Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Non-hodgkin lenfomalı hastalarda tedavi öncesi serum ürik asit düzeyinin prognostik önemi

2020
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Doç. Dr. Tuba Hacıbekiroğlu

Özet (TR)

GİRİŞ VE AMAÇ: Non-Hodgkin lenfoma tüm yaş gruplarında sıklığı artan ve hematolojik maligniteler arasında en sık görülen kanser türüdür. Çalışmamızın amacı NHL olgularında tanı anı ürik asit düzeyinin genel sağkalım üzerine olan etkisini, diğer prognostik faktörler ile ilişkisini araştırarak ürik asitin kendisinin prognostik bir faktör olup olamayacağı sorusuna cevap aramaktır. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışmamıza Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Hematoloji Kliniği'nde Ocak 2014-2019 tarihleri arasında başvuran 120 NHL tanılı hasta dahil edildi. Hastaların tanı anı ürik asit düzeylerinin evre, risk grupları, B semptomları, laboratuar değerleri ve tedavi yanıtları ile ilişkisi retrospektif olarak değerlendirilip genel sağkalım ve progresyonsuz sağkalım üzerine etkisi araştırıldı. BULGULAR: Çalışmaya 120 NHL tanılı hasta dahil edildi. Hastanın 52'si (%43,3) kadındı. Ortalama yaşları 59,13±14,24'tü. Ortalama ürik asit düzeyi 6,51±2,053 mg/dl olarak bulundu. Hastaların ürik asit düzeyleri yaşam ve tedavi yanıt durumları ile karşılaştırıldı. Ex olan hastaların ürik asit düzeyleri yaşayanlara göre anlamlı olarak daha yüksekti (p<0,05). Tüm hastalar için ölüm riski oluşturabilecek cut off değeri ürik asit için 6,45 mg/dl bulundu. Ürik asit değerleri IPI, hastalığın evresi ve tedavi cevabı ile karşılaştırıldı, anlamlı bir fark bulunmadı (p>0,05). Ürik asit değeri 6 mg/dl'nin altında olanlar, 6-8mg/dl arasında olanlar ve 8 mg/dl'in üstünde değere sahip olan hastalar genel sağkalım ve progresyonsuz sağkalım açısından karşılaştırıldığında anlamlı bir fark bulunmadı (p>0,05). B semptomu, ürik asit, LDH, ferritin ve IPI skorunun ölüm riski üzerine etkileri incelendiğinde ise risk skoru yüksek olanların düşük olanlara göre ölüm riski 8,092 kat (%95 CI:1,69-38,54) daha fazlaydı, ürik asit değerlerinin ölüm riski üzerine anlamlı bir etkisi bulunmadı (p>0,05). SONUÇ: Çalışmamız sonucunda ürik asitin prognostik diğer faktörler ile anlamlı bir ilişkisinin olmadığı ve sağkalım üzerine etkisinin bulunmadığı gösterilmiştir. Ürik asitin NHL için prognostik bir belirteç olarak kılavuzlarda yer alabilmesi için daha uzun süreli ve daha fazla hasta grubunun takip edildiği çalışmalara ihtiyaç vardır.

Yazar

Dr. Didar Şenocak

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Didar Şenocak (Tıpta Uzmanlık Tezi). Non-hodgkin lenfomalı hastalarda tedavi öncesi serum ürik asit düzeyinin prognostik önemi, 2020, Sakarya University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Sakarya University tezlerinden daha fazlası