Talusun osteokondral lezyonlarında artroskopik drilleme sonuçlarımız
2012
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Hüseyin Serhat Yercan
Abstract (TR)
Talus osteokondral lezyonlu hastalar sıklıkla genç ve aktiftirler.Uygun tanıyı hızlı bir şekilde koyup gerekli tedaviyi hızla başlatmak gereklidir. Şu an elimizde multipl tedavi modaliteleri mevcuttur ve farklı klinik durumlar için en iyi tedavi seçeneği maalesef açık değildir. Yakın zamanda makaleler gözden geçirilmiş ve biyomateryaller ve kök hücre araştırmaları da ayrıca not edilmiştir.Talusun osteokondral lezyonları erken teşhis ve tedavi edilmediği takdirde ayak bileği artritiyle sonuçlanabilir.Bu araştırma Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji kliniğinde Talus'ta osteokondral lezyon nedeniyle opere olmuş lezyon iyileşmesini uyarıcı artroskopik drilleme yöntemi uygulanan 37 hasta değerlendirilerek yapılmıştır.Hastaların 29'u erkek, 8'i kadındı(n=37).Ortalama yaş 36,51 (16 - 63) idi.Ortalama takip süresi 43,30 ay (12 - 120) idi. İlk yaralanmadan ameliyat olunan güne kadar geçen ortalama süre 35,22 ay (2- 276) ; şikayetlerin başlangıcından ameliyat olunan güne kadar geçen ortalama süre 13,43 ay (1- 120) ; ameliyat öncesi konservatif tedavi denenen hastalarda uygulanan konservatif tedavi ortalama süresi 2,19 ay (1- 4) idi.23 hastada (%62,2) sağ, 14 (%37,8) hastada sol ayak bileği lezyonu vardı.9 hastada anterolateral (%24,3), 12 hastada anteromedial (%32,4), 12 hastada posteromedial (%32,4), 4 hastada talar kubbe (%10,8) bölgele talar lezyonu vardı.Hastaların 27'sinde major bir travma öyküsü vardı (%73). Lateralde konumlanmış 9 lezyonun hepsinde travma öyküsü mevcuttu(%100). Hastaların lateral talar lezyonu olanlarının 9' u da erkekti, bunu erkeklerin daha fazla travmaya maruz kalışıyla ilişkilendirdik ancak yaptığımız istatistiksel çalışmada erkeklerde lateral lezyon görülmesi istatistiksel olarak ilişkisiz çıktı (p=0,156).Ayrıca lateral lezyon konumuyla, öyküde majör travma maruziyeti varlığı istatistiksel olarak anlamlıydı (p=0,039). Ancak ameliyat sonrası takiplerinde ayak bileği artrozu gelişen 8 hasta değerlendirildiğinde bunların istatistiksel olarak majör travmayla ilişkisi anlamsız bulundu (p=1,000).Hastaların yalnızca 5 tanesinde (%13,5) bir ek hastalık mevcuttu.Ancak bunların 3'ünde ameliyat sonrası dönem takiplerinde artroz gelişmesi ilginç bir sonuç olarak göze çarptı. İstatistiksel incelemede anlamlı sonuç çıkmadı (p=0,057), ancak bu sınırda bir değerdi ve örneklem büyüklüğü biraz daha fazla olsa anlamlı bir sonuç beklenebilirdi.Hastaların vücut kitle indeksleri hesaplandı. Artroz gelişen 8 hastanın ortalama değeri 28,319 (en düşük 25,04; 35,95) idi. Diğer 29 hastanın ise ortalama değeri 26,3953 (en düşük 20,20; 33,26) idi. Artroz gelişimi ile vücut kitle indeksinin büyüklüğü arasında da anlamlı istatistiksel ilişki çıkmadı, bu değer sınırda bir değerdi (p= 0,055). Biz örneklem büyüklüğü biraz daha fazla olsa anlamlı sonuç çıkabileceğini düşündük.Yaptığımız çalışmaya dahil ettiğimiz 37 hastanın 4 tanesi hariç tümünde klinik skorlama sistemlerinde (AOFAS, Freiburg) ve göreceli skorlama sistemi olan VAS skorunda iyileşme yani skorda artış saptadık. Buna paralel olarak radyolojik evreleme sisteminde de yine iyileşme yani evrede düşme saptadık. İstatistiksel olarak da ameliyat öncesi ve sonrası döneme ait bu parametrelerde iyileşme ile istatistiksel olarak net bir ilişki saptadık (p=0,0000). Bu bizim için yapılan girişimin hasta memnuniyeti açısından olumluluğunu yansıtmaktadır. Ancak 8 hastada ameliyat sonrası takip dönemlerinde herhangi bir zamanda ve sıklıkla ileriki yıllarda yani geç dönemde ayak bileği artrozu gelişti. Bunların klinik ve göreceli skorlama sistemleriyle ve radyolojik evrelemeyle ameliyat sonrası dönem ile değerlendirildiğinde istatistiksel olarak anlamlı sonuçlar çıktı; yani artroz gelişen hastaların genellikle klinik ve göreceli skorları düştü, radyolojik evreleri arttı.Ayak bileğinde artroz gelişen 8 hastanın tüm parametrelerini istatistiksel olarak karşılaştırdığımıza hiçbirinde neden-sonuç ilişkisi yaratabilecek anlamlı bir sonuç bulamasak da; sınırda değer olarak gelen vücut kitle indeksinin yüksekliği, kadın cinsiyet ve ek hastalık varlığı bizi uyarmaktadır. Ve artroz gelişen 8 hastanın 4 tanesinde posteromedial talar lezyon varlığının olması her ne kadar istatistiksel olarak anlamlı çıkmasa da lezyona artroskopik olarak ulaşma ve yaklaşım zorluğunu akla getirmektedir.
Author
Dr. Yetkin Doğan
How to Cite
Yetkin Doğan (Tıpta Uzmanlık Tezi). Talusun osteokondral lezyonlarında artroskopik drilleme sonuçlarımız, 2012, Manisa Celal Bayar University.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Manisa Celal Bayar University
- Eskibatı dünyasında intihar(2022)
- P-fenilendiaminden türeyen bazı Schiff bazlarının yeni Ti(IV) ve Pd(II) komplekslerinin sentezi, karakterizasyonu ve antimikrobiyal aktiviteleri(2022)
- Yıllık faaliyet raporlarının uluslararası entegre raporlama çerçevesi ilkelerine uygunluğunun değerlendirilmesi: Faizsiz Bankacılık sektörü üzerine bir araştırma(2022)
- Mikrosatellit instabil kolorektal karsinom olgularında CDX2, SOX2, STAT1 ve BRAF V600E ekspresyonunun prognostik önemi(2022)
- Yeni bir tampon ortamında Ti6Al4V alaşımlarının üzerine biriktirilen hidroksiapatit kaplamaların kırılma ve aşınma davranışlarının incelenmesi(2013)
- Fen bilgisi öğretmen adaylarının radyoaktivite konusundaki kavram yanılgılarının giderilmesinde bilgisayar destekli öğretimin ve kavramsal değişim metinlerinin etkisi(2013)
