Sığınmacı krizi ve barınma sorununun mekan üretim örnekleri üzerinden değerlendirilmesi
Bu tez size mi ait?
Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.
Özet (TR)
Suriyeli sığınmacı krizi mekân üretim kararlarını etkilemiş midir? Sosyal yardımlaşmanın dışında, bu tip kriz ortamlarında mimarlığın rolü nedir? Mimarlık, kentlerin bu tip krizlere hazırlanmasına nasıl yardımcı olur? Kriz ortamlarında oluşan mimarlık pratikleri nelerdir? Tez sürecine bu sorulara cevap aranarak başlanmış, mimarlık pratiğinin kriz anındaki tutumu ve sığınmacı mekânlarının üretim aktörleri deşifre edilerek devam edilmiştir. Tezin birinci bölümde tezin girişi, amacı ve yöntemi açıklanmıştır. İkinci kısmında, yaşanan göç çağında karşılaşılan insani krizlerin farklılaşma nedenleri üzerinde durulmuştur. Geleneksel tanımından kopan ve yeni anlamlar yüklenen bir göç çağında, dünya genelinde yaşanan insan hareketliliği çoğu zaman devletlerin beklenmedik durumlarla karşılaşmasını sağlamaktadır. Yoğun olarak Orta Doğu ve Afrika merkezli göç hareketlerinin yaşandığı bir dönemde, Suriye İç Savaşı'nın da etkisiyle, yaşanan zorunlu göçler özellikle Suriye'nin komşu ülkeleri başta olmak üzere dünya genelinde sığınmacı krizlerinin yaşanmasına sebep olmuştur. Suriye'den başlayan göçlerin rotalarına bakıldığında Avrupa ülkelerine yönelik bir hareketlenme çizildiği görülmektedir. Bu rotanın başlıca geçiş ülkelerinden biri de Türkiye'dir. Türkiye hem Suriyeli sığınmacılar özelinde yaptığı yasal iyileştirmeler, hem de kıta Avrupa'sına ve Suriye'ye olan coğrafi yakınlığı nedeniyle en çok Suriyeli sığınmacının barındığı ülke konumundadır. Türkiye'deki nüfusa oranla sayıları yüzde dörde varan Suriyeli sığınmacıların başlıca ihtiyaçlarını karşılamak adına devletçe yasal iyileştirilmelere gidilmişse de bu durum devlet için de toplum için de yeniliğini sürdürmektedir. Sığınmacıların durumlarının kalıcılık-geçicilik bağlamında netleştirilmemesi de yapılan iyileştirmelerin yetersiz kalmasına sebep olmaktadır. Bu tip belirsizliklerin arasında yaşanan kriz hali, sadece devlet organlarını değil meslek gruplarını da konuyla ilgili harekete geçmeye çağırmıştır. Mimarlık mesleği de, temelde sığınmacıların barınma ihtiyacına yönelik çözümler geliştirmek hedefiyle konuya dahil olmuştur. Tezin üçüncü bölümü bu konu üzerine yoğunlaşır. Tez çalışması, içinden geçilen kriz ortamında, mimarlık meslek pratiğindeki değişim-dönüşümlere ve yapılan mekânsal üretimlere dair bir kayıt niteliği taşımayı hedeflemiştir. Bu doğrultuda, Avrupa'daki Suriyeli sığınmacı krizi ve toplumsal ve insani mimarlık kavramları hakkındaki literatür araştırması ve örnek incelemeleri yapılmış; göç sebebiyle ivmelenen, kentlerdeki yapı ihtiyacına yönelik ortaya konan çözümler ve bu çözümlerde kullanıcı, kapital ve mimarlık üçgeninde mimarlık pratiğinin pozisyonu değerlendirilmiştir. Suriyeli sığınmacı krizinin devam ettiği bir süreçte mimarlık mesleği de kendi içinde bir kırılma noktası yaşamaktadır. Yıldız mimarlık anlayışının benimsendiği bir dönemde, toplumsal kaygılar güden mimarlık çalışmaları yeniden önem kazanmıştır. Bu noktada tezde, toplumsal mimarlık anlayışının doğuşu ve günümüze kadar gelen süreçte yaşadığı değişimler tartışılmış, insani mimarlık kavramı ise üretildiği ortamlar üzerinden açıklanmaya çalışılmıştır. Sığınmacıların yaşadığı en büyük mekânsal sıkıntılar, sınırı aştıkları bölgelerde ve ülke içindeki esas varış noktaları olan kentlerde görünmektedir. Tezin dördüncü ve son bölümünde sığınmacıların göç ettikleri yerlerde nasıl ve ne şartlarda barındıklarına dair üç temel şekil; uydu kentler, mülteci kampları ve kent içi mülteci yerleşkeleri başlıkları altında incelenmiş, üretilen mekânlar kalıcılık-geçicilik ve aidiyet kavramları üzerinden tartışılmıştır. Bu bölümde ayrıca İstanbul örneği üzerinden kent içi sığınmacılar için geçici barınak sağlamayı hedefleyen bir proje önerisi tez yazarı tarafından tasarlanmıştır. Projenin esas hedefi kente gelen göçmenlerin, kente varışlarıyla beraber başlayan acil barınak ihtiyaçlarına dair mevcut yapı stoğunun kullanılmasıyla, geçici süreyle çözüm önerebilmektir. Aynı zamanda sığınmacıların kentin geneline yayılmasına ve toplumsal uyum süreçlerinin hızlanmasına yardım edebilecek bir çözüm arayışına gidilmiştir. Sonuç olarak, Suriyeli sığınmacı akının yarattığı kriz ortamında mimarlık pratiği içinde bir dönüşüm yaşandığı aşikârdır. Topluma, kullanıcıya ve/veya ihtiyaç sahibine olan bu dönüşüm, kentlerin şekillenmesinde aktif rol alacak olan aktörleri de etkiler haldedir. Mimarları bu tip kriz anlarında pratikteki işleri dışında oluşturdukları mekânlar vasıtasıyla yaratacakları algı da önem taşır. Bu doğrultuda mimarlara, kentin yeni aktörleri olan sığınmacılar ve devlet erkleri arasında aktif bir rol düşmektedir.
Yazar
Dilara Kara
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Dilara Kara (Yüksek Lisans Tezi). Sığınmacı krizi ve barınma sorununun mekan üretim örnekleri üzerinden değerlendirilmesi, 2017, İstanbul Technical University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
İstanbul Technical University tezlerinden daha fazlası
- Moebius elektrolizi anot çamurlarından platin grubu metallerin uzaklaştırılması ve geri kazanımı(2015)
- Investigation Of Stretching Effect With Mixed Finite Element Formulations For Laminated Beams And Plates(2023)
- Metrolarda yangın güvenlik önlemleri(2015)
- Birincil ve ikincil kaynaklardan farklı yöntemlerle altın ve gümüş kazanımı(2015)
- Bir eylem/eğlen[ce] laboratuvarı olarak fun palace: Mekansal deneyim açılımları ve yansımaları(2015)
- Dynamic analysis of adaptive aircraft wings modelled as thin-walled composite beams(2015)