Pektus deformitesinde nuss prosedürü
2012
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Ömer Soysal
Özet (TR)
Giri ve Amaç: Pektus ekskavatum konjenital göüs duvarı deformiteleri içinde en sıkgörülendir. Ortalama 400 doumda 1 görülür. Erkeklerde kızlara oranla 3 kat fazla görülür.Genellikle asemptomatiktir. Kiiler genellikle göüsteki ekil bozukluunun vermi olduupsikososyal rahatsızlık nedeniyle bavururlar ve bata gelen operasyon endikasyonu budur.Önceleri Ravitch yöntemi denilen, wedge osteotomi ve kıkırdak kosta rezeksiyonuyapılarak uygulanan sternoplasti ile deformite düzeltilmekteydi. Dr. Nuss tarafından 1986'da minimal invazif yöntemin tanımlanması ile pektus tamiri yeni bir boyut kazanmıtır.Daha az insizyon, daha kısa operasyon ve hastanede kalı süresi, daha az kanama verezeksiyon yapılmıyor olması ile bu yöntem hızla yaygınlamı ve cerrahlar arasında kabulgörmütür. Bu çalımamızda olguların demografik özellikleri, ikayetleri, aile öyküleri,deformiteye elik eden patolojilerin varlıı, yöntemin pektus deformitesinindüzeltilmesinde etkinlii, güvenilirlii, meydana gelen komplikasyonlar irdelenmi veliteratür eliinde sunulmutur.Gereç ve Yöntem: 2006-2011 yılları arasında kliniimizde Nuss prosedürü ile pektusdeformitesi tamiri yapılan 29 hastanın prospektif olarak tutulan kayıtları incelendi.Hastalar cins, ya, semptomlar, aile öyküsü, pektus deformitesine elik eden patolojininolup olmadıı, preoperatif elektrokardiyografi ve ekokardiyografi bulguları, preoperatif vepostoperatif pektus indeksi, preoperatif ve postoperatif solunum fonksiyon testlerindekiFEV1 ve FVC deerleri, kullanılan stabilizatörün nitelii, barın ölçüsü, postoperatifkomplikasyon geliip gelimedii, hastanede kalı süresi, barın takılı kalma süresi, barçıkarıldıktan sonra çökme izlenip izlenmedii yönünden deerlendirildi ve parametrelerSPSS 16.0 istatistik programına kaydedildi. Dataların frekans ve deskriptif verileri verildi.Deerlendirmede non-parametrik testlerden Wilcoxon Signed Ranks testi ve Spearmankorelasyon testi kullanıldı.Bulgular: Olguların 3' ü (%10.3) kız, 26' sı (%89.7) erkekti ve ya ortalaması 17'ydi (7-31). Olguların 13'ünde (%44.8) aile anamnezi pozitiflii mevcuttu. Ekokardiyografideerlendirmelerinde ise 10 hastada (%34.4) elik eden kardiyak patoloji saptandı.Hastaların 8' inde (%27.6) skolyoz mevcuttu. Olgularımızın preoperatif grafilerine görepektus indeksi ortalama 4.19±0.97, postoperatif pektus indeksi 2.38±0.46 (1.19-3.05)'ydi.Preoperatif ortalama FVC deeri 3.66±0.89 litre, ortalama FEV1 deeri 3.52±0.84 litre'2ydi. Postoperatif ortalama FVC deeri 3.91±0.86 litre (2.23-5.60), ortalama FEV1 deeri3.75±0.83 litre' ydi. (2.10-5.20). Olgularımızın 5' inde (%17.2) absorbabl stabilizatör, 24'ünde (%82.8) ise metal non-absorbabl stabilizatör kullanıldı. Olguların 6' sında (%20.7) 13inç, 2' sinde (%6.9) 12 inç, 9' unda (%31) 11 inç, 7' sinde (%24.1) 10 inç, 3' ünde(%10.3) 9 inç ve 2' sinde (%6.9) 8 inçlik bar kullanıldı. Bunların 5' i uzun, 24'ü kısa bardı.Olguların postoperatif hastanede kalı süresi 1-3 gün arasındaydı. Mortalite görülmedi.Sonuç: Nuss prosedürü, pektus ekskavatum deformitesinin düzeltilmesinde, etkin,güvenilir, minimal invazif bir yöntemdir.
Yazar
Dr. Osman Cemil Akdemir
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Osman Cemil Akdemir (Tıpta Uzmanlık Tezi). Pektus deformitesinde nuss prosedürü, 2012, Bezmialem Vakıf University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Bezmialem Vakıf University tezlerinden daha fazlası
- Açık teknik septorinoplasti yapılan olgularda postoperatif bantlamanın ödeme etkisi(2015)
- Adölesan dönemde hirşutizm tanısı alan hastalarda etyolojik dağılım(2015)
- Unstable angina pectoris hastalarında signal peptide complement C1R/C1S, UEGF, ve BMP1 epıdermal growth factor-like domain-containiing protein 1' in tanısal değerinin araştırılması(2015)
- Deneysel kafa travması modelinde high mobility group box-1 protein düzeylerinin oksidatif stres, apoptoz, serebral ödem ve kan beyin bariyeri üzerine etkilerinin araştırılması(2016)
- Tuberoskleroz tanılı hastalarda mikro RNA düzeyi değerlendirilmesi(2016)
- 5-fluorourasile bağlı arteryel vazokonstrüksiyon etyolojisinde ürotensin-2'nin rolü(2017)
