Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Radikal prostatektomi operasyonunun kavernozal düz kas üzerine etkilerinin korpus kavernozum elektromiyografisi ile incelenmesi

2023
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Önder Kayıgil

Özet (TR)

Radikal prostatektomi sonrası görülen en önemli komplikasyonlardan birisi erektil disfonksiyondur ve bunun başlıca sebebi prostat etrafında bulunan ve penisin ana otonomik desteğini sağlayan kavernöz sinirlerin operasyon sırasında hasarlanmasıdır. Penisin otonomik desteğini kaybetmesi sonucu gelişen oksidatif stres ve apoptozis süreçleri sonucunda kavernöz cisimlerde düz kas / kollajen oranı azalır ve bu durum ereksiyon mekanizmasında bozulmaya yol açar. Korpus kavernozum elektromiyografisi, penisin otonomik fonksiyonu ve kavernöz düz kas fonksiyonunun değerlendirilmesini sağlayan non-invaziv bir testtir. Bu çalışmada radikal prostatektomi operasyonunun bilateral sinir korunması, tek taraflı sinir korunması ve sinir korunmaması durumuna göre korpus kavernozum elektromiyografisinde sebep olduğu değişikliklerin değerlendirilmesi ve bu değişikliklerin erektil fonksiyonlar açısından klinik yansımasının incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya prostat kanseri nedeni ile radikal prostatektomi uygulanan 44 hasta dahil edilmiştir. Hastalar radikal prostatektomi sırasında bilateral sinir korunan (n = 21), tek taraflı sinir korunan (n = 12) ve sinir korunmayan (n = 11) hastalar olmak üzere 3 gruba ayrılmıştır. Gruplardaki tüm hastalara operasyon öncesi ve operasyon sonrası 3. ayda korpus kavernozum elektromiyografisi testi uygulanmıştır. Korpus kavernozum elektromiyografisi kaydı sırasında intrakavernozal 60 mg papaverin uygulaması ile ereksiyon tetiklenmiştir. Papaverin uygulaması öncesi ve sonrası elektromiyografi dalgalarının amplitüd değerleri kaydedilmiştir. Papaverin uygulaması sonrası elektromiyografi dalgalarındaki amplitüd değerindeki düşme yüzdesi olarak tanımlanan relaksasyon dereceleri hesaplanmıştır. Hastalara ayrıca operasyon öncesi ve operasyon sonrası 3. ve 12. aylarda uluslar arası erektil işlev formu (IIEF)-5 sorgulaması yapılmıştır. Gruplar arasında pre-operatif IIEF-5 skorları ve kavernöz düz kas elektromiyografisi değerlerinde anlamlı fark izlenmemiştir (p > 0,05). Post-operatif 3. ayda yapılan korpus kavernozum elektromiyografisinde; bilateral sinir korunan hastalarda kavernöz düz kas relaksasyon derecesi tek taraflı sinir korunan ve sinir korunmayan hastalara göre anlamlı düzeyde daha yüksek izlenirken (sırasıyla p = 0,010 ve p = 0,032), tek taraflı sinir korunan ve sinir korunmayan hastalar karşılaştırıldığında iki grup arasında anlamlı fark izlenmemiştir (p > 0,05). Bilateral sinir korunan hastaların 3. ve 12. ay IIEF-5 skorları diğer 2 gruba göre anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur (sırasıyla p = 0,004 ve p < 0,001). Yapılan regresyon analizinde operasyon sonrası 3. ayda saptanan relaksasyon derecesinin, sinir korunup korunmamasından bağımsız olarak operasyon sonrası 12. ay IIEF-5 skorunu predikte ettirdiği tespit edilmiştir (p = 0,034). Sonuç olarak, radikal prostatektomi sonrası erken dönemde yapılan korpus kavernozum elektromiyografisi, hastaların uzun dönem erektil fonksiyonları için prediktif değere sahiptir. Kolay uygulanabilen ve non-invaziv bir test olan korpus kavernozum elektromiyografisi radikal prostatektomi sonrası hasta yönetiminde önemli bir yer edinme potansiyeline sahiptir.

Yazar

Selman Ünal

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Selman Ünal (Tıpta Uzmanlık Tezi). Radikal prostatektomi operasyonunun kavernozal düz kas üzerine etkilerinin korpus kavernozum elektromiyografisi ile incelenmesi, 2023, Ankara Yıldırım Beyazıt University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Ankara Yıldırım Beyazıt University tezlerinden daha fazlası