Yüksek LisansAçık Erişim

Türkiye'de Avrupa Birliği'nde tüketici haklarının korunması ve tüketici örgütleri

1999
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Tamer Arpacı

Özet (TR)

Devlet Planlama Teşkilatı 'nın bir yayınında tüketici şöyle tanımlanmaktadır; "Tüketici; ekonomik, sosyal ve kültürel gereksinimlerini karşılayabilmek için nihai bir mal veya hizmeti satın alıp kullanan ya da kendi kendine üretip kendisi kullanan ve hiçbir mübadeleye sokmayan her kişi, kurum ve ailedir". Dolayısıyla bir toplumda yaşayan herkes aynı zamanda tüketici de olmaktadır. Tüm insanları ortak bir paydada toplayan "tüketici kimliği" ni korumaya yönelik uygulamalar Avrupa'da ilk kez 15. Yüzyılda görülmeye başlanmıştır. Ülkemizde de bu konudaki ilk uygulamalar Osmanlı Dönemi'nde görülmektedir. Dünyada sanayileşmeyle birlikte tüketicilerin satın aldıkları mal ve hizmetlere ilişkin fiyat, kalite, sağlık ve güvenlik yönünden mağduriyetleri de artmıştır. Sözkonusu durum, tüketicinin korunmasına ağırlık verilmesini gündeme getirmiştir. Tüketici haklan ve bunların devletçe korunması gereği ilk kez A.B.D. 'de 1962 yılında Devlet Başkam John F. Kennedy tarafından gündeme getirilmiştir. Avrupa Birliği'nde ise 1975 yılında bu haklar genişletilerek beş hakka çıkartılmış ve yetkili organlar tarafından kabul edilmiştir. Son olarak da 1986 yılında Uluslarası Tüketici Birlikleri Örgütü tarafından ilan edilen evrensel kabul görmüş sekiz hakka ulaşılmıştır. Türkiye'nin Gümrük Birliği'ne girmesi ve sözkonusu durumun gerektirdiği mevzuat uyumu çerçevesinde, 1970'li yıllardan beri çalışmaları devam eden "4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun" Eylül 1995'te yürürlüğe girmiştir. Yasadaki boşluklar ve uygulanması için gerekli altyapı eksiklikleri olmasma rağmen, tüketicinin korunmasına ilişkin şimdiye kadar çok sayıda kuruluşa yetki ve sorumluluk veren kanun, tüzük ve yönetmeliklerin varlığı karşısında tek bir yasanın olması pek çok açıdan daha düzenli bir rehber teşkil etmektedir. Ülkemizde tüketicinin korunmasına yönelik pek çok kurum ve kuruluş bünyesinde birimler bulunmaktadır. Bunun yanında, tüketiciler tarafindan kurulanIll örgütler de mevcuttur. Ancak bu örgütlenme, yeterli üye bulamama, finansman güçlüğü vb. sebeplerle yaygınlaşamamaktadır. Avrupa Birliği'ne üye ülkelerde tüketici örgütlerinin yaygın olduğu hatta devletin finansal açıdan bu örgütlerin yaygınlaşmasına, ayakta durmasına yardımcı olduğu görülmektedir. Tüketicinin korunmasında basan sağlamak için bütün bireylere görev düşmektedir. Uzun yıllardan beri, çalışmaları devam eden mevzuatın, tamamlandığı bu aşamada yapılması gereken, tüketici açısından, konuya biraz daha ilgi, hakkım savunmada cesaret, örgütlenmek; kurum ve kuruluşlar açısından, tüketiciyi bilinçlendirmek, eğitmek, faaliyetlerini daha da yaygınlaştırmak; devletin, Kanun' a işlerlik kazandıracak uygulamalar ve denetimleri daha düzenli yapmak; isletmelere düşen görev ise, tüketici ihtiyaç ve arzusuna uygun, çevreye zarar vermeyen, en kaliteliyi üretme hedefleriyle çalışmaktır.

Yazar

Emel Eymür

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Emel Eymür (Yüksek Lisans Tezi). Türkiye'de Avrupa Birliği'nde tüketici haklarının korunması ve tüketici örgütleri, 1999, Gazi University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Gazi University tezlerinden daha fazlası