La solution proposee par Revonsuo concernant le probleme difficile de la conscience
2023
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Selami Atakan Altınörs
Abstract (TR)
Tezimiz, Revonsuo'nun bilinç problemine önerdiği interdisipliner çözümü incelemektedir. Bilinç problemi, fiziksel dünya ile öznel deneyimin fenomenal doğası arasındaki ilişkiyi açıklamanın zorluğundan ileri gelmektedir. Tezimizin ana hedefi, Revonsuo'nun bilinç felsefesini sunmak ve felsefe, psikoloji ve bilişsel nörobilim disiplinlerini kapsayan çözüm önerisinin unsurlarını incelemektir. Bu tezi yazma nedenimiz, Revonsuo'nun bilincin gizemini çözmeye yönelik kapsamlı ve umut verici girişiminin özgün karakteridir. Ana hedefimize ulaşmak için bilincin felsefede incelendiği bağlamı sunmanın kritik bir önem taşıdığını düşündük: Bu amaçla, bilincin ne türden bir felsefi sorun olduğunu ve neden ayrı bir tartışma alanı yaratacak bir sorun teşkil ettiğini belirlemek için ilk olarak tartışmayı şekillendiren eleştirel fikirlere ilişkin arka planı sunmaya özen gösterdik. Revonsuo'nun fikirlerini açıklamak adına bilinç sorunuyla ilintili olan kavramları, argümanları ve felsefi pozisyonları içeren bu bağlamı tezimizin birinci kısmının ilk üç bölümünde oluşturmaya başladık. Bu inceleme, sırasıyla Nagel'ın 1974 tarihli "What Is It Like to Be a Bat??" makalesi, Levine'ın 1983 tarihli "Materialism and Qualia: The Explanatory Gap" makalesi ve Chalmers'ın 1995 tarihli "Facing Up to the Problem of Consciousness" makalesini konu almaktadır. Nagel, bilincin nitel deneyimine dikkat çekmiş ve fenomenaliteyi psikofiziksel denklik ifadeleri yoluyla açıklayamayan indirgeyici materyalist yaklaşımı eleştirerek bilinç tartışmasını başlatmıştır. Bilinç sorununun zihin-beden probleminden kaynaklandığını vurgulayarak, öznel deneyimin beyin süreçlerine indirgenemez olduğunu savunmuştur. Onu takiben Levine fenomenal olan ve fiziksel olan arasında bir izah gediği [explanatory gap] olduğunu ileri sürerek bilincin en önemli özelliklerini görmezden gelen indirgeyici yaklaşımın bu gediği kapatamayacağını tespit etmiştir. Chalmers ise bilinç sorununu, bilince ilişkin bilişsel işlevlere dair kolay problemler ve nitel deneyimi kapsamından dışladığı için bilim tarafından açıklanamayan zor problem [hard problem] olmak üzere iki kategoriye ayırmıştır. Tezimizin ilk kısmının ikinci bölümünde, zihin-beden sorunundan bilincin zor problemine dek süregelen çeşitli felsefi pozisyonları ve bilinci açıklamaya yönelik felsefi ve deneysel teorileri analitik olarak inceledik. Bu amaçla, Revonsuo'nun metodolojik yaklaşımından türettiğimiz iki stratejiyi kullandık: İlk olarak, Revonsuo'nun ortaya koyduğu içselcilik-dışsalcılık, bilişsellik-fenomenalite ve atomizm-holizm dikotomileri doğrultusunda ilgili felsefi pozisyonları ve örnek teorileri ele aldık. Bu yolla bilinç teorilerinin temel varsayımlarını açıklığa kavuşturmayı amaçladık. Dolayısıyla bu kısmın ilk üç bölümünde Revonsuo'nun içselcilik, holizm ve fenomenalitenin merkeziyetini nasıl savunduğunu ilettik. İkinci olarak, Revonsuo'nun yaklaşımını merkeze alarak bilinç sorununu tartışan felsefi pozisyonları onun bakış açısından değerlendirdik ve bu teorileri makuliyet dereceleri bakımından nasıl sınıflandırdığını aktardık. Eleyici materyalizm ve epifenomenalizmin fenomenalitenin gerçekliğini reddetmeleri sebebiyle en az makul iki teori olduğunu, çünkü Revonsuo için fenomenalitenin bilincin en önemli özelliği olduğunu bildirdik. İndirgeyici materyalizm ve Kartezyen düalizmi de Revonsuo'nun interdisipliner repertuarından ilettiği deneysel bulgularla tutarlı olamamaları sebebiyle makul olamayan teoriler olarak ele aldık. Revonsuo'nun