Master'sOpen Access

Faiz oranları ile hisse senedi getirileri arasındaki ilişki: BRIC ve Türkiye hisse senedi endeksleri üzerine vaka çalışması

Is this your thesis?

This record came from a bulk archive import. If it’s yours, link it to your profile.

Abstract (TR)

Fon arz ve taleplerinin karşılaştığı, menkul kıymetlerin el değiştirdiği ve küçük yatırımların bir araya gelerek büyük yatırımlara yön veren sermaye piyasasının en önemli araçlarında bir tanesi hisse senetleridir. Hisse senedi piyasaları, yatırımın verimli alanları arasında yer alırken aynı zamanda yabancı yatırımı çekmek yoluyla da ulusal ekonomilerde önemli bir rol oynamaktadır. Sermaye Piyasalarının gelişmesi ile birlikte hisse senedi fiyatları makroekonomik faktörlere karşı son derece hassas hale gelmiştir. Politikacılar, araştırmacılar ve akademisyenler bu dinamik ilişkiye büyük ilgi göstermişlerdir. Yatırımcıların getiriyi en yüksek sağlamayı amaçladıkları yatırımlarında getiri ve risk arasındaki tercihlerin makroekonomik faktörler göz önünde bulundurularak şekillendirilmesinin önemi gün geçtikçe artmıştır. Makroekonomik faktörlerdeki değişikliklerin hisse senedi fiyatları üzerinde pozitif veya negatif yönde etkiler yaratacağından mantıklı kararların verilmesinde hisse senedi fiyatları üzerinde hangi faktörlerin, ne yönde etkisi olacağının incelenmesine yönelik pek çok çalışma yapılmıştır. Ancak, yapılan çalışmalarda hisse senedi fiyatları ile makroekonomik faktörler arasındaki ilişkiler incelendiğinde farklı sonuçlar elde edilmiştir. Gelişmekte olan ekonomilerin hisse senedi getirileri ve makro değişkenleri arasındaki ilişkiyi incelemiş olan çalışma sayısının oldukça az olduğu ve söz konusu ilişkinin genellikle zaman serileri analizi yapılarak incelenmiş olduğu da bulunmuştur. Makroekonomik değişkenler ile hisse senedi endeksi arasındaki ilişki ABD başta olmak üzere gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde de incelenmiştir. 90'larda gelişmekte olan ülkelerde arka arkaya ekonomik krizler ortaya çıkmış ve bu krizlerin birbirini etkilediği saptanmıştır. Küreselleşme gelişmiş, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin uygulayacağı politikaları da baştanbaşa değiştirmiştir. Gelişmekte olan Türkiye ekonomisi de bu araştırmalara konu olmuş ve birçok analiz Türkiye için de yapılmıştır. 2001 yılında Dünya'nın en köklü yatırım bankalarından biri olan Goldman Sachs'in ortaya çıkarda BRIC tanımı, Dünya ekonomisinde en önemli olabilecek 4 gelişmiş ülkeyi temsil etmektedir; Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin bu tanım içerisindeki ülkelerdir. Ekonomisi gelişmekte olan bu ülkelerde uluslararası ticaretin hızla gelişmesi, ticaret ve finansta serbestleşme çabaları, gelişmekte olan ülkelerin finans ve ilgili serbest piyasalarının hızlı gelişimi ve portföy yöneticilerinin uluslararası para ve fon araçlarında çeşitlendirme yapma ihtiyaçları, dikkatlerin gelişmekte olan ülke piyasalarının makroekonomik göstergelere, hisse senetleri ve diğer yatırım araçlarına odaklanmış olmasını sağlamıştır. Finansal serbestleşmenin gelişmekte olan ülkelerde de görülmesi ile finansal piyasalar ve uluslararası ticaret büyük bir hızla gelişim göstermiştir. 1980'li yılların başından itibaren uluslararası yatırımcılar portföylerinde gelişmekte olan ülkelere de yer vermeye başlamışlardır. Serbestleşen ve küreselleşen bu ekonomiler ile şirketler, uluslararası piyasalar aracılığıyla finansman sağlamaya başlamış ve ulusal piyasalardaki düşük işlem hacimlerinden sıyrılarak uluslararası piyasalara hisse senedi ihraç etmişlerdir. Ayrıca şirketler ulusal piyasalardan sağlayamayacakları büyüklükte fon elde edebilme şansı bulmuş ve senetlerinin likiditesini artırmışlardır. Aynı zamanda bir çok uluslararası yatırımcı tarafından da Türkiye'de bu 4 ülke ile bir çok yönden karşılaştırılmaktadır. Türkiye ekonomisinin gelişmekte olan bu ülke ekonomilerine yakınlığı, Türkiye'nin büyüyen bir ekonomi olması ve yatırımcılara cazip getiri fırsatları sunması sebebiyle yatırımcılar sermayelerini bu ülkelerin finansal piyasalarında değerlendirmektedir. Bu çalışmanın amacı da her ülke için önemli olan makroekonomik göstergelerden faiz oranı değişimlerinin BRIC ve Türkiye hisse senede piyasalarında oluşturduğu değişim ve etkileşimi gözlemlemektir. Bu bağlamda Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Türkiye sermaye piyasalarında yer alan işlem hacmi bakımından olgun ve manipülasyon yapılamayacak hisse senedi