Master'sOpen Access

Determinants of high school enrollment decision in Turkey

2012
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Haluk Levent

Abstract (TR)

Becker, ?Human Capital? (1964) isimli kitabında ?eğitim ve öğrenim beşeri sermayeye yapılan en önemli yatırımlardır? demektedir. İnsanlar ne kadar eğitimlilerse beşeri sermaye de o kadar gelişir; her ekonomik sistemin kendini geliştirebilmesi için daha fazla beşeri sermayeye ihtiyacı vardır. Bu çalışma Türkiye'nin, günümüzde dikkat gerektirmekte olan orta öğretim düzeyinde eğitim durumunu incelemektedir. 1997'de Türkiye ilköğretim düzeyinde eğitim sisteminde değişikliğe gitmiş ve ilkokul ile ortaokulu birleştirip, okullulaşma oranını arttırmak için ilköğretim düzeyini zorunlu sekiz yıllık eğitime çevirmiştir. O günden bu yana, yüksek oranda ilköğretimde okullulaşma oranlarına ulaşılmıştır. Yine de orta öğretim düzeyinde eğitimde okullulaşma oranları hâlâ tatmin edici değillerdir. Yüksek oranda öğrenci, ilköğretimi tamamladıktan sonra okulu bırakmakta ve liseye kaydolmamaktadırlar. Bu çalışmada liseye kayıt olmanın belirleyenleri incelenmektedir.Bu çalışmanın amacı Türkiye'de liseye kayıt olmanın belirleyici nedenlerini incelemektir. İncelemeler, Türkiye Milli Eğitim Bakanlığı'nın 2010 / 2011 eğitim öğretim yılı verilerine dayanmaktadır. Veriler öğrencilerin liseye kayıt olma bilgilerini, yaşlarını, ebeveynlerinin eğitim seviyelerini ve mesleklerini, ailedeki kardeş sayısını, Hanehalkı gelir düzeyini, liseye giriş sınav sonuçlarını, yaşadıkları bölge ve kırsal/kentsel durumuyla ilgili bilgileri içermektedir.Türkiye Milli Eğitim Bakanlığı'ndan alınan veriler, 2010 / 2011 eğitim öğretim yılında ilköğretimden mezun olmuş öğrencilerin hane halkı ve bireysel özellikleri ile ilgili bilgileri içermektedir. Bu çalışmadaki bağımlı değişken çocukların ?liseye kayıtlı olma? veya ?ilköğretimden mezun olduktan sonra okulu bırakma? durumlarını ifade etmektedir. Derece gösteren veya sayısal bir değer değildir; ilköğretimden sonra okulu bırakan çocuklar için ?0? değerini, ilköğretimden sonra liseye kayıt olan çocuklar için ise ?1? değerini almaktadır. Bu tarz gölge değişkenler ?ikili sonuç? olarak adlandırılmaktadırlar. İkili sonuçlar Sıradan En küçük Kareler tahmini ile tahmin edilememektedir; Sıradan En küçük Kareler tahmini bağımlı değişkenin sürekli ve sınırsız olduğunu varsaymaktadır. Bu çalışmanın tahmininin bağımsız değişkenleri ? ebeveynlerin eğitim seviyesi, ebeveynlerin meslekleri, hane halkı gelir seviyesi, bölge ve diğerleri de gölge değişkenlerdir.Liseye kayıt olma / ilköğretim mezuniyetinden sonra okulu bırakmayı etkileyen değişkenleri tahmin edebilmek için bu çalışmada lojistik regresyon tekniği kullanılmaktadır. Lojistik regresyon tekniği, ikili sonuçları modelleyebilen bir genelleştirilmiş en küçük kareler yöntemidir. Bu teknik daha önce diğer araştırma ve çalışmalarda, liseye kayıt olma kararının belirleyenlerini analiz eden araştırmacılar tarafından birçok defa kullanılmıştır (Tansel, 2000; Hoşgör ve Smits, 2006; Göksel, 2008; Moyi, 2009). Logit ve probit regresyon modelleri de liseye kayıt olma belirleyenlerini tahmin etmek için kullanılmaktadır, bizim durumumuzda logit regresyon tekniği uygulanmaktadır. Moyi (2009) Malawi'deki gecikmiş okula yazılmayı konu alan çalışmasında göreceli olasılıklar oranını (bağımsız değişkenleri karşılaştıran bir ölçek) hesaplamıştır. Çalışmamızda Türkiye'de liseye yazılmayı belirleyen hane halkı ve bireysel etkenlerin