Yüksek LisansAçık Erişim

Sécuriser et gérer les frontières: Une analyse comparative des politiques frontalières de la Turquie dans les cas de Van et d'Edirne

2022
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Doç. Dr. Beyza Ç. Tekin

Özet (TR)

Çalışmamızın konusu Türkiye'de sınır güvenliği ve sınır idaresi kavramlarını sahadaki uygulamalar ile eşleştirerek incelemeyi hedeflemektedir. Bu tez, Türkiye'nin iki farklı göç baskısı altındaki doğu sınırı Van ve batı sınırı Edirne örneği üzerinden bu sınırlardaki aktörler arasında sınır kavramının nasıl algılandığı ve Van ve Edirne'deki sınır güvenliği ve yönetimi mekanizmalarının nasıl işlediğini karşılaştırmalı şekilde incelemektedir. Temel hedefimiz, Türkiye'nin sınır güvenliği ve yönetimi politikaları ve pratiklerini Van ve Edirne'de nasıl uyguladığını anlamaya çalışmaktır. Bu bağlamda bu çalışmanın ardındaki temel araştırma sorusu, Türkiye'nin sınırlarında farklı sınır politikaları yürütüp yürütmediğidir. Ana yargımız, Van ve Edirne'de sınır güvenliği ve yönetiminin sahada farklı şekillerde pratik edildiğidir. Bu noktada saha çalışmasının temel motivasyonu, Van ve Edirne sınırlarının hangi tür farklılıklara sahip olduğunu, sınırın doğasının ne olduğunu anlamaya çalışmak, düzensiz göçmenlerin sınırı geçme pratikleri ve motivasyonlarındaki farklılıkları, göçmen kaçakçılarının her iki sınırda farklı şekillerde organize oldukları ve dolayısıyla askeri önlemlerin de sınırın doğası ve geçiş pratiklerinin üretilme yöntemlerine göre her iki sınır ili özelinde değişiklik arz ettiğini ortaya koymaktır. Bu aşamadan sonraki motivasyonumuz, sınır güvenliği politikaları ve stratejilerini farklılaştıran unsurların neler olduğunu anlamak ve bu unsurların ve sınırlardaki düzensiz göçmen pratiklerinin İran ve Yunanistan ile sınır ilişkilerinin inşasındaki rolünü anlamaktır. Bu noktada sınır yönetimi konusu devreye girmekte ve araştırma konusu, Van ve Edirne'de sınır yönetimi pratiklerinin ve devamında İran ile Yunanistan ile kurulan sınır temaslarının karakterlerinin incelenmesini hedef almaktadır. Sınır yönetimi ve sınır güvenliği kavramları çok boyutlu kavramlardır ve birbirlerinden bağımsız ele alınmamaları gerekir. Sınır yönetimi kavramı, bürokratik iş ve işleyişlerin yanı sıra sınır ilişkileri ve sınır olaylarını da içerir. Bu nedenle sınır yönetimi, uluslararası hukukun, diplomasinin ve iç hukukun çalışma alanlarına girer. İç hukuku ilgilendiren kısmı, sınır makamları ve aktörlerinin görev ve sorumluluklarının doğrudan mevzuat ile düzenlenmesi ve denetlenmesidir. Örneğin, sınır güvenliğinden doğrudan sorumlu olan sınır birliklerinin (Türk Silahlı Kuvvetleri) görev sahaları ve yetkileri mevzuatta belirtilenin dışında kullanılamaz. Diplomasiyi ilgilendiren yönü ise, sınır makamlarının, yani kaymakam ve valilerin, düzenli aralıklar veya acil durumlarda komşu ülkedeki mevkidaşları ile bir araya gelerek temas kurmaları ve sorunları diplomasi yoluyla çözmeye çalışmalarıdır. Bu bağlamda sınır ilişkileri, yerel otoriteyi uluslararası bir aktöre dönüştürmekte ve her sınır makamı bir sınır diplomatı görevi üstlenmektedir. En önemlisi, sınır yönetimi uluslararası hukukun bir konusudur. Sınır hattının, sınır olaylarının ve sınır komiserlerimim belirlenmesi sınır antlaşmaları ile düzenlenmekte olup sınır ilişkilerinin, bu antlaşmalardaki usullere uygun icra edilmesi beklenir. Yine uyuşmazlık halinde, diplomatik görüşmeler aracılığıyla sınır sorunları çözülmeye çalışılmaktadır. Bu anlamda çalışmamız, bu çok yönlü yapıyı uluslararası hukuk (antlaşmalar) ve iç hukuk (mevzuatlar) boyutu ile de ele almaktadır. Yine sınır güvenliği kavramı, askeri bir karaktere sahip olup sahada karşılaşılan sorunların halli askeri