New York Sözleşmesi bağlamında usûlî tenfiz engelleri
2015
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Güray Erdönmez
Abstract (TR)
Uluslararası hakem kararlarının tanınmasına ve tenfizinine dair 10 Haziran 1958 tarihli New York Sözleşmesi, mezkûr kararların tenfizi bakımından uluslararası ticaretin gereksinimlerini karşılamaya yönelik en önemli belgedir. Gerçekten, 154 devletin New York Sözleşmesi'ne taraf olduğu göz önüne alınırsa neredeyse tüm dünyada kabul gören bir antlaşma olduğunu söylemek mümkündür. Bu bağlamda, New York Sözleşmesi hükümlerinin ve tenfiz mahkemesi kararlarının incelenmesi önem arz etmektedir. Uluslararası hakem kararlarının tenfizine engel olabilecek sebepler New York Sözleşmesi'nin V. maddesinde düzenlenmektedir. Bu maddenin ilk fıkrası aleyhine tenfiz talebinde bulunulan tarafın iddia ve ispat etmesi hâlinde dikkate alınabilecek sebepleri düzenlemekteyken, ikinci fıkrası tenfiz mahkemesince kendiliğinden dikkate alınabilecek sebepleri düzenlemektedir. Tenfiz mahkemesinin kendiliğinden dikkate alabileceği yalnızca iki tenfiz engeli bulunmaktadır. Bu bakımdan, New York Sözleşmesi'nin uluslararası hakem kararlarının basit ve hızlı bir şekilde tenfiz edilmesini amaçladığı söylenebilir. New York Sözleşmesi hükümlerinin belirtilen bu amaç doğrultusunda yorumlanması gerekmektedir. Tenfiz mahkemesinin kendiliğinden dikkate alıp alamayacağı yönündeki sınıflandırma bir kenara bırakılırsa New York Sözleşmesi'nde düzenlenen tenfiz engellerini maddî hukuka ilişkin tenfiz engelleri ve usûl hukukuna ilişkin tenfiz engelleri olarak ele almak mümkündür. Maddî hukuka ilişkin tenfiz engelleri New York Sözleşmesi'nin V(1)(a) maddesinde düzenlenen tarafların ehliyetsizliği ve tahkim sözleşmesinin geçersizliği, V(2)(a) maddesinde düzenlenen uyuşmazlık konusunun tahkime elverişli olmaması ve V(2)(b) maddesinde düzenlenen hakem kararının tenfizi talep edilen ülkenin kamu düzenine aykırı olmasıdır. Bu sebeplerden ilki aleyhine tenfiz talep edilen tarafın iddia ve ispat etmesi hâlinde dikkate alınmaktayken, diğerleri tenfiz mahkemesince kendiliğinden dikkate alınabilir. Diğer yandan, usûlî tenfiz engellerinin tamamı New York Sözleşmesi'nin V(1). maddesinde düzenlendiğinden yalnızca aleyhine tenfiz talep edilen tarafın iddia ve ispat etmesi hâlinde dikkate alınabilir. Çalışmanın konusunu oluşturan usûlî tenfiz engelleri hukukî dinlenilme hakkının ihlâli, hakemlerin yetkilerini aşmaları, tahkimin tâbî olduğu usûl kurallarına aykırılık ve hakem kararının bağlayıcı olmaması, iptal edilmesi ya da icrasının geri bırakılmasıdır. Usûlî tenfiz engelleri bu şekilde tespit edildikten sonra, sözü edilen tenfiz engellerini ikili bir sınıflandırmaya tâbî şekilde ele almak mümkündür. Bu bağlamda, medenî usûl hukukuna ilişkin bazı ilkeler bakımından tenfiz engelleri ve tahkime ilişkin usûl kuralları bakımından tenfiz engelleri şeklinde bir ayırıma başvurulmuştur. Böyle bir sınıflandırmaya gidilmesinin temel sebebi, ulusal hukuk sistemlerinde düzenlenen bazı ilkeler ile tahkimin niteliği gereği göz önüne alınması gereken usûl kurallarını ayrı ayrı değerlendirerek uluslararası tahkimin liberal bakış açısı ile ulusal hukuk sistemlerinin bu kavramlara yaklaşımını karşılaştırmalı olarak inceleme düşüncesidir. Medenî usûl hukukuna ilişkin bazı ilkeler bakımından tenfiz engelleri başlığı altında hukukî dinlenilme hakkının ihlâli ve taleple bağlılık ilkesinin ihlâli