Structural performance evaluation of an existing RC building by non-linear dynamic analysis
2015
0 views
0 downloads
Advisor: Assoc. Prof. Dr. Beyza Taşkın Akgül
Abstract (TR)
Dünyada, yılda yaklaşık 17.000 kişi deprem felaketi nedeniyle hayatını kaydetmektedir. Bu sayıyı azaltmak yapıların, yer hareketlerine karşı dayanmaları için, deprem koduyla yapılmalarını gerektirir. Bu deprem kodlarının amacı zayıf binaların çökmesi nedeniyle oluşan yaşam kayıplarını en aza indirmektir. Dünyadaki her ülkenin, yapıları bu konuyla ilgili olarak analiz ve kontrol etmek üzere, bir deprem kodu vardır fakat bunların hepsi de yalnızca yapıların büyük deprem yüküne, yaşama kasteden bir hasar ve özellikle yapı çökmesi ya da büyük enkaz olmadan, direnç gösterebilmesi doğrultusundadır. Deprem yönetmeliği yayınlatan ilk deprem kodu Lizbon-Portekiz'de yasallaşmıştır. Sismik olarak Türkiye, dünyada deprem karşısında en tehlikeli olan ülkelerden biridir. Türkiye'nin çoğu, devasa Avrasya, Arabistan ve Afrika plakaları arasında ezilen bir alt-plaka, Anadolu tektonik plakası üzerinde oturmaktadır. Arap plakası Türkiye'yi kuzeye doğru iterken, Anadolu plakası saat yönünün tersi yönde hareket eder fakat Avrasya plakasına bağlı olarak, kuzeye hareket etmesi engellenir. Bu durum sismik sürtünmeye ve dağ oluşumuna neden olur ve Türkiye'nin en kalabalık büyük şehri ve birçok aktif faya komşu olan İstanbul'da depremler oluşturur. Kolombiya Üniversite'sindeki The Centre for International Earth Science Information Network (CIESN) (Uluslararası Yer Bilimi Bilgi Ağı Merkezi) İstanbul'u bir "çok yüksek" sismik hasar yerleşimi olarak kategorize eder. Ek olarak CIESN, İstanbul'u depremden doğacak ekonomik kayıp ve ölüm oranlarının en yüksek seviyesine koyar. Yapısal dinamikler, dinamik denge içindeki bir gövde ya da yapının araştırılması olarak düşünülebilir. Bu denge halinin matematiksel ifadesi hareket denklemidir. Statik denge denklemi yapının iç kuvvetleriyle dışarıdan uygulanan kuvvetler arasında dengeyi ifade ederken, hareket denklemi iç ve dış kuvvet terimlerinin eşitlik noktasını (ki bunlar statik denge denklemindekilerin aynısıdır) ve kütle eylemsizliğini ve sönümlenme etkisini ifade eder. Eylemsizlik terimi yer değiştirmenin zamana göre ikinci türevini, sönümlenme terimi ise birinci türevini kapsarken, hareket denklemi, sabit katsayılarla, ikinci dereceden diferansiyel bir denklemdir. Yapıyı analiz etmek için iki yöntem vardır. Birincisi, lineer statik analiz ve lineer dinamik analiz olarak bölünmüş olan, lineer analizdir. Lineer analizde, yapısal tepkinin lineer olduğu ve katılık matrisinin zaman boyunca değişmediği kabul edilir. Diğer yanda, çelik, zorlamadaki değişimlere rağmen gerilimin hemen hemen sabit kaldığı esneklik sınırına ulaştıktan sonra, belirli bir gerilime kadar ("orantılı limit" olarak adlandırılır) lineer olarak esnektir. Bu esneklik sınırının ötesinde, gerilim, akma sınırındaki dayanıklılığa oldukça yakın gerilimdeki bozulmaya kadar azalırken, zorlamayla (pekleşme) beraber tekrar maksimuma (nihai dayanıklılık, fult) yükselir. Çelik için bu çalışmada kullanılan elastik-kusursuz-plastik (EPP: elastik-perfectly-plastic) modeli