DoktoraAçık Erişim

Sağlıklı bireylerde düşük ve yüksek glisemik indeksli öğünlerle birlikte tüketilen içeceklerin postprandiyal kan glikozuna etkileri

2024
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Dr. İrem Olcay Eminsoy

Özet (TR)

Hiperglisemi, insülin sekresyonunun azalması, glikoz kullanımının azalması ve glikoz üretiminin artması da dahil olmak üzere bozulmuş glikoz regülasyonunun bir sonucu olarak gelişir. Öğünlerle birlikte içecek tüketimi yaygın olmasına rağmen, bu içeceklerin postprandiyal serum glikozuna etkileri hakkında sınırlı bilgi mevcuttur. Bu araştırma sağlıklı bireylerde düşük ve yüksek glisemik indeksli öğünlerle birlikte tüketilen içeceklerin postprandiyal kan glikozuna etkilerini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma özel bir beslenme ve diyetetik polikliniğine başvuran, yaş ortalaması 26.075.71 yıl, beden kütle indeksi (BKI) 18.5-24.9 kg/m2 arasında olan, hiçbir hastalığı bulunmayan ve ilaç kullanmayan, sağlıklı 7 kadın ve 7 erkek birey ile yürütülmüştür. Araştırma öncesinde katılımcıların bioelektrik impedans (BIA) yöntemi ile ağırlık ve vücut bileşenleri, boy, bel ve kalça çevresi ölçümlerini içeren antropometrik ölçümleri alınmıştır. Katılımcıların fiziksel aktivite düzeylerini belirlemek için Uluslararası Fiziksel Aktivite Değerlendirme Anketi Kısa Formu (IPAQ), beslenme durumunun değerlendirmesi için ise geriye dönük 24 saatlik besin tüketim kayıtları alınmıştır. Araştırma süresince her bir katılımcıya ilk 6 ardışık gün boyunca sabah kahvaltısında 22 g beyaz ekmek, 40 g çilek reçeli, 60 g kuru hurmayı içeren yüksek glisemik indeksli öğün, sonraki ardışık 6 gün boyunca ise 44 g tam tahıllı ekmek, 30 g beyaz peynir ve 20 g siyah zeytini içeren düşük glisemik indeksli öğün verilmiştir. 1. ve 7. günler sırasıyla yüksek ve düşük glisemik öğünün, tek başına serum glikozundaki etkisini görebilmek adına yanında hiçbir içecek verilmeden tüketilmesi istenmiştir. Araştırmanın devamındaki günlerde verilen öğünlerin yanına kahvaltı öğünü ile en sık tüketilen 5 farklı içecek (su, türk kahvesi, çözünebilir kahve, siyah çay ve yarım yağlı süt) eklenmiştir (Örneğin; 2. gün yüksek glisemik indeksli öğün ile birlikte türk kahvesi gibi). Hiçbir içeceğe ilave şeker eklenmemiştir. Katılımcıların öğün tüketimi bittiğinde ilk ölçüm alınacak şekilde, 2 saat boyunca belirli aralıklarla (15., 30., 45., 60., 90. ve 120. dakikalarda) parmaktan prick testi yöntemiyle serum glikoz ölçümleri yapılmıştır. Tüm katılımcılarda yüksek glisemik indeksli öğünle birlikte su, siyah çay ve yarım yağlı süt tüketimi serum glikoz pik süresini anlamlı düzeyde azaltarak, hiç içecek verilmeyen öğüne göre daha erken sürede pik görülmesini hızlandırmıştır (p<0.05). Yüksek glisemik indeksli öğünle birlikte su tüketimi hiçbir içecek tüketilmeyen öğüne göre glikoz artış hızını anlamlı düzeyde yükseltmiştir (p<0.05). Tüm katılımcılar için düşük glisemik indeksli öğünle birlikte tüketilen çözünebilir kahvede glikoz artış hızının hiç içecek verilmeyen öğüne göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu görülmektedir (p<0.05). Sonuç olarak içecekler öğünlerin postprandiyal glisemik yanıtını değiştirebilir. Bireylerin öğünlerle birlikte içecek tüketimlerinin de sorgulanması serum glikoz seviyelerini sağlıklı aralıkta tutma konusunda yeni yaklaşımlar belirlenmesine yarar sağlayabilir.

Yazar

Oya Neva Bingül

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Oya Neva Bingül (Doktora Tezi). Sağlıklı bireylerde düşük ve yüksek glisemik indeksli öğünlerle birlikte tüketilen içeceklerin postprandiyal kan glikozuna etkileri, 2024, Başkent University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Başkent University tezlerinden daha fazlası