göreceli olasılıklar oranları hesaplanmıştır.Bağımlı değişken başarı ihtimali p için (bizim çalışmamızda liseye kayıt olma durumu için) 1 değerini ya da başarısızlık ihtimali (1 ? p) (bizim çalışmamızda ise ilköğretimden sonra okulu bırakma durumu için) 0 değerini alır. Bu tarz değişkenler (ikili değişken) Bernoulli değişkeni olarak adlandırılır . İstatistik yazınında, lojistik regresyon katsayılarının ortak bir yorumlanması göreceli olasılıklar oranının marjinal etkileri açısından ele alınır. (p / (1 ? p)) oranı y'nin 1 değerini alma ihtimaline karşılık y'nin 0 değerini almasının göreli oranını hesaplar ve buna göreceli olasılıklar ya da göreli risk oranı adı verilir. Göreceli olasılıklar oranı ile lojistik regresyon başarı veya başarısızlık ihtimallerini (bizim çalışmamızda liseye yazılma veya ilköğretimden sonra eğitimi bırakma durumunu) öngörebilir. Bu çalışmada, her etken için göreceli olasılıklar oranı hesaplanmakta ve Türkiye'deki okullulaşma ve eğitime katılım konularını inceleyen daha önceki araştırmaları (Tansel, 2000; Hoşgör ve Smits, 2006; Göksel, 2008)da göz önünde bulundurularak yorumlanmaktadır.Analizlerimiz 2011 senesinde, öğrencilerin yaklaşık %20'sinin ilköğretimden mezun olduktan sonra eğitimi bıraktıklarını göstermektedir. Bu oran 1.189.154 çocuğun, beşte birine denk gelmektedir. Bu kadar büyük ve ciddi bir miktar öğrencinin eğitimi bırakması dikkat çekmektedir.1997'den bu yana, sekiz yıllık zorunlu eğitim politikalarının Türkiye devleti tarafından kabul edilmesiyle birlikte, ilköğretime katılım oranı artmış ve neredeyse %98 ilköğretime yazılım oranına ulaşılmıştır. 1997'de ilkokul ve ortaokul birleştirilmiş ve ilköğretime dönüştürülmüştür. O günden beri lise, orta öğretim kurumu haline gelmiştir. 2006 senesinde lisenin eğitim süresi dört yıla uzatılmış ve böylelikle toplam milli eğitim süresi on iki sene eğitim haline gelmiştir.İlköğretime kayıt olma oranlarında çok yüksek seviyelere ulaşılmış olsa bile Türkiye'deki liseye katılım oranları tatmin edici seviyede değildir. Bu nedenle bizim çalışmamızın amacı ilköğretimden mezun olduktan sonra eğitimi bırakma nedenlerini incelemektir. Hane halkı nitelikleri ve bölgesel etkenler, liseye kayıt olma kararını etkileyen istatistikî açıdan en anlamlı değişkenlerdir.Ebeveynlerin eğitim seviyeleri ve ebeveynlerin mesleklerinin lise eğitimine talebi etkileyen önemli değişkenler oldukları bu çalışmada ortaya konulmuştur, ailedeki kardeş sayısı da Patrinos ve Psacharapoulos'un (1997) çalışmalarındaki sonuçların aksine, Türkiye için liseye talebi etkileyen bir başka önemli değişkendir. Ancak ailenin çocuğu liseye kayıt ettirme kararını etkileyen değişkenleri ? kültürel, demografik ve bölgesel nedenleri incelemek için daha fazla çalışma yapılması gerekmektedir.Annenin eğitim seviyesi, kızlarının okula yazılma kararını etkileyen en önemli etkenlerden biridir. Eğer annenin eğitim seviyesi sekiz yıldan daha fazla bir eğitim süresi ise, çocuklarının orta öğretime yazılma ihtimali, okuma yazması olmayan veya sekiz yıldan daha az bir süre eğitim almış annelerin çocuklarının yazılma ihtimalinden daha yüksek çıkmaktadır. Bu durum aynı zamanda, babası sekiz yıl ve daha uzun süre eğitim almış çocuklar için de geçerlidir. Ancak babanın eğitim seviyesi annenin eğitim seviyesi kadar etkileyici bir belirleyen değildir.Ebeveynlerin meslekleri orta öğretime katılım üzerinde belirleyici bir etkendir. İşsiz olmak dışında tüm meslek türleri çocukların liseye yazılma oranlarını arttıran