Seyircilerin ve düzenleyenlerin gözüyle çevrim içi film festivalleri: Dönüş(emey)en tanımlamalar, olanaklar ve sınırlılıklar
2023
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Ece Vitrinel
Abstract (TR)
COVID-19 salgınının başlamasıyla birlikte toplumsal etkileşimin fiziksel olarak kesintiye uğraması film festivalleri için büyük bir sorun teşkil etmiş; kültür ve sanat kurumları neredeyse iki yıl boyunca, etkileri uzun yıllar devam edecek bir krizle karşı karşıya kalmıştır. Kriz döneminde; zihinlerde fiziksel ve yüz yüze iletişime bağımlı olarak tasavvur edilen film festivalleri, internet ve çevrim içi gösterim pratikleri aracılığıyla seyircilerine ulaşmaya çalışmış, bu sayede salgının yol açtığı krizle baş etmek için çaba göstermiştir. Bununla birlikte, film festivallerini var eden esas mekanizmanın fiziksel ve yüz yüze etkileşim olduğunu düşünen ya da finansman sorunu yaşayan bazı film festivalleri iptal kararları almıştır. Diğer film festivalleri ise hem çevrim içi gösterim platformlarını hem de sinema salonlarını kullanarak melez bir formatla seyircilerin karşısına çıkmıştır. Bu durum, film festivallerinin var oluş nedenleri ile ilgili tartışmalara yeni bir boyut kazandırmıştır. Bu tartışmaların sonucunda ortaya çıkan görüş ayrılıkları, film festivalleri hakkında yeniden düşünmeyi, ortaya çıkan sorunları ve eşitsizlikleri yeniden ele almayı, festivaller etrafında şekillenen güç ilişkilerinin durumunu yeniden sorgulamayı gerekli kılar. Festivallerin pandemi döneminde yaşamış olduğu krizden yola çıkan bu tez çalışması, çevrim içi gösterim platformlarının güncel festival ekosisteminde yarattığı etkileri ele almaya çalışmaktadır. Pandemi öncesi ve sonrasında karşılaştırmalar yaparak film festivallerindeki çevrim içi gösterim pratiğinin avantajlarını ve dezavantajlarını haritalamayı konu edinen bu çalışmanın amacı, pandemi dönemindeki uygulamaların seyirciler ve festival profesyonelleri açısından nasıl şekillendiğini soruşturmaktır. Festivaller, ortaya çıktıkları ilk günden itibaren toplumsal, kültürel ve politik birtakım koşulların ürünü olarak film endüstrisinde önemli roller üstlenmiştir. Festivaller sadece filmler hakkında değil, aynı zamanda o filmlerin etrafında şekillenen toplumsal etkileşimin nasıl inşa edildiği, sinemanın insanlar tarafından nasıl algılandığı ve deneyimlendiği gibi konularda gözlemler yapmamıza olanak tanırlar. Çeşitli toplumsal aktörleri içinde barındıran festival deneyimi, farklı koşullar altında şekillenir, farklı bağlamlarda gelişir fakat her şeye rağmen temel birtakım prosedürler ve kurallar etrafında düzenlenir. Bu nedenle, film festivalleri basitçe bir organizasyon olarak adlandırılmaz; bunun yerine sinema hakkında bilgi üreten, gündelik yaşamda belirli bir zamana ve mekâna ait deneyimleri kapsayan, insan ilişkilerinin öne çıktığı çok yönlü bir ağ olarak tanımlanırlar. Festivaller, içinde bulundukları coğrafyaların, şehirlerin, kültürlerin ya da toplumsal normların üzerine inşa edilir, özellikle ticari alanlarda kendisine yer bulamayan filmler için gösterim imkânları sunar ve sayısız farklı değişkene göre karakterize edilirler. Bu nedenle film festivallerini tanımlamak, onlar hakkında kesin sınırlar çizmek veya yargıda bulunmak oldukça zor bir süreçtir. Yeni iletişim teknolojilerinin film festivalleriyle olan ilişkileri söz konusu olduğunda bu durum daha da karmaşık bir hal almaktadır. Bu bağlamda, bu