önlemlerle aşılamaz olduğu takdirde, çözümü için diplomatik yollara, yani sınır makamlarına başvurularak meseleler komşu ülke sınır makamlarına iletilir. Zira, sınır yönetimi kavramı da sınır güvenliğinin bir uzantısıdır, sınır makamları sınır güvenliği alanında bir koordinasyon ve aracı kurum olarak rol oynamaktadır. Bu nedenlerle sınır yönetimi ve sınır güvenliğinin etkili biçimde sağlanması ancak bütüncül ve kendi içinde uyumlu bir yapı içinde mümkündür. Sınır güvenliği ve sınır idaresi kavramları, oldukça sık tartışılan kavramlar olmasına karşın esasında sınır aktörlerinin sahadaki görev ve sorumlulukları, yetki alanları kesin ve doğru olarak bilinememektedir. Kısaca, sınır güvenliği kavramının hukuki görünümü 2565 sayılı Kara Sınırlarının Korunması ve Güvenliği Hakkında Yönetmelik ile tanımlanmıştır. Buna göre, sınır güvenliği ile kastedilen kara sınırlarının Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından korunması ve güvenliğinin sağlanmasıdır. Sınır hattında görevli askeri birlikler sınır birliği, daha özel bir ifade ile de "hudut kartalları" olarak nitelendirilmektedir. Sınır hattı ise komşu iki devletin ülkelerini birbirinden ayıran, antlaşmalarla tespit ve icap eden yerleri özel işaretlerle belli edilmiş siyasî bir hat olarak tanımlanmaktadır. Sınır birlikleri, askeri bölge dahilinde sınır karakollarında sınır güvenliğinin sağlanmasında tam yetkilidir. Her sınır birliği bulunduğu sınır ilçesi veya ili sınırlarında yetkilidir. İlgili mevzuatın 9.maddesinin 1. ve 2. bentlerinde sınır güvenliğini sağlamak, askeri bölge içerisinde suç teşkil eden eylemleri önlemek, suçluları yakalamak, birinci derece askeri yasak bölgede yakalanamayan suçluları ikinci derece askeri yasak bölgede takip etmek ve yakalamak, suç delillerini tespit etmek, ikinci derece askeri yasak bölgede yapılan işlemler hakkında bu bölgedeki mahalli güvenlik kuvvetlerine bilgi vermek, yapılan faaliyetler hakkında müşterek hareketi sağlamak ve failleri, haklarında yasal işlem yapılmak üzere bir tutanakla mahalli güvenlik kuvvetlerine teslim etmek şeklinde tanımlanmıştır. Bu doğrultuda çalışmamız, sınır güvenliği ve yönetimi kavramlarını, Edirne ve Van sınır illerinde yapılacak saha araştırmaları ile somutlaştırmak gayreti taşımaktadır. Sınır güvenliği konseptinin her iki sınır ilinde pratiğe nasıl döküldüğü, bu çalışmayı ortaya çıkaran temel sorudur. Diğer yandan, çalışma sadece sınır güvenliği meselesini değil aynı zamanda sınır idaresi konusunu da gündeme almaktadır. Bu bağlamda, tezin konusu, Türkiye'nin Edirne (Yunanistan sınırı) ve Van (İran sınırı) sınırlarında sınır güvenliği ve sınır yönetimi pratiklerini karşılaştırmalı bir şekilde ele almaktır. Ancak bu haliyle konu oldukça geniş olup yüksek lisans tezi kapsamında incelenmesi çok güçtür. Bu nedenle, sınır güvenliğinin süjesi olarak düzensiz göçmen grupların ve göçmen kaçakçılarının sınırı geçme pratikleri seçilmiştir. Bu pratiklerin inşasını anlamak ve iki il özelinde sınır güvenliğinin karşılaştırmalı analizini yapabilmek için coğrafi şartlar, karşılaştırmalı analizin temel konusu seçilmiştir. Bu bağlamda, iki sınır ilinin maruz kaldığı düzensiz göç kapsamında, coğrafi etmenlerin sınırı geçiş pratiklerini nasıl etkilediği, sınır birliklerinin buna karşın hangi savunma stratejilerini geliştirdikleri ele alınmıştır. Ayrıca, sınır yönetimi alanında da karşılaştırmalı bir analiz yaparak, sınır aktörleri arasındaki ilişkileri ve Yunanistan ve İran sınır makamları ile kurulan ilişkilerin doğası da incelenmiştir. Araştırmanın temel amacı, karşılaştırması oldukça güç olan sınır güvenliği ve sınır yönetimi konseptlerini sahadaki uygulamalar ile somutlaştırarak bütüncül bir bakış açısı ile sunabilmektir. Bunu gerçekleştirebilmek