Türk bankacılık sektöründe sorunlu kredilerin analizi ve uygulamaya yönelik politika önerileri
2013
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Burak Gürbüz
Abstract (TR)
Bankaların temel işlevi, tasarruf sahiplerinden sağlamış oldukları fonları talep edenlere kredi olarak kullandırmak ve karşılığında faiz ve komisyon geliri elde etmektir. Bankaların beklenen karlılığı sağlamaları ve aktif kalitesinin yüksek olması ise sorunlu kredi oranları ile doğrudan bağlantılıdır. Nitekim, banka ile kredi borçlusu arasındaki geri ödeme anlaşmasının önemli şekilde bozularak, tahsilatın gecikmesi ve zarar olasılığının ortaya çıkması olarak tanımlan sorunlu kredilerin artış göstermesi, hem bankaların karlılığını azaltmakta hem de banka varlıklarının değerini düşürerek aktif kalitesine zarar vermektedir. Artan sorunlu kredi oranları ilk etkisini, krediyi kullandıran banka üzerinde göstermektedir. Alacaklarını vadesinde tahsil edemeyen banka, yükümlülüklerini vadesinde gerçekleştirmekten imtina edemeyeceği için, likidite sorunu ile karşılaşmakta, yaşanan sorunlar aktif kalitesinde bozulma ve karlılık rakamlarındaki düşüşle birlikte, mali bünye sorunlarını arttırmaktadır. Bankacılık kesiminde sorunlu kredilerin artması, reel sektöre kredi plasmanlarının da azalmasına neden olmakta, buna bağlı olarak reel sektörde finansman sıkıntısı yaşanmaktadır. Diğer taraftan, sorunlu hale gelen kredilere ilişkin bankalarca kanuni takibe geçilmesi çok sayıda şirketin iflasına neden olabilmekte, bunun sonucunda işsizlik rakamları artış gösterebilmektedir. Görüldüğü üzere bankacılık kesiminde yaşanan sorunlar hem reel sektörü hem de ekonominin genelini olumsuz etkileyerek ekonomik ve sosyal sorunlara yol açmaktadır. Yapılan bu çalışma, sorunlu kredi oranlarının bankacılık sektörü açısından taşıdığı önem dikkate alınarak hazırlanmıştır. Bu kapsamda, krediler iki ana kısıma ayrılarak, alt türler itibariyle takibe dönüşüm oranlarının değişimi ve kredi riskinin hangi kredi türlerinde ve sektörlerde yoğunlaştığı incelenmiştir. Çalışmada kullanılan bankacılık ve sektör verileri temel olarak, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu?nun interaktif bülten ve raporları ile Türkiye Bankalar Birliği?nin rapor ve yayınlarından sağlanmıştır. Analiz sonucunda ulaşılan verilerden yola çıkılarak, kredi riskinin azaltılması amacıyla gerek kamu kurumlarınca gerekse bankalarca alınabilecek önlemler ve uygulama önerileri üzerinde durulmuştur. Diğer taraftan, alınan önlemlere karşın kredi riskinin tamamen ortadan kaldırılabilmesi mümkün olmadığından ve özellikle ekonomik kriz dönemlerinde sorunlu kredi oranlarının yaşadığı yükselişler dikkate alınarak, olası bir kriz anında ortaya çıkacak sorunlu kredi stokunun çözümlenmesine yönelik politikalar üzerinde durulmuştur. Bu çerçevede hem kamu kurumlarına hem de bankalara yönelik uygulama önerileri getirilmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde kredi ve sorunlu kredi kavramları ele alınmıştır. Bu kapsamda öncelikle kredinin tanımlaması yapılmış ve temel kredi türlerine değinilmiştir. Ardından kredinin unsurları ve kredilendirme ilkeleri açıklanmıştır. Birinci bölümün ikinci kısmında ise sorunlu kredi kavramı açıklanmış ve ortaya çıkış nedenleri üzerinde durulmuştur. Sorunlu krediyi ortaya çıkaran nedenler; iç ve dış etkenler olarak iki kısıma ayrılarak açıklandıktan sonra, kredinin sorunlu hale gelmesinin etkileri belirtilmiştir. Bu çerçevede, krediyi kullandıran banka, bankacılık sektörünün geneli, reel sektör ve ülke ekonomisi üzerinde ortaya çıkan etkiler kısaca açıklanmıştır. Sorunlu kredileri ortaya çıkaran nedenlere ilişkin yapılan açıklamaların ardından, başlıca çözümleme yöntemleri üzerinde durulmuştur. Tahsis edilen kredinin sorunlu hale gelmesi durumunda bankanın izleyebileceği politikalar ?müşteri ile çalışmaya devam edilmesi, takibe geçilmesi ve sorunlu kredinin varlık yönetim şirketlerine devredilmesi? olarak 