tez çalışması pandemi döneminden sonra yaygınlık kazanan çevrim içi film festivalleri aracılığıyla gerçekleşen seyir deneyimini ve bu deneyime bağlı olarak şekillenen örgütlenme biçimlerini konu almaktadır. İkinci Dünya Savaşı öncesinde film festivallerinin gelişme süreci, avangart sinemanın ve güçlü bir sinefili olgusunun etrafında şekillenmiştir. Bu tür etkinlikler, ticari amaçlarla gerçekleştiriliyor gibi görünmesine rağmen sinemanın kendisini bir sanat olarak kanıtlaması sürecinde hayati bir rol oynamıştır. 1910'lu yıllardan itibaren sinemada endüstrileşme sürecinin başlaması nedeniyle kendisine ana akımda yer bulamayan filmler, günümüzde kabul gören film festivali modeline tam olarak benzemeyen ama onu çeşitli özellikleriyle çağrıştıran gösterim pratikleri sayesinde seyirciyle buluşur. Günümüzde aşina olduğumuz festival modelinin ilk ortaya çıkışı ise 1932 yılında Venedik'te düzenlenen uluslararası film festivaliyle başlamıştır. Bu döneme kadar geçen süre boyunca, çeşitli sinema kulüpleri ve salonlar, belirli temalar içeren fakat devamlılığı olmayan etkinlikler düzenleyerek sinemanın kamudaki itibarının yükselmesi için ön ayak olmuşlardır. Sinemanın özellikle eğitimli ve yüksek gelirli kesimler tarafından benimsenmesi, gelecek yıllarda film festivallerinin sinema endüstrisinde belirli bir kurumsal zemine oturması için kapı aralamıştır. 1930'lu yıllar, film festivallerinin kurumsal ve uluslararası bir görünürlük kazanmaya başladığı yıllar olmuştur. Film festivalleri, bu dönemde güçlü bir Avrupa olgusu olarak ortaya çıkar. İkinci Dünya Savaşı öncesinde Avrupa'daki jeopolitik mücadelenin derin izlerini taşıyan film festivalleri, İkinci Dünya Savaşı'nın ardından Avrupa'da yıkıma uğramış toplumsal yapıyı yeniden inşa etmeyi amaçlayan tarihsel bir proje işlevi görmüştür. 1950'li ve 1960'lı yıllar boyunca film festivalleri yine jeopolitik iklimin etkisinde şekillenmiş, bu defa soğuk savaşın tarafları arasında gerçekleşen siyasal mücadelelerin bir parçası olmuşlardır. 1980'li yıllardan itibaren yükselen neoliberal politikaların etkisiyle kamusal desteğini kaybeden film festivalleri, aynı zamanda sayısal olarak artış göstermeye başlamış ve küresel bir genişleme sürecine girmiştir. Özellikle 2000'li yılların başından itibaren film festivali olgusuyla ilgili tartışmalar çoğalmış ve kurumsal düzenlemeler yoluyla festival sayılarındaki artışın önüne geçilmeye çalışılmıştır. Film festivallerinin kitleselleşmesi, artan teknolojik imkânlar sayesinde festival düzenlemenin kolaylaşmasıyla ilişkilidir. Filmlerin hem gösterim hem de dağıtım aşamalarında gerçekleşen dijitalleşme süreci, festival düzenlemenin boyutlarını ve festival seyircisi olmanın anlamını sürekli olarak sorgulamamızı gerektiren bir nitelik kazanmıştır. Bu bağlamda, bu tez çalışmasının amacı, film festivallerinin çevrim içi gösterim teknolojileriyle nasıl ilişki kurduğunu gözlemlemektir. Film festivallerinin dijital teknolojilerle kurduğu ilişkinin bir diğer ayağı da sinemaya gitme deneyiminin çağdaş görünümüyle ilişkilidir. Ortaya çıktığı ilk günden itibaren kamusal ve fiziksel bir mekânla (sinema salonu) özdeşleşen ve belirli kurallar ya da prosedürler aracılığıyla şekillenen sinemaya gitme deneyimi; günümüzde tablet, cep telefonu, bilgisayar ya da diğer mobil cihazlar aracılığıyla gerçekleşmeye başlamıştır. Bu durum, çeşitli çevreler tarafından olumsuz yorumlanmış, yirminci yüzyılın