Salgın dönemlerinde teletıp ve yüz yüze hizmet kanallarının eşgüdümlü yönetimine yönelik operasyonel ve davranışsal müdahaleler
2025
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Zeynep Akşin ; Dr. Öğr. Üyesi Erhun Özkan
Özet (TR)
Bu tez, salgın dönemlerinde, çok kanallı sağlık hizmeti sağlayıcısının kararlarını ve hastaların yüz yüze ve uzaktan sağlık (teletıp) kanallarına olan talebini yönetmeye yönelik operasyonel ve davranışsal müdahaleleri incelemektedir. Tezin ilk bölümünde, sağlayıcının gelirini maksimize etmek amacıyla kanallar için optimal kapasite tahsisi ve fiyatlandırma kararlarını belirleyen bir optimizasyon modeli geliştirilmiştir. Modelin temel yeniliği, yüz yüze kanalın sağlık merkezinde hastalığa yakalanma korkusu kaynaklı olumsuz etki (bulaş olumsuzluğu) içermesidir. Bulaş olumsuzluğu iki bileşenden oluşmaktadır: hastaların bulaş farkındalığını yansıtan davranışsal bir parametre ve bulaş fonksiyonu. Bulaş olumsuzluğu, yüz yüze randevu sayısı arttıkça yükselmekte ve bu durum hastaların kanal tercihlerini içsel (endojen) hâle getirmektedir. Optimizasyon modeli birkaç ilginç sonuç sunmaktadır. Eğer bulaş olumsuzluğu varsa ve teletıp sunulmuyorsa, sağlayıcının geliri potansiyel talep (hasta havuzu) karşısında logaritmik olarak artar. Buna karşılık, teletıp hizmeti sunuluyorsa, gelir potansiyel taleple doğrusal olarak artar. Dolayısıyla, bulaş olumsuzluğundan kaynaklanan gelir kaybını azaltmak için teletıp gereklidir. Ayrıca, yalnızca yüz yüze kanal sunulduğunda hasta erişimi (toplam randevu sayısı) önemli ölçüde azalmaktadır. Teletıp randevusunun optimal fiyatının yüz yüze randevudan daha düşük olduğu ve fiyat farkının, hastaların bulaş farkındalığı arttıkça büyüdüğü ispatlanmıştır. Modele doktorların hastalığı hastalardan kaparak hastalanması durumu dahil edildiğinde, sosyal faydayı maksimize eden bir sosyal planlayıcının, geliri maksimize eden bir sağlayıcıya kıyasla teletıp kanalına daha fazla kapasite ayırdığı ve bunun da doktorları koruduğu görülmektedir. Tezin ilk bölümü, hastaların bulaş olumsuzluğunu dikkate alan kapasite tahsisi ve fiyatlandırma kararlarının, salgınlar sırasında sağlık hizmeti sağlayıcılarının yaşadığı gelir kayıplarını azaltabileceğini ortaya koymaktadır. Bu sonuç, bazı teletıp randevularının yüz yüze takip randevusu gerektirdiği durumlarda da geçerliliğini korumakta; ancak bu geçerlilik, takip randevusu olasılığı belirli bir eşik değerin altında kaldığında sürmektedir. Ayrıca, sağlayıcının ya da sosyal planlayıcının amaç fonksiyonuna hasta bireylerin hastalık maliyeti (hastalık yükü) doğrudan dahil edildiğinde ve bulaş riski farkındalığının yeterince yüksek olduğu durumlarda bu farkındalık sağlayıcının gelirini ya da sosyal faydayı artırabilir. Bu, hastaların bulaş riski farkındalığının seviyesini doğru biçimde yönlendirmenin önemine işaret etmektedir. Bulaş riski bağlamında teletıbbın faydaları göz önünde bulundurularak, tezin ikinci bölümünde salgınlar sırasında teletıp kullanımını artırmaya yönelik çeşitli operasyonel ve davranışsal müdahalelerin etkinliğini test edilmiştir. Bu amaçla, her birinde bir operasyonel ve bir davranışsal boyutun birlikte ele alındığı bir dizi laboratuvar/platform deneyi yürütülmüştür. Operasyonel boyutlar, tezin ilk bölümünde incelenen optimal kapasite tahsisi ve fiyatlandırma kararlarından ilham almakta olup randevu fiyatları ve bekleme sürelerini kapsamaktadır. Davranışsal boyutlar ise bulaş korkusu ve zamanla kötüleşen sağlık durumu gibi unsurları içermektedir. Deneylerin yeniliği, bu iki boyutu bir arada ele alarak bir salgın bağlamında katılımcıların yüz yüze ve uzaktan randevu seçenekleri arasında aktif seçim yapmalarına olanak tanımasıdır. Çalışmamız, salgın bağlamında hasta talebini kanal bazında yönetmek amacıyla bilgi temelli müdahaleleri öneren ve kontrollü deneylerle test eden ilk çalışmadır. Deneysel kurgu, aynı zamanda kanal tercihlerini etkileyebilecek risk algısı ve kanallara yönelik bireysel tutumlar gibi davranışsal özellikleri