Artificial intelligence based methods for the solution of protein folding problem by using coarse-grained lattice and off-lattice models
2015
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Tamer Ölmez
Abstract (TR)
Proteinler organizmadaki bütün biyolojik süreçlerde çok önemli işlevler üstlenmektedir. Genetik bilgiden hareketle, proteinlerin bu işlevsel yapılarının nasıl sentezlendiği uzun yıllardır bilinmesine rağmen, sentezlenme işlemi sonucunda proteinlerin kendilerine özgü üç boyutlu fonksiyonel yapılarının nasıl oluştuğu hala bilinmemektedir. Uzun yıllardır cevabı aranan bu probleme literatürde "protein katlanma problemi" adı verilmektedir. Protein katlanma problemi ilk kez Levinthal tarafından 1960'lı yıllarda ortaya atılmıştır. Levinthal'ın çalışmasından önce, proteinlerin bir takım rastgele yapılardan geçerek doğal yapılarına ulaştıkları düşünülmekteydi. Levinthal ise çalışmasında proteinlerin çok daha sistematik bir yapıda katlandığını belirtmiştir. Çünkü ona göre rastgele yapılardan hareketle proteinlerin katlanabilmesi için pratikte mümkün olamayacak kadar çok olasılığın denenmesi gerekmekteydi. Bu basit çıkarım, sonraları bilim insanlarının protein katlanma problemine başka bir açıdan bakmalarına sebep olmuştur. Protein katlanma problemi ile ilgili bir diğer önemli gelişme, Anfinsen'in bir proteinin üç boyutlu yapısının aminoasit dizilimiyle belirlendiğini deneysel olarak göstermesidir. Anfinsen'in bu çalışmasından hareketle proteinin üç boyutlu doğal yapısının minimum serbest enerjili yapı olduğu belirtilmektedir. Protein katlanma problemi üzerinde bu kadar çok uğraşılmasının şüphesiz önemli nedenleri bulunmaktadır. Bir proteinin biyolojik olarak aktif veya fonksiyonel olabilmesi için mutlaka doğal yapısına katlanması gerekmektedir. Örneğin bazı mutasyonlar proteinlerin doğal yapılarına katlanmasını engelleyebilmektedir. Böyle bir durumda proteinler doğru bir şekilde katlanamamaktadır ve bu ise beraberinde bazı hastalıkların oluşmasına neden olmaktadır. Bazı durumlarda ise mutasyon olmaksızın proteinler yanlış katlanabilmektedir. Örneğin insan vücudunda bulunan amyloid- proteinin yanlış katlanması Alzheimer hastalığının klinik belirtilerine neden olmaktadır. Benzer şekilde, Huntingdon ve Parkinson hastalıkları da proteinlerin yanlış katlanması sonucu oluşan hastalıklardır. Protein katlanma probleminin çözülmesi bu gibi hastalıkların tedavisine yönelik hedef ilaçların geliştirilmesi açısından oldukça önemlidir. Günümüzde proteinlerin üç boyutlu doğal yapıları NMR (nükleer manyetik rezonans) ve X-Işını kristolografisi gibi teknolojiler kullanılarak tespit edilebilmektedir. Fakat bu yöntemler oldukça zaman alıcı ve pahalı yöntemlerdir. Dahası, X-Işını kristolografisi ile proteinlerin üç boyutlu yapısını tespit edebilmek için proteinlerin düzgün sıralanmış kristaller oluşturması gerekmektedir ki bu bütün proteinlerin sahip olduğu bir özellik değildir. NMR teknolojisi ile proteinlerin üç boyutlu yapısını tespit edebilmek için ise, proteinlerin çözülebilir olması gerekmektedir ve bu yöntemle büyük proteinlerin yapısı çoğunlukla tespit edilememektedir. Deneysel yöntemlerdeki mevcut zorluklardan dolayı, aminoasit dizilimi belirlenmiş protein sayısı ile üç boyutlu yapıları deneysel olarak belirlenmiş protein sayısı arasındaki uçurum her geçen gün artmaktadır. Bu farkı kapatmak için deneysel yöntemlere alternatif olarak bir takım yöntemlere ihtiyaç duyulduğu aşikardır. Bilim insanları bu gerçekten yola çıkarak, hesapsal yöntemlerle bir proteinin aminoasit diziliminden üç boyutlu doğal yapısını belirlemeye yönelik yöntemler öne sürmüşlerdir. Literatürdeki mevcut hesapsal yöntemler, "Karşılaştırmalı Modelleme" ve "Ab Initio (herhangi bir bilgi olmadan başlama)" olmak üzere