bir etkendir ? ancak annelerin özel sektörde çalışması liseye yazılma oranını olumsuz etkilemektedir. Bu durum özel sektörde çalışan annelerin uzun süreler boyunca çalışmasına ve çocukları ile yeteri kadar ilgilenememelerine bağlanabilir. Türkiye'de özel sektörde çalışma süreleri uzun olmakla birlikte, hizmet sektöründe mesai saatleri de fazla olabilmektedir ve bazı durumlarda ebeveynlerin ikisi de uzun sürelerde çalışıyor olabilirler. Bu çalışmanın sonuçları göz önüne alınarak, annelerin özel sektörde çalışması kızların ve tüm çocukların liseye yazılma ihtimallerini kötü etkiliyor denilebilir.Babaların ?diğer? seçeneği dışında kalan meslek grubunda çalışıyor olmaları çocukların liseye katılımını iyi yönde etkilemektedir. Eğer baba serbest meslek sahibi ise, bu durum kızlarının liseye yazılma ihtimalini olumsuz etkileyebilir ancak aynı durum oğulları için söz konusu değildir. Tansel'in çalışmasına göre (2002), serbest meslekte çalışan bir baba az eğitimli olabilir ve çocuklarını liseye yollamamayı tercih edebilir. Ancak bu çalışmadaki sonuçlara göre, babanın ?diğer? meslek grubunda çalışıyor olması yalnızca kızlarının liseye katılımını olumsuz etkilemektedir.Çocukların yaşadıkları yer liseye katılım açısından önemli bir etkendir. Kentleşme, olağanüstü bir gelişim göstergesi olmakla birlikte, kasabalarda ve şehirlerde yaşayan çocukların kırsal alanlarda ve kenar mahallelerde yaşayan çocuklara oranla okullulaşma ihtimalleri daha da fazla artmaktadır. Bölgesel farklılıklar ise devam etmektedir ancak Güneydoğu Anadolu bölgesinde yaşayan çocuklar ve Karadeniz bölgesinde yaşayan erkek çocuklar eğer analizdeki referans grup olan Doğu Anadolu'daki çocuklar ile aynı özelliklere sahip olurlarsa, okula yazılma ihtimalleri Doğu Anadolu'daki çocuklardan daha fazla çıkmaktadır. Diğer bölgelerde (Marmara, Ege, Akdeniz ve İç Anadolu) bu sonuçlar elde edilmemektedir.Liseye kayıt olma konusunda hane halkı gelir düzeyi de önemli bir etkendir. En düşük gelir düzeyi hariç, diğer gelir düzeyinde yer alan ailelerin çocuklarının hepsi en düşük gelir düzeyli ailelerin çocuklarından daha fazla liseye kaydolma ihtimaline sahiptir. Ancak ikinci gelir düzeyinde yer alan erkek çocukların en düşük gelir düzeyine sahip çocuklardan daha az ihtimale sahip oldukları görülmektedir. Bunun nedeni, çocukların hane halkı gelirine katkıda bulunmak için çalışmaları olabilir. En düşük gelir seviyesindeki çocukların ve ikinci gelir seviyesindeki erkek çocukların liseye yazılmak yerine çalışmaya başlamaları tercih ettikleri ve hane halkı katkıda bulundukları söylenebilir.Çok sayıda kardeş içeren aileler çocuklarına eşit şekilde davranamamaktadırlar. Bu nedenle eğer bir ailede kardeş sayısı artıyorsa her çocuğun eğitim seviyelerinin farklı olacağı söylenebilir. Bu çalışmada çok fazla kardeş sayısına sahip çocukların liseye yazılma ihtimallerinin daha düşük olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Aynı zamanda yaş olarak büyük kardeşler ailelerine yardım etmek için kardeşlerinin bakımını üstleniyor ya da aile gelirine katkıda bulunuyor olabilirler.Bu sonuçları anlamak ileride eğitim politikalarının belirlenmesinde, eğitimin yetersiz olduğu bölgelerin geliştirilmesine ve eğitime yatırım yapılmasına yardımcı olabilir.

Author

Dr. Yasemin Özbal

How to Cite

Yasemin Özbal (Yüksek Lisans Tezi). Determinants of high school enrollment decision in Turkey, 2012, Galatasaray University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Galatasaray University