Türkiye'de deprem afetlerine müdahale çalışmalarının gelişiminin 1893 Malatya, 1971 ve 2003 Bingöl ve 2020 Sivrice depremleri örnekleri üzerinden incelenmesi
2025
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Murat Utkucu
Abstract (TR)
Türkiye, coğrafik konumundan kaynaklı olarak sık sık çeşitli türdeki afetlere maruz kalan bir ülkedir. Önemli ve oldukça diri fay hatlarının mevcudiyeti sebebiyle depremler bu afetler arasında ilk üç sırada yer almaktadır. Anadolu Levhası'nın batıya doğru hareketini karşılayan Kuzey ve Doğu Anadolu Fay Zonları (KAFZ ve DAFZ) Türkiye'de deprem tehlikesinin en önemli kaynaklarını oluşturmaktadırlar. DAFZ üzerinde meydana gelen 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleri gerek büyüklükleri gerekse oluşturdukları afetin büyüklüğü açısından Türkiye'deki deprem tehlikesinin tartışma götürmez kanıtlarını oluşturmuştur. Bu bağlamda Türkiye'de deprem tehlikesinin belirlenmesi ve zararlarının azaltılması çalışmalarının önemi açıktır. Bu çalışmada DAFZ boyunca birbirine yakın konumlarda meydana gelmiş ve büyüklükleri deprem bilim açısından güçlü-büyük depremler olarak sınıflandırılan 1893 Malatya, 1971 ve 2003 Bingöl ve 2020 Sivrice Depremleri ve oluşturdukları afetlere odaklanılarak afet müdahale çalışmaları karşılaştırmalı incelenmiştir. Söz konusu depremlerde afete müdahale çalışmalarının yazılı ve görsel kaynaklar aracılığıyla incelenmesiyle, yıllar geçtikçe depremlere müdahale çalışmalarının gelişimi, müdahale çalışmalarının yönetimi, arama kurtarma çalışmalarında görev alan personelin sayısı ve uzmanlığı, malzeme tedariği ve lojistik alanındaki gelişmeler bağlamında yorumlanmıştır. Depremler ülkemizde meydana gelen kaçınılmaz afetlerden biridir. Gerçekleşmelerini önleyemesek bile şiddetini, etkili bir şekilde yürütülecek afet yönetimi çalışmalarıyla azaltabiliriz. 1893 Malatya, 1971 ve 2003 Bingöl, 2020 Sivrice depremlerine müdahale çalışmaları görsel kaynaklar ve literatür verileri karşılaştırılarak incelendiğinde, afetin meydana gelme tarihi günümüze doğru yaklaştıkça çalışmalarda görev alan profesyonel kişi, araç ve ekip sayısının arttığını rahatlıkla görebilmekteyiz. 1893 Malatya depreminde arama kurtarma çalışmalarında sadece asker ve yerli halk görev almış olduğu ve müdahale çalışmalarının yaklaşık bir yıl sürdüğü görülmüş olup, 1971 Bingöl depreminde ise sivil savunma ekipleri ve yurtdışından gelen uzman ekipler de sahada görev almıştır. Fakat enkaz kaldırmada kullanılan kepçe, vinç, iş makineleri gibi modern arama-kurtarma ekipmanları yetersiz kalmış olup, yaşanan bu deprem ülkemizin afetlere hazırlık ve müdahale alanındaki kapasitesinin geliştirilmesi gerektiğini gösteren önemli bir dönüm noktası olmuştur. 2003 Bingöl depremi müdahale çalışamalarında ise sahada bir çok alandan ekibin yer aldığı ve sayıca çokluğu görülmüştür. Görev alan ambulans ve araç sayısında ise önemli bir artış olduğu ve ayrıca afete ilk müdahale başlangıç süresinin azalmış olduğu anlaşılmıştır. 2003 Bingöl ve öncesinde meydana gelen iki deprem karşılaştırılmalı incelendiğinde hasar alan binaların, devlet kurumlarının denetlenmiyor olması nedeniyle yapısal olarak büyük zarar gördüğü ve depremden ilk yıkılan binaların bunlar olduğu anlaşılmıştır. 