nötr monizm, güçlü belirimci materyalizm ve nitelik düalizmini nispeten makul teoriler olarak gördüğünü belirttikten sonra, bu analiz sonucunda Revonsuo'nun kendi pozisyonunu zayıf belirimci materyalizm olarak belirlediğini aktardık. İlk kısmın üçüncü bölümünde, Revonsuo'nun felsefi pozisyonunu ve teorilerini etkileyen filozofları inceledik. Biyolojik realizmin esinlendiği fikirleri özgün iddialarından ayırmak suretiyle bu görüşün çerçevesini daha net bir şekilde çizmeyi ve aynı zamanda esin fikirleri kendi bağlamlarında inceleyerek Revonsuo'nun bilinç haritasındaki konumunu belirlemeyi amaçladık. Bu amaç doğrultusunda bu bölümü iki alt başlığa ayırdık: İlk alt başlığı, Revonsuo'nun biyolojik realizmin metafizik temelini oluşturduğunu ifade ettiği Searle'ün biyolojik doğalcılığına ayırdık. İkinci alt başlıkta ise yöntem ve teori bakından ona esin olan on üç felsefi etkiyi inceledik. Bu esinleri Revonsuo'nun çalışmalarındaki referansları takip ederek belirledik. Üçüncü bölümün ilk alt başlığında, Searle'ün zihin-beden problemine ilişkin biyolojik doğalcılığını bilinç problemi özelinde sunduğu 2017 tarihli makalesini temel aldık. Bu makaleyle kıyaslamalı olarak incelemek üzere de Revonsuo'nun 2018'de biyolojik doğalcılık ve biyolojik realizmi karşılaştırdığı, bu iki pozisyonun büyük ölçüde ortak varsayımlarını ve iddialarını açık bir şekilde ilettiği ve izah gediğine yönelik çözümünü şekillendiren bir kritik farkı da ortaya koyduğu makalesini ele aldık. Bu karşılaştırmalı analizin sonucunda, Revonsuo'nun biyolojik realizminin Searle'ün biyolojik doğalcılığına benzer şekilde bilinci doğal bir olgu olarak kabul ettiğini ve onun fenomenal içerikleriyle birlikte beyinde belirdiğini ve bulunduğunu öne sürmesinin yanında, bilincin gerçek bir olgu olarak fiziksel dünyayı etkileyebilecek nedensel kuvvetleri olduğunu; ontolojik olarak öznel olduğunu; nitel özelliklerinin holistik bir biçimde deneyimlendiğini; fenomenalitesinin reflektif üst-düzey işlevlerini öncelediğini ve dolayısıyla onlara temel arz ettiğini; alt-düzey fiziksel zeminine indirgenemez olduğunu; ve mekânsallığını savunduğunu sunduk. Bununla birlikte, Searle ve Revonsuo'nun kritik farkının, fenomenal olan ve fiziksel olan arasındaki ilişkinin doğasına ilişkin farklı tanımlamalardan kaynaklandığını aktardık. Searle bu ilişkiyi nedensellik çerçevesinde açıklarken, Revonsuo bilincin ikamet ettiği beyindeki fenomenal düzeyi oluşturan fenomenal içeriğin alt-düzey fiziksel temeli tarafından teşkil edildiğini savunmaktadır. Bu fikir, Revonsuo'nun izah gediğine yönelik çözümünün üç ayağından biri olan çok katmanlı açıklama modeliyle ilişkilidir. Alt düzeyler üst düzeylerle nedensel değil yapısal bir ilişkide olduğu için, Revonsuo'ya göre doğada metafiziksel bir gedik bulunmamaktadır, bu da izah gediğinin beyinde henüz varlığını bilimsel olarak keşfedemediğimiz, dolayısıyla bizim bilgimizde eksik olan, ancak hakkında bilgi edinmemizin mümkün olduğu organizasyonel düzeylerden kaynaklandığını savunmaktadır. Üçüncü bölümün ikinci alt başlığında, zihin felsefesi ve bilim felsefesi alanlarındaki kavramsal ve yöntemsel tartışmaların bilinç probleminin incelenmesine nasıl katkıda bulunduğunu sunmak adına Revonsuo'nun düşüncesine esin olan on üç etkiyi aktarmayı hedefledik. Bu amaçla, Broad'un belirimciliğini ve zihin-beden problemiyle ilgili analizlerini; Giere'nin gerçekçilik ve mekanistik açıklamaya odaklanan bilimsel yaklaşıma dair fikirlerini; Salmon'un mekanistik ve birleştirici açıklama modelleri arasındaki ayrım üzerine odaklanmasını; Bechtel, Richardson ve Abrahamsen'in mekanistik açıklamaya dayanan çok katmanlı izah modeline dair makalelerini; Craver, Darden