Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Subsolid pulmoner nodüllerin klinik, radyolojik,metabolik ve patolojik özelliklerinindeğerlendirilmesi

Bu tez size mi ait?

Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.

2024
0 görüntülenme
0 i̇ndirme

Özet (TR)

Bilgisayarlı tomografi (BT) kullanımının yaygınlaşmasıyla son yıllarda insidansında artış gözlenen subsolid nodüllerin takip süreleri ve hangi nodüllere yönelik tanısal veya tedavi yaklaşımlarının uygulanacağı konusunda literatürde net bir fikir birliği yoktur. Bu çalışmanın amacı, subsolid nodüllerin kapsamlı klinik, radyolojik, metabolik ve patolojik özelliklerini ortaya koyarak, aralarındaki ilişkileri incelemektir. Çalışmaya, 2012-2022 yılları arasında toraks BT'te subsolid nodül saptanan, merkezimizde cerrahi yapılan 86 hastaya ait 92 subsolid nodül dahil edilmiştir. Hastaların klinik verileri, hastane veri tabanından retrospektif olarak elde edilirken, BT, pozitron emisyon tomografisi (PET)/BT görüntüleri ve doku kesitleri, ilgili bölümler tarafından yeniden değerlendirilmiştir. Hastaların (%53,5 kadın) ortalama yaşı 61±10 yıl olup %73,5'inde sigara kullanımı, %47'sinde malignite öyküsü mevcuttu. Nodüllerin tamamı tesadüfi saptanmış, yarısı ilk tespit edildikten hemen sonra, diğer yarısı ise ≥3 ay (medyan: 29,6, aralık: 4-134,4 ay) takip sonrası çıkarılmıştı. Rezeksiyon öncesinde 43 nodüle (%46,7) perkütan biyopsi yapılmış, duyarlılık %95,3, majör komplikasyon oranı ise %2,3 bulunmuştur. Preoperatif BT'lerde nodüllerin 27'si saf buzlu cam, 61'i kısmi solid ve 4'ü solid (izlemde solid hale gelmiş) yapıdaydı. Postoperatif patolojik tanıları; 1 atipik adenomatöz hiperplazi (AAH), 2 adenokarsinoma insitu (AİS), 26 minimal invaziv adenokarsinom (MİA), 51 invaziv adenokarsinom (İA), 1 skuamöz hücreli karsinom, 3 metastaz, 8 benign lezyondu. Kısmi solid nodüllerde, saf buzlu cam nodüllere kıyasla nodül içyapısında hava bronkogramı, vasküler ve bronşiyal işaretler ile plevral çekinti daha yaygın olarak gözlenmiş olup daha yüksek oranda İA tanısı konulmuştur (%64`e karşı %37; p=0,019). Saf buzlu cam nodüllerde koronal uzun çapın 12 mm'nin üzerinde olması İA'yı %70 duyarlılık ve %81,3 özgüllükle AAH/AİS/MİA/benign patolojilerden ayırt edebilmiştir. Kismi solid nodüllerde ise solid kısmın uzun çapının 7 mm ve üzerinde olması %71,8 duyarlılık ve %66,7 özgüllükle benzer kararı vermeyi sağlamıştır. BT'de plevral temas ve çekintinin birlikte olması visseral plevra invazyonunu %66,7 duyarlılık, %78,9 özgüllükle tanımıştır. Patolojik incelemede, lepidik patern oranı saf buzlu cam nodüllerde koronal uzun çap ile; kısmi solid nodüllerde ise solid kısım çapı ile negatif korelasyon göstermiştir. Ayrıca, nodülün irregüler şekli, nodül içyapısında hava kabarcığı veya kist varlığı, vasküler işaret, plevral çekinti, yüksek Brock skoru ve PET/BT'de artmış metabolik tutulum değerleri, nodülün invaziv karakteriyle ilişkili bulunmuştur. Sonuç olarak, subsolid nodüllerin preoperatif radyolojik ve metabolik özellikleri postoperatif patolojik özelliklerle korelasyon göstermektedir. Bu bulgular, subsolid nodüllerin uzun dönem takibinde ve tedavi kararı vermede yol göstericidir.

Yazar

Ulkar Ismayılova

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Ulkar Ismayılova (Tıpta Uzmanlık Tezi). Subsolid pulmoner nodüllerin klinik, radyolojik,metabolik ve patolojik özelliklerinindeğerlendirilmesi, 2024, Hacettepe University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Hacettepe University tezlerinden daha fazlası