iki ana grup altında incelenebilir. Karşılaştırmalı modelleme yöntemleri proteinlerin üç boyutlu yapılarını tespit etmek için yapısı deneysel olarak belirlenmiş proteinlerden faydalanır. Karşılaştırmalı modelleme yöntemlerinden olan homoloji modellemede, benzer aminoasit dizilimine sahip proteinlerin yapılarının da benzer olacağı kabulünden hareketle yola çıkılır. Bu amaçla, yapısı belirlenmek istenen bir proteine, yapısı deneysel olarak belirlenmiş proteinler içerisinden aminoasit dizilimleri en çok benzeyenler (ilgili proteinin homologu olanlar) bulunur. Buradan hareketle ilgili proteinin yapısı tahmin edilir. Benzer şekilde bir diğer karşılaştırmalı modelleme yöntemi olan iş parçası modeli (threading) yönteminde, yapısı bilinen proteinlerin sahip olduğu birtakım ortak üç boyutlu yapılardan (fold) hareketle herhangi bir proteinin üç boyutlu yapısı bulunmaya çalışılır. Bu ortak üç boyutlu yapıların aminoasit dizileri ile yapısı bulunmaya çalışılan proteinin aminoasit diziliminin örtüştüğü yerler tespit edilir ve buradan hareketle ilgili proteinin üç boyutlu yapısı bulunmaya çalışılır. Karşılaştırmalı modelleme yöntemleri iyi sonuçlar vermesine rağmen, birçok proteinin bir homolog proteine sahip olmaması ve aminoasit dizilimleri benzemesine rağmen proteinlerin farklı üç boyutlu yapılara sahip olabilmelerinden ötürü çoğu zaman bu yöntemler yetersiz kalmaktadır. Ab initio yöntemlerinde ise yapısı deneysel olarak bulunmuş proteinlerden faydalanılmaz ve herhangi bir proteinin üç boyutlu yapısı yalnızca aminoasit diziliminden hareketle bulunmaya çalışılır. Ab initio yöntemleri bu anlamda karşılaştırmalı modelleme yöntemlerinden ayrılır. Ab initio yöntemlerinde, proteinlerin üç boyutlu doğal yapısının minimum serbest enerjili yapı olduğu kabulünden hareketle, birtakım enerji fonksiyonları türetilmekte ve protein katlanma süreci bu enerji fonksiyonları yardımıyla modellenmeye çalışılmaktadır. Literatürde bu amaçla geliştirilen modeller kaba-taneli (coarse-grained veya düşük çözünürlüklü) ve tüm-atom modelleri olmak üzere iki ana grup altında incelenebilir. Kaba-taneli modellerde bir proteine ait herbir aminoasit sadece tek bir atommuş gibi düşünülerek problem çözülmeye çalışılmaktadır. Bu modeller, tüm-atom modellerine göre daha yaklaşık modeller olmasına rağmen hesapsal açıdan hızlı oldukları için kullanılmaktadırlar. Tüm-atom modelleri, adından da anlaşılacağı üzere proteine ait aminoasitlerin bütün atomlarını göz önünde bulunduran modellerdir. Bu modeller, kaba-taneli modellere göre daha gerçekçi olmalarına rağmen hesapsal açıdan dezavantajlıdır. Öyle ki, bir proteinin tüm-atom modelleri ile üç boyutlu yapısının bulunması işlemi günler, hatta aylar boyunca sürebilmektedir. Bu tezin ana çerçevesi kaba-taneli yöntemleri içermekle birlikte tezde tüm-atom modellerine ilişkin çalışmalar da yapılmıştır. Tez kapsamında kaba-taneli modellerden, literatürde çok bilinen kafes HP modeli ve kafes-dışı AB model çalışılmıştır. Tüm-atom modeli olarak ise ECEPP kuvvet alanını gerçekleyen model çalışılmıştır. Kafes HP modeli hidrofobik etkinin protein katlanmasında büyük rol üstlendiği gerçeğinden hareketle önerilmiştir. Bu nedenle bu modelde aminoasitler, suyu sevmeyen (hidrofobik) ve suyu seven (polar) aminoasitler olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Hidrofobik aminoasitlerin globüler proteinlerin üç boyutlu yapılarında çoğunlukla iç bölgelerde bulunma eğiliminde oldukları bilinmektedir. Bu bilgiden hareketle HP-model, suyu sevmeyen aminoasitleri protein iç bölgesine, suyu seven aminoasitleri dış bölgeye hareket etmeye zorlayan bir model olarak karşımıza çıkmaktadır. Kafes-dışı AB-modeli, kafes HP modeline oldukça benzemekle birlikte farklı olarak bu modelde aminoasitler arası açı