Master'sOpen Access

Sürdürülebilir kalkınma ve Türkiye'nin çevre politikaları

2007
0 views
0 downloads
Advisor: Doç.dr. Ufuk Serdaroğlu

Abstract (TR)

Sürdürülebilir Kalkınma kavramı Brundtland Raporunda tanımlandıgı sekliyle gelecek kusakların kendi gereksinimlerini giderme olanaklarını tehlikeye atmadan bugünün gereksinimlerinin yerine getirmesi anlamına gelmektedir. Teknik ilerleme, kurumsal yapılarda, yatırımlarda ve dogal kaynakların kullanımında bugünkü ve gelecekteki gereksinimlerin uzlastırıldıgı bir süreç olarak tanımlanmaktadır. Sürdürülebilir Kalkınma kavramının üç içerigi bulunmaktadır. lki; mevcut büyümenin sürdürülemezligidir. kincisi; bugünün ihtiyaçlarının karsılanmasıdır. Bunun anlamı tüm insanların asgari bir refah seviyesine ulasması ve yoksullugun yok edilmesidir. Üçüncüsü ise; gelecek kusakların da yasam ve refah güvence altına alınması ve tüm bunlar yapılırken, çevre üzerindeki baskının, uygarlıgı tehdit etmeyecek bir seviyede tutulmasıdır. Bu sebeple, ekonomik ve etik boyutları da bulunan kavram organizmayla çevresindeki iliskiyi inceleyen bir bilim dalı olan ekolojiyle de yakından iliskilidir. Bilimsel Aydınlanmayla birlikte teknolojik gelismenin, is bölümü ve uzmanlasmanın artması ve ardından ulusların sanayilesme yarısına girmeleriyle birlikte üretim olanakları artmıs bu durum tüketiminin hızlı artısıyla önceleri belli kentlerde veya yerel olarak görülen çevre sorunlarının giderek yayılmasına neden olmustur. Günümüzde batı toplumlarında geçerli olan ekonomik felsefe Neoklasizm (pazar ekonomisi) ve Keynesçiliktir (ekonomik döngülerin aktif bir biçimde kontrolü). Her iki yaklasımda da basarının temel kosulu, ekonomik büyümedir. Ancak, sanayilesme yoluyla ekonomik büyüme daha fazla üretmek ve daha fazla tüketmek anlamına geldiginden, dogadan daha fazla hammadde de alarak, daha fazla atık üretmek sonucu zorunlu olarak ortaya çıkmaktadır. Söz konusu kapsam içindeki ekonomik döngülerde, bozulan çevre ve tüketilen dogal kaynaklar ya hiç dikkate alınmamakta, ya da yetersiz bir biçimde degerlendirilmektedir. Bu alısageldigimiz ekonomik faaliyetlerimizin, ekolojiyle barısık olmadıgı sonucunu ortaya çıkarmaktadır. Günümüzde çevre sorunlarının beklenmedik sekilde ve boyutlarda bir baska deyisle belirsiz bir sekilde meydana gelmesi bütünsel yaklasımı benimsenmesini gerektirmistir. Sürdürülebilir kalkınmaya iliskin yorumlar ve tanımlamalar, ?Yoksullugun ve esitsizligin oldugu bir dünya her zaman için ekolojik ve diger krizlere egilimli olacaktır? ifadesinin yer aldıgı 1987'de hazırlanmıs olan Brundtland Raporu'nda ortaya koyulmus; uluslararası düzeyde ilk bütünsel yaklasım da 1992'de Rio de Janerio'da gerçeklestirilen ?Birlesmis Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansı'nda benimsenmistir. Konferansta, çevre ile kalkınma stratejileri tüm alt baslıkları ile irdelenerek, bunların karsılıklı etkilesimlerinin sorgulandıgı bir 21. yüzyıl gündemi (Gündem 21) belirlenmistir. Dünyada ve ülkemizde çevre olgusu, uzun yıllar boyunca bir lüks veya hayal olarak görülmüs, ?önce kalkınalım,? sonra çevre sorunlarını nasıl olsa çözeriz? düsüncesiyle konuya yaklasılmıstır. Türkiye, son yirmi yıl içinde çevre kirlenmesinin büyük bir kaynak kaybı oldugunu ve kirlenmenin faturasının çok yüksek oldugunu görmeye baslamıs ve konu ile ilgili önlemlerin hızla alınmasına yönelmistir. ?Ortak Gelecegimiz? ve sonrasında takınılan tavır, gelismekte olan ülkelerde, çevreyi bugün kirletip ileride temizlemeye ne kaynakların ne de hızlı teknolojik gelisme dikkate alındıgında, zamanın yeterli olmayacagı gerçegini vurgulamaktadır.

Author

Alper Güçlü

How to Cite

Alper Güçlü (Yüksek Lisans Tezi). Sürdürülebilir kalkınma ve Türkiye'nin çevre politikaları, 2007, Gazi University.

Keywords

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Gazi University