en önemli hikâye anlatma aracı olarak görülen sinemanın geleceği açısından karamsar değerlendirmelerin ortaya çıkmasına yol açmıştır. Bununla birlikte, sinemanın gerçekte yok olmadığını; bunun yerine seyir deneyiminin etrafında şekillenen prosedürlerin ve kuralların değiştiğini ya da sadece yeni bir şekle büründüğünü dile getiren görüşler de mevcuttur. Bu tartışmalar eşliğinde film festivalleri ve dijital teknolojiler arasındaki ilişkiyi konu edinen bu tez çalışması, çağdaş hareketli görüntü kültüründe festival deneyiminin ne anlama geldiğini incelemektedir. Film çalışmaları ve film çalışmalarının önemli bir alt dalı olarak gelişen film festivali çalışmaları literatüründen beslenen bu araştırma, üç ayrı bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde film festivali olgusunun tarihsel gelişimi ele alınmıştır. Bu kapsamda film festivallerinin hangi coğrafyalarda ve hangi bağlamlarda ortaya çıkıp geliştiği ilgili literatür taranarak incelenmiştir. Bu bölümde ayrıca sinema bilgisinin üretim merkezleri olarak film festivallerinde görülen özellikler ele alınmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde dijital sinemayla birlikte ortaya çıkan tartışmaların bir sonucu olarak sinemaya gitme eyleminin tarihsel olarak hangi süreçlerden geçtiği konu edilmiştir. Medyadaki yöndeşme trendiyle birlikte seyir deneyiminin küçük ekranlarda gerçekleşmeye başlamasının hangi sonuçlara yol açtığı ve seyircilerin konumuyla ilgili tartışmalar bu bölümde ele alınmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise nitel araştırma teknikleri aracılığıyla elde edilen veriler analiz edilmiştir. Çalışma süresince iki temel yöntem izlenmiştir. İlk olarak Mart 2020 ve Aralık 2021 tarihleri arasında düzenlenen 5 ayrı film festivalinin 7 yöneticisi ile yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. İkinci olarak, 10'u kadın 5'i erkek olmak üzere 15 çevrim içi film festivali seyircisiyle derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Buna ek olarak, araştırmacı 12-16 Ekim 2022 tarihleri arasında gerçekleşen BIFED'de gönüllü olarak çalışmış, pandemi sonrasında festivallerin durumunu birinci elden deneyimlemiş, bu amaçla festival ekibiyle vakit geçirmiş ve etkinliği takip eden iki seyirciyle derinlemesine görüşme gerçekleştirmiştir. Burada katılımcı gözlem yoluyla elde edilen arşiv bilgileri, materyaller ve görseller, yapılan değerlendirmelerde dikkate alınmıştır. Araştırma kapsamında sorulan sorular aşağıdaki gibidir: Pandemi öncesinde/sırasında/sonrasında çevrim içi gösterim platformları ile film festivalleri arasında kurulan ilişki, film festivali kavramı hakkındaki tanımlamaları nasıl şekillendirdi? Film festivallerini organize eden kurumlar ve kişiler, çevrim içi gösterim teknolojilerini hangi amaçlarla ve nasıl kullanmışlardır? Bu teknolojilerinin film festivallerinin örgütlenme süreçleri açısından avantajları ve dezavantajları nelerdir? Çevrim içi gösterim pratikleri ve çağdaş hareketli görüntü kültürü, film festivallerindeki seyir deneyimini nasıl şekillendirmiştir? Araştırma sonucunda, çevrim içi gösterim platformlarının film festivalleri için sağladığı kolaylıkların ve zorlukların, çeşitli sosyal, kültürel ve politik bağlamlara göre ele alınması gerektiği gözlemlenmiştir. Her film festivalinin kendisini tanımlama biçimi, seyirciler ile kurduğu ilişki ve bulunduğu şehir ile kurduğu ilişki farklılık göstermektedir. Buna ek