gerilimin zorlamayla birlikte bozulma noktasına kadar lineer olarak değişeceğini ve bunun ötesinde sabit kalacağını kabul eder. Beton ve çeliğin ikisi de lineer olmayan materyaller olduklarından, RC'nin maddesel doğrusal olmayışı her ikisinin de karmaşık bir kombinasyonudur. Bunlar yaklaşık olarak RC tasarımı için Nihai Dayanıklılık Tasarımı (USD: Ultimate Strength Design) yöntemi içinde düşünülürler. Bu çalışmada, bunlar, seksiyonun parçalanmamış olduğu bir aşamayla (artan eğrilikle beraber seksiyonun bükülme momentinin azaldığı bir aşama) başlayıp bozulmaya doğru giden, rastgele bir RC seksiyonu için moment-eğrisi ilişkisini geliştirmek için kullanılmışlardır. Son on yıllardaki artışla, yüksek binaların ve gökdelenlerin inşası sismik tasarım süreçlerinde sismik direnç ve emniyet konuları bağlamında anlamlı gelişmeler ortaya koymuştur. Sismik analiz yapısal analizin bir alt seti ve depremlere maruz kalmış bir bina yapısının tepkisinin hesaplanmasıdır. Depremlerin hüküm sürdüğü bölgelerde, yapısal tasarım sürecinin bir parçasıdır. Depremin bir artçı dalgası vardır ve bu yüzden, binalar her yönden emniyete alınmalı ve sismik yüklere karşı ayrı ayrı analiz edilmelidir. İkinci yöntem ise deprem hızlanmasının ya da zorlamasının tüm deprem zamanlarında aynı olduğunun kabul edildiği lineer olmayan statik analize bölünmüş olan lineer olmayan analizdir. Bir yapının maddesel ve geometrik doğrusalsızlık ile incelenmesi lineer olmayan statik analizle yapılabilir. Bu yöntemde, depremin neden olduğu ve yapılara, belirli bir noktanın (hedef noktası) yer değiştirmesinin yanal zorlama altında belli bir miktara ulaşmasına ya da yapının yıkılmasına kadar, statik ve dereceli şekilde artarak uygulanan yanal yük, yanal kuvvet altında ya da yapının yıkılmasıyla belli bir miktara ulaşır. Bu yöntem sismik yük altındaki yapısal davranışın iyi bir tahminini sağlar ve çantada keklik yöntemi olarak bilinir. Lineer olmayan dinamik analiz yer hareketleri kayıtlarının kombinasyonunu ile ayrıntılı bir yapısal modelden yararlanır ve böylece, görece olarak düşük belirsizlikteki sonuçlar üretebilir. Lineer olmayan dinamik analizde, yer hareketi kaydına tabi tutulan ayrıntılı yapısal model, modeldeki her bir özgürlük derecesi için bileşen deformasyonlarının tahminlerini üretir ve model tepkiler karelerin-kare-kök-toplamı gibi planlar kullanılarak birleştirilir. Lineer olmayan analiz en kesin fakat aynı zamanda karmaşık bir yöntemdir çünkü girdi olarak çok fazla bilgiye ihtiyaç duyar ve analiz saatler alır. Bu yüzden, bu yöntem çok önemli yapılar için kullanılır. Lineer olmayan dinamik analiz için yer hareketi kayıtları ihtiyaçtır çünkü biz deprem hızlanmasını tahmin ediyoruz ve bu yapıları gelecekteki yer hareketi kayıtlarına karşı kontrol etmek istiyoruz. Bunun için yapay yer hareketi kayıtları kullanılmaktadır. Bu kayıtlar gerçek deprem kayıtlarından daha zorludur. Bir yapının lineer olmayan tepkisi deprem yer hareketi, rüzgâr basıncı, dalga hareketi, patlama, makine titreşimi ve trafikteki hareketler gibi farklı yükleme şartlarından kaynaklanıyor olabilir. Fakat bunların içinde deprem hareketi, yapıların tepkisi üzerinde en çok etkisi