansmanına ve kalitatif/kantitatif bilimsel araştırmalara gereksinim vardır. Bu araştırmanın amacı, Dokuz Eylül Üniversitesi İş ve Meslek Hastalıkları Kliniği'nde meslek hastalığı tanısı almış kişilerin, tanı öncesi, tanı ve tanı sonrası süreçlerdeki duygu, düşünce, gözlem ve deneyimlerinin saptanması ve değerlendirilmesidir. Yöntem Bu araştırma kalitatif (nitel) tipte, fenomenolojik (olgubilimsel) yaklaşımlı, betimleyici ve yorumlayıcı bir araştırmadır. Dokuz Eylül Üniversitesi İş ve Meslek Hastalıkları Kliniği'ne, görüşmelere başlanma zamanına göre, son 6 ay içerisinde başvurmuş, meslek hastalığı tanılı çalışanlardan, amaca uygun örnekleme yöntemi ile seçilmiş 12 çalışanla anlatı görüşmesi yapılmış, görüşmelerde alınan ses kayıtları transkripte edilerek tematik içerik analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Triangülasyonun sağlanması amacıyla, aynı klinikten kıdem ve deneyim düzeyine göre, 1 akademisyen, 1 uzman, 2 yandal uzmanlık öğrencisi ve 1 personelle de derinlemesine görüşme yapılmıştır. Ayrıca ülkemizdeki İSG sistemi ve programı, Rantanen ve ark.nın yöntemiyle, İSG alanında yayınlanmış ulusal ve uluslararası rehber dokümanlardan seçilenler ise doküman analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Bulgular Görüşülen 12 katılımcının 2'si kadın 10'u erkektir. Katılımcılar 31-58 yaş aralığında olup, yaş grupları açısından dağılım dengelidir. İşkolları açısından madencilik ve çeşitli imalat işkollarından olanlar ağırlıklıdır. Mevcut tanıları incelendiğinde bazılarının birden fazla tanısı olup, solunum sistemi ve nöromuskuler sistemin hastalıkları ayrıca işitme kayıpları ağırlıktadır. Transkripte edilmiş metinlerdeki ifadelerden oluşturulan alt kodlar, kognitif ve psikolojik, sosyokültürel, sosyoekonomik ve iş yeri alanlarında kategorize edilmiş ve fen ve sosyal bilim literatürü eşiliğinde temalar oluşturulmuştur. Ortaya çıkan temalar "Göç ve Katastrofi", "Proleterleşme", "Alt Sosyokültürel Örgütlenme ve Gettolaşma", "Geleneksel Çalışma Kültürü ve Örgütlenmeleri", "Prekarizasyon ve Prekaryöz Çalışma", "Kötü Muamele ve İş yeri Zorbalığı", "Travma ve Benlik Krizi", "İfşa ve Yüzleşme", "İfşa ve İnsandışılaştırılma", "Yeni benlik ve Uzlaşma" olarak son halini almıştır. Bu temalar altında en sık tekrar eden kodlar iş güvencesizliği, yoksulluk, eğitimsizlik, hemşehricilik, damgalanma, korku ve kaygıdır. Anahtar kişilerin meslek hastalıklarıyla ilgili en çok tekrar eden kodları ise tanı koyma süreci ve sonrasına yönelik karşılaştıkları durumlar, hekimlerin farkındalık eksikliği, tetkik ve konsültasyon süreçlerinde uzamalar, meslek hastalığı tanısı sonrası süreçlerin ağır işlemesi ve İSG profesyonellerinin yaşadıklarını ifade ettikleri vicdani ikilemler olmuştur. Sonuç Sonuçta araştırmanın odağında olan ve meslek hastalığı olarak algılananın, sadece tıbbi bir tablo veya tanı değil, dar bağlamda iş yerindeki, geniş bağlamda ise bu iş yerinin sadece küçük bir temsili olduğu uluslar ötesi alandaki çalışma hegemonisinin, yayılım gösterdiği ve kırılımlar yaptığı farklı ortamlardan biri olan çalışanın bedeninde kendisini açığa vuran (ifşa olan) bir fenomen olduğu ve böyle izlendiği değerlendirilmiştir. Meslek hastalığı olarak algılanan bu fenomenin, tanı öncesinde de sosyokültürel ve sosyoekonomik ortamlarda yayılarak proleterleşme, göç, gettolaşma, prekarizasyon, kötü muamele ve iş yeri zorbalığı (psikolojik taciz) gibi farklı kırılımlara uğrayarak, meslek hastalığı olarak çalışanın bedeninde ifşa olmasından ve tanı almasından sonraki süreç ve ortamlarda da, damgalanma ve insandışılaştırılma kırılımları ile yayılımına devam ettiği izlenmiştir. Öneri olarak birçok kurumun yetki ve sorumluluk alanına giren İSG sisteminde, eşgüdüm ve işbirliğini sağlayacak ve denetleyecek, buna yetkili ve özerk bir üst düzey yürütme mekanizmasının kurulması sağlanmalı ve paydaş kurumların kapasitesi ve niteliği iyileştirilmelidir. Tanı koyma sürecindeki uzamalar engellenmeli, hekimlerin farkındalık eksikliği giderilmelidir. Sonuç olarak ILO'nun ilk genel direktörü Albert Thomas'ın bir asır önce belirttiği irade ve organizasyon gerekliliği, halen bütün diğer verilebilecek önerilerin en başında geleni gibi görünmektedir. Anahtar Sözcükler: meslek hastalıkları, kalitatif araştırma, yoksulluk, iş güvencesizliği, damgalama

Author

Dr. Ali Erkin Kahraman

How to Cite

Ali Erkin Kahraman (Tıpta Uzmanlık Tezi). Meslek hastalığı sürecinin kalitatif değerlendirilmesi, 2020, Dokuz Eylül University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Dokuz Eylül University