Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Tiroid oftalmopati hastalarında klinik özellikler ve prognostik faktörlerin değerlendirilmesi

2024
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Altan Atakan Özcan

Özet (TR)

Amaç: Tiroid oftalmopati hastalarının klinik aktivite skorlarına göre klinik özelliklerini, oküler parametrelerini, prognostik faktörlerini değerlendirmek ve sağlıklı kontroller ile karşılaştırmak Gereç ve Yöntem: Bu kesitsel çalışmaya, 2021-2024 tarihleri arasında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Oküloplasti Birimine başvuran 40 tiroid orbitopati tanılı hastanın 77 gözü ve sağlıklı 40 kontrol olgusunun 80 gözü dahil edildi. Hastalar, klinik aktivite skoruna (KAS) göre değerlendirildi, KAS 0-2 ve KAS ≥3 olmak üzere iki gruba kategorize edildi. Yaş, cinsiyet, Graves hastalığının süresi ve uygulanan tedavi (antitiroid ilaç), sistemik hastalık öyküsü, sigara kullanım öyküsü ve süresi, diplopi varlığı ile ilgili veriler kayıt edildi. En iyi düzeltilmiş görme keskinliği (EİDGK), primer ve yukarı bakış pozisyonundaki göz içi basınç ölçümü (GİB), biyomikroskobik ön segment ve fundus muayaneleri ile gerçekleştirilen sistemik tetkikler (tiroid fonksiyon testleri, manyetik rezonans görüntüleme bulguları), Hertel Ekzoftalmometre ile propitozis dereceleri incelendi. Tüm tiroid orbitopati hastalarının orbitadaki vasküler yapılarının hemodinamiği, optik disk, retinal ve koroidal mikrovasküler değişiklikleri, kornea morfolojisi ve biyomekaniği değerlendirildi ve sağlıklı kontroller ile karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmamızda her iki hasta grubunda kontrole kıyasla, EİDGK daha düşük, yaş, sigara kullanım süresi, primer ve yukarı bakış pozisyonundaki GİB, Hertel Ekzoftalmometre değerleri ise daha yüksek bulundu (hepsi için p<0,05). Tiroid fonksiyon testlerinden serbest t3 değerinin ve diplopinin KAS≥3 grubunda, KAS 0-2'ye kıyasla daha fazla olduğu izlendi (sırasıyla p=0,01, p<0,001). KAS≥3 grubunda, intraorbital yağ doku kalınlığının, ekzoftalmus derecesinin, superior, inferior, medial rektus ve inferior oblik kasların, lakrimal bezin uzunluk ve genişliğinde KAS 0-2'ye göre artış olduğu görüldü (hepsi için p<0,05). Her iki hasta grubunda kontrole kıyasla, oftalmik arterin en yüksek sistolik hızında, santral retinal arterin direnç indeksinde ve posterior siliyer arterin en yüksek sistolik hız ve direnç indeksinde anlamlı farklılıklar izlendi(hepsi için p<0,05). Her iki hasta grubunda kontrole kıyasla, optik koherens tomografi anjiografi(OKTA) makula bulguları incelendiğinde, foveal avasküler zonda (FAZ), yüzeyel kapiller pleksus (YKP) tabakasında [(tüm alan, foveal, parafoveal ve perifoveal bölgelerin tüm kadranlarında (hepsi için p<0,05)], derin kapiller pleksus (DKP) tabakasının tüm alanında, foveal, parafoveal (üst ve nazal), perifoveal (temporal, üst ve alt) kadranlarda anlamlı farklılıklar tespit edildi (hepsi için p<0,05). OKTA disk bulguları incelendiğinde, disk içi ve radyal peripapiller kapiller pleksusta(RPKP) her iki hasta grubunda, kontrole kıyasla sadece temporal alt kadranda, retina sinir lifi tabakası kalınlığının (RSLT) ise peripapiller bölge ve alt nazalde anlamlı farklılıklar gösterdiği izlendi (hepsi için p<0,05). Optik koherens tomografi (OKT) bulgularında ise her iki grupta koroid kalınlığında ve RSLT tabakasının nazal alt kadranında anlamlı farklılıklar gözlemlendi (sırasıyla p=0,001, p=0,01). Her iki hasta grubunda, kornea topografisinde ön, arka elevasyon ve ortalama arka elevasyon standart sapma indeksinde (Db), kornea biyomekanik değerlendirmede ise birinci aplanasyon hızı, tepe mesafesi, deformasyon amplitüdü, konkav yarıçap, biyomekanik olarak düzeltilmiş GİB, tomografik biyomekanik indeks (TBİ) ve tüm göz hareketinde anlamlı farklılıklar izlendi(hepsi için p<0,05). Sonuç: Klinik aktivite skorunun artması ile birlikte, KAS≥3 hasta grubunda, KAS 0-2'ye göre ekzoftalmus, intraorbital yağ doku kalınlığında, lakrimal bez ve ekstraoküler kasların genişliğinde artış olduğu izlendi. Her iki hasta grubu, sağlıklı kontroller ile karşılaştırıldığında makula, optik disk ve koroid bölgesinde mikrovasküler ve yapısal değişikliklerin meydana geldiği, orbital vasküler yapılarda kan akışının arttığı, kornea morfolojisinde ve biyomekaniğinde değişiklikler saptandığı görülmüştür ancak sonuçlarımızın daha geniş, kapsamlı ve prospektif çalışmalar ile de desteklenmesi gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Tiroid oftalmopati, orbital görüntüleme, vasküler dansite, oküler kan akım, kornea biyomekaniği

Yazar

Dr. Medına Bullutı

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Medına Bullutı (Tıpta Uzmanlık Tezi). Tiroid oftalmopati hastalarında klinik özellikler ve prognostik faktörlerin değerlendirilmesi, 2024, Çukurova University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Çukurova University tezlerinden daha fazlası