Master'sOpen Access

Türkiye'de döviz kuru volatilitesinin belirleyicilerinin incelenmesi; 2003 – 2021 dönemi örneği

2022
0 views
0 downloads
Advisor: Dr. Öğr. Üyesi Ruhi Tuncer

Abstract (TR)

Yapılan çalışmanın amacı, Amerikan doları cinsinden Brent petrol fiyatları, Türkiye'ye yapılan doğrudan yabancı yatırımlar, Türkiye'de tüketici fiyat endeksi üzerinden hesaplanan manşet enflasyon volatilitesi ve Türkiye dış ticaret hacmi değişkenlerinin 2003 ile 2021 yılları arasında Türkiye'de döviz kuru volatilitesine etkisinin incelemesidir. Volatilite kavramı, bir sayısal değerin belirli bir zaman dilimi içerisinde hareketliliği olarak tanımlanır. Finansal piyasalarda, bir varlığın getirisi veya fiyatının değişkenliği anlamında da kullanılan volatilite, yatırım yapılan bir finansal aracın riskliliği konusunda önemli bir gösterge olma niteliği taşır. Yabancı paralar, bir yatırım enstrümanı olmasının yanında yabancı ülkelerle yapılacak tüm ekonomik faaliyetlerle ilgili işlemlerin gerçekleştirilebilmesi için önemli bir araçtır. Günümüzde teknolojide meydana gelen gelişmeler ile ülke ekonomileri; üretim süreçleri, dış ticaret faaliyetleri ve sermaye hareketleri bazında birbirine oldukça bağımlı hale gelmiştir. Bu doğrultuda, ödeme araçları olarak kullanılan yabancı para birimlerinin mevcut değeri ve gelecekte alması beklenen değer, uluslararası ekonomik faaliyetler için büyük önem taşımaktadır. Dalgalı döviz kuru rejiminde piyasa arz ve talebi ile değeri belirlenen döviz kurlarında meydana gelen volatilite, pek çok bakımdan ekonomik aktörlerin karar verme aşamalarında etkili olmaktadır. Döviz kuru volatilitesinde meydana gelen artışlar ile ithal malları girdi olarak kullanan üreticilerin maliyet belirleme süreci, üretilen mal veya hizmetlerin fiyatlama süreci, ithal edilecek nihai malların fiyatlarında meydana gelen dalgalanmalar sebebiyle tüketicilerin refah düzeyi, yabancı yatırımcıların gelecekte elde edecekleri getirinin belirsizleşmesi sebebiyle ülke ekonomisine olan güveni ve ekonomi yönetiminin hedeflere ulaşma konusunda karar alma süreci etkilenmektedir. Döviz kuru volatilitesinin kısa dönemde ve uzun dönemde belirleyicilerinin belirlenmesi, ayrıca bu belirleyicilerin döviz kuru volatilitesini artırıcı yönde veya azaltıcı yönde olduğunun saptanması, ekonomik aktörlerin ülke ekonomisine ilişkin beklentilerinin sağlıklı biçimde oluşmasını sağlamaktadır. Yapılan çalışmada Amerikan Doları / Türk Lirası ve Euro / Türk Lirası kurlarının ortalaması olan sepet kur verisi kullanılmıştır. Sepet kurun volatilitesi, 2003 yılı Ocak ayı ile 2021 yılı Şubat ayı arası için aylık veriler kullanılarak Genelleştirilmiş Otoregresif Koşullu Değişen Varyans Modeli (GARCH) ile modellenmiştir. Otoregresif Koşullu Değişen Varyans (ARCH) modelinden farklı olarak GARCH modelinde ilgili değişkenin volatilitesini temsil eden varyans parametresi, regresyon hata teriminin karesinin geçmiş değerlerine ek olarak kendi geçmiş değerlerinin de bir fonksiyonudur. Bir serinin ARCH temelli bir yöntemle modellenmesinin uygun olup olmadığı, seride ARCH etkisinin olup olmadığına bağlıdır. Sepet kur verisi üzerinde ARCH etkisinin varlığı, ARCH-LM testi ile belirlenmiştir. Ki-kare dağılımına sahip olan ARCH-LM testinde, seride ARCH