incelenmiştir. Tahkime ilişkin usûl kuralları başlığı altında ise, hakemlerin tahkim sözleşmesinin sınırlarını aşmaları, tahkimin tâbî olduğu usûl kurallarına aykırılık ve hakem kararının bağlayıcı olmaması, iptal edilmesi ya da icrasının geri bırakılması ele alınmıştır. Çalışmanın konusunu oluşturan tenfiz engelleri incelenirken tek bir ulusal hukuk sistemi referans alınmamış ve tenfiz mahkemelerinin verdiği kararlara olabildiğince değinilmeye çalışılmıştır. Bununla birlikte, New York Sözleşmesi hükümlerine karşılık gelen MÖHUK hükümlerine ilgili dipnotlarda yer verilmiştir. Üç bölüm hâlinde kaleme alınan bu çalışmanın ilk bölümünde New York Sözleşmesi'nin tarihçesi hakkında genel bir bilgi verilmiş ve hangi hakem kararlarının Sözleşme kapsamında ele alınabileceği incelenmiştir. Bu bağlamda, Cenevre Sözleşmeleri'nin uygulamada yarattığı sorunlara değinilmiş ve New York Sözleşmesi'yle bu sorunların ne şekilde giderilmeye çalışıldığı ele alınmıştır. Sonrasında, New York Sözleşmesi kapsamında tenfizi talep edilebilecek olan hakem kararları belirlenmiştir. Bu bağlamda, yabancı bir ülkede verilen hakem kararları ve tenfizi talep edilen ülkede ulusal sayılmayan hakem kararları ayrı başlıklar altında incelenmiştir. Kapsam başlığı altında taraf devletlerin ileri sürebilecekleri çekincelere de değinilmiştir. Bu çekincelerden ilki karşılıklılıktır. Diğeri ise, New York Sözleşmesi hükümlerinin yalnızca ticarî nitelikteki uyuşmazlıklara uygulanacağına yöneliktir. Tahkim usûlünün tâbî olduğu kuralların belirlenmesi başlığı altında ise, kurumsal tahkim kurallarına tâbî olarak verilen hakem kararlarının tenfizine ilişkin görüşler ortaya koyularak değerlendirilmiştir. Sözü edilen görüşlerin ilk bölümde değerlendirilmesinin sebebi, hakem kararının tenfizine engel olabilecek sebepler incelenirken özellik arz eden durumlarda kurumsal tahkim kurallarına tâbî olarak verilen hakem kararlarının ilgili başlıkla bağlantılı olarak ayrıca ele alınmış olmasıdır. Bu anlamda, sözü edilen görüşlerin en baştan değerlendirilmesinin bir bütünlük sağlayabileceği düşünülmüştür. Tahkim usûlünün kurumsal tahkim kurallarına tâbî olması konusunda klâsik görüş ve modern görüş incelenmiştir. Klâsik görüş tahkim usûlünün mutlaka bir ulusal hukuk sistemiyle bağlantılı olması gerektiğini ileri sürmekteyken, modern görüş herhangi bir ulusal hukuk sistemiyle bağlantılı olmayan ve kurumsal tahkim kurallarına tâbî olarak verilen hakem kararlarının New York Sözleşmesi kapsamında tenfiz edilebileceğini ileri sürmektedir. Bu bağlamda, klâsik görüşü benimseyenlerin modern görüşe yönelttiği itirazlar ayrıca ele alınmış ve değerlendirilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde medenî usûl hukukuna ilişkin bazı ilkeler bakımından tenfiz engelleri incelenmiştir. Bu bağlamda, ele alınan ilk tenfiz engeli hukukî dinlenilme hakkının ihlâlidir. Hukukî dinlenilme hakkının ihlâli incelenirken alt unsurların sınıflandırılması bakımından Kara Avrupası hukuk sistemlerindeki eğilim dikkate alınmıştır. Bu bakımdan, hakem yargılamasının arz ettiği özellikler bilgilenme hakkı, açıklama hakkı ve dikkate alınma hakkı çerçevesinde incelenmiştir. Bununla birlikte, hukukî dinlenilme hakkının ihlâli tahkimin tâbî olduğu usûl kurallarına aykırılıkla ve kamu düzenine aykırılıkla karşılaştırılmıştır. Nitekim, bazı durumlarda sözü edilen tenfiz engellerinden hangisine başvurulacağı konusunda tereddüt