2020 Sivrice depremi müdahale çalışmaları ise oldukça başarılı bir şekilde AFAD (Afet ve Acil Durum Başkanlığı) önderliğinde yürütülmüş olup, hızlıca arama kurtarma çalışamaları tamamlanarak enkaz kaldırma ve yeniden inşa çalışmalarına başlanılmıştır. Bu depremde afetlerde iletişim, haberleşme ve teknolojinin önemi, görev alan JIHA (Jandarma İnsansız Hava Aracı) gibi son teknoloji araçların kullanılması ve A400M namı diğer ''Koca Yusuf'' askeri kargo uçaklarınının kullanımının sağladığı katkıyla anlaşılmış olup, arama kurtarma çalışmalarında vinç, jeneratör, hilti, termal kameralar ve akustik dinleme cihazlarından yararlanılmış olduğu görülmüştür. Ayrıca bu depremde görev alan kişi sayısının yaklaşık 10.000 kişi olması ve tüm çalışmaların tek bir başkanlık altında yürütülmüş olması da süreci hızlandırmıştır. Afet yönetimi bakımından afet öncesinde risk azaltma ve hazırlık süreçlerine odaklanılarak bu alanda tatbikatların, toplumu bilinçlendirme çalışmalarının, lojistik malzeme stoğunun sağlanması, ilgili afet türü alanında profesyonel kişilerin belirlenmesi ve görev tanımlarının yapılması gibi çalışmaların gerçekleştirilmesiyle afete müdahale çalışmalarının daha planlı ve etkili bir şekilde yürütüldüğü ve ele alınan bu depremlerde afetlere karşı müdahale yöntemlerinin zaman içinde iyi yönde evrildiği görülmektedir. Türkiye'nin jeolojik yapısı ve taşıdığı afet riski ülkemizin değişmez gerçekliğidir. Türkiye'nin deprem gerçekliğini değiştiremesek de afet yönetimi konusunda yapılan çalışmaları artırarak depremin neden olduğu zararları azaltabiliriz. Meydana gelen depremlerde yaşanan can ve mal kayıpları, ülkemizin afet yönetiminde hangi seviyede olduğunu müdahale kapasitesini ve yetersizliğini açıkça ortaya çıkarmaktadır. Ayrıca teknolojik gelişmeler afet yönetimi alanında kilit rol oynamaktadır. Günümüzün insansız hava araçları, termal kameralar, günümüzün mobil iletişim altyapısı ve arama kurtarma çalışmalarında kullanılan gelişmiş iş makinaları afet yönetim sürecini kolaylaştırmıştır. Afet yönetiminde yaşanılan bütün gelişmelerin afetin neden olduğu yıkıcı sonuçlar üzerinde azaltıcı etkisi bulunmaktadır. Özellikle AFAD'ın kurulması ve TAMP (Türkiye Acil Müdahale Planı)'ın devreye girmesiyle müdahale süreci daha sistematik bir yapıya kavuşmuş ve afet yönetiminde kayda değer gelişmeler yaşanmıştır. Günümüzde afet yönetimi alanında müdahale çalışmalarının tek bir merkez tarafından yönetilmesi ve teknolojik gelişmelerin bu alanda aktif kullanımı Türkiye'nin afet yönetiminde daha başarılı olmasını sağlamıştır. Ancak can ve mal kaybını en azana indirmek için yapılan çalışmaların artırılması ve günümüzde hala devam etmekte olan yapısal güvenlik sorununa çözüm bulunması gerekmektedir.
Author
Dr. Tuğbanur Çiçek
Institution
How to Cite
Tuğbanur Çiçek (Yüksek Lisans Tezi). Türkiye'de deprem afetlerine müdahale çalışmalarının gelişiminin 1893 Malatya, 1971 ve 2003 Bingöl ve 2020 Sivrice depremleri örnekleri üzerinden incelenmesi, 2025, Sakarya University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Sakarya University
- İngiltere Avam Kamarası zabıtlarında Türkiye (1918-1922)(2011)
- Mevlana Yakub-ı Çerhî ve tefsiri(2024)
- Al/AlB2 kompozit malzemelerin sürtünme ve aşınma davranışlarının incelenmesi(2012)
- Dijital muhasebe uygulamalarının muhasebe hata ve hilelerini önlemede etkisi: Meslek mensupları üzerine bir araştırma(2025)
- D vitamini Kullanan ve Kullanmayan Kadınlarda Premenstural Sendrom Şiddeti(2025)
- Çeviride kültürel dönemeç ve ideoloji: Gullıver's Travels ve Darkness at Noon romanlarının çevirilerinden örneklerle dönem ideolojilerinin edebi çevirilere yansımaları(2025)