etkisinin olmadığı yönündeki H_0 hipotezine karşılık, hesaplanan olasılık katsayısının (Prob. değeri) 0,05'ten küçük olduğu durumda sıfır hipotezi reddedilir ve seride ARCH etkisi olduğu sonucuna ulaşılır. Olasılık katsayısı 0,05'ten büyükse seride ARCH etkisi yoktur şeklindeki sıfır hipotezi reddedilememiş olur. Yapılan test sonucunda sepet kur verisinin otoregresif koşullu değişen varyans (ARCH) içerdiği sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmada sepet kur verisinin volatilitesi GARCH (1,1) yöntemi kullanılarak modellenmiş, ardından volatilitesine etki ettiği düşünülen dışsal değişkenler seçilmiştir. Dışsal değişken olarak Türkiye'nin petrol ithalatçısı bir ülke konumunda olması nedeniyle petrol fiyatına referans değer olan Brent petrol fiyatı, dinamik satın alma gücü paritesi doğrultusunda döviz kuru üzerinde etkili olması sebebiyle enflasyon volatilitesi, ülkeler için önemli bir döviz girdi kaynağı olan doğrudan yabancı yatırımlar ve döviz kullanımının ana unsuru olan dış ticaret faaliyetlerini temsilen dış ticaret hacmi seçilmiştir. Enflasyon volatilitesi değişkeninin elde edilmesi için, tüketici fiyat endeksi verisi döviz kuru değişkeni ile aynı şekilde önce ARCH-LM testi ile test edilmiş, ardından GARCH (1,1) ile modellenmiştir. İçsel değişken ve dışsal değişkenler durağanlık testleriyle sınanmıştır. Serilerin durağanlık testi olarak Augmented Dickey Fuller (ADF) ve Perron Yapısal Kırılmalı Birim Kök Testi kullanılmıştır. ADF testinde H_0 hipotezi, serinin birim kök içerdiği yani durağan olmadığı anlamına gelmektedir. Testin uygulanması aşamasında, ele alınan değişkenin birinci farkının bağımlı değişken olduğu otoregresif bir denklem tahmin edilir. ADF testi ile değişkenin gecikmeli değerinin katsayısının sıfıra eşit olup olmadığı test edilir. Hesaplanan olasılık katsayısının 0,05'ten küçük olduğu durumda serinin birim kök içerdiği yönündeki sıfır hipotezi reddedilebilmektedir. Tersi durumda ise serinin durağan olmadığı sonucuna varılır ve doğru bir tahmin yapılabilmesi için dönem değerlerinin farkını almak ve benzer yöntemlerle serinin durağan hale getirilmesi gerekmektedir. Bir serinin birim kök içermesinin nedenlerinden biri de yapısal kırılmalardır. ADF testinin ardından, bu durumu göz önünde bulundurmasından dolayı Perron Yapısal Kırılmalı Birim Kök Testi uygulanmıştır. ADF testi ve Perron Yapısal Kırılmalı Birim Kök Testi sonucunda verilerin tümünün, birinci farkları alındığında durağan oldukları sonucuna varılmıştır. Dışsal değişkenlerin ve döviz kuru volatilitesinin geçmiş değerlerinin döviz kuru volatilitesi üzerinde istatistiksel olarak anlamlı etkilerinin olup olmadığına ilişkin modelin tahmininde, değişkenler arasında hem kısa dönemli hem de uzun dönemli ilişkinin yönünün analiz edilmesini sağladığı ve birinci farkta durağan olan değişkenlerin analize dahil edilebilmesine olanak verdiği için, Gecikmesi Dağıtılmış Otoregresif Model (ARDL) tercih edilmiştir. Kurulan model ARDL ile tahmin edildikten sonra regresyon varsayımlarının sağlanıp sağlanmadığı çeşitli testlerle sınanmıştır. Breusch – Pagan – Godfrey değişen varyans testi, Breusch – Godfrey seri korelasyon testleri ve Ramsey RESET testi ile modelin regresyon varsayımlarını sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Breusch – Pagan – Godfrey testinde H_0 hipotezi, regresyon hata terimlerinin değişen varyansa sahip olmadığı anlamına gelmektedir. Breusch – Pagan – Godfrey testinde, tahmin edilmiş olan regresyon denkleminin hata teriminin karesi bağımlı değişken, regresyonun açıklayıcı değişkenleri yine açıklayıcı değişkenler olmak üzere yeni bir regresyon tahmin edilip, açıklayıcı değişkenlerin tümünün F testi kullanılarak istatistiksel olarak sıfıra eşit olup olmadığı test edilir. Breusch – Godfrey seri korelasyon testinde H_0 hipotezi, regresyon hata terimleri arasında seri korelasyon olmadığı anlamına gelmektedir. Söz konusu testte tahmin edilmiş olan regresyonun hata terimlerinin bağımlı, hata terimlerinin gecikmeli değerlerinin ve regresyonun bağımsız değişkenlerinin tekrar bağımsız değişkenler olduğu yeni bir regresyon tahmin edilir. Tahmin edilen yeni regresyonda katsayıların tümünün sıfıra eşit olup olmadığı Ki-Kare testiyle sınanır. Hesaplanan olasılık katsayısının 0,05'in altında olması durumunda sıfır hipotezi reddedilir ve regresyon hata terimlerinin seri korelasyona sahip olduğu sonucuna ulaşılır. Ramsey RESET testinde H_0 hipotezi, modelin matematiksel formunda hata olmadığı anlamına gelmektedir. Söz konusu testte, regresyondaki bağımlı değişkenin tahmin değerinin tekrar bağımlı değişken, bağımlı değişkenin belirlenen sayı kadar üssünün bağımsız değişkenler olarak yer aldığı yeni bir regresyon tahmin edilir. Tahmin edilen yeni regresyonda bağımsız değişkenlerin katsayılarının tümünün sıfıra eşit olup olmadığı F testiyle sınanır. Hesaplanan olasılık katsayısı 0,05'in altındaysa sıfır hipotezi reddedilir. Uygulanan testlerde sıfır hipotezi reddedilememiş olup, regresyon koşulları sağlanmıştır. Gecikmesi dağıtılmış otoregresif model (ARDL) ile tahmin edilen değişken katsayılarının, istikrar koşullarını sağlayıp sağlamadığı CUSUM ve CUSUMQ testleriyle sınanmıştır. CUSUM testine göre, modelin ardışık hata terimlerinin ele alınan zaman dilimi boyunca %5 seviyede kritik değerler arasında yer aldığı durumda tahmin edilen katsayılar istikrar koşulunu sağlamaktadır. CUSUMQ testine göre de, modelin ardışık hata terimlerinin karelerinin ele alınan zaman dilimi boyunca %5 seviyede kritik değerler arasında yer aldığı durumda, tahmin edilen katsayılar istikrar koşulunu sağlamaktadır. Çalışmada ARDL modeli ile tahmin edilen regresyon hata terimlerinin CUSUM testine göre %5 seviyede kritik değerler arasında bulunarak istikrar koşulunu sağladığı, hata terimleri karelerinin CUSUMQ testine göre bazı dönemlerde %5 kritik değerlerin dışına taşarak istikrar koşulunu sağlamadığı sonucuna ulaşılmıştır. Model tahmininin ardından, dışsal değişkenlerin tamamı ile döviz kuru volatilitesi arasında uzun dönemde ilişki olup olmadığının sınanması için F sınır testi uygulanmıştır. F sınır testi ile değişkenler arasında uzun dönem ilişki bulunmadığı yönündeki H_0 hipotezine karşılık olasılık katsayısının 0,05'ten küçük hesaplanması neticesinde, değişkenler arasında uzun dönem ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Dışsal değişkenlerin, uzun dönemde diğer değişkenler sabit olduğu durumda, döviz kuru volatilitesine olan etkilerinin yönünü belirlemek için ARDL ile tahmin edilen modelin