oluşabilecektir. Bilgilenme hakkı başlığı altında bilgilendirme usûlü ve bilgilendirmenin kapsamı ele alınmıştır. Bu bağlamda, bilgilenme hakkı bakımından uluslararası tahkimde özellik arz eden meseleler incelenmiştir. Açıklama hakkının konusu başlığı altında vakıalar, talep ve hukukî sebepler yanında ispat hakkının kullanılması meselesi ele alınmıştır. Bu bağlamda, uluslararası tahkimde delillerin sunulması, değerlendirilmesi, sınırlandırılması ve hakemlerin hangi delillere başvurulabileceği konusundaki takdir yetkisi incelenmiştir. Açıklama hakkının kullanılması başlığı altında ise, duruşma talep edilebilmesi ve açıklama hakkından feragat ele alınmıştır. Son olarak dikkate alınma hakkı bağlamında gerekçesiz hakem kararlarının tenfizi ve sürpriz karar verme yasağı incelenmiştir. İkinci bölümde incelenen bir diğer tenfiz engeli taleple bağlılık ilkesinin ihlâlidir. Bu kısımda hakemlerin talep edilen fazlasına karar vermiş olmaları (ultra/extra petita), hakemlerin bazı talepler hakkında karar vermemiş olmaları (infra petita) ve hakemlerin dostane aracı (amiable compositeur) sıfatıyla hareket etmiş olmaları incelenmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde tahkime ilişkin usûl kuralları bakımından tenfiz engelleri incelenmiştir. Bu bağlamda, hakemlerin tahkim sözleşmesinin sınırlarını aşmaları, tahkimin tâbî olduğu usûl kurallarına aykırılık ve hakem kararının bağlayıcı olmaması, iptal edilmesi ve icrasının geri bırakılması ele alınmıştır. Hakemlerin tahkim sözleşmesinin sınırlarını aşmış olmaları başlığı altında tahkim sözleşmesinin kapsamının ne şekilde yorumlandığı ve tahkim sözleşmesinin kapsamı hakkında karar verme yetkisi incelenmiştir. Nitekim, New York Sözleşmesi'nin V(1)(c) maddesi bağlamında hakemlerin yetkilerini aşmış oldukları iddiasıyla hakem kararının tenfizine itiraz edilen her davada tenfiz mahkemesinin tahkim sözleşmesini yorumlaması gerekmektedir. Her ne kadar ilk bakışta maddî hukuka ilişkin bir mesele olarak algılansa da sonuçlarını usûl hukuku alanında göstermesi bakımından tahkim sözleşmesi karma bir sözleşme niteliğindedir. Bu bakımdan, tahkim sözleşmesinin kapsamının ne şekilde yorumlanacağı meselesinin ele alınması faydalı görülmüştür. Tahkim sözleşmesinin yorumlanması bakımından genişletici yorum ve sınırlayıcı yorum yöntemleri incelenmiştir. Bununla birlikte, tahkim sözleşmesinin yorumlanmasında sözleşmenin genel esaslarının işlevi ve tahkim sözleşmesinin yorumlanmasına uygulanacak hukuk ele alınmıştır. Son olarak tahkim sözleşmesinin kapsamı hakkında karar verme yetkisi incelenmiştir. Tahkimin tâbî olduğu usûl kurallarına aykırılık başlığı altında hakem mahkemesinin oluşumunun tâbî olduğu usûl kurallarına aykırılık ve hakem yargılamasının tâbî olduğu usûl kurallarına aykırılık incelenmiştir. "Tahkimin tâbî olduğu usûl hukukuna aykırılık" yerine "tahkimin tâbî olduğu usûl kurallarına aykırılık" başlığının tercih edilmesinin sebebi, hakem yargılamasının kurumsal tahkim kurallarına tâbî olarak da yürütülebilmesidir. Bu anlamda, "usûl hukuku" ifadesiyle hakem yargılamasının mutlaka belirli bir ulusal hukuk sistemine tâbî olarak yürütülmesi gerektiği algısı oluşturmak istenmemiştir. Hakem mahkemesinin oluşumunun tâbî olduğu usûl kurallarına aykırılık başlığı altında hakemlerin bağımsızlığı ve tarafsızlığı ele alınmıştır. Bu bağlamda, bağımsızlık ve tarafsızlık kavramlarından ne anlaşılması gerektiği, yaygın olarak kullanılan