kontrol etmeye olanak sağlamaktadır. İncelediğimiz ilk operasyonel boyut, yüz yüze randevu fiyatının teletıp randevu fiyatından %25 daha yüksek olduğu bir fiyat farkı müdahalesidir. Teletıp kullanımında yönsel bir artış gözlense de, bu etkinin istatistiksel olarak anlamlı olmadığı görülmektedir. Bu sonucu açıklayabilecek olası nedenler arasında sigorta kapsamı ile ilgili beklentiler, müdahalenin yeterince dikkat çekici olmaması (düşük belirginlik) ya da daha büyük bir fiyat farkına ihtiyaç duyulması yer almaktadır. İkinci operasyonel boyut ise, teletıp kanalının randevu bekleme süresi açısından sağladığı avantajtır. Randevu bekleme süresi konusuna hem sistem düzeyinden hem de hasta perspektifinden yaklaşılmaktadır. Sistem düzeyinde, sağlayıcının kapasite/kaynak tahsis politikası nedeniyle teletıp randevuları daha kısa bekleme süresi ile sunulmaktadır. Hasta perspektifinde ise, her iki kanal için benzer randevu bekleme süreleri söz konusu olduğunda dahi, teletıp randevuların sağlık kuruluşuna fiziksel olarak gitmeyi gerektirmemesi, hastaların kendi programlarına daha kolay entegre edilebilmesini sağlayabilir. Bu da hastaların doktora daha erken ulaşabilmesine olanak tanıyabilir. Operasyonel müdahalelere ek olarak, çeşitli davranışsal (bilgilendirici) müdahalelerin etkinliği test edilmiştir. Tezin ilk bölümünde hastaların bulaş riski farkındalığının artırılmasının sağladığı faydayla tutarlı olarak, ilk grup bilgilendirici müdahaleler, bu farkındalığı artırmayı ve hastaları teletıp kanalına yönlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu bulaş temalı mesajlar, çerçeveleme biçimine (olumsuz ya da olumlu) ve risk odağına (sadece kişinin kendisi için risk ya da hem kendisi hem başkaları için risk) göre farklılık göstermektedir. Randevu bekleme süresi farkına yönelik mesajlarda ise, teletıp randevuların hastaların doktora daha erken ulaşmasını sağladığı vurgulanmaktadır. Sağlık hizmeti sağlayıcısının kapasite/kaynak tahsis politikası nedeniyle oluşan bekleme süresi farkı durumunda, bilgilendirici müdahaleler hastaları teletıp kanalına yönlendirme konusunda ek bir katkı sağlamamaktadır. Ancak sağlayıcının her iki kanal için benzer bekleme süreleri sunduğu durumda, bilgilendirici müdahaleler teletıp kullanımını artırmada etkili olabilmektedir. Deneylerimizde, olumsuz çerçevelenmiş bulaş mesajı (yüz yüze kanalın hem bireyin kendisi hem de diğerleri için oluşturduğu bulaş riski vurgusu) ve olumlu çerçevelenmiş kolaylık mesajı (teletıp kanalının programlamadaki esnekliği vurgusu) teletıp kullanımını anlamlı biçimde artırmaktadır. Kolaylık mesajı ayrıca, salgın olmayan bağlamlarda da kullanılabilme potansiyeline sahip olması sayesinde daha geniş bir uygulama alanına sahiptir. Genel olarak, tezin ikinci bölümünün bulguları, sağlık hizmeti sağlayıcılarının uygulaması kolay bilgi temelli mesajlarla hasta talebini yönetebileceğini göstermektedir. Bu tez çalışmasının bulguları, çok kanallı sağlık hizmeti sağlayıcılarına hem kanal yönetimi hem de hasta talebi yönetiminde kullanılabilecek somut ve uygulanabilir yöntemler sunmaktadır.
Yazar
Dr. Elif Karul
Kurum
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Elif Karul (Doktora Tezi). Salgın dönemlerinde teletıp ve yüz yüze hizmet kanallarının eşgüdümlü yönetimine yönelik operasyonel ve davranışsal müdahaleler, 2025, Koç University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Koç University tezlerinden daha fazlası
- Turkish coffee fortune-telling ritual as a source of inspiration for designing object-mediated advice interactions(2017)
- International marketing strategies of Ekom-Eczacıbaşı in the Russian market(1995)
- The Balkans in an Age of Baroque transformations in architecture, decoration, and patterns of patronage ad cultural production in Ottoman Europe, 1718-1856(2006)
- On the de Rham-Witt complex(2011)
- Single machine scheduling with timelag constraints(2014)
- Ottoman olfactory traditions in a palatial space: Incense burners in The Topkapi Palace(2015)