uzun dönem sonuçları incelenmiştir. F sınır testi ile değişkenlerin tümünün uzun dönemde anlamlı bir ilişki içerisinde olduğu yönünde sonuca ulaşılan modelde, değişken katsayılarının bu defa ayrı ayrı istatistiksel olarak anlamlılıkları incelenmiştir. Elde edilen bulguların ayrı ayrı istatistiksel olarak anlamlı olmadıkları, diğer değişkenler sabit olduğu durumda her bir değişkenin döviz kuru volatilitesi üzerinde uzun dönemde istatistiksel olarak anlamlı düzeyde etkide bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Dışsal değişkenler ile döviz kuru volatilitesi arasında kısa dönemde ilişkinin varlığını ve ilişkinin yönünü belirlemek amacıyla ARDL yöntemi kullanılarak yapılan tahminle elde edilen sonuçlardan hata düzeltme modeli kurulmuştur. Hata düzeltme modeli ile döviz kuru volatilitesinin bir dönem önceki değerinin ve dış ticaret hacminin bir dönem önceki değerinin, kısa dönemde döviz kuru volatilitesini azaltıcı yönde etkili olduğu; döviz kuru volatilitesinin iki dönem önceki değerinin ve cari dönemdeki enflasyon volatilitesinin ise kısa dönemde döviz kuru volatilitesini artırıcı yönde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Hata düzeltme modelinin tahmini ile hesaplanan hata düzeltme katsayısı aracılığıyla, modelde uzun dönemde meydana gelecek bir sapmanın, bir sonraki dönemde %31 oranında dengeye geri döndüğü, bir başka deyişle üç dönem sonra sapmanın etkisinin neredeyse tamamen yok olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Hata düzeltme katsayısının, geçerli olabilmesi için gerekli olan koşulları sağladığı; negatif değerde, mutlak değer olarak 0 ile 1 arasında olduğu ve istatistiksel olarak da anlamlı olduğu tespit edilmiştir. Türkiye'de 2003 ve 2021 yılları arası dönem için yapılan çalışma ile elde edilen sonuçlar, döviz kuru volatilitesinin kısa dönemde düşük tutulabilmesi için Merkez Bankası tarafından enflasyonun volatilitesini düşüren, enflasyonu istikrarlı hale getiren para politikaları izlenmesi gerektiğini göstermektedir. Ayrıca dış ticaret hacmini azaltıcı yönde uygulanacak olan politikaların, kısa dönemde döviz kuru volatilitesini artırıcı yönde etki göstereceği düşünülmektedir. Uzun dönem sonuçlarında ise döviz kuru volatilitesinin, modeldeki tüm dışsal değişkenlerin bir sonucu olduğu; petrol fiyatları, enflasyon volatilitesi, dış ticaret hacmi ve yabancı doğrudan yatırımların tümünün döviz kuru volatilitesini etkilediği görülmektedir. Ancak bu değişkenler arasından hiçbirinin diğerleri sabit olduğu durumda tek başına döviz kuru volatilitesini artırıcı veya azaltıcı yönde etkili olmadığı, döviz kuru volatilitesinin bu değişkenlerin tümünün ortak bir sonucu olduğu görülmektedir. Döviz kuru volatilitesinin, uzun dönemde enflasyon volatilitesi gibi politika belirleyicilerinin etkileyebileceği değişkenlerin yanında, uluslararası piyasalarda belirlenen petrol fiyatları benzeri karar vericilerin etkileyemeyeceği değişkenlere de bağlı olduğu sonucuna varılmaktadır.

Author

Dr. Müslüm Aydın Bilgin

How to Cite

Müslüm Aydın Bilgin (Yüksek Lisans Tezi). Türkiye'de döviz kuru volatilitesinin belirleyicilerinin incelenmesi; 2003 – 2021 dönemi örneği, 2022, Galatasaray University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Galatasaray University