değerleri [-180, 180] aralığında değerler alabilmektedir. Yani kafes HP modelinden farklı olarak, bu modelde sürekli uzayda çalışılmaktadır. Bu ise protein yapısının daha doğru bir şekilde bulunmasına imkan tanımaktadır. ECEPP kuvvet alanı, literatürdeki büyük ölçekli kuvvet alanlarına kıyasla daha basit bir kuvvet alanıdır. Kuvvet alanları, bir sistemin benzetimini yaparken enerji fonksiyonunu türetmede kullanılan parametrelerin ve eşitliklerin bütünü olarak düşünülebilir. ECEPP kuvvet alanında, moleküllerin sahip olduğu kovalent bağ uzunlukları ve bağ açıları dengedeki değerlerinde sabit kabul edilip sadece dihedral açıları bulunmaya çalışılmaktadır. Tez kapsamında, kafes HP modelini kullanarak protein katlanma probleminin çözümüne yönelik takviyeli öğrenmeye dayalı bir yöntem önerilmiştir. Literatürde bir çok farklı yöntemle kafes HP modeli kullanılarak protein katlanma problemi çözülmeye çalışılmıştır. Fakat takviyeli öğrenmeye dayalı yöntemlerin kullanımı oldukça yenidir. Literatürde bu problemin çözümüne yönelik önerilen takviyeli öğrenme yöntemlerinin bazı sakıncaları vardır. Bu tez çalışmasında önerilen yeni bir durum uzayı sayesinde bu sakıncalar giderilmiştir. Ayrıca sürü zekasına dayalı bir takviyeli öğrenme yöntemi (Ant-Q) kullanılarak, literatürde önerilen yönteme kıyasla çok daha hızlı bir şekilde sonuca ulaşılmaktadır. Tez kapsamında, kafes-dışı AB model ile kullanılmak üzere, yeni bir sürekli optimizasyon algoritması geliştirilmiştir. Önerilen yeni optimizasyon algoritması Girdap Arama algoritması adıyla literatüre kazandırılmıştır. Girdap Arama algoritması zengin bir matematiksel fonksiyon kümesi üzerinde denenmiş ve oldukça başarılı sonuçlar alınmıştır. Aynı algoritmadan kafes-dışı AB model ile birlikte protein katlanma probleminin çözümü için de faydalanılmıştır. Tez kapsamında kafes-dışı AB model için önerilen bir diğer yenilik, bu algoritmanın enerji fonksiyonu ile ilgilidir. Kafes-dışı AB modelin mevcut enerji fonksiyonu çok fazla yerel minimum noktaya sahip olduğundan algoritmalar bu yerel minimum noktalara kolayca takılabilmektedir. Tez kapsamında mevcut enerji fonksiyonuna yapılan bir modifikasyonla bu problemin önüne geçilmeye çalışılmıştır. Tüm-atom modelinde kullanılan ECEPP kuvvet alanı da sürekli bir enerji fonksiyonuna sahip olduğundan, yine Girdap Arama algoritması kullanılarak proteinlerin üç boyutlu yapıları bulunmaya çalışılmıştır. Bu amaçla PDB veri tabanından elde edilen peptidlerin üç boyutlu yapıları aminoasit dizilimlerinden hareketle bulunmaya çalışılmıştır. Elde edilen sonuçlar, deneysel olarak elde edilen yapılarla karşılaştırılmış ve sonuçların mevcut hesapsal yöntemlerle kıyaslanabilir düzeyde olduğu gözlemlenmiştir.
Author
Dr. Berat Doğan
Institution

Istanbul Technical University
Elektronik Mühendisliği Bilim Dalı
How to Cite
Berat Doğan (Doktora Tezi). Artificial intelligence based methods for the solution of protein folding problem by using coarse-grained lattice and off-lattice models, 2015, Istanbul Technical University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Istanbul Technical University
- Investigation Of Stretching Effect With Mixed Finite Element Formulations For Laminated Beams And Plates(2023)
- Veri madenciliği yöntemlerini kullanarak anemi sınıflandırılmasına yönelik bir uygulama(2015)
- Moebius elektrolizi anot çamurlarından platin grubu metallerin uzaklaştırılması ve geri kazanımı(2015)
- İlçe belediye hizmet binalarında tasarım yaklaşımlarının mekân dizim yöntemi ile incelenmesi(2015)
- Bir II. Alman İmparatorluğu projesi: Kaiser Wilhelm Anıtı'ndan Alman çeşmesine(2015)
- Soil salinity mapping by integrating remote sensing data with ground measurements; a case study in Lower Seyhan Plate, Adana, Turkey(2015)