Yüksek LisansAçık Erişim

Morfolojik, biyokimyasal ve verim faktörleri değerlendirilerek farklı soya genotiplerinde kuraklığa dayanıklılık düzeylerinin belirlenmesi

2025
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Dr. Öğr. Üyesi Rüstem Üstün

Özet (TR)

Su kıtlığı ve beklenmedik kuraklık olayları, günümüzde tarımda ciddi kayıplara neden olan en önemli abiyotik stres faktörleri arasında yer almaktadır. İklim değişikliği, öngörülemeyen hava desenlerini şiddetlendirmiş ve küresel ölçekte beklenmedik kuraklık dönemlerinin oluşmasına sebep olmuştur. Kuraklık stresi, soyada dünya çapında önemli verim kayıplarına neden olan temel faktörlerden biridir. Deneyimiz dört farklı uygulamayı içermektedir: çiçeklenme döneminde sulamanın durdurulduğu (T1), bakla tutma döneminde durdurulan (T2) ve bakla doldurma döneminde durdurulan (T3) ve normal sulama uygulanan kontrol grubu (T0). Çalışmada, yerel ve yabancı kökenli on farklı soya genotipi, üç farklı kuraklık koşullarında değerlendirilmiştir. İlk uygulama olan çiçeklenme dönemindeki (T1) kuraklık stresine genotipler arasında nispeten daha yüksek bir tolerans gözlemlenmiştir. Bu durum, bitkilerin bu dönemde kuraklık yanıt mekanizmalarını aktif hale getirme fırsatına sahip olmasından kaynaklandığı düşünülmektedir. Ancak bakla tutma dönemi (T2), soyada kuraklık stresine karşı en hassas dönem olarak belirlenmiştir. Bu dönem, daha kısa bir kuraklık süresine maruz kalmasına rağmen, bitkiler üzerinde daha yüksek verim kayıplarına neden olmuştur. Bu bulgu, su sınırlılığı koşullarında soya yetiştiriciliğinde bakla tutma döneminin daha kritik olduğunu göstermiştir. Bu çalışmada bitki boyu ve dal sayısı gibi parametrelerin verim üzerinde anlamlı bir etkisi bulunmamıştır. Protein ve yağ içerikleri arasında da genotiplerde sadece çok az sayıda örnekte belirgin farklar tespit edilmiştir. T1 uygulaması bitki boyunda en düşük değere neden olmuşken, T2 uygulamasında ise bu kritik büyüme dönemindeki yüksek kuraklık hassasiyeti sebebiyle verim ve bin dane ağırlığı en düşük seviyede gerçekleşmiştir. Bu kapsamlı analiz, yerel toprak ve su kaynaklarına uygun soya çeşitlerinin seçilmesi açısından değerli bilgiler sunmuştur. Kontrol gruplarında yağ ve protein içerik oranları genel olarak daha yüksek seviyede tespit edilmiştir. Kuraklık şiddetinin artmasıyla bu oranlarda olumsuz bir etki gözlenmiştir. Çalışmada yer alan bazı genotiplerde yağ ve protein içeriklerinde istatistiksel olarak anlamlı azalmalar saptanırken, diğer genotiplerde bu farklılıklar istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda çiftçiler, özel ihtiyaçlarına ve çevre koşullarına uygun genotipleri seçerek bilinçli kararlar alabilirler.

Yazar

Dr. Muhammad Amjıd

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Muhammad Amjıd (Yüksek Lisans Tezi). Morfolojik, biyokimyasal ve verim faktörleri değerlendirilerek farklı soya genotiplerinde kuraklığa dayanıklılık düzeylerinin belirlenmesi, 2025, Akdeniz University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Akdeniz University tezlerinden daha fazlası