Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra Amerika Birleşik devletlerinin Orta Asya politikası
2007
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof.dr. Refet Yinanç
Özet (TR)
Rusya, Çin, Hindistan ve Pakistan gibi nükleer güçlere yakınkonumuyla Orta Asya, ekonomik ve jeopolitik olarak Asya kıtasının önemli birbölgesidir. Potansiyel bir nükleer güç olan ran'ın hemen yanı başındayerleşmektedir ve petrol, doğal gaz, altın, uranyum ve diğer doğal kaynaklaraçısından oldukça zengindir. Amerika Birleşik Devletleri'nin Orta Asyabölgesine yönelik angajmanının düzeyi, 1990'lar boyunca hem siyasi hem deakademik çevrelerde yaşanan büyük tartışmalara konu olmuştur. BazılarıHazar Denizine kıyı ülkelerin enerji zenginliklerinin bölgeyi önemli kıldığınıiddia ederken, birçok enerji uzmanı, Körfez ülkeleri ve Rusya ilekarşılaştırıldığında bölgenin küresel enerji piyasasına katkısının oldukçadüşük olduğuna inanmaktadır.ABD'nin Orta Asya ülkeleriyle ilişkileri, Sovyet Sosyalist CumhuriyetleriBirliği'nin (SSCB) dağılmasıyla bölge ülkelerinin bağımsızlıklarınakavuştukları 1990'lı yılların başlarına kadar uzanmaktadır. lişkilerdeekonomik ve askeri yardımlar ve, Kazakistan örneğinde, artan ticari çıkarlarön plana çıkmasına rağmen, 1990'lı yılların başlarındaki ilişkileri, ?sınırlı? ve?tutarsız? olarak tanımlamak mümkündür. Amerika Birleşik Devletleribölgedeki güvenlik ve ekonomik çıkarlarını mümkün olduğunca darkapsamda değerlendirirken, Amerikalı siyaset yapıcılar, Orta Asyarejimlerinin güvenilirliği konusunda kararsız kalmışlar ve daha çok insanhakları sicilleri, ekonomik ve dış politikaları ile ilgilenmişlerdir. ABD,bağımsızlıktan sonraki on yıl içerisinde Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan,Tacikistan ve Türkmenistan ile farklı düzey ve yoğunlukta ilişkilerinigeliştirmesine rağmen, bölge, coğrafi konumu, karasal olarak ?kapalı? veAmerikan çıkarlarından ?uzak? oluşu nedeniyle Washington'un öncelikleriarasında yer almamıştır.ABD'nin Orta Asya'ya yönelik dış politikasının arkasındaki saikleroldukça karmaşıktır ve ciddi jeopolitik, askeri ve ekonomik boyutlara sahiptir.Sovyetler Birliği'nin dağılmasından hemen sonra ABD, stratejik konuma sahipOrta Asya ülkeleriyle ilişkilerini geliştirmeye başlamıştır. Bu stratejinin kilitunsurları arasında, bölge ülkelerinin enerji zenginliklerinden yararlanmasınısağlayacak alternatif boru hatları, bazı ülkelerin toplumsal yapılarınınçöküşünü engelleyecek insani yardımlar, çağdaş siyasal yapılarıngeliştirilmesi için sivil toplum programları, nükleer ve kitle imha silahlarınınyayılmasını önleyici ortak girişimler ve ekonomik modernizasyonu hedefleyendeğişik kalkınma yardımları yer almaktadır. 1990'ların sonlarına doğruAfganistan kaynaklı terörist grupların neden olduğu güvenlik gerilimlerikarşısında Amerikan Birleşik Devletleri, az da olsa güvenlik yardımısağlamıştır. Orta Asya ülkeleri, ABD ve müttefikleri açısından etkileri olacakciddi sorunlarla karşı karşıyadır. Ayrıca Orta Asya'nın güvenliği, dini aşırıcılık,etnik çatışma, fakirlik, işsizlik, siyasal baskı, yönetimin başarısızlığı vedünyadan yalıtılmışlık gibi temel sorunların tehditi altındadır.11 Eylül 2001 saldırılarından sonra, Amerika Birleşik Devletleri'ninOrta Asya'daki ulusal güvenlik çıkarları büyük bir değişim geçirmiştir. Dışyardımlar, askeri işbirliği programları ve enerji kaynaklarının geliştirilmesialanlarında ABD, bölgede 1992'den beri varlığını hissettirmiştir. Ancak, 11Eylül sonrasında bölgede, ABD'nin ulusal çıkarlarını ciddi ölçüde tehdit edenve doğrudan ele alınması gereken bir güvenlik boşluğunun bulunduğu açıkçaortaya çıkmıştır. Aynı zamanda, Washington, Kalıcı Özgürlük Operasyonu'nuyürütmek için bölge ülkelerinin (üsler, uçuş izinleri, lojistik destek v.s.)yardımlarına ihtiyaç duymuştur; bunun yanısıra, saldırılar, Afganistan gibikırılgan ülkelerin ve Orta Asya'daki bazı potansiyel devletlerin ABD'yi hedefalan uluslararası terörist grupların beslendiği zemine dönüşebileceğitehlikesini açığa çıkarmıştır. ABD'nin, Orta Asya'daki beş cumhuriyetleilişkilerini daha da geliştirmesinin ve uzun vadeli refah ve istikrar için gereklisiyasal ve ekonomik reform önlemlerinin alınmasına yardım etmesinin kendiulusal çıkarları açısından önemli olduğu görülmüştür.Bu bağlamda, 2001'den sonra güvenlik konuları, ABD'nin bölgeyeyönelik politikalarında öncelikli yere sahip olmuştur; ABD, yine de, OrtaAsya'da ekonomik gelişmenin hızlandırılması, insan hakları dahil siyasalilerlemenin teşvik edilmesi ve uluslararası entegrasyonun desteklenmesiyleyakından ilgilenmiştir. Bu faktörler, birbirleriyle bağlantılıdır. ABD'nin bölgepolitikası, Orta Asya'da uzun vadeli istikrarın sağlanmasının temel hedefolduğu ancak buna Orta Asya ülkelerinde köklü iç reformlargerçekleştirmeden ulaşılamayacağı anlayışına dayanmaktadır. Sonuç olarakABD, Orta Asya'daki dış politika hedeflerini, Afganistan'daki operasyonlarınısürdürmek için askeri varlığını artırmanın yanı sıra diplomasi, ikili ilişkiler vedış yardım gibi bileşenleri uygulayarak gerçekleştirmektedir. Orta Asya'yayönelik ABD güvenlik politikasının dönüşümü, Amerikan ulusal güvenlikstratejisinin kilit unsuru olacaktır.
Yazar
Dr. Şatlık Amanov
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Şatlık Amanov (Doktora Tezi). Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra Amerika Birleşik devletlerinin Orta Asya politikası, 2007, Gazi University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Gazi University tezlerinden daha fazlası
- Türkiye petrol ve gaz sondaj sahası iş kazaları analiz ve modellemesi(2021)
- Experimental development of the interfacial bond-slip model between textile reinforced mortar strips and masonry walls(2025)
- XVI. yüzyıl Anadolu'sunda Oğuzların Karkın Boyu(2004)
- Yarıiletken nem sensörlerinin geliştirilmesi(2021)
- Bilgisayar destekli ve doğrudan strateji öğretimimin okuduğunu anlamaya etkisi(2021)
- Gerçek hayattaki geometri örneklerinin sosyal bir öğrenme ortamı aracılığıyla paylaşımı: Bir durum çalışması(2021)
