DoktoraAçık Erişim

Rusya'daki Almanların milletleşme süreci

Bu tez size mi ait?

Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.

2025
0 görüntülenme
0 i̇ndirme

Özet (TR)

Rusya'daki etnik Almanların bir ulus haline gelip gelemediği konusu, milliyetçilik kuramları ve bilhassa Etno-sembolik bakış açısı perspektifinden ele alındığında siyasi, tarihi ve kültürel faktörler bakımından incelendiğinde, bu konunun karmaşık bir mesele olarak ortaya çıktığı görülmektedir. Etnik Rus Almanları, X. asırdan itibaren takip eden XVI., XVII. yüzyıllarda ve özellikle XVIII. yüzyılda II. Katerina'nın davetiyle Avrupa'dan ve Almanya'nın çeşitli bölgelerinden Rus hinterlandına göç eden bir topluluk olarak ortaya çıkmıştır. Çariçenin ortaya koyduğu 1762-1763 tarihli manifestolar, göçle gelen Almanlara arazi, vergiler ve askerlikten muaf tutulma ile dini özgürlükler gibi ayrıcalıklar sunarak, bu coğrafyadaki yeni yerleşimlerin teşvik edilmesini sağlamıştır. İlk başlarda kültürel özerkliklerini muhafaza eden bu toplum, Volga ırmağı etrafında yaşam alanları oluşturarak, kendilerine özgü kimliklerini devam ettirmişlerdir. Fakat, 1800'lerin sonlarına doğru giderek kendini gösteren "Ruslaştırma" politikaları, önceden mevcut olan bu durumu sınırlı hale getirmiş ve etnik Almanları asimilasyon aşamalarına mecbur bırakmıştır. XX. asra gelindiğinde ise, Sovyetler Birliği idaresi altında, daha çok II. Dünya Harbi esnasında, Rusya'daki Almanlar, Nazi Almanya'sı ile ittifak potansiyeline sahip bir topluluk olarak anlaşılmış ve bu sebeple Türkistan (Orta Asya) ve Sibirya Bölgelerine tehcir edilmişlerdir. Bu evrede grubun büyük çoğunluğu yaşamını yitirmiş, geride kalmış olanlar ise; kültürel köklerinden kopmak zorunda kalmışlardır. Sovyetlerin siyasi yaklaşımları, etnik Almanların kimliklerini korumalarını daha da güçleştirmiş, diaspora şeklindeki kimlik yapısını ön plana çıkarmıştır. Milliyetçilik teorileri bağlamında, bir toplumun ulus haline gelebilmesi, farklı görüşlerle ifade edilebilmektedir. Primordialist düşünceye göre, ortak değerler ve idealler, dil ve kültürel özellikler ön planda yer alırken; Modernist düşünürler, ulusları çağdaşlaşma sürecinin bir çıktısı olarak görmektedirler. Etno-sembolik bakış açısı ise bu kavramı izah ederken, kültürel ve tarihsel kökenlere vurgu yapmaktadır. Bu teoriye göre, bir ulusun oluşabilmesi için mitlere dayalı müşterek geçmiş, sembolik kültürel oluşum ve ortak gelecek tasavvuru gerekmektedir. Etnik Rus Almanları, bu ögelerin birçoğuna sahip olsalar da, zorlamalar, baskılar ve sürgünler sebebiyle kolektif hafızaları zayıflamış, kültürel sembolleri yıpranmış ve müşterek gelecek öngörüsü oluşturamamışlardır. Ağırlıklı olarak Sovyet döneminde maruz kalınan sürgünler, bölgesel bütünlüğü nihayete erdirmiş ve diaspora kimliğini hâkim hale getirmiştir. Diaspora grupları, millet olmanın esas unsurlarından biri olan coğrafi birlikten mahrumdur. 1990'lı yıllardan itibaren anavatan Almanya'ya doğru yapılan göç süreçleri, etnik Rus Almanları'nın kimliklerini daha da parçalamış ve milletleşme aşamalarının zedelenmesine neden olmuştur. Etno-sembolik görüşe göre, milletleşme, sadece kültürel ve tarihsel kökenlerle değil, güncel kültürel ve politik projelerle de biçimlenmektedir. Fakat, Rusya'daki Almanların karşı karşıya kaldığı asimilasyon ve dağılma süreçleri, böyle oluşumların ortaya çıkmasına engel olmuştur. Rus Almanları, günümüzde etnik bir topluluk olarak varlıklarını sürdürmektedirler. Bununla beraber, onlar hakkında bir millet haline gelip gelemedikleri sorusuna yanıt aranırken; tarihi devamlılık, sembolik birliktelik gibi değerlere de sahip oldukları halde, aralarında müşterek bir gelecek tasavvurunun tam manasıyla gerçekleşememesi ve uluslararası alanda tanınan bir devletlerinin var olmaması gibi nedenlerden dolayı, bir ulus haline gelmeleri varsayımına ulaşılamamaktadır.

Yazar

Ersoy Yılmaz Diniz

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Ersoy Yılmaz Diniz (Doktora Tezi). Rusya'daki Almanların milletleşme süreci, 2025, İstanbul Gelişim University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

İstanbul Gelişim University tezlerinden daha fazlası