için, her sınırın kendine has coğrafi, tarihi ve sosyolojik doğası ve kurumsal bir yapısı olduğunu kabul etmek gerekir. Çalışmamız boyunca, ulusal iki sınır hattının yerel karakteristiklerine vurgu yaparak sınırları, sadece ulus devletin çeperi işlevi gören kurumlar olarak değil bizzat ana aktör olarak ele aldık. Ayrıca çalışmada sınırların münhasır karakterlerini karşılaştırmaya odaklandığımız için her iki sınırın güvenliği sağlama kapasitelerini yarıştırma yoluna başvurmadık. Temel vurgumuz, bir sınırı diğerinden ayırt eden özellikleri ortaya koymak ve var olan sınır güvenliği ve sınır idaresi yapılarının düzensiz göçle mücadelede aldıkları rolleri anlamak ve sorgulamaktır. Çalışma kapsamında hipotezlerimiz, Edirne ve Van sınırlarının ayırt edici coğrafi ve yapısal karakterlerinin tarifi üzerinden her sınırın münhasır olduğunu açıkladıktan sonra ikinci olarak, bu farklılıkların sınırı yeniden inşa etmesi ve bu yeni sınır kurgusunun da sahadaki sınır pratiklerinin yeniden üretmesidir. Yani sınır, yeniden üretilen ve yeniden üreten bir kurumdur. Bu doğrultuda amacımız, sınırın üretici doğasını saha bulguları ile güçlendirmek ve güncel örnekler ile zenginleştirmektir. Bu kapsamda, her iki sınırın üretici doğası üzerinden göçmen grupların, kaçakçıların ve sınır birliklerinin pratiklerinin nasıl şekillendiği, coğrafi faktörlerin ne şekilde belirleyici rol oynadığı temel amaçlardır. Araştırma sorularımız, düzensiz göçmenlerin ve göçmen kaçakçılarının göç rotasını oluşturma motivasyonlarını, sınırı geçme stratejilerini, bu stratejileri belirleyen etmenleri, göçmen kaçakçılığı ağının sınırötesi koordinasyonu ve faaliyetlerini ve sınır birliklerinin askeri stratejilerinin bölgesel olarak nasıl farklılaştığını, sınırın coğrafi ve yapısal özellikleri bağlamında anlamaya yönelik kurgulanmıştır. Her grubun sınır pratiği diğer grubun pratiklerini de şekillendirmektedir. Sınırın her noktası aynı kapasitede geçiş pratiğine maruz kalmadığı gibi bir noktanın sıklıkla geçilmesi, oradaki sınır birliklerinin önlemlerinin niteliğini belirler. Bu süreç devamlı olarak sınırı ve sınır pratiklerini inşa eder. Çalışmanın ikinci argümanı bu bağdamda, sınırın devamlı ve karşılıklı bir oluşum ve dönüşüm süreci olduğunu göstermektir. Çalışmanın bir diğer ve son savunusu, sınırın her noktasının türdeş olmadığıdır. 454 kilometrelik Van ve 212 kilometrelik Edirne sınırları kendi içlerinde oldukça dinamik ve değişken bölümlere sahiptir. Bu bölümler, sınırın en zayıf noktaları veya en korunaklı noktaları olabilir. Edirne ve Van sınırları için bunu belirleyen en önemli faktör coğrafi şartlardır. Van sınırının dağlık arazi yapısı ve Edirne'de nehrin doğal sınır hattını oluşturması, her iki sınırın heterojen yapılarını verimli biçimde kıyaslama imkânı sunmaktadır. Çünkü, sınırın heterojen yapısı sadece düzensiz göç akışının yönünü etkilemekle kalmayıp, sınır birliklerinin saha adaptasyonlarını ve strateji geliştirme kapasitelerini de etkilemekte ve kısıtlamaktadır. Göçmen gruplar ve sınır birlikleri ilişkisi dışında ayrıca, sınırın heterojen oluşu, sınır hattında komşu devletler arasında çeşitli sınır ihtilaflarını da gündeme getirmektedir. Çalışmanın diğer bir amacı, sınır tahayyülünün sahadaki temsilini anlamaya çalışmaktır. Sınır çalışmalarında sınırın çizgi mi alan mı olduğu tartışmaları, saha araştırmasını bu sorunsalı incelemeye yöneltmiştir. Edirne ve Van'daki sınır aktörleri ile yapılan görüşmelerde vardığımız kanaat, özellikle sınır birliklerinin sınır anlayışlarının daha çizgisel olduğudur. Sınır güvenliğinden doğrudan sorumlu olan ve sınıra birkaç yüz metre mesafede konumlanan güvenlik birimleri için sınırın çizgisel oluşu söylemi tutarlı görünmektedir. Ancak