Türkiye'de afet yönetim sisteminin mevcut durumu ve stratejik iyileştirme önerileri
2025
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Cem Kırlangıçoğlu
Abstract (TR)
Afetler, toplumda çeşitli kayıplara sebep olan, hayatın akışını tamamen ya da kısmen kesintiye uğratan, toplumların baş etme kapasitesini aşan doğal, teknoloji ya da insan kaynaklı olaylar olarak tanımlanmaktadır. Bu doğrultuda afet; deprem, sel, çığ vb. değil, bunların beraberinde getirdiği kayıplar ve sonuçlar olarak değerlendirilmektedir. Afet yönetim sistemlerini iyileştirmek ve oluşan kayıpları azaltmak için için tarihte birçok uluslararası çerçeve oluşturulmuştur. Bu çerçeveler arasında geniş kapsamlı, açık hedefli ve çok katılımcılı olmaları sebebi ile Yokohoma Stratejisi ve Eylem Planı, Hyogo Çerçeve Eylem Planı ve son olarak Sendai Çerçeve Eylem Planı öne çıkmaktadır. Literatürde bu çerçevelerin birbirlerinin devamı şeklinde hazırlandığı vurgulanmaktadır. En son oluşturulan Sendai Çerçeve Eylem Planı'nın 2015-2030 yılları arasında geçerli olmasına karar verilmiştir ve bu sebeple günümüzde devamlılığını sürdürmektedir. Dünya'da uygulanan afet yönetim sistemleri incelendiğinde; temelde Geleneksel Afet Yönetim Sistemi, Modern Afet Yönetim Sistemi, Toplum Tabanlı Afet Yönetim Sistemi ve Bütünleşik Afet Yönetim Sistemi olarak ayrıldıkları görülmektedir. Geleneksel Afet Yönetim daha çok afetler meydana geldikten sonra oluşan duruma odaklanır, bu sistemin kriz yönetimi odaklı olduğu ileri sürülmektedir. Modern Afet Yönetimi ise zarar azaltma, hazırlık, müdahale ve iyileştirme/yeniden inşa aşamalarının her birine özellikli olarak yaklaşılması gerektiğini savunmaktadır. Sistem daha çok teknoloji odaklı şekilde yürütülmektedir. Toplum Tabanlı Afet Yönetimi, bahsi geçen her aşamaya toplumun dahil edilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Son olarak ülkemizde de uygulanan Bütünleşik Afet Yönetimi, belirtilen aşamaların birbiri ile bağlantılı olduğunuve aşamalara yönelik olarak çalışmalar yapılması gerektiğini savunmaktadır. Geçmişte meydana gelen afetler incelendiğinde, oluşturduğu sonuçlar doğrultusunda Türkiye'de en çok can ve mal kaybına sebep olanın deprem olduğu görülmektedir. Bu anlamda 1939 ve 1992 Erzincan, 1999 Marmara, 2011 Van, 2020 İzmir ve son olarak da 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleri örnek olarak gösterilmektedir. Bu depremlerde afet yönetim sistemine bağlı olarak çok fazla kayıp meydana gelmiştir. Özellikle 1999 Marmara ve son yaşanan 6 Şubat 2023 Kahramanmaş depremleri getirdiği kayıplar, sonuçlar ve etkiledikleri alan büyüklükleri bakımından benzerlik göstermektedir. Meydana gelen kayıpların azaltılması için afet yönetim sisteminin tüm aşamalarının bütüncül olarak ele alınması gerektiği görülmektedir. Fakat literatüre bakıldığında, yapılan çalışmaların çoğunlukla koordinasyon, iş birliği, gönüllülük, temel ihtiyaçların karşılanması ya da hazırlık, zarar azaltma, müdahale, iyileştirme/yeniden inşa gibi tek parametreye veya aşamaya odaklandığı, buna bağlı olarak istenen bütüncül yaklaşımı içermediği gözlemlenmiştir. Bu nedenle çalışmada, geçmişte yaşanan büyük depremler doğrultusunda, afet yönetim sistemine etki eden çoklu parametrelerin değerlendirilmesi, akabinde iyileştirilme önerilerinin sunulması hedeflenmiştir. Amaç doğrultusunda, ilk aşamada Türkiye'de geçmişte meydana gelen depremler ve Dünya'daki afet yönetim yaklaşımları hakkındaki literatür incelenerek ülkemizdeki mevcut sistem hakkında bilgi edinilmiştir. Çalışmada, derinlemesine bilgi edinmek amacıyla nitel araştırma yöntemlerinden faydalanılmıştır. Yine aynı amaç doğrultusunda nitel araştırma desenleri arasında bulunan fenomenolojik yöntem benimsenmiştir. Çalışmaya uygun ölçüm aracını bulmak için detaylı bir literatür taramasının ardından iki tezde kullanılmış yarı yapılandırılmış görüşme formlarından sorular alınarak bir form oluşturulmuştur. Bazı sorular çalışma amacına uygun olmadığı gerekçesine bağlı olarak dışlanmıştır. Oluşturulan yarı yapılandırılmış görüşme formu toplam 10 sorudan meydana gelmiştir. Formların uygulanmasına yönelik olarak amaçlı örnekleme yöntemi ile katılımcılar, 1999 Marmara depremi veya 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş görev almış personeller veya bu anlamda lisansüstü eğitimi bulunan bireyler olarak belirlenmiştir. Kriterlere uygun 24 birey e-posta veya telefon yoluyla araştırmaya davet edilmiş, ardından kabul eden 17 katılımcıya oluşturulan yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmış