Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Progresif dispne ile başvuran KTEPH şüpheli hastaların Dual-CT ile taranması ve ekokardiyografide sağ ventrikül-pulmoner arter ilişkisini gösteren parametrelerle korelasyonu

2025
1 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Gökhan Kırbaş

Özet (TR)

Giriş ve Amaç: Kronik tromboembolik pulmoner hipertansiyon (KTEPH), pulmoner emboli sonrası gelişen, kalıcı pulmoner vasküler obstrüksiyon ve sağ ventrikül yüklenmesi ile karakterize bir hastalıktır. Bu çalışmada, progresif dispne ile başvuran KTEPH şüphesi taşıyan hastalarda Dual-Enerji Bilgisayarlı Tomografi (Dual-CT) kullanılarak pulmoner perfüzyon değişikliklerinin değerlendirilmesi ve ekokardiyografi ile sağ ventrikül ve pulmoner arter arasındaki ilişkiyi gösteren parametrelerle olan korelasyonun incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu prospektif çalışmaya, Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları, Acil ve Kardiyoloji kliniklerine başvuran ve en az 3 ay antikoagülan tedavi almış 60 hasta dahil edilmiştir. Hastalar Dual-CT ile pulmoner dolum defekti açısından değerlendirilmiş ve ekokardiyografik parametreler (TAPSE, Act, PABs, TRPG, TAPSE x Act, TAPSE/PABs ve TRPG/Act) ile korelasyonları analiz edilmiştir. Veriler SPSS 27.0 yazılımı kullanılarak istatistiksel olarak değerlendirilmiş ve ROC analizi ile ekokardiyografik parametrelerin KTEPH tanısındaki ayırt edici gücü incelenmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen hastaların %55'i kadın olup, yaş ortalaması 57,85 ± 17,15 olarak hesaplanmıştır. Dual-CT ile değerlendirilen hastaların %41,7'sinde KTEPH ile uyumlu dolum defekti saptanmıştır. RV/LV oranının %46,7'sinde 1'in üzerinde olması, sağ ventrikül yüklenmesi ile KTEPH arasında anlamlı bir ilişki olduğunu düşündürmektedir (p=0,023). Nabız değerleri dolum defekti olan hastalarda anlamlı derecede yüksek (p=0,009), SpO₂ değerleri ise anlamlı derecede düşük bulunmuştur (p=0,034). Dual-CT sonuçları ile ekokardiyografik parametreler karşılaştırıldığında, TRPG ve TRPG/Act değerleri dolum defekti olan hastalarda anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p=0,016). ROC analizinde TRPG/Act oranının yüksek sensitivite (%84) ve spesifisite (%80) ile en güvenilir belirteç olduğu belirlenmiştir. TAPSE ve Act değerleri hastalık ayrımında belirleyici bulunmazken, TAPSE/PABs oranının belirli bir cut-off (0,42) değerinde %97 spesifisite sağladığı görülmüştür. Sonuç: Dual-CT, KTEPH tanısında etkili bir görüntüleme yöntemi olup, ekokardiyografik bulgularla birlikte değerlendirildiğinde tanısal doğruluğun artırılmasına katkı sağlamaktadır. Çalışmamızda özellikle TRPG ve TRPG/Act gibi parametrelerin KTEPH tanısında önemli belirteçler olduğu gösterilmiştir. Bu nedenle, KTEPH tanısında Dual-CT ve ekokardiyografik değerlendirmelerin bir arada kullanılması önerilmektedir. Ancak, daha geniş ölçekli ve çok merkezli çalışmalarla bulguların doğrulanması gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Kronik tromboembolik pulmoner hipertansiyon, Dual-CT, ekokardiyografi, sağ ventrikül, pulmoner hipertansiyon

Yazar

Erol Başaranoğlu

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Erol Başaranoğlu (Tıpta Uzmanlık Tezi). Progresif dispne ile başvuran KTEPH şüpheli hastaların Dual-CT ile taranması ve ekokardiyografide sağ ventrikül-pulmoner arter ilişkisini gösteren parametrelerle korelasyonu, 2025, Dicle University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Dicle University tezlerinden daha fazlası