Yüksek LisansAçık Erişim

Sosyal ve mekansal ayrışma kapsamında konut-kamusal alan ilişkilerinin Ataköy örneği üzerinden irdelenmesi

2015
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Doç. Dr. Müyesser Ebru Erdönmez

Özet (TR)

Kentler tarih içerisinde olduğu gibi günümüzde de ekonomik, sosyal, toplumsal olayların etkileri ile sürekli değişen dönüşen mekanlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Küreselleşme ile artan ulaşım ve iletişim teknolojisinin gelişimi, hızlı nüfus artışının kentteki tehlikeyi ve bu duruma duyulan korkuyu artırması, sosyal ve ekonomik sınıflar arasındaki kutuplaşmanın çoğalması ile birlikte insanlar birbirinden kopuk yaşam biçimlerini benimsemektedir. Kendi iç alanlarına çekilen insanların bu anlayışının yansımaları mekan üzerinde de etkilerini göstermektedir. Farklı gruplara özelleşmiş olarak oluşturulan alanlar hem sosyal olarak hem de fiziksel olarak kenti keskinleşen sınırlarla ayırmakta ve parçalamaktadır. Bu dönüşüm sürecinde üst ve orta-üst sınıflar diğer küresel şehirlerle benzerlikleri olan farklı mekan arayışları içine girdiler. Sınırlandırılmış/Kapalı konut yerleşimleri de bu farklı yaşam arayışı içinde konut piyasasında cevap olarak ortaya çıkmıştır. Kapalı yerleşimler küresel kentlerdeki sosyal, ekonomik çatışmaları; farklı insanlarla yaşama zorunluluğunun yarattığı tedirginliği yansıtmaktadır. Kapalı yerleşimler kentler içinde sınırlar oluşturarak insanlar arasındaki sosyal ve ekonomik ayrışmayı somutlaştırmaktadır. Aynı zamanda bu yerleşimler içinde ayrıcalık olarak sunulan "güvenli", "bakımlı" ve "temiz" açık ortak alanlar, sadece belirli insanların girişi ile sınırlandırılarak, kamusal nitelikli mekanların özelleştirilmesine neden olmaktadır. Bu tür konut yerleşimleri sadece kendi içindeki alanlar da kamusal – özel alan sınırlarını değiştirmekle kalmayıp, aynı zamanda kendi dışında kalan kamusal alanlar üzerinde olumsuz etkiler de yaratmaktadırlar. Bu çalışma kapsamında ilk olarak sınırlandırılmış/kapalı konut yerleşimleri incelenecektir. Daha sonra kamusal alanlar ve sosyal - mekansal ayrışma tanımlanacak, sınırlandırılmış/kapalı konut yerleşimleri ile aralarındaki ilişkiler açıklanacaktır. Son olarak sosyal ilişkileri artırmak için konut alanları ve kamusal alanlar arasındaki ilişkinin nasıl kurgulanması gerektiği sorgulanacaktır. Kamusal mekanların erişilebilir ve farklı grupların kullanılabileceği bir şekilde tasarlanmasının, özel - kamusal arasında derecelendirmeler ile daha işlevsel bir tasarımın ortaya konmasının sosyal ve mekansal ayrışmayı azaltmaya yardımcı olabileceği düşünülmektedir. Parçalanan kent içerisinde insanları bir arada tutabilecek, karşılaşma mekanları oluşturarak farklı gruplar arasında iletişim sağlayacak mekanlar kamusal mekanlardır. Alan çalışması kısmında İstanbul/ Ataköy'de seçilen, kendi aralarında erişim farklılıkları bulunduran, bölgelerde yapılan analitik analizler, gözlem ve görüşmeler ile konut alanları ve kamusal alanlar arasındaki ilişki incelenecektir. Bölgelerde tespit edilen konut-kamusal alan ilişkisini olumlu ve olumsuz etkileyen özellikler ortaya konacaktır. Anahtar Kelimeler: Sınırlandırılmış Konut Yerleşimleri, Kapalı Siteler, Kamusal Alan, Sosyal Ve Mekansal Ayrışma, Konut

Yazar

Dr. Meryem Melis Cihan

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Meryem Melis Cihan (Yüksek Lisans Tezi). Sosyal ve mekansal ayrışma kapsamında konut-kamusal alan ilişkilerinin Ataköy örneği üzerinden irdelenmesi, 2015, Yıldız Technical University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Yıldız Technical University tezlerinden daha fazlası