Türkiye'de kadın ve çocuk sağlığı ile ilgili bazı ölçütler ile sosyo-ekonomik ve sosyo-demografik değişkenler arasındaki ilişki
2001
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Cemil Özcan
Özet (TR)
155.... BOLUM 6 ÖZET Sağlıkta bölgesel eşitsizlikler, bütün dünyada olduğu gibi Türkiye'de de belirgindir. Bunda rol oynayan değişkenler sosyoekonomik ve kültürel etkenlerdir. Bu araştırmanın amacı çeşitli kuruluşlarca üretilen Türkiye ile ilgili sağlık göstergeleri verileri değerlendirerek, sağlıkla ilgili coğrafi, sosyo-ekonomik ve sosyo- demografik ve sağlık hizmetleri ile ilgili eşitsizlikleri ortaya koymaktır. Çalışma ekolojik tipte bir çalışmadır. Araştırmanın evreni Türkiye'deki tüm (80 il ) illerdir. Araştırmanın Analizi; Veriler istatistik SPSS paket programında girildikten sonra tek değişkenli ( t ve Mann Whitney U testi ) ve çok değişkenli ( multiple lineer regresyon ) analizler yapılmıştır. Bu araştırmada illere göre ölümlülük ( bebek ölüm hızı, beş yaş altı ölüm hızı, 45 yaşından önce öleceklerin nüfus içindeki oram ) doğurganlık, beslenme ( az, orta şiddette az beslenmişlerin oram ) doğuşta beklenen yaşam umudu, sağlık hizmet kullanım verileri, çevre ( sağlıklı içme suyuna sahip olan nüfus oranı ) ile bu değişkenler üzerine etkili bazı sosyo-ekonomik ve sosyo-demografık faktörler incelenmiştir. Hem tek değişkenli hem de çok değişkenli analizler eğitim, gelir, çevre (sağlıklı suyu olmayan nüfus) gibi değişkenlerin, ölümlülük, doğurganlık, beslenme, sağlık hizmetleri ve çevre olanakları gibi bağımlı değişkenleri etkilediklerini göstermiştir. Bu çalışmanın en önemli sonucu ölümlülük, doğurganlık, beslenme, sağlık hizmetleri ve çevre olanakları gibi bağımlı değişkenler üzerinde en belirleyici bağımsız değişkenin kadın okur yazarlığı olmasıdır. Kadının okur yazar olma oranı düştükçe incelenen tüm bağımlı değişkenler kötüye gitmektedir. Bu araştırmanın sonuçlarına göre kadının okur yazar olmaması genel doğurganlık ve toplam doğurganlık hızını arttırmaktadır. Bölgelerarası doğurganlık ve ölüm hızları bakımından farklılık bulunmaktadır. Doğu bölgelerinde Batı bölgelerine göre genel doğurganlık ve toplam doğurganlık hızı ile bebek ölüm hızı ve beş yaş altı ölüm hızı daha yüksek bulunmuştur. Kadınlarda okur yazar olmayan oranının yüksek olması bebek ölüm156 hızı, beş yaş altı ölüm hızı, 40 yaşından önce öleceklerin nüfus içindeki oranını arttırmaktadır. Bu sonuçlar bize sosyoekonomik gelişmişlik düzeyinin, eğitim ve gelir ilişkisinin sağlık düzeyi ile paralel olduğunu göstermektedir. Eğitim düzeyi düşük olan kişilerin gelir düzeyleri de düşük olmakta bunun sonucunda beslenme, barınma olanakları kısıtlı olmakta ve sağlıksız bir çevrede yaşamaktadırlar. Sağlık hizmetlerinden yararlanamamaktadırlar. Bunun sonucunda doğurganlık, hastalık ve ölüm hızları artmaktadır. Bu araştırmanın sonuçlarına göre sağlıklı suya erişimi olmayan nüfus oranı arttıkça, sağlık hizmetlerine erişimden memnun olmayan nüfus oranı artmaktadır. Bu sonuçlar eğitim ve gelir düzeyi düşük olanların sağlıksız bir çevrede yaşadıkları sosyal güvencelerinin olmayışı, sağlık hizmetleri olanaklan/yararlanım ve sağlık hizmetlerine ulaşılabilirliliklerinin kısıtlı olduğunu göstermektedir. Araştırmanın sonuçlarına göre kadın eğitimi, gelir düzeyi ve altyapı olanakları ile çocuk beslenme düzeyini birbirlerinden bağımsız olarak belirlemektedirler. Bu araştırmanın sonuçlarına göre, gelir düzeyi arttıkça, orta ve az şiddette beslenmiş çocukların oranı azalmaktadır. Yine araştırmanın bulguları gelir, eğitim ve doğuşta yaşam beklentisi ( HDI ) arttıkça, toplam doğurganlık hızının düştüğünü göstermiştir. Bu çalışmanın bulgularına göre göç hızı arttıkça, kentsel ve kırsal insani gelişme indeksi (gelir, eğitim düzeyi ve doğuşta beklenen yaşam umudu da ) artmaktadır. Ebe başına düşen bebek ( sıfir yaş nüfus ) azaldığında, gelir, eğitim düzeyi ve doğuşta beklenen yaşam süresi ( HDI ) artmaktadır. Diğer bir bulgu da sağlık ocağı başına düşen nüfus oranı azaldıkça, kentsel gelir, eğitim ve doğuşta beklenen yaşam umudunun artmasıdır. Onbin kişi başına düşen yatak sayısı ile kırsal insani gelişme indeksi ( HDI ) arasındaki ilişkide, onbin kişi başına düşen yatak sayısı azaldıkça, kırsal insani gelişme indeksi ( HDI ) artmaktadır. Bunun nedenleri; bu veriler kadro yatağı verileri olup fiili yatak verileri değildir. Bir diğer neden politik nedenlerle hastane yapılmasıdır. Kadın okur yazarlığı; doğurganlık, ölümlülük, sağlık hizmetleri olanakları üzerinde etkilidir. Türkiye'de kadın okur yazarlığı ve eğitim düzeyinin arttırılması toplumun sağlık düzeyini olumlu etkileyecektir.
Yazar
Dr. Semra Ay
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Semra Ay (Yüksek Lisans Tezi). Türkiye'de kadın ve çocuk sağlığı ile ilgili bazı ölçütler ile sosyo-ekonomik ve sosyo-demografik değişkenler arasındaki ilişki, 2001, Manisa Celal Bayar University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Manisa Celal Bayar University tezlerinden daha fazlası
- Kurumsal sürdürülebilirlik anlayışı ve uygulamaları: Türkiye'nin en değerli markalarının sürdürülebilirlik raporlarının incelenmesi(2023)
- Çizgelerde eş bütünlük değerinin incelenmesi(2023)
- Yenilenebilir enerji, ekonomik büyüme ve rüzgar enerjisine ilişkin bir inceleme: Seçilmiş OECD ülkeleri örneği(2023)
- Kavşak tasarımında trafik simülasyonu uygulamaları: Bursa ili gürsu kavşağı örneği(2023)
- H. 1326-1329/ M. 1908-1911 tarihli 419 numaralı Manisa Şer'iyye Sicili transkripsiyonu ve değerlendirilmesi(2023)
- Türk metal sanayinde kilit denetim konularının incelenmesi(2023)
