Süleymaniye ve Sulukule yenileme alanlarındaki uygulamaların karşılaştırmalı değerlendirmesi
Bu tez size mi ait?
Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.
Özet (TR)
İnsanlığın ortak mirası olan kültür varlıklarının korunması günümüzde üzerinde önemle durulan evrensel bir konudur. Tarihsel süreç içerisinde toplumların yaşam tarzında meydana gelen değişiklikler yaşadıkları alanların da fiziksel ve sosyal yapısında değişiklikleri beraberinde getirmiştir. İnsanların devamlı bir gelişim süreci içinde olmalarına paralel olarak kentlerin de bir gelişim ve değişim süreci içerisinde olmaları kaçınılmaz olmuştur. Özellikle sanayileşme süreci sonrasında hızla gelişen kaynakların plansız tüketimi, artan nüfus hareketleri, kültür turizm hareketleri kültür mirasının korunması ve yönetilmesi konusundaki kaygıları artırmış, kaynakların kullanımı ve korunması konusunda yeni yaklaşımlar ortaya çıkmıştır. Kentlerin maruz kaldığı baskılar sonucunda ortaya çıkan sorunları çözmek amacıyla ortaya çıkan "Kentsel Yenileme" kavramı; tarihi kent dokularının korunması ve sürdürülebilirliğinin sağlanmasında da kullanılan bir araç olmuştur. Özellikle tarihi kent merkezlerinin yenilenmesi konusunda önemli deneyimler yaşamış olan ABD ve Avrupa ülkeleri karşısında ülkemizde tarihi kent merkezlerinin yenilenmesi konusu fiziksel, mekânsal ve sosyal boyutuyla tartışmaları beraberinde getirmiştir. Zaman içinde eskimiş ve yıpranmış kent dokularının günün sosyal ve ekonomik şartlarına uygun olarak değiştirilmesini sağlayan bir süreç olan "kentsel yenileme" konusunda ülkemizde; 5366 sayılı "Yıpranan Kent Dokularının Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun" koruma mevzuatımızdaki yerini almış olup; bu konuda yapılan yasal düzenlemeler sonrasında yavaş yavaş uygulama örneklerini vermeye başlamıştır. Kültürel mirasın korunması ve yönetilmesi, ülkelerarası işbirliğinin organize edildiği uluslararası düzeydeki örgütlenmeler ile desteklenmekte olup; bir yerin UNESCO Dünya Miras Alanı ilan edilmesi o yer için küresel ölçekte bir prestij kaynağı olup aynı ölçüde sorumluluk doğurmaktadır. Bu kapsamda UNESCO bünyesinde oluşturulan Dünya Miras Merkezi; Dünya Miras Sözleşmesi'ni imzalayan ülkelerden "Dünya Miras Listesi"nde yer alan mirasa ilişkin olarak "Üstün Evrensel Değer"in nasıl korunacağı ve yönetileceğine dair ayrıntılı bir yönetim modeli oluşturulmasını şart koşmaktadır. İstanbul'un tarihi alanları, tarihi alanlar için yönetim planı kavramının daha gelişmediği bir zaman olan 1985 yılında bu listeye kabul edilmiştir. Bugün gelinen noktada ise; İstanbul Tarihi Yarımada yalnızca dört tane miras alanı ile değil; çevresiyle birlikte değerlendirilmesi gerekliliğinden yola çıkılarak Tarihi Yarımada'nın tamamı ve Kara Surları'nın çevresinde oluşturulacak bir tampon bölgeyi kapsayan "Yönetim Alanı" ile "Dünya Miras Listesi"ndeki varlığını korumaya çalışmaktadır. UNESCO Dünya Miras Komitesi'nin Dünya Miras Listesi'nde kalma koşulu olarak Yönetim Planı Hazırlanması şartı gereği; buna ilişkin yasal zemin oluşturularak İstanbul Tarihi Alanları'nın içinde yer aldığı Tarihi Yarımada Kentsel Sit Alanı ve çevresindeki tampon bölgeyi de içine alan Tarihi Yarımada Yönetim Planı'nın hazırlanması; Yönetim Planı ile 2011 yılında onaylanan Tarihi Yarımada (Fatih) Koruma Amaçlı İmar Planı'nın bağlantısının kurulmaya çalışılması; Yönetim Planı'nda miras alanlarının korunmasına yönelik olumlu kararlar alınması; Tarihi Yarımada'nın üstün evrensel değerinin korunmasına ilişkin politikalar üretilmesi olumlu gelişmeler olarak kaydedilmektedir. Ancak; sit alanı içerisinde tanımlanan ve parçacıl çözümler getiren "yenileme alanları" için aynı şeyi söylemek pek mümkün görünmemektedir. Bu çalışma kapsamında incelenen Süleymaniye ve Sulukule Yenileme Alanları 5366 sayılı "Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun" kapsamında Yenileme Alanı ilan edilmiştir. Söz konusu kanun kapsamında; Sulukule Yenileme Alanı ve Süleymaniye Yenileme Alanı'nda hazırlanan avan projeler İstanbul Yenileme Alanları KVKBK'unca onaylanarak Sulukule'de uygulama tamamlanmış olup; Süleymaniye'de ise onay süreci ve uygulama aşaması devam etmektedir. Söz konusu alanlarda bu çalışmalar devam ederken; bu süreçte UNESCO Dünya Miras Komitesi Tarihi Yarımada Yönetim Planı Alanı'nın çeşitli uygulamalarla önemli tehditlere maruz kaldığını 2006, 2007,2008 ve 2009 yıllarına ait raporlarında