3 ana başlık altında açıklanmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde, sorunlu krediler ile bankacılık krizleri üzerinde durulmuş ve kriz dönemlerinde sorunlu kredilerin ulaştığı değerler ile ortaya çıkan rakamsal tabloya değinilmiştir. Çalışmada seçilen örnek krizler ise ?Kasım 2000-Şubat 2001 Krizi, Asya Krizi ve ABD Mortgage Krizi? olarak belirlenmiştir. Bu bölümde ilk olarak risk kavramı açıklanmış olup, çeşitli risk tanımlamalarına yer verilmiştir. Bu kapsamda bankacılıkta karşılaşılan başlıca risk türleri üzerinde durulmuş ve ?likidite, faiz oranı, döviz kuru riski ve operasyonel risk? kavramlarına değinilmiş, konumuz açısından önem taşıyan kredi riski ise daha detaylı açıklanmıştır. Kredi riskine ilişkin yapılan açıklamalarda öncelikle tanım ve kapsam üzerinde durulmuş, kredi riskini ortaya çıkaran faktörler açıklanmıştır. Ardından kredi riskinin etkin yönetimi için gerçekleştirilmesi gereken uygulamalar belirtilmiştir. İkinci bölümde son olarak, örnek krizler bağlamında sorunlu kredi rakamları incelenmiştir. Bu kapsamda öncelikle bankacılık krizinin tanımı yapılmış ve nedenleri kısaca açıklanmıştır. Ardından seçilmiş krizlerin ortaya çıkış süreci ve nedenleri üzerinde durularak, kriz dönemlerinde sorunlu kredi oranlarının ulaştığı değerler ile oluşan rakamsal tabloya yer verilmiştir. Çalışmamızın üçüncü bölümünde Türkiye?de bankacılık sektörünün seçilmiş bilanço kalemlerinin analizi yapılmıştır. Bu kapsamda ilk olarak; bankacılık sektörünün aktif büyüklüğü, krediler ve takipteki kredi rakamları incelenmiştir. Ardından krediler; ?kurumsal krediler? ve ?tüketici kredileri? olmak üzere iki ana kısma ayrılarak, hangi kredi türlerinde ve sektörlerde takibe dönüşüm oranlarının yükseklik arz ettiği incelenmiştir. Kurumsal kredilerin analizinde; söz konusu kredi türünün gelişimi, toplam krediler içerisindeki payı, takibe dönüşüm oranları, sorunlu kredilerden aldığı pay ile KOBİ kredilerinin gelişimi ve bu kredi türünde takibe dönüşüm rakamları incelenmiştir. Kurumsal kredilere ilişkin son olarak, hangi sektörlerde sorunlu kredi oranlarının yükseklik arz ettiği ve bu sektörlerdeki sorunlu kredilerin toplam içerisindeki payları analiz edilmiştir. Bu kapsamda, 2011 yılı sonu itibariyle takipteki kredi stoku içerisinde en fazla paya sahip 5 sektör incelenmiştir. Analiz kapsamında incelenen sektörler ise; ?inşaat?, ?tekstil ve tekstil ürünleri?, ?toptan ticaret ve komisyonculuk?, ?tarım?, ?gıda, meşrubat ve tütün sanayisi? olmuştur. Yapılan analiz sonucunda, gerek kullandırılan kredilerin gerekse sorunlu hale gelen kredilerin önemli bir kısmının belirli sektörlerde yoğunlaştığı ve sektörler arasında takibe dönüşüm oranlarının ciddi farklılıklar içerdiği görülmüştür. Yapılan incelemede ayrıca, belirli sektörlerde sorunlu kredi oranlarının sürekli olarak yükseklik arz ettiği ve ortalamanın oldukça üzerinde dalgalanma gösterdiği gözlenmiştir. Tüketici kredilerinin analizinde ise alt türler itibariyle kullandırılan kredi rakamları ve takibe dönüşüm oranları incelenmiştir. Yapılan incelemede hangi tür tüketici kredilerinde takibe dönüşüm oranlarının ortalamanın üzerinde seyrettiği; ?konut, taşıt, ihtiyaç kredileri, diğer krediler ve bireysel kredi kartları? bağlamında ele alınmıştır. Yapılan analiz sonucunda belirli tüketici kredisi türlerinde sorunlu kredi oranlarının sürekli olarak ortalamanın üzerinde dalgalanma gösterdiği ve alt türler itibariyle takibe dönüşüm oranlarının önemli farklılıklar içerdiği gözlenmiştir. Üçüncü bölümde son olarak tüketici kredilerinin kullanıcı profili açısından analizi yapılmıştır. Bu kapsamda; bankalarca tahsis edilen tüketici kredilerinin kullanıcıların gelir, meslek ve yaş gruplarına göre dağılımı incelenmiştir. Ulaşılan sonuçlar; tüketici kredilerinin daha çok alt gelir gruplarında yoğunlaştığını ve alt gelir grubunun tüketim ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüketici kredilerine