ve Machamer'in çoklu nedensel izah yollarını[several causal pathways of explanation]; Crick ve Koch'un biyoloji bilimde faydalanılan model sistemler üzerine fikirlerini; Lloyd'un metodolojik fenomenolojisini; Smythies'in dolaylı gerçekçiliğe katkıda bulunan ve algının doğasına dair geliştirdiği fikirlerini; James'in fenomenalite vurgu yapan, bilincin holistik karakterine yönelik temel teşkil eden iddialarını; Russell'ın algıda ortaya çıkan, kendini sunan ve niteliksel olan "percept"lerini ve aşinalık teorisini [acquaintance theory]; Lewis'in "verili olan" [the given] kavramını; Fox'un bilincin doğrudanlığına vurgu yapan kavramını [thisness] ve Stubenberg'in fenomenaliteyi tasvir eden fenomenolojik tanımlarını aktardık. İlk bölümün dördüncü ve son alt başlığında, ilk üç bölümde sunduğumuz felsefi ve empirik fikirlerin bir özetini çıkardık. Bu sayede Revonsuo'nun felsefesinin iddialarının şimdiye kadar sunduğumuz kadarını birbiriyle bağdaştırmayı ve bu bakışla biyolojik realizmin bilinç haritasındaki konumunu belirlemeyi amaçladık. Revonsuo'dan aktardığımız en önemli iddia, bilincin zor problemine sunduğu çözüm önerisinin üç ayağından birini oluşturan çok katmanlı açıklama modeliydi. Bu çözümün diğer iki ayağı, yani fenomenal mekânsallık ve "masterloop" teorisi, Revonsuo'nun özgün fikirlerini incelediğimiz ikinci kısımda yer aldı. İlk ayağı ilk kısımda sunmayı tercih etmemizin sebebi, çok katmanlı açıklama modeli fikrinin bir önceki alt başlıkta sunduğumuz esinlerin birçoğuyla bağlantılı olmasıdır. Dolayısıyla çözümün birinci ayağı çerçevesinde Revonsuo'nun şu iddialarını bu alt başlıkta bir araya getirdik: Beynin çok katmanlı hiyerarşik düzeni, biyokimyasal ve nörofizyolojik düzeylerin üstünde beliren, uzamda yer kaplayan gerçek bir fenomenal düzey olarak var olan bilinci de içerir; bunun sonucu olarak, bilincin ne olduğunu anlamamızı sağlayacak çok katmanlı açıklama modelinin, beyindeki hiyerarşik düzeylere benzerlik ve anlaşılabilirlik kriterlerine uyacak biçimde tekabül eden izah düzeylerini içeren bir model olması gerekmektedir. Bu alt başlıkta sunduğumuz özet, tezimizin ikinci kısmı için bir ön hazırlık niteliği de taşımaktadır. Tezimizin ikinci kısmında, Revonsuo'nun bilinç sorununa getirdiği interdisipliner çözümün özgün karakterini aktarmak adına onun felsefesinin farklı fikirlerini yakından ve detaylı olarak inceledik. Bu çözümden türeyen kavramlar ve teoriler de bu kısmın bir parçasını oluşturdu. Revonsuo'nun orijinal terminolojisi, iddiaları, metaforları, düşünce deneyleri, teorileri, bilinç biliminden fütüristik beklentileri ve bu bilimin geleceğine dair hayal ettikleri tezimizin ikinci kısmını oluşturdu. Revonsuo'nun anlatısını takip ederek, felsefi çerçeveyle paralel seyreden empirik teorileri ve rüya araştırmalarını inceledik: Bu empirik incelemeyi gerçekleştirmemizin sebebi, bilincin zor problemine biyolojik realizmin sunduğu çözüm önerisinin farklı ayaklarının interdisipliner karakteridir. Tezimizin ikinci kısmının ilk bölümünde, Revonsuo'nun mevcudiyet felsefesini [philosophy of presence] ve bu felsefeyi tasvir eden dünya simülasyonu metaforunu sunduk. Birinci kısımda aktardığımız kavramları ve kavramsal ilişkileri de bu sunuma dahil ettik ve Revonsuo'nun dolaylı realizme dayanan mevcudiyet felsefesini kaydettik. Bu görüş, bilincin öznel gerçekliğin bir sunumu olduğunu öne sürmektedir. Dolaylı realizmin yaygın iddialarına ek olarak sanal mütekabilleri [virtual objects] teşkil eden şeffaf vekiller [transparent surrogates] fikrini de içeren bu yaklaşımın ayrıntılarını da açık bir şekilde aktarmaya gayret gösterdik. Dünya simülasyonu metaforunu sunarken,Revonsuo'nun dolaylı realizminin