DoktoraAçık Erişim

Yoksulluğu azaltma programları üzerine üç deneme: Temel gelir, negatif gelir vergisi ve çocuk yardımı

2022
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Harun Bal

Özet (TR)

Sosyal politika iktisadı ile birlikte önem kazanan yoksullukla mücadele, kalkınma iktisadı literatüründe yapılan çalışmaların odak noktasını oluşturmaktadır. Bu tezde, yoksullukla mücadelede öne çıkan konular arasında yer alan; temel gelir, negatif gelir vergisi ve çocuk yardımı politikaları, birey ve hane bazında geniş bir veri seti ve mikrosimülasyon yöntemi kullanılarak incelenmektedir. Birinci Bölüm çalışmanın çerçevesini, amacını ve organizasyonunu ortaya koymaktadır. İkinci Bölüm yoksulluk kavramı ile ilgili teorik çerçeveyi, yoksulluk ve gelir dağılımı ile ilgili önemli göstergeleri ve Türkiye'deki sosyal politikaların ve yardımların kapsamlarını açıklamaktadır. Üçüncü Bölüm, yoksulluk problemine birinci çözüm olarak sunulan temel gelir politikasının etkinliğini incelemektedir. Temel gelir, bireylerin gelir düzeyinden ve çalışma koşullarından bağımsız olarak devlet tarafından tüm vatandaşlara ödenecek nakdi geliri ifade etmektedir. TÜİK tarafından 2018 yılında derlenen ve 2020 yılında yayınlanan Gelir ve Yaşam Koşulları anketindeki birey ve hane verileri birleştirilerek mikrosimülasyon analizi yapılmaktadır. Yoksulluk sınırı olarak da adlandırılan medyan gelirin %50'si kişi başı temel gelir olarak kabul edilmekte ve eşdeğerlik ölçütüne göre hanehalkına verilmektedir. Bütçe denkliğini sağlayabilmek için, başlangıçtaki vergi geliri ve temel gelir desteği toplamı kadar nihai vergi toplanmakta, vergilendirme sabit oranlı ve artan oranlı vergilendirme şeklinde iki farklı vergilendirme şeması ile yapılmaktadır. Hane bazlı analiz sonuçlarına göre, temel gelirin sabit oranlı vergi ile finanse edilmesi sonucunda Atkinson endeksi 0.123'ten 0.040'a, Gini endeksi 0.381'den 0.202'ye, Theil endeksi ise 0.284'ten 0.095'e gerilemektedir. Temel gelirin artan oranlı vergi ile finanse edilmesi sonucunda ise Atkinson endeksi 0.123'ten 0.034'e, Gini endeksi 0.381'den 0.190'a, Theil endeksi ise 0.284'ten 0.079'a düşmektedir. Bu durum, temel gelir politikasının gelir dağılımı eşitsizliğini azalttığını ve artan oranlı vergilendirme stratejisinin daha etkin olduğunu ortaya koymaktadır. Denk bütçe kapsamında nihai durumda hanehalklarından %62.01 sabit oranlı vergi veya başlangıçtaki vergi yükünün 2.89 katı vergi alınması gerektiği gösterilmektedir. Temel gelir vergiden muaf olduğu için minimum garanti edilmiş gelir olarak da tanımlanmaktadır. Tüm hanelerin gelirlerinin yoksulluk sınırının üzerinde veya eşit olması nedeniyle yoksulluk ortadan kaldırılmaktadır Dördüncü Bölüm, yoksulluk problemine ikinci çözüm olarak sunulan negatif gelir vergisi politikasının etkinliğini ortaya koymaktadır. Negatif gelir vergisi, belirli bir eşik değer altında geliri olan hanelerin vergi ödemesi almasına, belirlenen eşik değerin üzerinde geliri olan hanelerin ise ödenecek vergi ödemelerini finanse etmesine dayanan politikayı ifade etmektedir. TÜİK tarafından 2018 yılında derlenen ve 2020 yılında yayınlanan Gelir ve Yaşam Koşulları anketinde seçilen birey ve hane verileri birleştirilerek mikrosimülasyon analizi yapılmaktadır. Medyan gelir eşik değer olarak kabul edilmekte, eşik değerin altında eşdeğer geliri olan hanelere eşik değer ile eşdeğer hane gelirinin farkının yarısı kadar vergi ödemesi yapılmaktadır. Bütçe denkliğini sağlayabilmek için, başlangıçtaki vergi geliri ve negatif gelir vergisi ödemesi toplamı kadar nihai vergi toplanmakta, vergilendirme sabit oranlı ve artan oranlı vergilendirme şeklinde iki farklı vergilendirme şeması ile yapılmaktadır. Hane bazlı analiz