endeksleri belirlenmiş, bu endek getirileri ile o ülkelerin faiz oranları arasında ilişki sayısal olarak incelenmiştir. Bu çalışma da BRIC ülkeleri ve Türkiye ekonomisinin önemli oyuncularından biri olan merkez bankalarının faiz oranlarında verdiği kararların hisse senetleri piyasasında yer alan endeklere kısa ve uzun vadeli etkileri gözlemlenmiştir. Elde edilen verilenin zamana bağlı olması sebebiyle bir takım testler gerçekleştirilmiştir. Zaman serileri analizlerinin durağanlıktan arındırılması için en geçerli olan yöntem olan Dickey –Fuller durağanlık testi yapılmıştır. Sonrasında yapılan kointegrasyon testi sonucunda da seçilen hisse senedi endekslerinin o ülkedeki faiz oranlarıyla uzun veya kısa dönemlik ilişkisi üzerine araştırma yapılmıştır. Faiz oranlarının çalışma da seçilen hisse senedi endekslerine etkisinin değerlendirilmesi içinde Granger nedensellik analizi yapılmıştır. Granger testi sonucunda faiz oranlarındaki değişmenin her ülke ve her sektörel endek için farklı sonuçlar ortaya çıkardığı gözlemlenmiştir. Her ülke için ortaya çıkan bulgu sonuçlar kısmında detaylıca anlatılmıştır. Bu tez çalışmasının sonucunda Brezilya merkez bankasının ekonomik koşullardaki değişimlere bağlı olarak almış olduğu para politikası kararları endüstri, emlak, elektrik ve finans sektörleri üzerindeki borsa fiyatlamaları üzerinde etkili olmuştur. Petrol ihracatçısı olan Brezilya'nın 2014 yılından itibaren dünyada ortaya çıkan siyasi gerilim ve Rusya'ya uygulanan ekonomik yaptırımlardan olumsuz etkilendiği iddaa edilebilecektir. Söz konusu süreçte Brezilya merkez bankası kararlarına etki eden bir diğer önemli unsur ise petrol fiyatlarının tarihinin en düşük seviyelerine gerilemesidir. Söz konusu şartlar altında Rusya merkez bankasına kıyasla sermaye piyasalarının başlıca endeksler üzerindeki kontrol gücünün yüksek olacağı nedensellik analizi ile saptanmıştır. Rusya merkez bankasının almış olduğu faiz kararlarının elektrik, telekom, üretim ve finans sektörleri üzerinde uzun vade de etkilerinin bulunmayacağı iddaa edilebilir ancak söz konusu analiz borsa endeksleri bazında yürütüldüğünden para politikasının ilgili sektörler üzerinde farklı kanallar üzerinden etki sahip olabileceği göz ardı edilmemelidir. Anlık nedensellik analizi sonucu ise çok kısa vadeyi yansıtmakta olup uzun vadeli granger nedensellik analizi ile aynı yöndedir, söz konusu bulgu Rusya merkez bankasının ilgili sektörler üzerinde sermaye piyasası üzerinden anlık haber etkisine etki edemeyeceğini ortaya koymuştur. Hindistan içinse faiz oranlarının dinamiklerinin sermaye piyasasının bilişim, banka, finans, emlak ve hızlı tüketim endeksleri üzerindeki etkileri kısa vadede de görülmekte olup söz konusu husus merkez bankasının ekonomideki rolüne ve haber etkisi olusturma potansiyeline işaret oluşturmaktadır. Çin için yapılan analiz sonuçları Çin merkez bankasının politika kararlarının ve para politikası dinamiklerinin ilgili sektörler üzerinden fiyatlamaları etki yapacağına işaret etmiştir. Dolayısıyla elde edilen nedensellik analizi bulguları çin ekonominin hali hazırda sürdürmekte olduğu yüksek büyüme potansiyelinin merkez bankasının geleneksel olan para politikası aracıyla kontrol altına alınamayacağı, tetiklenemeyeceği ve dizginlenemeyeceğini ortaya koymuştur. BRIC ülkeleri içerisinden Rusya ve Çin'in benzer dinamiklere sahip olabileceği öne sürülebilir. Türkiye içinse Granger nedensellik analizi sonuçları kısa vadeli faiz oranları merkez bankasının ilgili sektörleri üzerinde uzun vade de kayda değer etkiler oluşturamayacağı bulgusuna ulaşılmıstır. Diğer yandan bu husus merkez bankasının sermaye piyasası dinamikleri üzerinden tümden etkisiz olduğu anlamına gelmemektedir. İlgili sonuç sadece geleneksel bir para politikası aracı olan kısa vadeli faiz oranları için geçerli olup, son dönemlerde geliştirmeye başlayan geleneksel olmayan para politikası araçları hususunda ise daha etkin analizler yürütülebilecektir. Bu tezin elde ettiği farklı sonuçlara bakılacak olursa, alternatif bir kaç makroekonomik veri setiyle alışmanın daha detaylı ve farklı sonuçlara yol açacağını var saymak mümkündür.

Author

Berkay Manioğlu

How to Cite

Berkay Manioğlu (Yüksek Lisans Tezi). Faiz oranları ile hisse senedi getirileri arasındaki ilişki: BRIC ve Türkiye hisse senedi endeksleri üzerine vaka çalışması, 2018, İstanbul Technical University.

Keywords

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from İstanbul Technical University