felsefi ve empirik sonuçlarını ve onun fenomenal olanla fiziksel olan arasında bir arayüz olarak tarif ettiği fenomenal alanın çözümün ikinci ayağını oluşturduğunu vurguladık. Bu sayede Revonsuo'nun çözüm önerisinin üçüncü ayağına, yani empirik masterloop teorisinin de zeminini hazırlamış olduk. Tezimizin ikinci kısmının ikinci bölümünde, Revonsuo'nun empirik fenomenolojik analizlerini aktarmanın yanı sıra beyindeki bilinç odaklı bağlama [consciousness-related binding] mekanizmalarının nasıl işlediğine dair iddialara ve bilimsel kanıtlara da yer verdik; böylece masterloop teorisini iletebilmemize yardımcı olacak kavramları da sunmuş olduk. Fenomenal unsurların beyin mekanizmalarıyla birbirine bağlanarak sanal mütekabilleri nasıl oluşturduğunu ve onların da fenomenal alandaki konumlarına nasıl bağlandıklarını Revonsuo'nun psikolojik ve nörobilimsel aktarımları çerçevesinde, örneğin fenomenal düzenin Gestalt prensiplerini veya zamansal bağlama [temporal binding] hipotezini ileterek, onun bu disiplinlerdeki önerilere dair eleştirel incelemesini takip ettik. Bunun sonucunda vardığımız masterloop teorisi, deneyimin sanal mütekabillerini oluşturan fenomenal Gestalt paternlerinin, birlikte çalışan ancak birbirinden bağımsız olan farklı beyin bölgelerinin senkronize nöral salınımları yoluyla oluştuğunu ve bunların gerçek anlamda beynin içinde mevcut olan şeffaf vekilleri tesis ettiğini iddia etmektedir. Söz konusu sunumumuzu takiben, izah gediğini ilgilendiren bu çözüm önerisinin fütüristik sonuçlarını inceledik; gelecekte bilinç probleminin nasıl tam anlamıyla çözülebileceğini hayal eden Revonsuo'nun düş kapanı testi [dream catcher test] ve düş-sunar sistemi [dream presenter system] gibi benzersiz fikirlerini onu felsefesini tam olarak ifade eden temsiller olarak tezimize dahil ettik. İkinci kısmın üçüncü ve son bölümünde, Revonsuo'nun tehdit simülasyonu teorisini [threat-simulation theory] ele aldık. Tehdit simülasyonu teorisi, teori rüyaların biyolojik işlevinin bir dünya simülasyonu yaratmak olduğunu ileri sürmektedir. Felsefi olarak bilincin nedensel kuvvetleri olan gerçek bir olgu olması iddiası üzerine inşa edilmiş bu teoriyi tezimize dahil etmemizin nedeni, Revonsuo'nun tehdit simülasyonu teorisinin, bilince dair interdisipliner programının farklı uygulamalarının nasıl türetilebileceğini gösteren örnek bir ürün olduğunu belirtmesidir. Ondan aktardığımız üzere, bilinci incelemek için bir model olarak kabul edilen görsel algı mekanizması nasıl ki beynin organizmayı dış dünyada yönetmek için kullandığı bir uzaktan mevcudiyet [telepresence] sistemiyse, rüyalar da bu organizmanın güvenli bir ortamda dış dünyanın tehlikelerini deneyimlediği savunma simülasyonlarıdır. Sonuç bölümünde, sunumumuzun tamamının bir incelemesini gerçekleştirdik. Ayrıca, Revonsuo'nun interdisipliner külliyatının gelecekte dahil edilebileceği felsefi incelemeler için bazı önerilerde bulunmaya çalıştık.
Author
Dr. Hatice Gülay Erol
Institution
How to Cite
Hatice Gülay Erol (Yüksek Lisans Tezi). La solution proposee par Revonsuo concernant le probleme difficile de la conscience, 2023, Galatasaray University.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Galatasaray University
- Devletin yeni uzay faaliyetlerinden doğan uluslararası sorumluluğu(2025)
- Sermaye şirketlerinde ortakların ve organların kamu borçlarından sorumluluğu(2022)
- Le supporterisme comme une identite contre culturelle : etude des modes de construction identitaire dans et autour des stades de football a istanbul(2014)
- Le nouveau roman: claude simon et william faulkner(2014)
- Yöneticilerin sorumluluk sigortası(2015)
- Langlands functoriality principle(2021)