sonuçlarına göre, temel gelirin sabit oranlı vergi ile finanse edilmesi sonucunda Atkinson endeksi 0.123'ten 0.055'e, Gini endeksi 0.381'den 0.240'a, Theil endeksi ise 0.284'ten 0.133'e gerilemektedir. Temel gelirin artan oranlı vergi ile finanse edilmesi sonucunda ise Atkinson endeksi 0.123'ten 0.044'e, Gini endeksi 0.381'den 0.216'ya, Theil endeksi ise 0.284'ten 0.104'a düşmektedir. Bu durum, negatif gelir vergisi politikasının gelir dağılımı eşitsizliğini azalttığını ve artan oranlı vergilendirme stratejisinin daha etkin olduğunu ortaya koymaktadır. Denk bütçe kapsamında nihai durumda hanehalklarından %41.94 sabit oranlı vergi veya başlangıçtaki vergi yükünün 1.85 katı vergi alınması gerektiği gösterilmektedir. Hiç geliri olmayan bir hane bile yoksulluk eşiği kadar vergi ödemesi alacağı için, negatif gelir vergisi minimum garanti edilmiş gelir olarak da tanımlanmaktadır. Tüm hanelerin gelirlerinin yoksulluk sınırının üzerinde veya eşit olması nedeniyle yoksulluk ortadan kaldırılmaktadır. Beşinci Bölüm, yoksulluk problemine üçüncü çözüm olarak sunulan çocuk yardımı politikasının etkinliğini göstermektedir. Çocuk yardımı, yoksulluk sınırı altındaki çocuklu ailelere verilen nakdi gelir yardımını ifade etmektedir. TÜİK tarafından 2018 yılında derlenen ve 2020 yılında yayınlanan Gelir ve Yaşam Koşulları anketinde seçilen birey ve hane verileri birleştirilerek mikrosimülasyon analizi yapılmaktadır. Yoksulluk sınırının altında eşdeğer geliri olan çocuklu hanelere yoksulluk sınırı ile hanelerin eşdeğer geliri farkı kadar çocuk yardımı yapılmaktadır. Bütçe denkliğini sağlayabilmek için, başlangıçtaki vergi geliri ve çocuk yardımı ödemesi toplamı kadar nihai vergi toplanmakta, vergilendirme sabit oranlı ve artan oranlı vergilendirme şeklinde iki farklı vergilendirme şeması ile yapılmaktadır. Hane bazlı analiz sonuçlarına göre, çocuk yardımının sabit oranlı vergi ile finanse edilmesi sonucunda Atkinson endeksi 0.122'den 0.093'e, Gini endeksi 0.379'dan 0.326'ya, Theil endeksi ise 0.282'den 0.193'e gerilemektedir. Çocuk yardımının artan oranlı vergi ile finanse edilmesi sonucunda ise Atkinson endeksi 0.122'ten 0.083'e, Gini endeksi 0.379'den 0.311'e, Theil endeksi ise 0.282'den 0.123'e düşmektedir. Bu durum, çocuk yardımı politikasının gelir dağılımı eşitsizliğini azalttığını ve artan oranlı vergilendirme stratejisinin daha etkin olduğunu ortaya koymaktadır. Denk bütçe kapsamında nihai durumda hanehalklarından %25.28 sabit oranlı vergi veya başlangıçtaki vergi yükünün 1.12 katı vergi alınması gerektiği gösterilmektedir. Çocuk yardımı yalnızca yoksulluk sınırı altında geliri olan çocuklu hanelere yapıldığı için yoksulluk sınırının altında çocuğu olmayan haneler yoksul kalmaya devam etmektedir. Çocuk yardımının sabit oranlı vergi ile finanse edilmesi sonucunda, yoksul nüfus oranı 0.140'tan 0.024'e, yoksulluk açığı 0.040'tan 0.006'ya gerilemektedir. Çocuk yardımının artan oranlı vergi ile finanse edilmesi sonucunda ise, yoksul nüfus oranı 0.140'tan 0.026'ya, yoksulluk açığı ise 0.040'tan 0.007'ye gerilemektedir. Temel gelir ve negatif gelir vergisinden farklı olarak, çocuk yardımı politikası yoksulluğu ortadan kaldırmaya yönelik değil, yoksulluğu azaltmaya yöneliktir. Altıncı Bölüm önemli bulguları ve politika önerilerini sunmakta, çalışmanın kısıtları ve gelecekteki çalışmalara nasıl yol göstereceğini belirtmektedir.

Yazar

Dr. Zeynep Gizem Can

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Zeynep Gizem Can (Doktora Tezi). Yoksulluğu azaltma programları üzerine üç deneme: Temel gelir, negatif gelir vergisi ve çocuk yardımı, 2022, Çukurova University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Çukurova University tezlerinden daha fazlası