yöneldiğini, üst gelir grubunun ise tüketim ihtiyaçlarını servet ve gelirleri aracılığıyla karşıladığını göstermiştir. Ayrıca, ülkemizde 2011 yılı Aralık ayı itibariyle kullandırılan tüketici kredilerinin yaklaşık yarısının sabit gelir elde eden ücretli kesime kullandırıldığını, serbest meslek mensuplarına kullandırılan tüketici kredilerinin ise %10 seviyelerinde kaldığını göstermiştir. Yapılan incelemede son olarak, tüketici kredilerinin yaklaşık yarısının 36-55 yaş aralığına diğer bir ifade ile orta yaş grubuna tahsis edildiği, 18-25 yaş arası genç kesime kullandırılan tüketici kredilerinin payının ise %5 seviyelerinde kaldığı görülmüştür. Çalışmanın dördüncü bölümünde, kredi riskinin azaltılması ve özellikle kriz dönemlerinde artan sorunlu kredilerin çözümlenmesine yönelik politikalar üzerinde durularak, kamu kurumlarınca ve bankalarca alınması gereken önlemler ve uygulama önerileri açıklanmıştır. Bu bölümde belirtilen uygulama önerileri, üçüncü bölümde ulaşılan analiz sonuçları esas alınarak hazırlanmıştır. Dördüncü bölüm iki temel üzerine şekillenmekte olup, ilk kısımda kredi riskinin azaltılması amacıyla uygulanabilecek politikalar üzerinde durulmuştur. Bu kapsamda kamu kurumları ve bankalarca alınabilecek önlemler ve uygulama önerileri kurumsal krediler ve tüketici kredileri bağlamında ayrı ayrı açıklanmıştır. Kredi riskinin ve sorunlu kredilerin azaltılması amacıyla kamu kurumlarınca alınabilecek önlemler; sektörel kredi sınırlaması, karşılık oranlarının sektörler itibariyle farklılaştırılması, firma bazlı rating uygulamasına geçilmesi, Kredi Garanti Fonu mekanizmasının geliştirilmesi ve kapsamının genişletilmesi, konut kredilerinde bağımsız ekspertiz firmasının merkezi kuruluş tarafından belirlenmesi, kredi kartlarında tek limit tahsisi gibi uygulamalar çerçevesinde açıklanmıştır. Kredi riskinin ve sorunlu kredilerin azaltılması amacıyla bankalarca alınabilecek önlemler ise; sektörel risk analizi ve kredi politikası, sorunlu kredilerin teminat yönünden analizi ve teminatların güçlendirilmesi, büyük tutarlı kredilerde yoğunlaşma riskinin azaltılması gibi uygulamalar çerçevesinde açıklanmıştır. İkinci kısımda ise, kriz gibi olağanüstü dönemlerde sorunlu kredilerin artarak bankacılık sistemine zarar verecek boyutlara ulaşması halinde uygulanabilecek politika önerileri, kamu kurumları ve bankalar açısından açıklanmıştır. Kamu kurumlarına yönelik ilk uygulama önerisi devletin kriz dönemlerinde kuruluşunda öncülük ettiği ve bankaların sorunlu varlıklarını devralarak sektöre likidite sağlayan merkezi bir varlık yönetim şirketinin kurulması olmuştur. İkinci uygulama ise bankalar ile kredi borçlularının bir araya gelerek, borçlarını yeniden yapılandırabilecekleri yasal yapının kurulması olmuştur. Bankalara yönelik ilk öneri, ülkemizde İstanbul Yaklaşımı olarak bilinen uygulamanın geliştirilerek kriz dönemlerinde hayata geçirilmesidir. İkinci uygulama ise artan sorunlu kredi stokunun kurulacak merkezi varlık yönetim şirketine devredilerek, bankaların asli fonksiyonlarına odaklanmasıdır. Sonuç kısmında ise çalışma kısaca özetlenmiş, elde edilen sonuçlar ve buna bağlı olarak getirilen uygulama önerileri değerlendirilmiştir.
Author
Dr. Cemal Karamustafa
How to Cite
Cemal Karamustafa (Yüksek Lisans Tezi). Türk bankacılık sektöründe sorunlu kredilerin analizi ve uygulamaya yönelik politika önerileri, 2013, Galatasaray University.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Galatasaray University
- Devletin yeni uzay faaliyetlerinden doğan uluslararası sorumluluğu(2025)
- Sermaye şirketlerinde ortakların ve organların kamu borçlarından sorumluluğu(2022)
- Le supporterisme comme une identite contre culturelle : etude des modes de construction identitaire dans et autour des stades de football a istanbul(2014)
- Le nouveau roman: claude simon et william faulkner(2014)
- Yöneticilerin sorumluluk sigortası(2015)
- Langlands functoriality principle(2021)
