Türk Hukukunda patent hakkının korunması ve Rekabet Hukuku açısından sonuçları
2004
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Yadigâr İzmirli
Özet (TR)
ÖZET Günümüzde "fikrî mülkiyet" kavramı, hem fikir ve sanat eserlerini hem de patentleri, faydalı modelleri, endüstriyel tasarımları, coğrafî işaretleri, markalan, ticaret unvanlarını, işletme adlarını ve yan iletken topoğrafyalan kapsayan bir alanı ifade etmek üzere kullanılmaktadır. Çalışma konusu itibariyle incelenen ise, patent hakkının korunması ve Rekabet Hukuku açısından sonuçlandır. Patent hakkının temelini oluşturan buluş kavramı, teknik ilerleme sağlayabilecek ve dış dünyaya yansıtılabilecek bir fikir olarak tanımlanmaktadır. Patent kavramı, "ihtira beratı" (buluş belgesi) kavramından çok daha geniş bir anlamı, hem buluş üzerindeki inhisarî kullanma yetkisini hem de bunu kanıtlayan belgeyi ifade etmektedir. Patent hakkı ise, buluş sahibinin hem patent isteme hem de patentten doğan haklanm içermektedir. Şüphesizdir ki, hakkın korunabilmesi için kapsamının ve sınırlarının tespit edilmesi gerekmektedir. Sözü edilen bu tespit, öncelikle patent başvurusunda yer alan istem veya istemlerin yorumu ve eşdeğer unsurlar dikkate alınarak gerçekleşecektir. Patent hakkının genel sınırlannı ise, sınaî ve ticarî amaç taşımayan özel maksatla gerçekleştirilen fiiller, patent konusu buluşu içeren deneme amaçlı fiiller, eczanelerde hazırlanan ilaçlara ilişkin fiiller, ilaçlann ruhsatlandınlması faaliyetine ilişkin deneme amaçlı fiiller, uluslararası antlaşmalar, kamu düzeni, genel ahlâk ve genel sağlık, mülkîlik ilkesi ve koruma süresi oluşturmaktayken; özel sınırlannı, patent hakkının tüketilmesi, ön kullanım hakkı, kanunî tekel ve zorunlu lisans oluşturmaktadır. Yukandaki açıklamalar doğrultusunda kapsamı belirlenecek olan patent hakkının korunması, patentin hükümsüzlüğü, patent hakkının gaspı ve patent hakkına tecavüz edilmesi hallerinde söz konusu olur. Buna göre, 551 sayılı KHK m. 129 hükmünde sayılan hükümsüzlük nedenlerinden birinin. ya da bir kaçımn varlığı nedeniyle, patent isteme hakkı sahibi, zarar gören kişiler ve Cumhuriyet Savcılan vasıtasıyla ilgili resmî makamlar, patentin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep 181edebilecekledir. Eğer söz konusu olan patentin gaspı ise, gerçek hak sahibi olduğunu iddia eden kişi, 551 sayılı KHK m. 13 hükmü uyarınca, patentin kendisine devrini talep ve dava edebilecektir. Patent hakkına tecavüz halinde ise, patent sahibi, tecavüzün durdurulması davası, tecavüzün giderilmesi davası, delillerin tespiti davası ve tecavüzün mevcut olmadığı hakkında dava açabilecektir. Ayrıca patent sahibinin, ürün ve araçlara el konulmasını ve bunlar üzerinde mülkiyet hakkının tanınmasını, ürün ve araçların şekillerinin değiştirilmesini ve imhasını, ihtiyatî tedbir uygulanmasını, hükmün ilgililere tebliği ile kamuya ilânını talep etmesi de mümkündür. Tecavüzün durdurulması, tecavüzün giderilmesi ve buna bağlı taleplerde, tecavüz devam ettiği sürece zamanaşımı işlemez. Ancak talep edilen, tazminat ya da el konulan ürünlerde mülkiyet hakkı tanınması ise, zamanaşımı, zarar görenin zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren bir yıl, her halde fiilin meydana geldiği tarihten itibaren on yıldır. Görülmektedir ki, 551 sayılı KHK, patent hakkının etkili bir şekilde korunmasını öngörmektedir. Dolayısıyla bu noktada söz konusu korumanın, tekelleşmeyi ve rekabetin engellenmesini yasaklayan rekabet kuralları ile çatışması kaçınılmazdır. Patent hakkının rekabet kuralları ile çatışabileceği iki halden söz edilmektedir. Bunlardan birisi, patent hakkından doğan tekel hakkının rekabeti sınırlaması ya da engellenmesiyken diğeri, patent lisansı sözleşmelerinde lisans alana kanunun getirdiğinden daha fazla sınırlama getirilmiş olması hâlidir. Tüm hallerde RKHK m.4, m.6 ve m. 7 kapsamındaki faaliyetlerle rekabetin sınırlanmış olması, RKHK m.56 hükmü uyarınca geçersizlik yaptırımına tâbidir. Ayrıca, Rekabet Kurulu henüz patent lisansı sözleşmelerine münhasır bir muafiyeti de düzenlememiştir. Ancak, mevcut 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği, belirli koşullan taşıyan patent lisansı sözleşmelerine de uygulanabilecektir. Sonuç itibariyle, gerek Patent Hukuku gerekse Rekabet Hukuku, gelişmelerin teşviki ve kaynakların etkin kullanımını amaçladığından, her iki yapının da aynı ekonomik ve hukukî sistem içinde yer alması gerekmektedir. Dolayısıyla patent hakkının korunması ile rekabet ortamının korunması arasında bir denge kurulması 182zorunludur. Böyle bir dengenin kurulabilmesi de, öncelikle yasal düzenlemelerin amacı ile somut olayın özelliklerinin doğru tespit edilebilmesine bağlıdır. 183
Yazar
Ebru Aliusta
Kurum
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Ebru Aliusta (Yüksek Lisans Tezi). Türk Hukukunda patent hakkının korunması ve Rekabet Hukuku açısından sonuçları, 2004, Gazi University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Gazi University tezlerinden daha fazlası
- Türkiye petrol ve gaz sondaj sahası iş kazaları analiz ve modellemesi(2021)
- XVI. yüzyıl Anadolu'sunda Oğuzların Karkın Boyu(2004)
- Gerçek hayattaki geometri örneklerinin sosyal bir öğrenme ortamı aracılığıyla paylaşımı: Bir durum çalışması(2021)
- İki farklı irrigasyon aktifleştirme tekniğinin farklı kök seviyelerinde hazırlanmış yapay internal rezorpsiyon kavitelerinden kalsiyum hidroksit uzaklaştırma etkinliğinin değerlendirilmesi(2021)
- Experimental development of the interfacial bond-slip model between textile reinforced mortar strips and masonry walls(2025)
- Sürdürülebilirlik ve iktidar bağlamında sözel belleğin Türk müzelerinde kullanımı(2010)