çeperden merkeze doğru gidildikçe, kurumların sınır tahayyüllerinin çizgiselliğinin azaldığı ve sınırın dışsallaştığı gözlemlenmiştir. Kanaatimizce, sınırın çizgi olduğunu kabul etmek, sınır güvenliği kavramını yanlış anlamaya neden olur. Sınırı çizgi kabul etmek, sınır güvenliğinin sadece sınırda uygulanması yaklaşımını doğurur ki bu da eksik veya geçici önlemlerin alınmasına neden olur. Sınırlara duvar örmek bu yaklaşımın en somut göstergesidir. Esasında sınır, gözetim ve engelleme pratiklerinin olduğu her yerdedir. Bu bir bölge olabileceği gibi daha geniş bir alan, tüm ülke toprakları da olabilir. Edirne ve Van sınırlarının, sınır güvenliği ve yönetiminin karşılaştırmalı analizi, sınır birlikleri, makamları ve kolluk kuvvetleri ile sahada birebir gerçekleştirilen görüşmelere dayanmaktadır. Görüşmeler, yarı yapılandırılmış ve zaman zaman yapılandırılmamış mülakat teknikleri ile gerçekleştirilmiştir. Verilerin işlenmesi aşamasında ise söylem ve içerik analizi yöntemleri kullanılarak iki il örneğinin sınır aktörlerinin yaklaşımları ve sınır tahayyüllerinin söylemsel bir analizini oluşturulmaya çalışılmıştır. Sonuç olarak, daha evvel karşılaştırmalı sınır güvenliği ve sınır yönetimi çalışmasının gerçekleştirilmemiş olması, böyle bir çalışmanın üretilmesini teşvik ettiği kadar yöntemsel olarak da güçleştirmiştir. Ayrıca, Van ve Edirne sınırlar ilçeleri ve köylerin dair sosyo-ekonomik ve coğrafi çalışmalarının oldukça yetersiz olması, temelinde coğrafi faktörler üzerinden gerçekleştirilen bu çalışmayı yine güçleştirmiştir. Bu nedenle, özellikle Edirne sınırına dair coğrafi veriler, farklı kaynaklardan derlenerek bir araya getirilmiştir. Son olarak, sınır ilişkilerini, sınır olaylarını ve kara sınırlarının hukuki statüsünü ele alan çalışmaların da oldukça az oluşu, çalışmanın çoğunlukla saha bulguları ve görüşmecilerin söylemleri ile desteklenmesine yol açmıştır. Bu çalışma kapsamında, Türkiye'nin İran ve Yunanistan ile sınır ilişkilerinin güncel durumu, yaşanan temel sıkıntılar ve temasların nasıl kurulduğu sınır antlaşmalarına ve saha bulgularına dayanarak ele alınmıştır. Diğer yandan, Türkiye'nin Van ve Edirne sınırlarında farklı sınır politikalarının izlendiği ve Edirne sınırında siyasi gündemin, münhasır sınır politikalarının oluşturulmasının önüne geçtiği tespit edilmiştir. Ayrıca büyük ölçüde, Türkiye'de sınır politikasının düzensiz göçün yönetilmesine göre şekillendiği de bir başka saha bulgudur. Edirne sınır güvenliği ve yönetimine hâkim olan siyasi gündemin yanı sıra Van sınırında güvenlik endişelerinin daha üst düzey olduğu fark edilmiştir. İran sınırı üzerinden göç, terör ve kaçakçılık yapısının üretilmesi Türk sınır birlikleri ve makamlarını daha militarist söylemler ve önlemler kurmaya itmektedir. İran sınırının dağlık yapısı, göçmen kaçakçıları için uygun bir kaçakçılık rotası oluştururken sınır birlikleri açısından sınırın güvenliğini sağlamayı oldukça güçleştirmektedir. Bu bağlamda Van sınırının tüm hattına inşa edilen duvar, bu akışı kesmek yerine farklı şekilde dağıtacaktır. Van sınırının kuzeyi Çaldıran sınırından başlayan duvar inşası güney sınır ilçelerinin sınırı geçiş baskılarını artırırken, inşaatın tamamlanması halinde göçmen gruplar daha güney il sınırlarından geçmeyi denerken yeni sınır hattı olan duvar yeni pratiklerle aşılmaya devam edecektir.

Yazar

Dr. Merve Özdemir Amed

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Merve Özdemir Amed (Yüksek Lisans Tezi). Sécuriser et gérer les frontières: Une analyse comparative des politiques frontalières de la Turquie dans les cas de Van et d'Edirne, 2022, Galatasaray University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Galatasaray University tezlerinden daha fazlası