kurumsal tahkim kurallarındaki düzenlemeler, hakemlerin bildirim yükümlülüğü, hakemlerin bağımsızlığını ve tarafsızlığını bertaraf edebilecek durumlar ve tenfiz isteminin reddi talebinin kabul edilmemesini gerektiren hâller incelenmiştir. Hakemlerin bağımsızlığını ve tarafsızlığını bertaraf edebilecek durumlar başlığı altında hakemler ile taraflar arasındaki ilişkiler ve hakemler ile tarafların vekilleri arasındaki ilişkiler ayrı ayrı ele alınmıştır. Bu bağlamda, 23 Ekim 2014 yürürlük tarihli Uluslararası Tahkimdeki Menfaat Çatışmalarına Dair IBA Kuralları'nın uygulanabilirliğine de değinilmiştir. Son olarak hakem kararının bağlayıcı olmaması, iptal edilmiş olması ya da icrasının geri bırakılması incelenmiştir. Öncelikle, hakem kararının bağlayıcılığından ne anlaşılması gerektiği gerek ulusal hukuk sistemlerine gerekse kurumsal tahkim kurallarına tâbî olarak verilen hakem kararları bakımından ayrı ayrı incelenmiştir. Nitekim, Cenevre Sözleşmeleri'nde sözü edilen kavrama yer verilmediğinden bağlayıcılık terimiyle ne ifade edilmek istendiği belirlenmelidir. Akabinde, hakem kararının iptal edilmiş olması başlığı altında mezkûr kararı iptale yetkili makam, iptal sebepleri, kurumsal tahkim kurallarına tâbî olarak verilen hakem kararlarının iptali ve iptal edilen hakem kararlarının tenfizi ele alınmıştır. İptal edilen hakem kararlarının tenfiz edilip edilemeyeceği konusunda farklı görüşler bulunmaktadır. Bununla birlikte, bazı ulusal hukuk sistemlerinde mezkûr kararların tenfizine ilşkin düzenlemeler mevcuttur. Bu bakımdan, sözü edilen görüşler ve düzenlemeler New York Sözleşmesi hükümleri bağlamında değerlendirilmiştir. Son olarak iptale ilişkin mahkeme ilâmının tanınması ve tenfiz kararının iptal davası sonuçlanıncaya kadar bekletici mesele yapılması incelenmiştir. Hakem kararının icrasının geri bırakılması ise müteakip başlık altında ele alınmıştır. New York Sözleşmesi önceki durumla karşılaştırıldığında uluslararası hakem kararlarının tenfizi bakımından büyük bir ilerleme sağlamıştır. Bu anlamda, New York Sözleşmesi'ne taraf devlet sayısının son derece fazla olması en önemli gelişme olarak değerlendirilebilir. Gerçekten, uluslararası hakem kararlarının tenfizi neredeyse tüm dünyada New York Sözleşmesi kapsamında talep edilebilmektedir. Bununla birlikte, New York Sözleşmesi uluslararası hakem kararlarının basit ve hızlı bir şekilde tenfizini amaçlamaktadır. Hakem kararının tenfizine engel olabilecek sebepler bu amaç doğrultusunda sınırlandırılmış ve iki sebep haricinde mezkûr sebeplerin varlığını ispat yükü aleyhine tenfiz talep edilen taraf üzerinde bırakılmıştır. Bu bakımdan, New York Sözleşmesi hükümlerinin belirtilen amaca uygun şekilde yorumlanması gerekmektedir.
Author
Dr. Mehmet Akif Gül
How to Cite
Mehmet Akif Gül (Yüksek Lisans Tezi). New York Sözleşmesi bağlamında usûlî tenfiz engelleri, 2015, Galatasaray University.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Galatasaray University
- Devletin yeni uzay faaliyetlerinden doğan uluslararası sorumluluğu(2025)
- Sermaye şirketlerinde ortakların ve organların kamu borçlarından sorumluluğu(2022)
- Le supporterisme comme une identite contre culturelle : etude des modes de construction identitaire dans et autour des stades de football a istanbul(2014)
- Le nouveau roman: claude simon et william faulkner(2014)
- Yöneticilerin sorumluluk sigortası(2015)
- Langlands functoriality principle(2021)
