Yüksek LisansAçık Erişim

Türk-İran ilişkilerinde dinin rolü

2011
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Yrd. Doç. Dr. Mehmet Şahin

Özet (TR)

16. asrın başlarında ilk resmi Şii devlet kimliği ile ortaya çıkan Safevi devleti ile Osmanlı devleti arasında ki ilişkiler daima çatışmaya sahne olmuştur. 1923 Türkiye cumhuriyeti ve İran'da Pehlevi rejimi kurulduğunda ilişkiler tamamen iyileşmeye başlamış ve tüm problemler ortadan kalkmıştır. Bu dönem mezhep faktörü ikili ilişkilerde önemini kaybetmiştir. İran'da İslami devrimiyle beraber iki ülkenin siyasi sistem farkından oluşan güvensizlik ilişkileri tekrar olumsuz etkilemiştir. Türkiye'de iktidara yükselen muhafazakâr İslami partilerle 1996'dan günümüze ilişkiler daima yükselme eğilimi göstermiştir. Bu dönem ilişkiler dinin, Osmanlı döneminin tersine yakınlaştırıcı bir faktör olduğuna delalet etmektedir. Osmanlı dönemi ve İran İslam devrimi sonrası ikili ilişkilerde din ve bölgesel etkenler ilişkileri bölge dışı etkenlere göre daha fazla etkilemiştir. Pehlevi döneminde iki devletin dış politikası Batı ekseninde ve küresel denge politikası çerçevesinde şekillenmişse günümüzde Türkiye ve İran'ın dış politikaları bölgeye dönük denge politikası izleme stratejisi esasında görünmektedir. İki devletin ikili ilişkilerinde din faktörü daima dolaylı veya dolaysız şekilde etkili olmuştur.

Yazar

Dr. Mahmoud Safari

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Mahmoud Safari (Yüksek Lisans Tezi). Türk-İran ilişkilerinde dinin rolü, 2011, Gazi University, Uluslararası İlişkiler Bölümü.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Gazi University tezlerinden daha fazlası