olarak, film festivalleri birçok tema ve uzmanlık alanı etrafında şekillenen, farklı deneyim türlerini bir arada içerisinde bulunduran etkinliklerdir. Bu nedenle, film festivallerinin çevrim içi gösterim platformlarıyla kurduğu kurumsal ilişki, içinde bulundukları toplumsal, siyasal ve kültürel bağlamlardan ayrı tutulamaz. Bununla birlikte, film festivallerinin dijital teknolojiler ile kurdukları ilişkiler açısından gözlemlenen en önemli mesele, yaşanan bütçe ve finansman sorunlarıdır. Halihazırda oldukça kırılgan bir görünüm sergileyen film festivalleri, pandemi dönemiyle birlikte daha çok zorlanmıştır. Bu zorlukların aşılması için film festivallerinin bağımsız ve özerk hareket etmelerini sağlayacak sistematik bir kamu desteği gerekmektedir. Festivaller bu sayede hem fiziksel hem de çevrim içi gösterimler yoluyla daha kolay yollarla seyircilerinin karşısına çıkabilir ve kitlesini genişletebilir. Seyircilerle yapılan görüşmeler sonucunda, çevrim içi gösterim platformlarında gerçekleşen festival deneyiminin farklı yönleriyle ele alınması gereken ve bütüncül bakış açıları geliştirilmesi gereken bir olgu olduğu ortaya çıkmıştır. Çevrim içi gösterim platformları sayesinde, bulundukları şehirlerde film festivali olmayan ya da çalışma hayatının yoğunluğu nedeniyle vakti olmayan seyircilerin, internete olan erişimlerinin sağladığı ölçülerde film festivallerini deneyimleme şansına sahip oldukları gözlemlenmiştir. Ayrıca film festivalleri genellikle ticari gösterim olanağı kısıtlı olan filmlere yer verirler. Bu çerçevede, coğrafi sınırlılıkları aşarak çevrim içi gösterimler yoluyla seyircilere ulaşma olanağı, film festivallerinin varlıklarını tehdit etmekten ziyade, çok yönlü ele alınması gereken yeni durumların ortaya çıkmasına yol açar. Bununla birlikte, seyir deneyiminin kamusal alanlardan özel alanlara ya da büyük ekranlardan küçük ekranlara taşınmış olması, filmlerin odaklanarak izlenmesini zora sokmuştur. Bu durum seyircilerin filmleri daha dikkatli takip edebilmelerinin önüne geçmektedir. Çevrim içi gösterim teknolojilerinde kişiselleştirilmiş bir ekran aracılığıyla festivali takip etmek durumunda olan seyirciler, toplumsal bir etkileşimden uzak kalmıştır ve bu durum film festivallerindeki sosyallik olgusunun dönüşümüne yol açmıştır. Bu nedenle, bu tez çalışması film festivali tanımlamaları hakkında yeniden sorgulamalar yapmak için bir çağrı niteliği taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Çevrim İçi Film Festivalleri, Kamusallık, Seyir Deneyimi, Film Endüstrisi, Dijital Platformlar, Toplumsal Etkileşim
Author
Dr. Yunus Erdoğan
Institution

Galatasaray University
Medya ve İletişim Çalışmaları Bilim Dalı
How to Cite
Yunus Erdoğan (Yüksek Lisans Tezi). Seyircilerin ve düzenleyenlerin gözüyle çevrim içi film festivalleri: Dönüş(emey)en tanımlamalar, olanaklar ve sınırlılıklar, 2023, Galatasaray University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Galatasaray University
- Devletin yeni uzay faaliyetlerinden doğan uluslararası sorumluluğu(2025)
- Sermaye şirketlerinde ortakların ve organların kamu borçlarından sorumluluğu(2022)
- Le supporterisme comme une identite contre culturelle : etude des modes de construction identitaire dans et autour des stades de football a istanbul(2014)
- Le nouveau roman: claude simon et william faulkner(2014)
- Yöneticilerin sorumluluk sigortası(2015)
- Langlands functoriality principle(2021)