ve derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların onayları doğrultusunda daha sonra yazıya aktarılmak üzere görüşmeler ses kaydına alınmıştır, onay verilmemesi durumunda ise araştırmacı tarafından anlık olarak yazıya aktarılmıştır. Toplam 17 katılımcı ile yapılan görüşmeler sonrasında verilerin analizi gerçekleştirilmiştir. Veri analizi gerçekleştirilirken ilk aşamada ses kayıtları yazıya aktarılarak 17 katılımcıya ait 62 sayfalık bir veri seti elde edilmiş, ardından tekrarlı okumalar yapılarak başlangıç kodları oluşturulmuştur. Oluşturulan kodlar arasındaki uyum değerlendirilerek alt temalar, alt temalar arasındaki uyum değerlendirilerek ise ana temalar oluşturulmuştur. Toplam 10 adet ana tema, 42 adet alt tema ve yüzlerce kod elde edilmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda, afet yönetim sistemini etkileyen çeşitli parametrelerin varlığı ve bağlantılı oldukları tespit edilmiştir. Bulgular, koordinasyon ve iş birliği problemlerinin, müdahale sürecini geciktirdiğini; denetim konusundaki yetersizliklerin ve uygunsuz yapı tasarımlarının, binaların hazırlıksız olmasına yol açtığını; afet farkındalığının ve eğitim eksikliklerinin, toplumun bilinç düzeyini olumsuz etkilediğini; mevcut durumdaki bilinçsizliğin, toplumun baş etme kapasitesini yetersiz kıldığı; yerel yönetimlerin sisteme dahil edilmediğini, bu doğrultuda kriz zamanlarında çeşitli zorlukların meydana geldiğini; teknoloji ve erken uyarı sistemlerinin yeterince aktif kullanılmadığını; istihdam alanlarındaki yanlış uygulamaların, afet yönetiminin her aşamasında yetersizlik oluşturduğunu; personellerin bilgi düzeyinin ve ekipmanlarının yetersiz olmasının, müdahalede seçiciliğe neden olduğunu vb. ortaya koymuştur. Bu bulgular doğrultusunda, afet yönetim sisteminin işlevselliğini artırmak ve meydana gelmesi muhtemel olan kayıpları azaltmak adına çok paydaşlı bir yapı benimsenmesi; denetim ve yapı uygulamaları konusunda mevcut problemlerin giderilmesi adına çalışmalar yapılması; toplumdaki afet bilincini oluşturmak için küçük yaşlarda eğitimlere başlanması ve gruplara özgü eğitim içeriklerinin oluşturulması; Coğrafi Bilgi Sistemleri tabanlı teknolojilerin afet yönetimine entegre edilerek, bu alanda yapılan yatırımların artırılması; teknoloji ve erken uyarı sistemlerinin afet yönetimine dahiliyetinin artırılması; nitelikli insan kaynağı istihdamının sağlanması ve tüm kurumların ekipman desteğinin eşit olması gerektiği başlıca vurgulanan öneriler olmuştur. Ayrıca gönüllülük sistemi hakkında olumsuz yorumlar birçok görüşmede ifade edilmiştir. Bu doğrultuda gönüllü bireylerin eğitimlerinin artırılması ve afet yönetim sistemine entegrasyonunun sağlanması önerilmektedir. Özellikle afet yönetiminin her aşamasının ayrı bir uzmanlık alanına ihtiyaç duyduğu ve buna bağlı olarak bu alanda uzman personellerin, sorunun çözümüne önemli bir katkı sunacağı kanaatine varılmıştır. Bilimsel anlamda yapılan çalışmaların, sistemin gelişmesi adına önemli sonuçlar sunduğu ve afet yönetim sisteminin bu çalışmalar doğrultusunda düzenlenmesi gerektiği düşünülmektedir. Araştırma bulguları, afet yönetiminin çok önemli ve kapsamlı bir alan olmasına rağmen ülkemizde yeterince ilerleme kaydedilmemiş olduğunu ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda, problemlere yönelik olarak sunulan önerilerin uygulanması ile mevcut sistemin daha iyi hale getirilebileceği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca çalışma sonucunda elde edilen bulguların ileride yapılacak olan çalışmalara katkı sağlayacağı öngörülmektedir. Anahtar Kelimeler: Afet yönetimi, Deprem, Coğrafi Bilgi Sistemleri, Türkiye.
Author
Dr. Zümral Erdem
Institution
How to Cite
Zümral Erdem (Yüksek Lisans Tezi). Türkiye'de afet yönetim sisteminin mevcut durumu ve stratejik iyileştirme önerileri, 2025, Sakarya University.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Sakarya University
- Yoğunluk fonksiyonel teorisi kullanılarak pil malzemelerinin hesaplamalı incelenmesi(2023)
- Hacı Ahmed b. Seyyid el-Bigavî ve Terceme-i Avârifu'l-maârif'i (22-43. bablar)(2024)
- Karbazol substıtüye 3,4-dihydropyrimidin-2(1h)-tion türevi bileşiklerin sentezi(2024)
- Geri dönüştürülebilir atıkların derin öğrenme modelleri ile sınıflandırılması: Veri seti boyutunun etkisi üzerine bir karşılaştırma(2024)
- Türk mitolojisinde kurban, kutsal şiddet ve günah keçisi motiflerinin hermeneutik incelemesi(2024)
- Tiyokalkon ile sübstitüe edilmiş metalli ftalosiyaninlerin sentezi ve karakterizasyonu(2018)