yinelemiştir. İstanbul Kara Surları Dünya Miras Alanı içerisinde yer alan Sulukule'de; yapılan uygulamaya yönelik gerek ulusal gerekse uluslararası boyutta yapılan eleştiriler; ne yazık ki uygulamanın fiziksel ve sosyal zemininin oturtulamadığını göstermektedir. Sulukule Yenileme Alanı Projesi'nin hazırlama ve uygulama süreçlerini yöneten Fatih Belediyesi tarafından projenin amacı olarak; İstanbul'un tarihsel süreci içinde çok önemli yeri olan ve bir dönemin mimarisini ve yaşam biçimini yansıtan bu bölgesinin, yaşam kalitesi yüksek sağlıklı bir çevre haline getirilmesi; Proje ile tarihi bölgenin, imar planı ve tarihi doku ile uyumlu, mevcut ada ve sokak dokularının korunduğu, yeterli sosyal donatı alanlarına sahip, otoparkları ile çağdaş konutlu yaşam alanlarına sahip olması olarak ifade edilmiştir. Ayrıca, yapı kalitesi ve işlevsel acıdan çöküntü bölgesi haline gelen bu alanın; fiziksel ve sosyal olarak iyileştirilmesinin hedeflendiği belirtilmiştir. Edirnekapı ile Vatan Caddesi arasında, Kara Surları bitişiğinde ve Sur Koruma Bandı sınırları içerisinde yer alan Yenileme Alanı'nın büyüklüğü 91.731,46 m²'dir. Fatih Belediyesi tarafından yürütülen ve farklı eksenlerde tartışmalara konu edilen Sulukule (Fatih Hatice Sultan-Neslişah Mahalleleri) Yenileme Projesi; özellikle bölgede yaşayan Roman nüfusun yaşam alanlarında kurdukları ilişki ağlarını ve bölgenin kendi içindeki sürekliliğini koparması konusuna odaklanmıştır. Her ne kadar çeşitli sivil toplum örgütleri ve mesleki grupların çabalarıyla yenileme projesi sürecinde gelişen toplumsal travmayı azaltmaya yönelik çalışmalar yapılmış olsa da Sulukule'de artık yeni bir yaşam başlamış ve proje kapsamında üretilen yeni konutlar da yeni sahiplerini bulmuştur. Beş etapta tamamlanması düşünülen ve 77 uygulama alanından oluşmakta olan Süleymaniye Yenileme Projesi ise yaklaşık olarak 938,178 m²'lik bir alanı kapsamakta olup; bulunduğu bölge hem UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer almakta hem de 1995 yılından itibaren Kentsel ve Tarihi Sit Alanı sınırları içerisinde yer almaktadır. Söz konusu projede birinci aşamayı ayakta kalan kültür varlıklarının restorasyonu oluşturmaktadır. İkinci aşama yıkılmış ya da yanlış uygulama yapılarak kaybedilmiş olan kültür varlıklarından bilgisi ve belgesine ulaşılanların aslına uygun olarak yeniden yapılması; üçüncü aşama ise bilgisi ve belgesi olmayan boş parsellerde veya üzerinde niteliksiz yapı bulunan parsellerde yeni yapı yapma aşaması olarak belirlenmiştir. Çok kapsamlı ve uzun vadeli çabalar gerektiren projede; sivil toplum örgütleri ve toplumsal ölçekte büyük çaplı eleştirilerin söz konusu olmadığı yenileme projesinde eleştiriler çoğunlukla tarihi yapılarda restorasyon, rekonstrüksiyon ve tarihi çevrede yeni yapı sorunsalı üzerinde odaklanmıştır. Bugün gelinen noktada; yenileme projesi sonrasında Sulukule de uygulama tamamlanmış; anıt eser ve kültür varlıkları dışında fiziksel ve sosyal yapı tamamen değişmiştir. Süleymaniye Yenileme Alanı'nda ise; bazı yapıların 5366 sayılı yasa öncesinde restorasyon gördüğü bir yana bırakılırsa; Süleymaniye'nin özgün konut dokusunun ne derecede korunacağı ve Tarihi Yarımada'nın ruhuna uygun olup olmayacağı söz konusu kanun kapsamında yapılan uygulamalar tamamlandığında ortaya çıkacaktır. Ancak; yenileme projesi kapsamındaki yapılar değerlendirildiğinde; küçük müdahalelerle kurtarılabilecek pekçok yapı bulunduğu ve bunların doğru restorasyon uygulamaları ile özgün hallerinin korunabileceği görülmektedir.
Yazar
Ayşe Budak
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Ayşe Budak (Yüksek Lisans Tezi). Süleymaniye ve Sulukule yenileme alanlarındaki uygulamaların karşılaştırmalı değerlendirmesi, 2016, İstanbul Technical University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
İstanbul Technical University tezlerinden daha fazlası
- Moebius elektrolizi anot çamurlarından platin grubu metallerin uzaklaştırılması ve geri kazanımı(2015)
- Investigation Of Stretching Effect With Mixed Finite Element Formulations For Laminated Beams And Plates(2023)
- Metrolarda yangın güvenlik önlemleri(2015)
- Birincil ve ikincil kaynaklardan farklı yöntemlerle altın ve gümüş kazanımı(2015)
- Bir eylem/eğlen[ce] laboratuvarı olarak fun palace: Mekansal deneyim açılımları ve yansımaları(2015)
- Dynamic analysis of adaptive aircraft wings modelled as thin-walled composite beams(2015)