olandır ve bu nedenle, deprem sorunlarıyla bağlantılı olarak, lineer olmayan davranış üzerine daha fazla araştırma yapılmıştır. Yapıların lineer olmayan dinamik analizi eylemsiz kuvvetler, sönümlenme, zorlama oranı etkisi ve osilasyon (salınım) gibi bazı noktalarda lineer olmayan statik analizden farklıdır. Bu tezde, DRAIN-2DX programından faydalanan yedi farklı deprem kaydına konu olmuş ve kuvvetlendirilmiş bir beton yapının (KASIMPAŞA) lineer olmayan dinamik tepkisini değerlendirmek için bir çaba gösterilmiştir. Çalışmada, binanın yapısal performansı da araştırılmıştır. İkinci bölümde, ikisi de dinamik ve statik analizler için sınıflandırılmış olan lineer analizden lineer olmayan analize kadar farklı analiz yöntemleri tartışılmıştır. Her bir yöntemin, ikinci bölümde açıklanan, avantajları da dezavantajları da vardır. Üçüncü bölümde, lineer olmayan dinamik analiz metodolojisi tanımlanmıştır. Hareketin dinamik denkleminden başlayarak, bir binanın sismik yükler altında nasıl yer değiştirdiği gösterilmiş ve yapısal davranış modelleri tarif edilmiştir. Daha ötesi, üçüncü bölümde, RC unsurları için farklı histeretik davranış modelleri gösterilmiştir. Bu tezde kullanılmış olan lineer olmayan dinamik analiz bilgisayar programı DRAIN-2DX giriş bilgisinden başlayarak programın çıktısına ve gerekli bilgilerin kaydedilmesine kadar programın nasıl kullanılacağını tarif eder. Son bölümde, dört katlı bir binanın yapısal analizleri sonuçlarla birlikte gösterilmiştir. Lineer olmayan dinamik analiz boyunca tasarım spektrumu ile uyumlu 7 adet simüle edilmiş deprem hareketi kullanılmıştır. Yapısal tepkiler hesaplanmış ve yapısal sistemin performansı değerlendirilmiştir. Kasımpaşa binası İstanbul'dadır ve lineer olmayan dinamik analize tabi tutulmuştur. Bu yapıyı analiz etmek için yedi farklı yer hareketi kaydı kullanılmış ve sonra 2007 Türkiye kodu ile, elemanlar hasar zonu tanımlanmış ve kesme kuvveti ve binanın yer değiştirmesi 1975 deprem koduyla kontrol edilmiştir çünkü bina 1979 yılında inşa edilmiştir ve bu kodla analiz edilmesi gerekmektedir. Sonuç olarak, bazı unsurlar (kolon ve kirişler) yıkılma hasar zonunda olduğundan bu binanın kullanılmadan önce güçlendirilmesi gerekmektedir.
Author
Dr. Mohammadreza Khajehpour
Institution
How to Cite
Mohammadreza Khajehpour (Yüksek Lisans Tezi). Structural performance evaluation of an existing RC building by non-linear dynamic analysis, 2015, Istanbul Technical University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Istanbul Technical University
- Investigation Of Stretching Effect With Mixed Finite Element Formulations For Laminated Beams And Plates(2023)
- Veri madenciliği yöntemlerini kullanarak anemi sınıflandırılmasına yönelik bir uygulama(2015)
- Moebius elektrolizi anot çamurlarından platin grubu metallerin uzaklaştırılması ve geri kazanımı(2015)
- İlçe belediye hizmet binalarında tasarım yaklaşımlarının mekân dizim yöntemi ile incelenmesi(2015)
- Bir II. Alman İmparatorluğu projesi: Kaiser Wilhelm Anıtı'ndan Alman çeşmesine(2015)
- Soil salinity mapping by integrating remote sensing data with ground measurements; a case study in Lower Seyhan Plate, Adana, Turkey(2015)
