Şeyh Bedreddin ve Spinoza'da Tanrı veya varlık -fark ve özdeşliğin paradoksal uzlaşımı-
2021
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Hasan Hüseyin Bircan
Özet (TR)
Kişisel ve tarihsel yazgıları birbirine oldukça benzeyen Şeyh Bedreddin ve Spinoza'nın düşünceleri, yirminci yüzyılda benzer saiklerle fikrî gündeme yeniden dâhil edilmişlerdir. Şeyh Bedreddin, Anadolu Sosyalizmi'nin kurucu figürü olarak teklif edilirken Spinoza felsefesi, Marx felsefesinin temelini oluşturan Hegel felsefesine alternatif oluşturabilme imkânından dolayı ilgi çekmiştir. Ne var ki, politik bir mukayeseden önce iki ismin metafizik kavrayışlarına ilişkin bir mukayesenin yapılması gerekmektedir. Çünkü bir düşünürün metafizik kavrayışı, politik anlayışının zeminidir. İşte bu çalışmada öncelikle "Tanrı, yani Doğa" ve "Âlem tesir cihetiyle Hakk'tır" ifadeleriyle ünlenmiş bu iki ismin yöntemsel açıdan mukayesesi yapılacaktır. Buna ilaveten, onların Tanrı veya Varlık/Doğa anlayışları, teolojinin klasik problemlerinden biri olan öz-sıfat problemi üzerinden incelenecektir. Felsefe tarihinin belki de en çetrefilli problemlerinden biri olan Tanrı ile âlem arasında kurulan fark ve özdeşlik ilişkilerinin paradoksal bir biçimde uzlaştırılmasında Şeyh Bedreddin ve Spinoza'nın karşılaştıkları zorluklar konu edilecektir. Çalışmada mukayesenin meşru zemininin oluşturulması amacıyla projeksiyon yönteminden istifade edilecektir. Bu yöntem sayesinde, düşünürler ile onların fikrî art alanları arasındaki etkileşimlerin izini sürmek mümkün olacaktır. Ki, özellikle Vâridât türünden fragmantal eserlerin incelenmesi açısından böyle bir yöntem gereklidir. Fikrî art alanların tespit edilmesi hususunda, Spinoza açısından Maimonides ve Descartes; Şeyh Bedreddin açısından ise, İbnü'l-Arabî ve Dâvûd el-Kayserî bağlam kurucu düşünürler olarak teklif edilecektir. Nitekim Şeyh Bedreddin, Dâvûd el-Kayserî'nin Mukaddemât'ına -bu çalışmada büyük bir kısmı ele alınan- kırk bir ta'lîk düşmüştür. Maimonides ise etkileri, Spinoza felsefesinde gözlemlenen kritik teolojik simalardan biridir. Ayrıca onunla İslâm teolojisi arasında kurulan organik ilişkinin en önemli sembolüdür. Öyle ki, Spinoza, bu türden ilişkileri vesilesiyle üç dinin teolojik problem yumağı içerisinden konuşur. Fakat kendine özgü bir teoloji kurmayı da başarır. Nitekim onun felsefesi, teolojiden devralınarak "hurafeden arındırılmış" ve rasyonalize edilmiş bir zuhûr öğretisi olarak okunmaya müsaittir. Benzer şekilde İslâm düşüncesinde felsefe, kelâm ve tasavvufun iç içe geçtiği bir geleneğin temsilcisi olan Şeyh Bedreddin, takipçisi olduğu vahdet-i vücûd öğretisini kendine özgü bir tarzda yorumlamıştır. Anahtar Kelimeler: Tanrı, Varlık, Doğa, Yetkinlik, Dışavurum, Tanrı-Âlem İlişkisi.
Yazar
Yakup Kalın
Kurum
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Yakup Kalın (Doktora Tezi). Şeyh Bedreddin ve Spinoza'da Tanrı veya varlık -fark ve özdeşliğin paradoksal uzlaşımı-, 2021, Ankara Yıldırım Beyazıt University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Ankara Yıldırım Beyazıt University tezlerinden daha fazlası
- Akran zorbalığı ile ergenlerin algıladıkları aile işlevselliğinin incelenmesi(2019)
- Yemen'de e-devlet gelişiminin önündeki engeller(2022)
- Çocuk acile başvuran epilepsi tanılı hastaların özellikleri(2022)
- Twitter gündem ağları: Twitter Türkiye gündemlerinin ağ toplumu kavramı üzerinden incelenmesi(2022)
- Arap Baharının MENA bölgesindeki çatışmalar üzerindeki etkisi: Sayım veri analizinden bulgular(2022)
- Uganda, Kampala'da mevcut tüberküloz önleme ve kontrolünü etkileyen faktörlerin araştırılması(2023)