Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyelik sürecinde Türk iş gücünün birliğe üye ülkelerde serbest dolaşım sorunu ve çözüm önerileri
2007
0 views
0 downloads
Advisor: Prof.dr. Ahmet Nizamettin Aktay
Abstract (TR)
AB üyeliğinde, entegrasyonun en önemli gereklerinden biri, kişilerinserbest dolaşımıdır. Kişilerin serbest dolaşımı; üye devlet vatandaşlarınındiğer üye ülkelere herhangi bir sınırlama ve yasaklama ile karşılaşmadanserbestçe girmesi, dolaşması, ikamet etmesi, işe başvurması veya mesleğiniicra edebilmesi; gittikleri ülkelerde, bu ülkenin vatandaşları ile eşit şartlardasosyal haklardan yararlanması anlamına gelmektedir.23 Kasım 1970 tarihli Katma Protokol, Ankara Anlaşması'nın yürürlüğegirmesinden en erken 12 ve en geç 22 yıl sonra (1976-1986) Türk işçilerininBirlik içinde serbest dolaşımını ve Birlikçe sağlanan tüm sosyal haklardanyararlanmasını öngörmüştür. Ancak bu gerçekleşmemiştir. Türkiye, GümrükBirliği ile beraber serbest dolaşımın gerçekleşeceğini bir kez daha ummuşama bu da olmamıştır.Bunun nedeni, AB'nin Türk iş gücünün birliğe üye diğer ülkelerdeserbest dolaşımına kaygıyla bakıyor olmasıdır. Nitekim AB'nin genişlemedensorumlu komiseri Olli Rehn; 2020'den önce Türkiye'ye serbest dolaşım izniverilmeyebileceğini, hatta serbest dolaşımın kalıcı olarak kısıtlanabileceğinibelirtmiştir.Tabiki bu gün itibariyle 450 milyon nüfusa sahip AB'nin, 72 milyonlukgenç ve dinamık nüfuslu (ki bunların önemli bir kısmı üniversite diplomalı)Türkiye'nin birliğe üyeliğini hazmetmesi, üye olsa bile işsizlerin ellerinikollarını sallayarak serbestçe dolaşmalarına izin vermesi biraz zorgörünmektedir.Bunun yanı sıra, yıllardır ekonomik durgunluk yaşayan ve 11 Eylülsaldırılarının da etkisiyle, işsizlik ve sosyal güvenlik gibi problemleri artan vebunlara çözüm arayışında olan AB üyesi ülkelerin, daha iyi bir hayatarayışında olan, kültürleri ve dinleri farklı, önemli bir kısmı üniversitediplomalı olan, milyonlarca gencin serbestçe ülkelerinde dolaşmalarındançekinmeleri gayet doğal görülebilir.Ancak, bu konu üzerinde bilimsellikten uzak spekülatif yorumlaryapılmıştır. AB üyesi ülkelerin medyalarında kimi zaman, Türkiye'den ABüyesi ülkelere olası göçün korkutucu boyutlara ulaşacağı yönündesansasyonel haberler çıkmaktadır. Kamuoyu yoklamalarını gelişigüzelyorumlayan bu haberlerde Türkiye nüfusunun % 25'inin AB'ye akın edeceğigibi bilimsellikle alakası olmayan tahminler yapılmaktadır.Bilimsel çalışmalarda ortaya çıkan rakamlar ise bunun çok altındakalmaktadır. AB Komisyonu'nun 2004 yılında hazırladığı ?Impact Study? buçalışmaları taramış ve bilimsel yöntemlerle yapılan tahminlerin Türkiye'denAB-15'e 2030'a kadar 0.5 ile 4.4 milyon arasında net göç içerdiğini raporetmiştir. ?Impact Study? aynı zamanda bu 4 milyon civarındaki üst sınıraerişebilmek için araştırmacıların varsayımları zorlamaları gerektiğini desaptamaktadır.Yani, AB tam üyelik süreci ve nihayetinde AB üyeliği, sosyo-ekonomiksorunların giderilmesinde, doğrudan yabancı yatırımların gelmesinde veistihdam olanaklarının artmasında son derece etkili olmaktadır. Dolayısıylarefah düzeyini artıran ve ekonomik istikrarı yakalayan bir Türkiye'densanıldığı gibi milyonlarca insanın göç edeceğini düşünmek yersizdir. ABüyelerinin adaylık sürecine bakıldığında da Türkiye gibi Portekiz veYunanistan'ın da göç iddialarına maruz kalmış oldukları görülmüştür. Ancaktam üyelik öncesinde diğer AB üye ülkelerine nazaran güçsüz ekonomileresahip olan bu ülkelerde beklenen olmamış ve göç endişeleri boşa çıkmıştır.Tam üyelik ile birlikte ekonomik olarak hızla kalkınan bu ülkelerdendiğerlerine sanıldığı gibi bir göç akımı yaşanmamıştır.Bunun yanı sıra Türkiye'nin AB'ye tam üye olması ve iş gücününsınırsız serbest dolaşım hakkını elde etmesi, yaşlı nüfusu hızla artan diğerüye ülkelere iş gücü anlamında katkı sağlayacağı gibi, kültürlerarasıçatışmalarında azalmasına neden olacaktır. Aksi durumda Türkiye'yeuygulanacak farklı bir tutum, AB'nin güvenirliğini zedeleyeceği gibi, ?ABHristiyan Kulübü'dür? tezlerini de güçlendirecektir.Kısaca, Türkiye için düşünülen ve serbest dolaşım hakkının söz konusuolmadığı bir üyeliğin, ekonomik entegrasyon teorisi, makro ekonomikgelişme, uluslararası ekonomik gerçekler ve sosyo-kültürel entegrasyonbağlamında ciddi bir çifte standart olacağı ve bu durumda Türkiye'ninhaksızlığa uğrayacağı bir gerçektir.
Author
Mekin Özdemir
Institution

Gazi University
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Bilim Dalı
How to Cite
Mekin Özdemir (Yüksek Lisans Tezi). Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyelik sürecinde Türk iş gücünün birliğe üye ülkelerde serbest dolaşım sorunu ve çözüm önerileri, 2007, Gazi University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Gazi University
- Türkiye petrol ve gaz sondaj sahası iş kazaları analiz ve modellemesi(2021)
- XVI. yüzyıl Anadolu'sunda Oğuzların Karkın Boyu(2004)
- Gerçek hayattaki geometri örneklerinin sosyal bir öğrenme ortamı aracılığıyla paylaşımı: Bir durum çalışması(2021)
- İki farklı irrigasyon aktifleştirme tekniğinin farklı kök seviyelerinde hazırlanmış yapay internal rezorpsiyon kavitelerinden kalsiyum hidroksit uzaklaştırma etkinliğinin değerlendirilmesi(2021)
- Experimental development of the interfacial bond-slip model between textile reinforced mortar strips and masonry walls(2025)
- Sürdürülebilirlik ve iktidar bağlamında sözel belleğin Türk müzelerinde kullanımı(2010)